Prof. Dr. Tezer Kutluk: Kanserlerin büyük kısmı önlenebilir ama tedaviye erişim sorunu var

Yazan Hatice Pala Kaya
5 Şubat 2022   |    20 Şubat 2022    |   Kategori: Güncel / Literatür Print

Son yıllarda kanser tedavisinde çok büyük gelişmeler yaşandığın söyleyen Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, ancak ana sorunlardan birinin tedaviye erişim imkanı olduğunu belirtti. Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği tarafından 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Dernek Genel Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon kişinin kansere yakalandığını, bunlardan 10 milyonunun hayatını kaybettiğini vurguladı.

Kanser nedeniyle kaybedilen 10 milyon kişinin bir kısmının da kurtarılmasının mümkün olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tezer Kutluk, tedaviye erişimi ana sorunlardan biri gördüklerini kaydetti. Tedaviye erişimin sadece fakir ülkelerin sorunu olmadığını, zengin ülkelerde de tedaviye erişim sorunu görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Tezer Kutluk, bu nedenle 4 Şubat Dünya Kanser gününün 2022 temasının 4 Şubat’ta Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü (UICC) tarafından “Kanser Bakımında Daha İleriye” olarak belirlendiğini ifade etti.

Prof. Dr. Kutluk, “Dünya Kanser Günü için yeni üç yıllık kampanya, dünyanın her yerindeki insanların gereksinim duydukları kanser tedavisine erişimdeki zorluklara odaklanmıştır. ‘Bakım açığını kapatın-Kanser bakımında daha ileriye’ kampanyasının ilk yılı, dünya çapında kanser tedavisine erişimdeki zorlukları ifade etmekle ilgilidir” bilgisini verdi.

Erken tanı ve tedavi ile milyonlarca kanser hastasının hayatı kurtarılabilir

Dünyadaki kanser hastalarının yüzde 70-75’inin orta ve düşük gelirli ülkelerde görüldüğünü, bu ülkelerin zaten tedavi ve bakıma erişim zorlukları yaşadığını ancak zengin ülkelerde de tedaviye erişimde dengesizlikler bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Kutluk “Zengin fakir demeden, dünyadaki tüm ülkeler bugün dünyaya tek bir mesaj veriyorlar. Kanser bakımında daha ileriye, kanser bakımında açığı kapatın diye. Biz de bu doğrultuda bu mesajları veriyoruz” diye konuştu.

Tüm kanserlerin üçte biri önlenebilir

Türkiye’deki kanser görünümüne ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Kutluk şunları kaydetti:
“ Türkiye’de her yıl yaklaşık 220-230 bin civarında kanser vakası bekleniyor. Bu kanserlerin yaklaşık 35 binini akciğer kanseri oluşturuyor ki, yüzde 90’ı önlenebilir. Akciğer kanserinin ardından 22 bin civarında meme kanseri, bunu takiben 17-18 bin civarında kalın barsak kanseri, yine 17 bin civarında prostat kanseri geliyor. Kanserde erken tanı mümkün. Tüm kanserlerin üçte 1’i önlenebilir. Kanser tedavisinde yakın yıllarda adım adım sonuçlar daha iyileşiyor. On milyon kişiyi kaybediyoruz dedik, aslında kurtardığımız insan sayısı da her gün artıyor.”

Kanser küresel bir epidemidir

Covid-19 salgını nedeniyle “epidemi” kavramının yaygın şekilde öğrenildiğini ancak uzun süredir kanserin bir epidemi olarak sınıflandığını hatırlatan Prof. Dr. Kutluk, Dünya Kanser Örgütü’nün bu kapsamda yaptığı çalışmalarda her yıl gerçekleşen ölümlerin 3 ile 5 milyonunun önlenebilir olduğu sonucuna vardığını, buradan da hareketle bakım ve tedaviye erişimi öne çıkardığını anlattı. Prof. Dr. Tezer Kutluk, Türk Kanser Araştırma Savaş Kurumu olarak kampanyalara katıldıklarını, başka kuruluşların da farkındalık ve tedaviye erişim konusundaki faaliyetlerinden memnuniyet duyduklarını belirtti.

Etkili bir kanser politikası ile her yıl 4 milyon hayat kurtarılabilir

Prof. Dr. Tezer Kutluk, 2022 kampanyası için de Ankara Atakule, İstanbul FSM Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi büyük yapıların turuncu ve mavi renklerle ışıklandırılarak halkın dikkatini çekme yönünde etkinlik yapıldığını kaydetti.

Covid-19 pandemisinin etkisi

Covid-19 salgınının kanser tanı ve tedavisinde bazı aksamalara yol açtığını belirten Prof. Dr. Kutluk, “Kanser tanısındaki gecikmeler, kanserin daha ileride bir evrede ortaya çıkması ve buna bağlı olarak kanserden ölümlerinin artışına neden olabilir. Pandemi öncesinde Türkiye’de, kanser tarama sayısı 7 milyona kadar çıkmıştı. Bu sayı 2020’de 3 milyona düştü, 2021’de 4,5 milyona çıktı. Bu durum bütün dünyada böyle. Birçok ülkede salgın döneminde aksayan tanı ve tarama hizmetleri nedeniyle pandemi sonrasında kansere bağlı ölümlerde, kanser türüne göre %5 ila 10 arasında artış olacağı öngörülüyor” dedi.

HPV Aşısı geri ödeme kapsamına alınmalıdır

Önlenebilir kanserler arasında yer alan ve aşısı bulunan rahim ağzı kanseriyle mücadeleye de değinen Prof. Dr. Kutluk, HPV aşısının geri ödeme kapsamına alınması gerektiğini belirterek, Dernek olarak bu yönde görüş verdiklerinin altını çizdi.

Prof. Dr. Şuayib Yalçın: “Türkiye kanser tedavisinde ileri seviyede, bölge ülkelerinden talep alıyoruz”

Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği önceki Başkanı Prof. Dr. Şuayib Yalçın ise kanserlerin bazılarının tedavi edilebilir olduğuna dikkati çekerek, Türkiye’de verilen tedavi hizmetlerinin ileri seviyelerde olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Yalçın, diğer ülkelerden Türkiye’deki tedavi için yoğun talep olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Türkiye’nin en önemli kazanımlarından birisi eğitim sisteminin ve kurumlarının tıp fakülteleri de dahil olmak üzere üniversitenin güçlü kurulması ve lider kadrolarını yetiştirebilmiş olmasıdır. Bizler standartları sağlamak konusunda ve bu hizmetleri genelleştirmek, yaymak konusunda Türkiye’de kanserle ilgili olarak yeni ilaçlar da dahil olmak üzere iyi bir yerdeyiz. Hiçbir kanser hastasının ‘o ülkeye gidin, bu ülkeye gidin’ gibi bir durumu yok. Tam tersine ülkemiz kanser tedavisi için hem Avrupa’dan hem de bölge ülkelerinden yoğun talep görmektedir.

Bu hem sağlıklı iş gücü hem hastanelerimizin hem de buradaki ilaç ve tedavi yöntemlerinin iyiliğinden kaynaklanıyor. Bu iyilik kelimesi bana yetmiyor. Daha iyi değiliz, en iyisi olabiliriz. Konum itibariyle kendimizi 3. dünya ülkelerinden değil önde gelen ülkelerden birisi olarak görüyorum. Her ilaca ulaşabilmek mümkün”

Prof. Kutluk: Dünya kanser politikaları İstanbul Zirvesi’nde şekillenecek

Bireylerin farkındalığının artmasıyla erken tanı ve tedaviye katkı sağlanacağını kaydeden Prof. Dr. Şuayip Yalçın, bu amaçla kampanyalar düzenlediklerinin altını çizdi. Prof. Dr. Yalçın, “Dünya Kanser Gününün de en önemli noktalarından birisi, ortak mücadeleyi sağlamak, güç birliği yapabilmek. Bir de tabii ki, bunu gündeme taşıyabilmek. Türkiye’de, her yıl en az 110 bin ile 120 bin arasında kanserden ölümler oluyor. Kanserden ölümler çoğunlukla ileri yaşta, ortalama 60 yaş dolayında oluyor. Günümüzde ortalama yaşam süresinin 80’e çıktığı bir dönemde 60 yaş çok önemli. Çünkü 60 yaş artık modern çağda mesleki olarak en üst seviyeye geldiğimiz, verimlilik kazandığımız, ülkeye, dünyaya, insanlığa hizmetimizi en iyi şekilde yaptığımız durum. O nedenle, sadece burada kişinin kaybı değil, toplumun da kaybı söz konusu” dedi.

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest
0 Comments
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla