Prof. Dr. Yetkin: İnsülin iğnesine alternatif yeni inhale insülinler geliyor

Yazan Hatice Pala Kaya
Kategori: Aile Hekimliği, Diyabet, İç Hastalıkları, Üye Yazıları Print

ilhan-yetkin-3Hem Tip 1, hem de Tip 2 diyabetin tedavisine yönelik her geçen gün yeni ilaç seçenekleri hızla artıyor. Yakın gelecekte iki yeni insülin çeşidinin Türkiye’de de kullanıma girmesi bekleniyor. Bunlardan birisini de insülin iğnesi yerine nefes yoluyla kullanılabilecek inhale ilaçlar oluşturuyor. Yeni insülin ilaçlarının kullanım kolaylığı ve uzun etkileri sayesinde ek avantajlar sağlayacağını söyleyen Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Yetkin, insülin iğnesine alternatif olabilecek söz konusu yeni ilaçlarla ilgili Medikal Akademi Ankara Temsilcisi Hatice Pala Kaya’nın sorularını yanıtladı…

Diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlarla ilgili yeni gelişmeler hakkında bilgi verebilir misiniz? 

Prof. Dr. Yetkin: Diyabet ilaçlarıyla ilgili birçok yeni gelişmeler olacak. İnsülinlerle ilgili birkaç yeni insülin çeşidinin Türkiye piyasasına girmesi bekleniyor. Bunlardan bir tanesi halen kullandığımız insülinlerin etkilerinin daha uzatılmış formlarının gelecek olması. Bir başkası ise şu an Türkiye’de bulunmayan daha da uzun etkili insülinlerin gelecek olması. Bu iki ilaç türünün Türkiye’ye gelmesi orta vadede planlanmış gibi görünüyor.

Bir başkası da bu çok uzun olan insülinlerin ve kısa insülinlerin hazır kombinasyonlarının Türkiye’ye gelecek olması. Bu da önemli, çünkü hem kullanım kolaylığı ve hem de çok daha sağlıklı bazal insülin düzeylerine sahip olmamıza katkı sağlayacaklar. İnsülinlerle ilgili yeni beklentiler ise ağızdan nefes aracılı kullanılabilen “inhale insülin”ler olacaktır. Kısa etkili insülinlerin inhalasyon yoluyla, akciğer aracılı yolla kullanıldığı modeller dünyada son bir yıldan beri kullanıma girdi.

ilhan-yetkin-2

İnhale insülinlerin de ülkemize gelmesi halinde özellikle Tip 1 diyabetlilerin yaşam kalitesinde çok önemli değişiklikler yapacağını düşünüyoruz. Bir başka insülin çeşidi de 1 ml’de daha yoğun insülinler bulunan insülin çeşidi şeklindedir. Bizim ülkemizde kullanılan insülinlerin 1 mililitresinde 100 ünite var. Yeni gelecek insülinlerin 1 mililitresinde 300 ya da 500 ünite gibi çok daha yoğun insülin moleküllerinin gelme ihtimali var. Bir diğer önemli husus ise ülkemizde biyobenzer insülinlerin üretiliyor olmasıdır. Bu durum yani ülkemizin de insülin üreten ülkeler arasına girecek olması çok önemsenmesi gereken bir düzeydir.

Yeni ilaçların solunum yoluyla alınacağını söylediniz. Bunun avantajları var mı,  inhale insülinlerin kullanımı hakkında bilgi verir misiniz?

Prof. Dr. Yetkin: Akciğerlerimiz vücudumuzdaki en geniş alanlardan birine sahiptir. Pulmonar alveoler yüzey alanı 130 m2’dir. Bunun yanısıra da pulmoner kapiller yüzey alanı takriben 115 m2’dir. İnsanlarda her nefes almada 300. milyon alveole hava girişi olmaktadır ve alveoler yüzey hücreleri 1-2 mcm ayrıca da çok iyi kanlanmaktadırlar. Dolayısıyla bu ilaçları her nefeste aldığımızda, bir tenis sahası büyüklüğünde bir alandan emilmesi sağlanmaktadır. İnsülinin inhaler yolla alınması için çok ufak bir aleti var.

Prof. Bosch: Yeni nesil HPV aşısıyla rutin tarama programlarına gerek kalmayacak

O aletin içerisine hazır 4 ünite insülin ihtiva eden özel bir karışım konuluyor. Aynı astım hastası gibi bireyin nefesiyle birlikte hızlı bir şekilde nefesini çektiğinde akciğerler aracılığı ile vücuduna 4 ünite (bu insülin dozları değişebilir) insülini almış oluyor. Emilimi ve yanıt alma süresi çok hızlı olan etkili bir insülin. Tabii ki bu genellikle yemek öncesi insülinleri (postprandial) karşılayacak şekilde planlanan bir insülin uygulamasıdır. Amerika’da hali hazırda bu insülin uygulamaları kullanılıyor.

İlk geliştirilen inhale insülin niçin bırakıldı ve yeni ile eski inhale insülin arasındaki fark nedir?

Prof. Dr. Yetkin: İnhale insülinin partikül çapı partikülün solunum sistemindeki dağılımını etkiler. >5-10 microm’dan daha geniş partiküller akciğerin içerisine penetre olamaz. Bunlar farenks ve üst solunum yolundaki bronş ağacında kalırlar. Küçük partiküller (0.1-3.0 microm), ideali: (2-4 microm) alveole kadar inspire edilir, üst kısımlarda kalmaz. Dolayısıyla ilk kullanılan inhale insülinlerin dezavantajı partikül çaplarının büyük olması idi. Yeni geliştirilen formülde bu dezavantaj aşıldı ve partikül çapı 4 microm’un altına indirildi. Bu moleküllerin akciğerde tam emileceği yerlere ulaşması sağlandı. Böylece eski inhale insülinde kullanılan insülinin bronşlarda kalması sonucu olduğu düşünülen iki akciğer CA olgusunun bu yeni tedavi ve yeni molekülle olmayacağı sonucuna varıldı.

Yeni geliştirilen bu ilaçların yan etki profilleri nasıl?

Prof. Dr. Yetkin: Şu ana kadar bildirilen çok majör bir yan etkisi yok. Fakat sigara içenlerin kullanması önerilmiyor. Şüphesiz kullanım kolaylığı çok önemli. Diyabet hastalarında insülin ilk kullanıldığından beri en önemli dezavantajı enjeksiyon şeklinde yapılıyor olmalarıydı. Gelişen teknolojiler ve insülin iğne uçlarının çok kısalmasına rağmen yine de hafif bir acı olması kaçınılmazdır. Eğer akciğer yönünden yan etkisinin olmadığı uzun çalışmalarla da kanıtlanırsa, çok önemli bir kullanım alanı bulacaktır.

İmmünoterapi hematolojik kanserlerin tedavisinde başarıyı arttıracak

Sigara içenlerin bu ilaçları kullanmasının sakıncası nedir?

Prof. Dr. Yetkin: Sigara insülin hormonunun akciğer dokusundan kararlı emilimini bozar. Sigara tahriş edici, doku bütünlüğünü zedeleyici ve akciğerde bazı hastalıkları kolaylaştırıcı olduğu için sigara içenlerde kullanılmasını önermiyoruz.

İnsülin iğnesine alternatif diyebilir miyiz?

Prof. Dr. Yetkin: Tüm insülinlere değil, yani uzun etkililere değil. Ancak kısa etkili, yemek öncesi kullanılan insülinlere bir alternatif oluşturacaktır.

Hasta bu ilaçları nefes yoluyla aldığı zaman o aspirasyonun, kullanılan cihazların olumsuz etkileri var mı? 

Prof. Dr. Yetkin: Bununla ilgili geçmiş yıllarda bazı tecrübeler yaşadık. İlk kullanıma giren inhale insülinlerin molekül ağırlığı büyük olduğu için bu moleküler molekül ağırlığının fazla olmasının da etkisiyle genellikle akciğerin alt taraflarına inmiyor, bronşlarda kalıyordu. Bu bilgileri edindikten sonra yeni geliştirilen inhale insülin formüllerinde daha küçük molekül ağırlıklı ve daha hafif inhale insülinler geliştirildi. Böylece yeni üretilen inhale insülinin akciğerde alveollere kadar inebildiği saptandı.

Moleküllerin boyutları ve ağırlıkları daha da azaltılarak bir de taşıyıcı bir madde ile birlikte akciğerin en ücra köşesine kadar gidiyor. Oradan kana geçiyor, kana geçtikten sonra cilt altına yaptığımız insülinin etkilerinin aynı etkileri görülüyor. Ancak etki başlama süresi daha kısa ve biyolojik aktivitelerinde kayıp daha az gibi görünüyor.

Yeni geliştirilen diyabet ilaçlarının etki mekanizmaları hakkında bilgi verir misiniz?

Prof. Dr. Yetkin: Yeni geliştirilen ve ağızdan kullanılan ilaçların önceki yıllarda kullanıma giren ilaçlara göre farklı etki mekanizmaları var. Bunlara DPP-4 inhibitörleri diyoruz. Vücudumuzdaki GLP-1 denen bir maddenin artması ve bunun sonucunda da yine pankreastan insülin sekresyonu üzerine dayalı bir etki mekanizmaları var. Ama bu grup içerisindeki değişik ilaçların birbirlerinden farklı farmakodinamik, farmakokinetik etkileri de söz konusu. Bu formüller de bir kısmı böbrek hastası olanlarda, bir kısmı da böbrek hastalığının boyutları daha az olanlarda kullanılabiliyor. Birbirlerinden farklılıkları var.

Prof. Dr. Serhat Ünal: Zona hastalığından korunmak için tek doz aşı yeterli!

Bunlar her türlü tedavinin yerine geçeceği anlamına gelmez. Mutlaka uygun endikasyonu olan insanlarda uygun dozlarda kullanılması, belli bir özen ve dikkat gerektiriyor. Hangi oral antidiyabetik böbrek yetmezliğinde kullanılabilir, hangisi hangi düzeydeki böbrek bozukluğu olan kişide kullanılması gerekir bunları çok detaylı bir şekilde araştırıyor ve biliyoruz. Yeni ilaçların bir grubu da GLP-1 analoglarıdır. Bu grup ilaçlarında insülin düzeylerinde artışa neden olmalarının yanı sıra midede boşalma süresinde uzama ve santral sinir sistemi aracılıklı açlık hissinde azalma yapması gibi etkileri söz konusudur. Tüm bu etkilerin yanısıra glukagon düzeylerini azaltması, etkilerinin ortaya çıkmasındaki en önemli etki farklılıkları gibi görünmektedir.

Yeni ilaçlarla ilgili kardiyovasküler risk açısından çalışma sonuçları var mı?

ilhan-yetkinProf. Dr. Yetkin: Bütün ilaçlardaki en önemli özellik etkinliklerinin yanı sıra son yıllarda ‘kardiyovasküler güvenlik’ olarak tanımlanmaktadır. Buna özellikle çok dikkat edilmesi gerekiyor. Bazı ilaçlarla ilgili duyulan kaygılar çok dikkatli bir şekilde araştırılmaktadır. Bu yan etkiler dikkatle her aşamada izlenirken, kardiyovasküler güvenliğin öncelikli izlenen olaylar olduğunu söyleyebiliriz. Kardiovasküler riskin takibi yanı sıra diabetik ketoasidoz (DKA), yeni inhale insülin kullananlarda subcutan insülin kullananlara göre 4.8 kat daha sık görülür. Bu durum yıllar içerisinde tecrübelerimizin artmasıyla azalacaktır.

İnhale insülinlerin kimlerde kullanılmasını öneririsiniz?

Prof. Dr. Yetkin: Tokluk kan glukoz düzeyi yüksek olanlar, T2DM erişkin diyabetlilerde, OAD’lerle kombinasyon tedavilerinde kullanılır. T1DM’lilerde ise uzun etkili insülinlerle öğünlerde kullanılarak kombine edilirler.

İnhale insülinlerin onayları alındı mı? Şu anda piyasada mevcut mu?

Prof. Dr. Yetkin: İnhale insülinler, 1 yıl önce FDA onayı aldı. Amerika’da kullanılıyor ama bizim ülkemizde henüz müracaat edilmedi. Nedenini sorduğumda, üretim aşamasındaki eksiklikler gösterildi, tıbbi anlamda bir eksiklik olduğu bildirilmiyor. Amerika’da Haziran 2015’te kullanıma girdi. Bu ilaçlar bütün diyabetlilerde kullanılacak diye bir şey yok. Bunları kullanırken endikasyon dediğimiz bir kavramımız var.

Bireyin durumu, Tip 1 diyabet mi, Tip 2 diyabet mi, insüline ihtiyacı var mı, yok mu bu kavramlar çerçevesinde hekim arkadaşlar tarafından değerlendirilip, uygun vakada verilmesi gerekir. Özellikle günde 4 kez insülin kullanan diyabetlilerde kahvaltı, öğlen yemek öncesi ve akşam yemek öncesi inhale insülin kullanılması ve günde bir kez de uzun etkili insülinin cilt altına yapılması gibi uygulamalarla diyabetlilerin tedavileri sürdürülecektir.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla