Tükürük bezlerinin şişmesinin yarattığı sorunlar ve tedavisi

Yazan Dr. İsmail Demirci
Kategori: Kulak Burun Boğaz, Tedavi Rehberleri, Üye Yazıları Print

tukuruk-beziTükürük bezi şişmiş, kanal ağzından pürülan akıntı geliyorsa veya başka bakteriyel enfeksiyon belirtileri varsa antibiyotik tedavisi gereklidir. Submandibuler bezin tek yönlü şişmesi, genellikle siyalolityazis’den kaynaklanmaktadır. Bilateral şişkinlik ile bazı semptomlar, sistemik hastalıklarla veya Sjögren sendromuyla ilişkili siyaladenozdan kaynaklanabilir. Bilateral şişlik yavaş gelişirse, özellikle 50 yaşın üzerindeki hastalarda tümör olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Biyopsi yapmayın ancak hastayı bir uzman hekime yönlendirin.

Tükürük bezlerinin incelenmesi

  • Semptomlarda, hastanın yaşı ve cinsiyeti göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Çocuklar ve ergenler: viral enfeksiyonlar ve tekrarlayan juvenile parotit
  • Orta yaşlı hastalar: tükürük taşı, kronik enfeksiyon ve tümörler
  • Yaşlı hastalarda, tümör olasılığı daha yüksek
  • Tükürük bezlerini etkileyebilen romatik hastalıkların etkisi kadınlarda erkeklerden daha yüksektir.

İncelemede bimanuel palpasyon yapılır inceleyicinin bir eli hastanın ağzına yerleştirildiğinde. Palpasyon ağrısı genellikle enflamasyonu gösterirken, sağlıklı parotis bezlerinin genelde kolay muayene edilmediğinini dikkate alın.

Tükürük bezi şişmesinin ayırıcı tanısı

Akut iltihaplı siyaladenit: Genellikle ağrılı bilateral şişme. Şişliğin üzerindeki cilt kızarabilir ve hasta sistemik semptomlara da sahip olabilir. Genellikle sadece bir bez etkilenir. En yaygın neden olan ajanlar stafilokok ve streptokoklardır.

Tanı: Genellikle lökositoz ve artan CRP değeri. Bezden pürülan akıntı olabilir. Bakteriyel kültür için akıntı gönderilmelidir.

CRP nedir, neden yükselir? Yüksekliği hangi hastalıkların belirtisidir?

Tedavi: Hasta şiddetli semptomlara sahipse, tedavi intravenöz ilaç tedavisinden oluşur, örneğin; birkaç gün boyunca günde üç kez sefuroksim 750 mg – 1,5 g genellikle anaerobik organizmalara karşı da tedavi gereklidir. Amoksisilin-klavülanik asitle veya sefalosporinle yapılan oral tedavi, semptomlar azaldığında, hafif başlangıç semptomlarında uygulanmalıdır. Anti-inflamatuar ilaç, Pürülan içeriği boşaltmak için hafif bir basınç uygulanabilir.

Kronik siyaladenit

Enfeksiyonlar tekrarlayabilir. Bez sertleşip, akut enfeksiyon periyotları arasındada şiş kalabilir. Uzman hekim müdahalesi gerektirir. Özellikle submandibuler bez etkilendiğinde, siyalolitiyazis genellikle altta yatan nedendir. Kalıcı vakalarda, tüberküloz olasılığı göz önüne alınmalıdır.
Tanı: Klinik inceleme, ultrasonografi ve gerekirse siyalografi veya manyetik rezonans siyalografisi.

Tedavi: Akut faz tedavisi, yukarıda anlatılan tedavi izlenmelidir. Submandibuler bez etkilendiğinde, akut faz dışında, bezin cerrahi olarak çıkarılması genellikle seçilen tedavidir. Parotis bezinin kronik siyaladenit tedavisi, uzun süreli antibiyotik tedavisinden oluşmaktadır (1-2 ay boyunca amoksisilin veya doksisiklin). Belirli vakalarda siyalendoskopi, Diğer tedavi formları etolojiye göre seçilmelidir.

Viral enfeksiyonlar

Kabakulak, aşılanmış hastalarda enderdir. Diğer viral enfeksiyonlar, benzer klinik tabloya sahip olabilir. Unilateral veya bilateral olabilir. Siyalolitiazis (tükürük kanallarında veya bezlerinde taş) Taş, unilateral,genellikle submadibuler bezin kanalında veya daha az olarak parotis bezinde görülür. Yemekten sonra ağrı ve şişme meydana gelir. Bez veya kanal hızla şişer ve birkaç saat ile birkaç gün devam edebilir.

Tanı: Karakteristik geçmiş
Kanaldaki taşlar, elle muayene edilebilir.
Ultrasonografi, gerekirse

Tedavi: Taş ortadan kaldırılmazsa, kronik siyaladenite yol açabilir. Taş, kanal genişletilerek ve açılarak ortadan kaldırılır (otorinolaringolojik veya ağız cerrahisi). Bazen endoskopik olarak da çıkarılabilir. Submadibuler bezin içindeki taşlar genellikle bezin çıkarılmasını gerektirir. Enfeksiyon atakları, antibiyotikler ve anti-inflamatuvar ilaç kombinasyonuyla tedavi edilir.

Siyaladenoz (siyaloz)

Parotis bezinin genelde bilateral, yaygın, yavaş ilerleyen ağrısız şişmesi. Bezlerin büyümesi, genellikle nöropatik kaynaklı kabul edilir. Siyaladenoza ilişkin en yaygın hastalıklar veya durumlar; diyabet, alkol zehirlenmesi, karaciğer hastalığı, anoreksia ve bulimiadır. Mümkünse, tedavi altta yatan hastalığı hedeflemelidir. Ayrıca; obezite ve Sjögren sendromu, benzer şekilde tükürük bezi büyümesiyle kendisini gösterebilir ancak etyoloji olarak farklılık gösterir.

Sjögren sendromu

Semptomlar, ağız ve göz 1kuruluğu, diğer semptomların yanı sıra genellikle büyümüş tükürük bezleridir. Genellikle, 40 yaşın üzerindeki kadın hastalarda görülmektedir. Diğer bağ dokusu hastalıklarına ek olarak birincil veya ikincil hastalık olabilir. İlk yapılacak araştırma, SS-A ve SS-B antikor testlerini takiben ağız ve göz kuruluğu doğrulamasını içerir. Sadece ağız ve göz semptomları olan bir hasta, semptomatik tedaviyle kontrol altına alınabilir.

Tükürük bezleri tümörleri

Tümör genellikle ağrısız ve hafif semptomatik şişlik olarak ortaya çıkar. Tümör parotis bezi çevresinde yada hemen derinin altında hissedilebilir. Kitle, bazen şiş bir salgı bezini taklit edebilir. Şişliğin, unilateral, net sınırlı ve sert olması karakteristik özelliğidir. Aralıklı şişme genellikle tümörle ilişkili değildir. Şişlik, çene açısının arkasında da ortaya çıkabilir. Tümörden şüphelenilirse, açık biyopsi yapılmamalıdır. Ultrasonografi ve ince iğne aspirasyonu biyopsisi yapılabilir ancak hasta, sonuca bakılmaksızın uzman değerlendirmesi için yönlendirilmelidir. Tümörlerin yaklaşık %80’i parotis bezinde yer almaktadır ve bunların da %80’i iyi huyludur. Submandibuler bez tümörleri enderdir. Bunların da yarısı kötü huyludur.
Diğer nedenler
Sarkoidoz
Lenfoma
HIV enfeksiyonuna bağlı lenfadenopati
Tükürük bezi şişmesinin etiyolojik tayini için, tanı stratejisi-Kaynak:KDT Rehberi

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla