İstanbul Tabip Odası’ndan çağrı: Aşısızlara kamusal alanda kısıtlamalar getirilmeli!

26 Ağustos 2021   |    8 Eylül 2021    |   Kategori: Sağlık Gündemi Print

İstanbul Tabip Odası, Koronavirüs pandemisinde vaka ve can kaybı sayılarının yükselişe geçmesi, hastane servisleri ve yoğun bakımlardaki doluluğun son haftalarda hızla artmasına karşı acilen atılması gereken adımları ve aşılama çalışmalarıyla ilgili önerileri açıklamak üzere basın toplantısı düzenledi. “Aşılama hızla yaygınlaştırılmalıdır” çağrısında bulunan İstanbul Tabip Odası, önemli saptamalarda bulundu. Can kaybında dördüncü pike gelindiğine dikkat çeken İstanbul Tabip Odası, aşılamanın hızlandırılması gerektiği vurgulandı.

Aşısızlara kamusal alanda kısıtlamalar getirilmelidir

İstanbul Tabip Odası tarafından yapılan açıklamada şu çağrıda bulunuldu: Salgınlarda gerekli koruyucu tedbirleri almayan, aşı olmayan bir kişi sadece kendisinin değil, ailesinin, çevresinin, toplumun da sağlığını ve hayatını tehlikeye atmaktadır. Devlet aşıyı etkin biçimde toplumla buluşturduktan sonra hala aşı yaptırmayanların toplum sağlığını tehlikeye atma hakları yoktur. Sadece okullarda, şehirlerarası seyahatlerde, konser vb etkinliklerde değil; insanların toplu halde bulunduğu bütün ortamlarda aşısız insanların bulunması kısıtlanmalıdır.

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu, salgının durdurulamadığını, vaka ve ölüm sayılarının arttığını belirtti. Günlük ölüm sayısının 200’ün üzerinde olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ömeroğlu, acilen alınması gereken tedbirler ile ilgili şu uyarılarda bulundu: “Aşılamada sürecin başından bu yana yapılan yanlışlar nedeniyle toplumun önemli bir bölümü hala aşıyla buluşamamıştır. Nitekim, 13 Ocak’ta aşılama çalışmalarının başlamasından bu yana yedi ayı aşkın bir zaman geçmesine rağmen iki doz aşı yapılanların oranı hala yüzde 56,55 düzeyindedir.

Uzunca bir süre yeterli aşı tedarik edilememiş olması, Sağlık Bakanı’nın aşı türleri konusunda yaptığı kafa karıştırıcı açıklamalar ve toplumun küçük bir bölümünde var olan aşı karşıtlığı buna katkı yapmışsa da esas sorun bu değildir. Yeterli aşının tedarik edildiği koşulda aşıyı toplumla buluşturmak ancak tüm boyutları ile tasarlanmış bir aşı kampanyası ile mümkündür. Aşılamada gecikilen her gün vakalarda yeni artışlara ve yeni ölümlere yol açmaktadır. Aşı çalışmaları hızlandırılmalı, 12 yaş üzeri bütün nüfus bir an önce aşılanmalıdır.”

“Aşı bilinci kazandırılmalı”

Henüz aşı olmayanlara bire bir ulaşılması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu, “Aşılamadaki karmaşa ve gecikme esas olarak organizasyon bozukluğundan kaynaklanıyor. Devlet vatandaşı bizatihi bulup aşılamak yerine yurttaşların akıllı telefonlarına girip, internete bağlanıp, e-nabızdan randevu almayı başarıp aşı olmasını bekliyor. Oysa tıpkı geçmişte köy köy, mezra mezra dolaşıp aşı yapan sağlık ocakları döneminde, bugünkü aile hekimliğinde çocukluk çağı aşı takiplerinde olduğu gibi henüz aşısını yaptırmamış bütün yurttaşlara bire bir takiple ulaşılmalı ve aşı olmaları sağlanmalıdır” diye konuştu.

“Toplumsal dayanışma sağlanmalı”

Aşılanmanın bireysel tercih değil toplumsal bir sorumluluk olduğunu ifade eden Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu, “Salgın hastalıklar döneminde aşı olmak; Cumhurbaşkanı’nın, Sağlık Bakanı’nın söylediklerinin aksine bireysel tercihe bırakılamaz. Bu dönemlerde aşı olmak toplumsal bir sorumluluk, toplumsal dayanışmanın getirdiği bir yükümlülüktür. Salgına karşı ortak şiarımız “Birimiz Hepimiz, Hepimiz Birimiz İçin!” olmalıdır. Başta eğitim, sağlık, gıda, ulaştırma, taşıma olmak üzere bütün sektörlerdeki çalışanların bir an önce aşılanması sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

Aşısızlara kamusal alanda kısıtlamalar getirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu, “Salgınlarda gerekli koruyucu tedbirleri almayan, aşı olmayan bir kişi sadece kendisinin değil, ailesinin, çevresinin, toplumun da sağlığını ve hayatını tehlikeye atmaktadır. Devlet aşıyı etkin biçimde toplumla buluşturduktan sonra hala aşı yaptırmayanların toplum sağlığını tehlikeye atma hakları yoktur. Sadece okullarda, şehirlerarası seyahatlerde, konser ve benzeri etkinliklerde değil; insanların toplu halde bulunduğu bütün ortamlarda aşısız insanların bulunması kısıtlanmalıdır” dedi.

“Yüz yüze eğitim için tedbirler eksiksiz alınmalı”

Okulların açılması ve eğitimin sürdürülebilmesi için bütün tedbirler eksiksiz alınmasının önemine vurgu yapan Prof. Dr. Ömeroğlu, “Yüz yüze eğitimin yapılamaması çocuklarımıza telafisi imkânsız zararlar vermektedir. Okulların açılması ve eğitimin sürdürülebilmesi için başta maske, dezenfektan, sıvı sabun, kağıt havlu olmak üzere kişisel hijyen malzemelerinin ücretsiz ve yeterli miktarda temin edilmesi; sınıflardaki öğrenci sayısının azaltılması, sınıfların uygun şekilde havalandırılmasının sağlanması olmak üzere bütün tedbirler eksiksiz olarak alınmalıdır. Aksi durumda tek bir çocuğumuzun bile yaşayacağı sağlık sorununun sorumlusu başta Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları olmak üzere siyasi iktidar olacaktır” diye konuştu.
Basın açıklamasının tam metnine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
https://www.istabip.org.tr/6726-basin-toplantisi-asilamayi-hizlandirin-olumleri-durdurun.html

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest
0 Comments
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla