Türkiye immünoterapi ile kanser tedavisinde bölge üssü olabilir

Yazan Hatice Pala Kaya
Kategori: Onkoloji, Sağlık Gündemi, Üye Yazıları Print

İmmünoterapinin geleceğin etkin kanser tedavilerden biri olduğunu söyleyen Dünya Aferez Birliği Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, Türkiye’nin bu alana yatırım yapması halinde immünoterapi ile kanser tedavisinde bölge üssü olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Altuntaş, 14-18 Mayıs tarihlerinde yapılan 40. Amerika Aferez Derneği (ASFA) Kongresinde de immünoterapinin geniş yer tuttuğunu bildirdi. Konusunda uzman, dünyanın önde gelen bilim insanlarının katıldığı kongreye Türkiye’den konuşmacı olarak katılan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Dünya Aferez Birliği (WAA) Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kongre hakkında Medikal Akademi’ye bilgi verdi.

Türkiye, CAR T hücre tedavisine en hazır ülkelerin başında geliyor

Kongredeki “Hücresel immünoterapi” oturumunda Dünya Aferez Birliği Başkanı ve Amerika Aferez Derneği Uluslararası Komite Üyesi olarak “Asya ve Orta Doğu’da CAR T hücrelerinin klinik kullanımı ve yakın gelecekteki kullanımı” başlıklı bir sunum yaptığını kaydeden Prof. Dr. Altuntaş, “CAR T hücresinin yılda 100 yeni çalışma, 300 yeni ilaç ve ümit vadeden sonuçları tüm dünyada ilgi çekmektedir. Sıklıkla hematolojik kanserlerde (lösemi, lenfoma ve myeloma) ve daha az olsa da diğer kanserlerde yoğun bir şekilde araştırılmaktadır. Avrupa’da henüz 34 merkezde kullanılmaktadır.

Prof. Dr. Altuntaş: Yerli ve milli kanser ilaç üretimi için alt yapımız hazır

Ancak ulaşım imkanı, rehberler, deneyimli ekip ve merkez, yasal düzenlemeler ve maliyet problemleri tüm dünya için geçerlidir. Türkiye, yılda 4700 civarı nakil sayısı, 90 nakil merkezi, JACIE akredite merkezleri, yetişmiş insan gücü ile CAR T hücre tedavisi gibi immünoterapi uygulamalarına klinik araştırma düzeyinde hazırdır” bilgisini verdi.

Prof. Dr. Altuntaş “Hücresel immünoterapi uygulamaları kanser tedavisinde önümüzdeki süreçte daha önem kazanacaktır. Bu nedenle yerli ilaç ve biyoteknoloji ürünleri üretiminden daha hızlı yol kat etmek mümkündür” dedi.

“CAR T hücre tedavisinin genetik olarak tasarlanmış yapay T-hücresi reseptörleri kullanılarak tümör antijenlerini tanır hale getirilmesi şeklinde işleyen bir tedavi olduğunu belirten Prof. Dr. Altuntaş, hali hazırda çok pahalı bir tedavi olması ve tümör antijenlerini tanıtmadaki güçlükler nedeniyle araştırmaların devam ettiğini ancak yenilikçi ve gelecek vadeden bir alan olduğunu anlattı.

ABD’de 1000 civarı, AB’de ise 351 hasta CAR-T hücre tedavisi aldı

Bu alandaki çalışmaların 2016 yılından sonra hızla arttığını ve ABD’de 1000 dolayında, AB’de ise 351 hastaya bu tedavinin uygulandığını kaydeden Prof. Dr. Altuntaş, “Tüm dünyada daha henüz çok erken aşamada. Ülke olarak biz de politikamızı belirleyip çalışmalarımızı hızlandırmalıyız. Tüm Avrupa’da henüz 12 ülkede 34 merkezde bu tedavi araştırma kapsamında kullanılmaktadır. Ancak önümüzdeki yıllar içinde merkez sayısının 90’ının üzerinde olması beklenmektedir. Avrupa’da Almanya, İspanya, İtalya, Fransa, Hollanda, Belçika ve İngiltere ise başı çekmektedir” dedi.

Türkiye klinik çalışma alt yapısı bakımından iyi durumda

Hematolojik kanserlerin tedavisinde önemli ilerlemeler olduğunu, hastaların bu tedavilere erişiminin ise öne çıkan zorluk olduğunu belirten Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, tedavi rehberlerinin geliştirilmesi, ekiplerin eğitimi ve tedavinin yan etkilerinin azaltılmasının diğer gereklilikler olduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Altuntaş: Kök hücre bağışçılığı için toplumsal bilinç artırılmalı

Türkiye’de 90’ın üzerinde kök hücre nakli merkezinde 4700 nakil yapıldığını, bunlardan yaklaşık 2300’ünün allojenik kök hücre nakli olduğunu bildiren Prof. Dr. Altuntaş, klinik çalışma altyapısının iyi durumda bulunduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

“Uluslararası akreditasyon kuruluşlarına (JACIE) akredite merkezlerimiz var. Ülkemizdeki kök hücre nakil merkezlerinin hepsinin Sağlık Bakanlığı tarafından akreditasyonu var. AB ve ABD’de, CAR T hücre tedavisi az sayıda klinik merkezde yapılmaktadır. Bu nedenle hastaların bu merkezlere ulaşımı için seyahat etmeleri gerekmektedir. Önümüzdeki on yıl içinde bu tedavilerin daha da yaygınlaşacağını düşünüyorum. Türkiye klinik araştırmalar kapsamında CAR T hücre tedavisini kullanmaya en hazır ülkelerin başında geliyor.”

Türkiye’nin bu tedaviyi uygulamada en uygun ülkelerden biri olduğuna işaret eden Fevzi Altuntaş, uygulamanın başlamasıyla tedavi ürününün elde edilme oranının artacağını, tedavi başarı oranının yükseleceğini, zaman ve mali yönden tasarruf edileceğini, ayrıca daha uygun bir maliyetli üretim olacağını anlattı.

Bilim çevrelerine büyük görev düştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, Türkiye’nin de her ülke gibi kendi ülkesinde kendi ürününü geliştirmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “CAR T hücre tedavisi ile ilgili en büyük endişe, finansal olarak yüksek maliyetidir.
Amerika’da mevcut iki tedavi ürününden biri 475,000 dolar diğeri 373,000 dolar civarıdır.

Prof. Dr. Altuntaş: Uğraş terapi merkezleri kanserde yaşam kalitesini yükseltiyor

Avrupa’da ise ülkelere göre değişmekle birlikte, 250.000 doların üzerindedir. Daha büyük soru, tüm dünyada sağlık sigorta ve geri ödeme kurumlarının CAR T-hücre tedavisini ödeyip ödeyemeyeceğidir. Bu nedenle ülkemiz gibi gelişmekte olan ve mali kaynakları sınırlı olan ülkeler, CAR T hücre tedavisi ile ilgili geri ödeme politikaları üzerinde çalışmalıdır. Bu nedenle değer veya sonuç temelli gibi çeşitli fiyatlandırma modelleri geliştirilmelidir. Maalesef, bu fiyat yüksekliği ile bırakın gelişmekte olan ülkeleri gelişmiş Batı ülkelerinin çoğunda hastaların çok büyük kısmı bu tedavilere ulaşamayacaktır. Bu ürünler etkili olsa bile ne gelişmekte olan ülkelerde ne de gelişmiş ülkelerin çoğunda sürdürülebilir bir kullanım alanı bulamayacaktır.”

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla