Özel hastanelerde fiyatlandırma usûlsüzlüğü

Yazan Dr. Erkin Göçmen
20 Mayıs 2019 |   Kategori: Hukuk / Mevzuat, Sağlık Gündemi, Üye Yazıları Print

Türkiye’de ortalama vatandaşın alım gücü ve gelir düzeyi gözetildiğinde, bilhassa SGK ile anlaşması olmayan özel hastanelerde  fiyatların insafsız derecede yüksek olduğu görülüyor. Mevcut hukuksal düzenlemelere göre Sağlık Bakanlığı’nın bu fiyatlara müdahale etmesi gerekmesine rağmen bu yapılmıyor ve talep esnekliği de olmayan bu sektörde hastalar adeta hastane sahiplerinin insafına terk ediliyor. Hem de hukuka aykırı bir biçimde. Özel hastanelerin sunduğu hizmetlerin fiyatlandırılmasıyla ilgili temel düzenleme Özel Hastaneler Tüzüğü’dür.

Anılan Tüzüğün 34. maddesinde; “Özel Hastanelerde yatan hastalardan sınıflarına göre alınacak gündelik ücretler, Sağlık Bakanlığının uygun gördüğü miktarları geçemez.” kuralı sevk edilmiştir. Tüzük hükmü son derece açıktır: Bakanlık özel hastanelerde alınacak gündelik ücretler için bir azami sınır belirleyecek ve özel hastaneler de hizmet fiyatlarında bu azami sınırı aşamayacaktır.

Özel Hastaneler Tüzüğü ve 34. maddesinde gösterilen bu kural halen yürürlükte olmasına rağmen Sağlık Bakanlığı bu emredici Tüzük hükmünü uygulamamaktadır. Sağlık Bakanlığı bu uygulamasını kelimenin gerçek anlamıyla, kerameti kendinden menkul bir düzenlemeye, Özel Hastaneler Yönetmeliği’ne, dayandırmaktadır.

Malpraktis sigortaları uygulamasında maksimum teminat sınırları

Ancak Özel Hastaneler Yönetmeliği, hiyerarşik olarak Özel Hastaneler Tüzüğü’ne göre daha aşağıda bir düzenlemedir. Bu nedenle Tüzük hükmünün Yönetmeliğe göre öncelikle uygulanması gerekmektedir.

Diğer yandan Özel Hastaneler Yönetmeliği, Sağlık Bakanlığı tarafından Özel Hastaneler Tüzüğü’ne aykırı bir biçimde değiştirilmiştir. Nitekim daha önce Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 55. maddesinde Tüzüğe uygun bir düzenleme bulunmaktaydı. Bu düzenlemeye göre özel hastanelerin gündelik yatak ücretleri, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan hastane sınıflandırması esas alınarak yine Bakanlık nezdinde oluşturulan Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenmekteydi.

Ancak Sağlık Bakanlığı  2012 yılında, adeta kaşla göz arasında, bu düzenlemeyi yürürlükten kaldırıldı. Getirilen yeni düzenlemeye göre, özel hastaneler, günlük yatak ücretlerini her yıl kendileri tespit ederek Sağlık Bakanlığı’na bildirmekte ve bu ücret Bakanlık tarafından  onaylanmaktadır. Bu yeni düzenlemede Sağlık Bakanlığı denetleyici bir işlev değil, deyim yerindeyse bir noter işlevi üstlenmiştir. 2012 yılından sonra özel hastaneler diledikleri ücreti belirleyebilmekte ve Bakanlık da bunu onaylamaktadır.

Anayasa Mahkemesi’nden emsal nitelikte önemli malpraktis kararı

Gerçi 2012 yılında Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde yapılan düzenlemede Sağlık Bakanlığı’na gerektiğinde günlük yatak ücretlerinin üst sınırını belirleme yetkisi tanınmış olsa da Bakanlık bu yetkisini özel hastaneler lehine ve fakat vatandaşlar aleyhine kullanmamıştır. Nasılsa Yönetmelikte “gerektiğinde” ibaresi mevcuttur ve anlaşılan bu gereklilik halinin koşulları yedi yıldır bir türlü oluşmamıştır.

Ancak, Yönetmelikteki düzenleme nasıl olursa olsun geçerli ve üstün olan norm Tüzüktür. Zira Yönetmelik ile Tüzükteki emredici kuralın bertaraf edilmesi mümkün değildir. Sonuçta Tüzüğe göre Sağlık Bakanlığının özel hastanelerin gündelik ücretlerinin azami sınırını belirlemesi zorunludur.

Sağlık ertelenebilir bir hizmet türü değildir. Vatandaş, deyim yerindeyse eli mahkum bu hizmeti almak zorundadır. Yoğun bir iktisadi krizle karşı karşıya olan ülkemizde vatandaşın bu zorunluluğunun suiistimaline izin verilmemeli ve hukukun emredici hükümleri derhal uygulanmalıdır.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla