Prof. Dr. Pınar Koşar: Radyolojik görüntüleme hasta muayenesinin yerini almaya başladı

Yazan Hatice Pala Kaya
6 Kasım 2021   |    17 Kasım 2021    |   Kategori: Kongreler, Sağlık Gündemi Print

Türkiye’de radyolojik görüntüleme sayısının hızla arttığını söyleyen Türk Radyoloji Derneği (TRD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Pınar Koşar, radyolojik görüntülemenin hasta muayenesinin yerini aldığını belirtti. Hasta muayenesi için 5 dakika süre ayrıldığını bu nedenle hemen tetkik ve görüntüleme istenerek hastaların radyoloji ve diğer tetkik servislerine yönlendirildiğine dikkati çeken Prof. Dr. Pınar Koşar, “Doktor, hastasına gereken ilgiyi gösterecek bir fırsata sahip değil. Doktor-hasta ilişkisi, hasta-tetkik ilişkisine dönmüş durumda. Bu durum, radyoloji kliniklerinde yoğunluğa neden oluyor. Oysa en doğru yapılan radyolojik tetkik, detaylı bir muayeneden sonra yönlendirilerek ve radyoloğa bilgi verilerek yapılan tetkiktir. Tetkikin sadece yapılmış olması yetmemektedir. Doğru yorumlanması ve raporlanması da çok önemli bir aşamadır” dedi.

TRD tarafından düzenlenen “42. Ulusal Radyoloji Kongresi-TÜRKRAD 2021”, 26-31 Ekim 2021 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirildi. Ana teması enfeksiyon ve enflamasyon olarak belirlenen ve 1086 doktorun katıldığı kongrede 146 yerli, 5 yabancı konuşmacı yer aldı. Kongrede düzenlenen basın toplantısında radyolojik görüntülemelerdeki yüksek oranlı artış, salgında gelinen aşama ve radyologların çalışma koşulları-özlük hakları ele alındı.

Hasta-hekim ilişkisi, kapıdaki kuyruğu eritme ilişkisine döndü

Hastanelerin, doktorların hasta yoğunluğunu azaltma baskısı altında kaldığını, “kapıdaki kuyruğu eritmek” sorunuyla karşı karşıya bulunulduğunu söyleyen Prof.Dr. Koşar, bunun bütün süreçte zorluklara yol açtığını aktardı. Prof. Dr. Pınar Koşar şunları kaydetti: “Hasta önünüze hiç muayene olmadan geliyor ve siz istenen tetkiki yapmak zorundasınız. Radyoloji uzmanı olarak hastayı değerlendirip, en uygun tetkiki seçerek yapamıyorsunuz.

Prof. Dr. Kaya: Çok tetkik yapılması, doğru sonuç anlamına gelmez

Hasta zaten o tetkiki yapmamanız durumunda sizinle kavga ediyor. ‘Benim doktorum bunu istedi’ diyor. Ancak o doktor onu gerçekten bilerek mi istedi yoksa o anda kapıdaki kalabalığı yok etmek için mi istedi? Bizim özellikle acil servislerimizde de çok ciddi bir radyoloji yükü vardır ve büyük risk altındadır. Talebi hızla karşılayıp, hızla sonuç vermeniz gerekir. O arada fark edersiniz ki, bazı yanlışlıklar var yani aslında bu hastada bunun istenmemesi gerekir, başka şey yapılması gerekir.

Acil uzmanına ulaştığınızda ‘bunu yazsan daha doğru olmaz mıydı’ diye, ‘Kapıda öyle bir kuyruk var ki, benim bir an önce bu kuyruğu eritmem gerekiyor’ yanıtı verilir. Düşünün, hasta-hekim ilişkisi, kuyruğu eritme ilişkisine dönmüş durumda ve burada en büyük payı maalesef radyoloji uzmanları alıyor. Çünkü hastayı ilk biz görüyoruz.”

Hastalar görüntülemeyi tedavi sanıyor, MR tedavi edici bir özellik değil

Hastaların MR gibi görüntüleme yöntemlerini talep ettiğini, bu talepte MR’ın tedavide olmazsa olmaz ya da en iyi teşhisi vereceği yönündeki yanlış algının etkili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Pınar Koşar,  “Doktor hastaya MR yazarsa mutlu oluyor, yazmazsa mutsuz oluyor. ‘Doktora gittim, bir MR bile çekilmedi’ diye yakınıyor” şeklinde konuştu.

MR’ın tedaviyi yönlendirmeyecekse, tanı için çekilmesine gerek olmadığını dile getiren Prof. Dr. Koşar, “MR tedavi edici bir özellik değildir. Aslında doktorun hastayı muayene edip, acil bir medikasyon gerekiyorsa, bir reçete gerekiyorsa vermesi gerekir. Sonrasında MR’a yönlendirmesi lazım. Çünkü hastanın MR için beklemesi gerekebilir. O sırada hastanın bir şikayeti, bir derdi, bir ağrısı varsa, normalde reçetesini alıp, ondan sonra tetkik için beklemesi gerekir ama hastalar bizim kapımızda ‘ben ölüyorum, siz bana tetkik yapmıyorsunuz’ diyorlar ve bir türlü anlatamıyoruz. MR tedavi edici değildir” diye konuştu.

Salgına hazırlıksız yakalanıldı

Etkileri halen devam eden Covid-19 salgınının başlangıcından itibaren radyoloji bölümlerinin hastaların tanı ve takibinde büyük rol oynadığını, hastaları ilk acil tıp ve aile hekimlerinin hemen ardından radyoloji branşının gördüğünü belirten Prof. Dr. Pınar Koşar, bunun bir dizi soruna yol açtığını vurguladı.

Radyoloji bölümlerinin hastanelerin bodrum katlarında, havalandırma koşulları yetersiz, dar mekanlar olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Koşar, bu nedenle radyoloji kliniklerinde yeterli önlemin alınamadığını, çok sayıda hekim ve çalışanın hastalığa yakalandığına işaret etti.

Ayrıca radyoloji bölümlerinde Covid şüphesiyle gelmiş hastalarla birlikte, başka nedenlerle gelmiş hastaların bir arada bulunmak zorunda kaldığına değinen Prof. Dr. Koşar, şu bilgileeri verdi:  “Dolayısıyla bütün bu hastaları aynı sepete koyuyorsunuz ve sonra bu hastalar bütün hastane içerisinde dağılıyor. Bunların belirli kurallar dahilinde olması lazımdı fakat kimse radyolojiye sormadı.

Gereksiz MR çektirmekte birinciyiz! Hastalar da hekimler de mağdur

Salgının başlangıcında PCR testlerinin sonuçları uzun sürelerde çıktığı için salgının ilk dönemlerinde çok uzun bir dönem acil servisler, radyoloji klinikleri Covid tanısında laboratuar testleri, hasta şikayetlerinin muayenesinin ve laboratuar testlerinin öncesinde kullanıldı. Biz o dönemde tabii bu tetkikin bir suistimali olma durumunu dile getiremedik çünkü bu toplum sağlığı için bir görevdi aynı zamanda. Elimizden geldiğince o hastaları düzenleyerek farklı dilimlerde, farklı cihazlarda almaya çalışarak o hizmeti götürdük”

Radyoloji bir laboratuar değil, klinik bir branştır

Salgın döneminde radyolojinin yeterince dikkate alınmadığını, Bilim Kurulunda temsilcileri olmadığını söyleyen Prof. Dr. Koşar, bu yaklaşıma radyolojiyi laboratuar ya da test gibi algılanmasının yol açtığını ifade etti. Prof. Dr. Koşar, “Biz laboratuvar değiliz, biz bir klinik branşız. Bizim hastalarımızı bir plan dahilinde uygun tetkikleri yaparak ve sonrasında hastaya en uygun raporu yazarak tanı koyabiliyoruz. Bizim tanımız bir makineden çıkmıyor. Bu sadece halkta değil, doktorlar arasında da böyle anlaşılıyor” dedi.

Radyoloji uzmanları bütün özlük haklarını çıkarılan kararnameler ile kaybetmek tehlikesi ile karşı karşıya

Salgın ile uğraşan branşlara ek ödemeler, avantajlar sağlanırken, radyolojinin göz ardı edildiğini, radyoloji teknisyenleri ek ödeme kapsamına alınırken, radyologların dışarıda bırakıldığını hatırlatan TRD Genel Sekreteri Prof. Dr. Pınar Koşar, ayrıca radyolojinin puanlarının düşürüldüğünü, taban kat sayı puanlarının düşürüldüğünü, ek tetkik isteme imkanlarının kısıtlandığını ve gelirlerinin azaldığını kaydetti.

Bunların ötesinde mevzuat değişikliği taslağında, doğrudan radyasyona maruz kalınmadığı gerekçesinden hareketle radyologların “radyasyon görevlisi” olmaktan çıkarılması yönünde hazırlık olduğunu belirten Prof. Dr. Pınar Koşar şunları söyledi: “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile ve buna bağlı çıkarılacak radyoloji tüzüğü ile radyoloji uzmanının radyoloji ile bağı koparılıyor. Yani radyoloji uzmanı, radyasyon görevlisi olmayacak. Radyasyon görevlisi olması için belirli bir dozun üzerinde radyasyon alması gerekiyor. Halbuki radyasyon görevlisinin tanımı şudur; bulunduğu alan, yaptığı görev nedeniyle belirli bir oranda radyasyon alma olasılığı olan insandır.

Türkiye, yılda 11 milyon MR taramasıyla dünya lideri, cihazlar 24 saat açık!

Burada, bundan tümüyle bağımsız olarak o alanda çalışmanız, o alanda çalışırken radyasyon alma olasılığınız bunlar tümüyle göz ardı edilerek, sadece doza göre, belirli bir dozun üzerinde almışsanız -ki bunlar sürekli dengelenir- radyasyon görevlisi sayılıyorsunuz. Bütün bu olanlardan sonra bizden bir de radyasyonu çekip aldılar diye yorumluyorum.”

Prof. Dr. Tuncay Hazırolan: En çok kayıp veren üçüncü bilim dalıyız

Türk Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Hazırolan da basın toplantısında tüm branşlar içinde salgında en fazla kayıp veren üçüncü bilim dalı olduklarını, 8 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Hazırolan, salgın döneminde diğer branşların hastaya uzak durabildiğini ancak radyolojinin bu imkanı olmadığını söyledi.

Radyolojinin tıp açısından kritik öneminin yeterince bilinmediğini vurgulayan Prof. Dr. Hazırolan, “Açıkçası artık tanıyı görüntüleme ile koyuyoruz. Bizim Derneğimizin önümüzdeki yıllarda en önemli misyonlarından biri, halkımıza radyolojinin önemini anlatmak olacak. Radyoloğun ne olduğunu hala toplumun çoğu anlayabilmiş değil. Aynı zamanda Sağlık Bakanlığı düzeyinde, SGK düzeyinde de yeterli düzeyde destek görmememiz, yeterli kalitede tetkik yapılmasına yönelik önlemler alınmaması bizim en önemli sıkıntılarımız” dedi.

Teknolojiye bağımlı bir branş

Radyologların teknolojik cihazlarla çalışan bir bilim dalı olduğunu anlatan Prof. Dr. Tuncay Hazırolan, yeterli sayıda cihaz bulunduğunu ancak cihaz başına düşen hasta ve çekim sayısının sorun olduğunu belirtti. Tetkik sayısının yüksek olmasının, radyasyon açısından da risk oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hazırolan, “Bizim tetkiklerimizin bir kısmı çok masum değil. X ışını ile çalışıyoruz. Gerekli sınır şartlarında yapıldığında bir sıkıntı yok ama çok sık yaparsanız X ışınlarının toplum sağlığı üzerinde etkileri olabiliyor. Yine bu konuda halkımıza bilgi vermek istiyoruz. Halkımızdan doktora gittiklerinde önce ‘beni bir muayene edin’ demelerini istiyoruz. Muayenesiz bir doktor görüşmesi yapılamayacağını tüm halkımıza duyurmak istiyoruz” diye konuştu.

Görüntüleme teknolojisi hızlı ilerliyor, yapay zeka uygulamaları başladı

Radyoloji Kongresi Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kamil Karaali ise kongrelerin teknolojideki gelişmelerden haberdar olmak için büyük önem taşıdığını, son dönemde yapay zeka uygulamalarının görüntülemeye dahil olması gibi önemli değişiklikler gözlendiğini belirtti. Bütün teknolojik gelişmelerin takip edilmesi, öğrenilmesi, genç radyologların öğrenmesi için zemin hazırlanmasına çalıştıklarını kaydeden Prof. Dr. Karaali, “Ulusal Radyoloji Kongresi, Türk Radyolojisine çok yönlü bakabilmemizi sağlayan, meslektaşlarımızın bilgi ve deneyimlerini arttırmalarını sağlayan oturumların yanı sıra, mesleki sorunlarımızı da ortaya koyup tartıştığımız en önemli organizasyondur” dedi.

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest
0 Comments
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla