Tedavi edilmeyen işitme kayıpları demans ve Alzheimer için önemli bir risk faktörü!

Yazan Hatice Pala Kaya
2 Ekim 2020  |   Kategori: Alzheimer, Güncel / Literatür, Kulak Burun Boğaz Print

İşitme sağlığının demansın önlenebilir nedenleri arasında ilk sırada yer aldığını söyleyen Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Barış Topçular, işitme konusunda erken tanı ve tedavinin demans ve buna bağlı olarak gelişen Alzheimer hastalığının önlenmesindeki önemine dikkati çekti. Prof. Dr. Barış Topçular, “Erken tanı ve tedaviyle işitme kaybı ve yol açtığı sosyal izolasyon ile depresyondan kaynaklanan demans riskini yüzde 16 dolayında azaltmak mümkün olabiliyor” dedi.

Dünya Alzheimer Ayı kapsamında Demant Türkiye tarafından düzenlenen “İşitme Sağlığı Buluşmaları” bilgilendirme toplantısı İstanbul’da gerçekleştirildi. Toplantıya Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Barış Topçular ve İstanbul Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ataş katıldı.

Dünyada her 3 saniyede bir hastaya demans teşhisi konuluyor

Prof. Dr. Barış Topçular, demansın zihinsel becerilerin hastalık nedeniyle zayıflaması durumu olduğunu ifade ederek, dünyada 50 milyon civarında demans (bunama) vakası görüldüğünü belirtti.  Dünyada her 3 saniyede bir hastaya demans teşhisi konulduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Topçular, “Ülkemizde olduğu gibi hızla yaşlanan toplumlarda, Alzheimer hastalığı ve diğer demans hastalıkları maalesef ki en sık görülen sağlık problemleri arasında yer almakta. Alzheimer hastalığı, demans hastalıklarının yaklaşık üçte ikisinin sorumlusudur ve dünyada her 3 saniyede bir hastaya demans teşhisi konuluyor. Günümüzde 50 milyon civarında olan hasta sayısının ise 2050 yılında 152 milyona çıkması öngörülüyor” diye konuştu.

Alzheimer nedir? Nedenleri, belirtileri, tedavisi ve korunma

Unutkanlık yakınması ile gelen hastalar detaylı muayene edilmeli

Demansta erken tanının önemli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Topçular,  başta Alzheimer hastalığı olmak üzere diğer pek çok demansa erken dönemde tanı konulamadığını söyledi. Unutkanlık ve diğer zihinsel yakınmalar ile gelen hastaların mutlaka detaylı bir şekilde muayene edilmesi ve gerekirse detaylı testler yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Topçular, “Erken tanı, hasta ve yakınlarına gerekli desteğin verilmesi, sosyal ve hukuksal düzenlemelerin yapılması, uygun tedavilere başlanması için büyük önem taşıyor” dedi.

İşitme sağlığı demansın önlenebilir nedenleri arasında ilk sırada

Lancet tıp dergisi tarafından haziran ayında açıklanan araştırmayı hatırlatan Prof. Dr. Topçular, işitme sağlığının demansın önlenebilir nedenleri arasında ilk sırada yer aldığını belirterek şu bilgileri verdi: “Yapılan çalışmaya göre, tedavi edilmeyen işitme kaybı, erken yaşta (45 yaş öncesi) eğitimin az olması, orta yaşta (45-64 yaş arası) hipertansiyon, obezite, işitme kaybı, travmatik beyin hasarı ve alkol, ileri yaşta ise (65 yaş sonrası) depresyon, diyabet, fiziksel hareketsizlik, sigara içme, sosyal izolasyon ve hava kirliliği gibi faktörler, yaş gruplarına eşlik eden değiştirilebilen risk faktörleri arasında yer alıyor.

Bu faktörlerle demans riski yüzde 40’a kadar artırabildiğini gösteriyor. Erken tanı ve tedavi ile, işitme kaybı ve yol açtığı sosyal izolasyon ve depresyondan kaynaklanan demans riskini %16 dolayında azaltmak mümkün olabiliyor.”

Prof. Dr. Haşmet Hanağası: Alzheimer hastalığında büyük bir artış yaşanıyor!

60 yaş üstü bireyler için işitme testleri yıllık olarak yaptırılmalı

İstanbul Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ataş, demans ve işitme bağlantısına değinerek, işitmenin yalnızca kulaklar yoluyla gerçekleştiği gibi yaygın bir yanılgı olduğunu, ancak sesten anlam çıkarma görevinin beyne ait olduğu bilgisini verdi.

İşitme cihazlarının sesin doğal olarak işlenmesine yardımcı olmak için beyni doğru bilgi ile desteklemesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Ataş, “İşitme kaybı olduğunda beynin sesi anlamlandırmak için harcadığı daha fazla çaba, daha hızlı bilişsel gerileme ve daha hızlı beyin hacmi küçülmesi gibi çeşitli sonuçlara yol açabilir. Beyne tam ses girdisi sağlayamamak, önceliği görsel uyarılara kaydırdığından beynin işlevlerini yeniden düzenlemesine bile neden olabilir” dedi.

Prof. Dr. Ahmet Ataş, müdahale edilmeyen işitme kaybının ve beyin için sonuçlarının sosyal izolasyon ve depresyon, önemli ölçüde artan bunama riski ve düşmeye bağlı yaralanma vakalarına neden olduğuna dair net kanıtlar olduğunu söyledi.

İşitme kaybının yarattığı sosyal izolasyon ve depresyon birleşince işitmenin demans üzerindeki yükünün % 16’lara kadar çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Ataş, “Bu alanda işitme cihazlarındaki teknoloji artık çok gelişti. Güncel işitme cihazı teknolojileri, kulaktan ziyade beyinin işitmesi için çalışmakta. Burada önemli olan bir diğer husus da, 60 yaş üstü bireyler için işitme testlerinin yıllık olarak yaptırılması.

Alzheimer tedavisi ve hastalıkla yaşama rehberi: Öneriler ve uyarılar

Eğer bir işitme kaybı varsa, bir an evvel tanının konulması ve tedaviye başlanması demansın önüne geçebilmede büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Demant Türkiye Şirketleri Genel Müdürü Filiz Güvenç ise, “Demant olarak 100 yılı aşkın tecrübemizle işitme sağlığı alanında sunduğumuz ürünler ve farkındalık çalışmalarıyla katkı sağlıyoruz. Bu anlamda işitme kaybı ve demans arasındaki ilişkinin konunun uzmanları tarafından ele alınmasını ve kamuoyunun bilgilendirilmesini çok değerli buluyoruz” dedi.

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla