Akciğer kanserinin Türkiye’ye maliyeti 9 milyar TL’yi buluyor

Yazan Hatice Pala Kaya
Kategori: Kanser, Sağlık Gündemi Print

Akciğer kanserinin Türkiye’deki ekonomik yükünü ortaya koyan Türkiye’de Akciğer Kanseri Raporu açıklandı. Rapor, akciğer kanserinin Türkiye’deki toplam ekonomik yükünün yaklaşık 8,8 milyar TL olduğunu ortaya koydu. Raporda akciğer kanserinin yarattığı ekonomik yükün yanı sıra; akciğer kanserinde risk faktörleri ve önlenmesi, erken tanı ve tarama programları, tanı ve tedavi süreci, destek tedavi konularıyla ilgili ülkemizdeki mevcut durum da analiz edildi ve her bir alan için iyileştirme yapılabilecek noktalar belirlenerek, çözüm önerileri sunuldu.

Akciğer Kanserleri Derneği, Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği, Türkiye Kanser Enstitüsü ve Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği’nin bir araya gelerek, AstraZeneca Türkiye’nin koşulsuz desteğiyle hazırlanan raporda akciğer kanserinin Türkiye’de neden olduğu ekonomik yük, tüm doğrudan ve dolaylı maliyetler hesaba katılarak kapsamlı bir şekilde ortaya konuldu.

Raporun tanıtılması için Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara yerleşkesinde yapılan toplantıya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl ve Türkiye’de Akciğer Kanseri Raporu Bilimsel Kurul üyelerinden Prof. Dr. Ahmet Özet de katıldı.

Toplantının açılışında konuşan Prof. Dr. Cevdet Erdöl, “Akciğer kanseri ülkemizdeki erkek nüfusun çok önemli bir bölümünü etkilemektedir ve erkeklerde en yaygın görülen kanser türüdür. Akciğer kanserine yol açan pek çok sebep olsa da, bildiğimiz en büyük ve engellenebilir sebep sigaradır. Sigara kullanımının gençlerde ve kadınlarda da hızla artması nedeniyle, akciğer kanserine yakalanan kadınların sayısı da hızla artmaktadır. Bu nedenle sigarayla mücadele, akciğer kanseriyle mücadelenin birinci adımıdır” dedi.

Rapor ile ilgili açıklama yapan Akciğer Kanseri Raporu Bilimsel Kurul üyelerinden Prof. Dr. Ahmet Özet, şunlara değindi: “Dünya genelinde kanser için belirlenmiş risk faktörleri tütün ürünleri, kilo artışı, alkol, ultraviyole ışınlar, işlenmiş ve hazır gıdalar, enfeksiyonlar ve hareketsizliktir. Bizim toplumumuza da özel risk faktörlerini netleştirip, bunlara karşı topyekün mücadeleye girmeliyiz. Ayrıca her yıl 30 binin üzerinde insanımızı kaybettiğimiz bir tedavi alanı için mükemmeliyet merkezleri kurulması düşünülmelidir.

Göğüs hastalıkları uzmanı, göğüs cerrahisi uzmanı, onkolog, patolog, psikolog gibi tüm paydaşların içinde olduğu, akciğer kanserine özel merkezlerin kurulması sağlık turizmine de önemli katkı sağlayacaktır. Daha kapsamlı verilere ihtiyaç var.” .

AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Ecz. Serkan Barış ise, “AstraZeneca olarak biz de çok kıymetli bir referans kaynak olacağına inandığımız bu çalışmayla, akciğer kanseriyle ilgili öncelikle hastalar için nelerin iyileştirebileceğinin belirlenmesine ve bu hastalığın toplumumuza olan mevcut ekonomik yükünün ortaya konulmasına destek olduk. Akciğer kanseri için bundan sonra da yürütülecek projelerde AstraZeneca olarak her zaman bir paydaş olarak yer almaktan mutluluk duyacağız” dedi.

Türkiye’de 50 bin akciğer kanseri hastası var

Türkiye’de Akciğer Kanseri Raporunun tanıtımı Raporun Editoryal ve Bilimsel Kurul üyeleri Prof. Dr. Nuri Karadurmuş ve Prof. Dr. İrfan Çiçin tarafından yapıldı. Prof. Dr. Karadurmuş, erkeklerde en sık görülen kanser türünün akciğer kanseri olduğunu belirterek, Sağlık Bakanlığı istatistiklerine göre yaklaşık 50 bin hasta bulunduğunu anlattı. Prof. Dr. İrfan Çiçin de hastalık maliyeti belirlenirken dolaylı maliyetlerin daha yüksek tutarlara ulaştığını toplam maliyetin yüzde 69’unun dolaylı giderlerden oluştuğunu hatırlattı.

Türkiye’de Akciğer Kanseri Raporunun temel bulguları şöyle:

Akciğer kanserinin Türkiye’deki toplam ekonomik yükü 8 milyar 791 milyon TL. Hasta başı ortalama doğrudan maliyetin küçük hücreli akciğer kanseri hastaları için 48 bin TL, küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarında ise 56 bin TL olduğu belirlendi. Dolaylı maliyetlerin de dahil edilmesiyle hasta başı ortalama maliyetin 175 bin TL’ye ulaşıyor. Aakciğer kanserinde dolaylı maliyetlerin toplam ekonomik yük içinde önemli bir paya sahip.

Raporda önemli temel önerilerde bulunuldu

Akciğer Kanserinde Risk Faktörleri ve Akciğer Kanserinin Önlenmesi

  • Akciğer kanseri için ülkemize özgü risk faktörleri bilimsel çalışmalar ile desteklenerek belirlenmelidir.
  • Ülkemize özgü belirlenecek olan risk faktörleri ile ilgili aile hekimlerimizin bilgilendirilmesi ve hastaların bu belirlenecek risk faktörleri doğrultusunda değerlendirilerek doğru hekimlere yönlendirilmesi sağlanmalıdır.

  • Tütün ve tütün ürünü kullanımını azaltıcı tedbirler ve eğitimler (kamu spotları, okul eğitim programlarına dahil etme, dumansız tıp fakültesi uygulamaları gibi) artırılmalı, bırakmaya yönelik ilave teşvik edici programlar düzenlenmelidir.
  • 2. ve 3. basamak sağlık hizmetlerinde yayımlanan kamu spotlarına özellikle tütün ile mücadele ve sigaranın bırakılmasına yönelik bilgiler eklenmeli, tüm hastanelerde sigara bırakma üniteleri kurulmalıdır.

Akciğer kanseri belirtileri nelerdir? Nedenleri, tanısı ve evreleri

Akciğer Kanserinde Erken Tanı ve Tarama Programları

  • Akciğer kanserinde erken tanı önceliklendirilmeli ve bu yönde multidisipliner yaklaşım içeren uygulamalar yaygınlaştırılmalıdır.
  • Akciğer kanserinde erken tanıyı artırmak amacı ile ülkemize özgü uygun risk faktörleri belirlenerek, pilot bir bölgede tarama çalışması yapılmalıdır.
  • Dünyada örneklerini gördüğümüz genomik belirteçler ile ilgili ülkemizde de Sağlık Bakanlığı desteği ile yapılacak bilimsel çalışmalar yaygınlaştırılmalıdır.

Akciğer Kanserinde Tanı Süreci

• Sağlık Bakanlığı desteği ile ülkemizde birbirine uzak olan merkezler, teknolojiden faydalanılarak birleştirilmeli ve periyodik olarak toplantılar yapılması sağlanmalıdır.
• Ülkemizde akciğer kanseri tanısıyla ilgili Sağlık Bakanlığı ile birlikte standartlar oluşturulmalıdır.

Akciğer Kanserinde Tedavi Süreci

  • Hastaların takip süreci ve süresi için Sağlık Bakanlığı ile birlikte standartların belirlenmesi ve ilgili yönlendirmelerin yapılması gerekmektedir.
  • Hastaların tedavi süreci ve takibinde yer alan tüm paydaşlar, tedavi gereksinimleri ve psikolojik destek gibi alanlarda yapılacak olan bilinçlendirme kampanyaları ile tedavi sürecine dahil edilmelidir.

Akciğer Kanserinde Destek Tedavi

Tedavi alamayacak durumda olan hastalar için palyatif bakım ve son dönem bakım merkezlerinin sayısı artırılmalı ve yeni bakım evleri kurulmalıdır.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla