55 yaş üstü hastalara ilik nakli yapılmayacak!

19 Mayıs 2014   |    11 Mart 2023    |   Kategori: Onkoloji Print

Lösemi hastaları için hayatî öneme sahip ilik naklinde yeni bir düzenleme yapıldı. Buna göre ilik nakli olacak hastaların yaş ve hastalık evresine bakılacak. 55 yaş üstü hastaların kardeşi yoksa bulacağı ilik için devletten yardım alamayacak. Lösemi Lenfoma Miyelom Hastaları ve Araştırma Eğitim Birliği Derneği tarafından düzenlenen 2. Lösemi Lenfoma Miyelom Hastaları Kongresi kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhit Özcan ABD’de her 4 dakikada yeni bir kan kanseri tanısı konulmakta olduğunu ve 2013 yılında 150.000 yeni olgu teşhis edildiğini bildirdi.

Lösemide en önemli risk grubu yaşlılık

muhit-ozcanProf. Dr. Özcan, “Kan kanseri türleri ile yaşayan hasta sayısı toplamda 1.130.000 civarında. 2002-2011 arasında ABD’de lösemi sıklığının yılda ortalama %0,2 arttığı, buna karşılık lösemiden ölümlerin her yıl ortalama %1 azaldığı biliniyor. Beş yıllık sağ kalım 1975 yılında %30’larda, şimdilerde ise %60’larda. Lösemide en önemli risk grubu yaşlılıktır. Bazı lösemiler 50, bazıları 65 yaştan sonra hızlı artış gösteriyor. Giderek daha çok yaşlı nüfusa sahip olacağız: bu da löseminin mutlak miktarının artacağını göstermekte” dedi.

İlik nakli için yapılan düzenleme, sorunlu

Kemik iliği nakline, yaş ve evre şartı getiren düzenleme ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Muhit Özcan, Sağlık Bakanlığı’nın mart ayında yayınladığı düzenlenin hekimlerden büyük tepki gördüğünü belirtti.  Prof. Dr. Özcan, şu bilgileri verdi: “Yönetmeliğe göre, kişinin kendinden, aile içi ve dışından yapılacak kemik iliği nakilleri için ilk olarak hastalığın hangi evrede olduğuna bakılacak. İleri yaştaki hastalarda komplikasyon, hastalık tekrarı ve ölüm oranlarının yüksekliği dikkate alınarak akraba dışı nakillerde 55, kardeşten nakillerde ise 65 yaş üstü için bilim kurulu kararı aranacak. Bu bir düzenleme değil yasaklamadır. “Bir düzenleme, düzenleme gibi olmalıdır, yasaklama olmamalıdır. Ben buna yasaklama diyorum. Yönetmeliğe göre 65 yaşını doldurmuş hastalara ilik nakli yapmak yasak. Bakanlık 55 yaşını doldurmuş bir hastanın kardeşi yoksa dünya ilik bankasına başvurarak dünyadan verici bulmasının da önüne geçiyor.”

Sağlık Bakanlığından şaşırtıcı ve üzücü karar.

harun-akinLLMBİR Derneği 2. Başkanı Harun Akın ise sözkonusu yasaklama ile 55 yaşını doldurmuş bir hastanın kardeşi yoksa, bu durumda da dünya ilik bankasına başvurarak dünyadan verici bulmasının önüne set çekildiğini belirterek, dünyada hiç bir ülkede olmayan bu yaş sınırlamasının hastaları şaşkına çevirdiğini ve üniversitelerden itirazlar olduğunu söyledi.

Tedavide ‘Ot ve Çöp’ tehlikesi!

Lösemi Lenfoma ve miyelom hastalıklarının tedavisinde bilimsel yöntemler dışında bitkiles tedavi ismi altında ‘Ot ve Çöp’ denebilecek yöhtemlerin de kullaınldığına dikkat çeken Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sema Karakuş, kanser hastalarının yaklaşık %60 kadarı tedavileri sırasında “alternatif veya tamamlayıcı” adıyla takdim edilen ilaç dışı maddelere başvurduklarını söyledi.

sema-karakusBu durumun pek çok potansiyel tehlikeleri olduğunu belirten Prof. Dr. Sema Karakuş, şu bilgileri verdi: “Bu maddeler bilinmedik yan etkilere yol açarak hastayı ana tedaviden mahrum bırakabilirler. Böylece şifa şansı zarar görebilir. Veya kullanılan bu maddeler ana ilacın etkisini azaltabilir (örneğin yeşil çay bortezomibi, St. Johns bitksi ise KML’nin ana iacı imatinibin etkisini azaltmakta). Bazen de ilacın etkisini artırarak aşırı tedavi altında daha fazla yan etki gelişimine yol açmaktadırlar. Bu anlamda eğitimsiz ve korkusuz bir takım insanlar bu takım yöntemlerle hastaları suistimal etmekteler. Kullandıkları ürünleri veya yöntemleri ise daha az tepki çekmek adına   ‘alternatif tedavi ürünleri’ yerine ‘tamamlayıcı tedavi ürünleri’ adı altında sunmaktadırlar.  Alternatif tedavi ürünlerinin modern ilaçlar gibi sentetik olmadığı, doğal olduğundan yola çıkarak hastalar kandırılmaya çalışılmaktadır. Modern tıp ilaçları yıllarca süren çeşitli araştırma aşamalarından geçtikten sonra hastalar üzerinde kullanılırlar. Bir örnek verecek olursak Amerika’da Ulusal Kanser Enstitüsünde her yıl yaklaşık 2500 bitki ve deniz organizması  kanser tedavileri açısından test edilip ancak %2’si  fare çalışmalarında kullanıma uygun bulunmaktadır. Bu aşamaya kadar yaklaşık 250-500.000 dolar kaynak ayrılır. 2 tür hayvanda bu ilaçlar denendikten sonra onay alınarak insanda ilaç çalışmaları başlayabilir. Üç aşamayı geçen etkili olduğu bulunan ilaçlar  Amerika, Avrupa ve Türkiye’deki  kuruluşlarca onaylanarak (FDA, EMEA, Sağlık Bakanlığı) kullanıma sunulur. Tüm bu pahalı ve uzun süren yöntemlerin hiçbirisi alternatif tedavileri uygulayan  kişiler tarafından  uygulanmazlar. Alternatif tıp alanında kullanılan popüler bitkisel ilaçlar (zakkum, reishi mantarı, ökse otu, kantaron otu gibi) bilimsel çalışmalarla araştılıp anlamlı sonuçlar elde edilmemiştir.

Kan kanserlerinin tedavisinde kullanılan kemoterapiler ile bugün çok önemli gelişmeler sağlanmış ve sağlanacaktır. Bu konuda tüm dünyada önemli çalışmalar devam etmektedir. Tüm bu gelişmeleri göz ardı ederek faydası olmadığı gösterilmiş veya yararı olduğu konusunda klinik çalışmalarla desteklenmiş bilimsel bir dayanağı olmayan alternatif tedavi adı altındaki bitki, ot ve çöplere hastaların yönlendirilmesi ve bu yönlendirmelere özendirici programlar ve reklamların yapılması hem  insan haklarına hem de  insan sağlığına  aykırı olup  kanıtlanmış tedavileriden hastaların uzak kalmasına neden olan hekim ve hekim dışı alternative tedavi uygulayıcılara yasal yaptırımların uygulanması gerekmektedir.”

Lösemi, lenfoma, miyelomdan korunmak olanaklı mı?

LLMBİR Derneği  Yönetim Kurulu Üyesi Necdet Karadoğan, sigarayı bırakıp yürüyüşe başlamanın kanserden korunmak için çok önemli bir ilk adım olduğunu belirtti. Necdet Karadoğan, “Haşere ilaçları, tarım ilaçları, benzen gibi kimyasallardan uzak durulmalı. Günde 0 sigara, 30 dakika yürüyüş; kansere karşı bir şey yapmanın muhteşem ikilisi. Kan kanserlerinin gelişmesini kolaylaştıran bazı risk faktörleri olduğunu biliyoruz. Akut lösemi gelişmesinin kesin nedenleri bilinmemekle birlikte; hem genetik hem de çevresel faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Genlerde oluşan değişikliklerin (mutasyon, translokasyon) bazıları lösemi gelişimine yol açan genleri uyarırken, bazıları da engelleyen genlerin görevini bozarak lösemiye yol açabilmektedir. Bazı toplum çalışmalarında multiple miyelom, hodgkin dışı lenfoma ve Kronik lenfositik lösemi tanılarının sık olduğu aile grupları olmakla birlikte kan kanserleri nesilden nesile aktarılan yani kalıtsal geçişi olan bir hastalık grubu değildir.

Genetik sebeplerin dışında epidemiyolojik ve bazı çevresel faktörlerin de lösemi gelişmesinde rolü bulunmaktadır. Erkek cinsiyet, beyaz ırktan olmak, 70 yaşın üzerinde olmak, daha önce kemoterapi (lenfoma, yumurtalık kanseri, meme kanseri tedavisinde kullanılan bazı kemoterapi ilaçları ve özellikle alkilleyici ajanlar) veya radyoterapi görmüş olmak, iyonize edici  radyasyona maruz kalmak (atom bombası sonrası), benzen ve pestisit adı verilen tarımda haşereler için kullanılan  maddelere maruz kalmak, sigara içmek, virüsler, elektromagnetik alanlar, obesite  akut lösemilerin gelişme riskini artıran faktörlerdir. Lenf bezi kanserlerinin gelişiminde ise;  Mikroplar (HIV, hepatit C virüsü, mide hastalıklarında rol oynayan helikobakter pilori), tarım ve böcek ilaçları,  yüksek oranda protein ve yağ içeren beslenme şekli etkili olmaktadır.  O halde kan kanserlerinden korunabilmek adına ideal kiloya sahip olmak , bunun için  sağlıklı beslenmek ,  düzenli spor yapmak ve  sigaradan uzak durmakla işe başlayabiliriz” dedi.


LLM-Kongresi- 55 yaş üstü hastalara ilik nakli… paylaşan: medikalakademi

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

1 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Ş. K
Ş. K
7 yıl önce

Hocam hayirli günler dilerim. Babamin kisa bir zaman icerisinde kanser hastasi oldugunu ogrendik. Cok zor zamanlar geçiriyoruz. Hastaligin kan kanseri olduğunu 2. Evre multiple myloma oldugunu soylediler. Ilik kanseri de deniliyor galiba. Ilac tedavisine baslayacagiz.Elimizden geldigince dik, güçlü olmaya calisiyoruz. Sizden ricam bizim yapmamiz gereken nedir? Nelere dikkat etmeliyiz? Bu… Devamını oku »

Araç çubuğuna atla