Prof. Dr. Şerefnur Öztürk: Koronavirüs beyin sağlığı için de ciddi bir tehdit

Yazan Hatice Pala Kaya
21 Nisan 2020 |   Kategori: Güncel / Literatür Print

Dünya genelinde ciddi bir sağlık sorunu haline gelen koronavirüsün beyin sağlığı için de ciddi bir tehdit olduğunu söyleyen Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, Çin başta olmak üzere çeşitli ülkelerden bildirilen çalışmalarda, covid-19 hastalarının yaklaşık üçte birinde nörolojik bulgular rapor edildiğini söyledi. Prof. Dr. Öztürk, nörolojik hastalıklara neden olan çok sayıda değiştirilemeyen ve değiştirilebilen risk faktörü olduğunu hatırlatarak, covid-19’un nörolojik sistemleri etkilediğinin ortaya çıktığını, bu hastalığın da risk faktörleri arasına katıldığını vurguladı.

Covid-19’un bir pandemi olması nedeniyle bu yönüyle de öneminin arttığına işaret eden Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, özellikle yaşlılarda ve kronik hastalığı olanlarda virüsün nörolojik etkilerinin rapor edildiğini belirterek şunları kaydetti: “Mevcut durumda bildirilen en yaygın belirtiler baş ağrısı, bulantı ve kusmadır. Daha ciddi vakalarda ve özellikle de daha yaşlı ve hipertansiyon, diyabet gibi risk faktörü olan hastalarda virüsün santral sinir sistemine invazyonu, kan pıhtılaşma eğilimini artırması, inflamasyon etkisi ile nöropatiler, miyopatiler, epilepsi gibi çeşitli nörolojik tablolar yanısıra ve %5 oranında, akut inme komplikasyonu da bildirilmektedir. Sinir sistemi tutulumunun solunum yetmezliğinin daha da artışına neden olarak hastalığın ağırlaşmasına neden olabileceği belirtilmektedir.”

Koronavirüs REHBERİ: Nasıl bulaşır? Belirtileri, korunma yöntemleri ve tedavisi

Covid-19’un nörolojik ve diğer bilinen etkilerinin 60 yaş üstü kişilerde ciddi risk oluşturma sıklığının daha yüksek oluşu nedeniyle, Türkiye’nin de salgında bu yaş grubuna yönelik ilave tedbirler almasına neden olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Öztürk, bu risk unsurlarının erken teşhisi daha da önemli hale getirdiğini belirterek, “Altmış yaş üstü bireylerde özellikle serebrovasküler hastalık risk faktörlerinin oldukça yaygın olduğu dikkate alınırsa bu yaş gruplarında önlem ve erken tedavinin önemi daha da belirginleşmektedir. Toplumsal önlemlerin yanısıra bireysel önlemler ve enfeksiyonu önlemeye yönelik kurallara uyum, bu dönemde hayati önem taşımaktadır” uyarısında bulundu.

Kronik risk faktörlerinin tedavisinde devamlılık önemli

Bütün dünya sağlık otoritelerinin, covid-19 salgını gibi zor sağlık koşullarında dahi mevcut kronik risk faktörlerinin tedavisi ve izlenmesinin önemine işaret ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Öztürk, nörolojik hastalıkların; hasta, hasta yakınları ve sağlık sistemi açısından en fazla sağlık yükü oluşturan hastalıklardan biri olduğuna işaret ederek, salgın döneminde dahi bu hastalıklarla mücadelenin devamının önemli olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, “Mevcut COVID-19 enfeksiyonu salgını ile mücadelenin başarısı, hep mevcut olan nörolojik hastalıkların risk faktörleri ile mücadelede başarı sağlanmasıyla mümkün görünmektedir” dedi.

Nörolojik hastalıklar dünyanın en önemli sağlık sorunları arasında

Dünya nüfusu içinde yaşlıların payının artmaya devam ettiğini belirten Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, yaşlılıkla birlikte nörolojik hastalıkların da arttığını hatırlatarak, “Sağlıkla yaşanacak yılların kaybında nörolojik hastalıklar birinci sırada yer almaktadır. Dünya çapında global kayıpta %10,2’lik kısmı nörolojik hastalıklar oluşturmaktadır. Nörolojik hastalıklar global ölçekte ölümlerin ise %16,8’inin nedenini oluşturmaktadır, her yıl dünyada 9,4 milyon kişi hayatını kaybetmektedir” bilgisini verdi.

Prof. Dr. Öztürk: İnme merkezleri başarılı, İnme Tebliği’ni bekliyoruz

Dünyada en yaygın nörolojik hastalıkları, başağrısı (2.5 milyon kişi), Alzheimer hastalığı ve diğer demanslar (46 milyon), inme (42 milyon), epilepsi (23.4 milyon), menenjit (8,7 milyon), Parkinson hastalığı (6,2 milyon), ansefalit (4,3 milyon), multipl skleroz (2 milyon), beyin tümörleri (1,21 milyon), motor nöron hastalıkları (0.2 milyon kişi) olarak sıralayan Prof. Dr. Öztürk, ölümlerle ilgili olarak da “Nörolojik hastalıklardan ölüm 1990 ile 2015 yılları arasında %36.7 artış göstermiştir. Son yıllarda inme ve bulaşıcı hastalıkların önlem ve tedavi olanaklarındaki gelişmelerle ölüm oranlarında azalmalar beklenmektedir” dedi.

Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, en yaygın görülen 4 grup nörolojik hastalığa yönelik yapılan istatiksel analizlerin; beyin damar hastalıklarının ve inmenin %42, migrenin %16,2, Alzheimer ve diğer demansların %10,4, menenjitin % 7,9 oranında sağlıklı yıl kaybına neden olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Öztürk, sağlıklı yıl kaybına neden olan diğer hastalıkları, parkinson hastalığı ve diğer hareket sistemi hastalıkları, başağrıları, epilepsi, multipl skleroz, kas hastalıkları, nöropatiler, motor nöron hastalıkları, omurilik hastalıkları, enfeksiyonlar veya diğer sistemik hastalıkların santral ve periferik sinir sistemini etkilemesi ile ortaya çıkan durumlar olarak sıraladı.

Tedaviye yönelik ilerlemeler var

Nörolojik hastalıklarla ilgili stratejik yaklaşımda en önemli unsurların korunma ve erken tedaviye başlama olduğuna işaret eden Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, bu hastalıkların risk faktörlerinin çoğunun ortak olması nedeniyle bireylerin eğitimi ve farkındalığın artmasının korunmaya destek olacağını anlattı.

Prof. Dr Öztürk, tanı ve tedaviye yönelik gelişmeler hakkında şu bilgileri verdi: “Nörolojik hastalıklar alanında tanı ve tedaviyi daha etkin duruma getirebilmek için bütün dünyada çalışmalar sürdürülmekte ve çok umut verici sonuçlar alınmaktadır. Nöroloji alanı büyük bir ivme kazanmıştır. Eskiden iyileşmez gözüyle bakılan pek çok hastalık artık tedavi edilebilir hastalıklar grubuna girmiştir.

Prof. Dr. Öztürk: Türkiye genelinde çok sayıda yeni inme merkezleri kurulacak

İnme hastalarının henüz ambulansta iken tedavilerinin başlatılabilmesi, tele-tıp uygulamaları, beyinde eksik maddelerin işlevlerinin direkt elektriksel uyarımlarla yerine getirilebilmesi, genetik tedavilerin gelişmesi, robotik uzuvların geliştirilmesi gibi pek çok tedavi yöntemi pratik uygulamaya girmiş durumdadır. Teknolojik gelişmeler beyin hastalıkların tanı ve tedavisinde de gelişmeleri hızlandırmakta, çağın getirdiği olanaklar nörolojik hastalıkların tanı ve tedavisine de uygulanmaktadır. Bir tür yapay zeka olan algoritma uygulamaları, robotik teknolojiler, yeni girişimsel yöntemler umut vericidir.”

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla