Yenidoğan işitme taraması

Yazan Dr. Enes Başak
15 Haziran 2015   |    20 Haziran 2018   |   Kategori: Tıp Ders Notları, Üye Yazıları Print

bebek-isitme-testiKonuşma ve lisan gelişimi açısınadan ilk 6 ay kritik dönemdir. İşitme kaybı prevalansı 1.5-6 100000. 35-40 dB kayıp günlük konuşmanın %50 kaçırılmasına sebep olur. Risk gruplarında tarama gerçek işitme kayıplıların %50  sini yakalar.

İşitme kaybı risk faktörleri

28 günlüğe kadar: ailede kalıtsal SNİK öyküsü, inratuterin enfeksiyonlar- CMV, rubella, sifilis, herpes, toksoplazma, kulak kepçe ve dış kulak yolu (DKY) anomalileri, 1500 gr altı doğum ağırlığı, düşük apgar skoru, hiperbilirubinemi, 5 günden uzun süren mekanik ventilasyon, ototoksik ilaç kullanımı, bakteriyel menenjit.
29 gün – 2 yaş arası tekrar tarama gerektiren durumlar: ailenin dil gelişiminde geriliğe ilişkin endişeleri, bakteriyel menejit, kafa travmaları (bilinç kaybı, kafatası kırıkları), ototoksik ilaç kullanımı, işitme kaybı ile beraber giden sendrom bulguları, sık tekrarlayan ve 3 aydan uzun süren EOM.
29 gün – 3 yaş arası düzenli işitme kontrolü gerektiren durumlar: ailede kaltımsal çocukluk çağı işitme kaybı öyküsü, intrauterin enfeksiyonlar, nörofibromatozis tip 2 ve nörodejeneratif bozukluklar.

Yenidoğan işitme taramasında kullanılan yöntemler

Yenidoğan işitme taramalarında iki yöntem kabul görmektedir.
1-Uyarılmış otoakustik emisyonlar (evoked otoacoustic emissions; EOAEs),
2-İşitsel beyin sapı cevabı (auditory brainstem response; ABR). İşitme taramalarında ayrı ayrı veya bir arada kullanılabilen her iki yöntemin otomatik modelleri, invazif olmayan, hızlı (beş dakikadan kısa), kolay uygulanabilen ve özel yetişmiş elemana ihtiyaç duyulmayan yöntemlerdir.

Uyarılmış otoakustik emisyon

Kemp 1978 yılında dış kulak yolundan uyarılmış otoakustik emisyonun ölçülmesi tekniğini geliştirerek yenidoğan işitme taramalarının önünü açmıştır. Güvenilir, pratik ve ucuz bir yöntemdir. Birçok ülkede doğum hastanelerinde ve çocuk kliniklerinde EOAE ile işitme taraması programı başlatılmıştır. Normal işiten yenidoğanların %100’ünde EOAE cevabı alınır. EOAE kullanılarak yapılan taramalarda fizyolojik refleksler kullanılır. Normal kokleada bulunan frekansa spesifik dış tüy hücreleri, gelen ses uyarısını iletmek için titreşir. Aynı zamanda bir yandan da eko-emisyon oluşturup gelen sinyali yansıtır. ,

Sağlıklı bir kulakta dış tüy hücrelerinin titreşimleri sesli uyaranla artar ve artan titreşim enerjisi kokleadan orta kulağa doğru taşar. Otoakustik emisyon ile dış kulak yoluna yerleştirilen duyarlı bir mikrofon ve mikrokomputer aracılığıyla dış kulak yolundan bu emisyon cevabı kaydedilir. Kemp ve arkadaşlarına göre, doğumdan sonraki üçüncü dördüncü günlerde EOAE uygulamaları %95 başarılıdır. EOAE yöntemi, uygulanması kolay ve test süresi kısa bir yöntemdir. Otomatik EOAE yönteminde bebeğin test sırasında uyku halinde olması şart değildir, ayrıca elektrod kullanımını gerekmez ve sonuçları değerlendirmek için odyoloji uzmanına ihtiyaç yoktur.

EOAE dezavantajları: DKY’de debris veya orta kulakta sıvı bulunması durumunda cevap etkilenir, yanlış pozitif vaka sayısında %5 kadar artışa neden olur. Sekizinci sinir ve işitsel beyin sapı disfonksiyonu saptanamaz. Çünkü EOAE’ların kaynağı dış tüy hücreleridir. Bu nedenle organik olmayan işitme kayıplarında, işitme yolu ve merkezi sinir sisteminden kaynaklanan işitme kayıplarında normal EOAE cevabı alınabilir.

İşitsel beyin sapı cevabı (ABR)

ABR; kulağa “tone burst” veya klik tarzında sesli uyaranlar verilmesi ve kafatasına yerleştirilen elektrodlarla oluşan cevabın kaydedilmesi ile elde edilir. ABR ölçümünde en iyi işitsel cevap klik uyaran ile elde edilir. Frekans spesifitesi olmayan klik uyaran ile senkronize nöral aktivitenin en iyi şekilde elde edilmesini sağlanır. 1000 Hz ve üstü koklear fonksiyon hakkında global bilgi sağlanır. ABR, son yıllarda yenidoğan işitme taramaları için altın standart olarak kabul edilir. ABR ölçümünde, bebeğin baþına yerleştirilen elektrodlar aracılığı ile gönderilen ses uyaranına karşı oluşan elektroensefalografik dalgalar kaydedilir. Böylece, işitme sinirinin ve beyin sapı işitme yolunun fonksiyonu ölçülür.

İşitme engelli bebeklerin erken dönemde, tercihen üç aylık olmadan önce tanı konması ve bebek altı aylık olmadan işitme cihazı uygulanması American Academy of Pediatrics tarafından önerilmektedir. Yenidoğan işitme taramalarının evrensel boyutta yaygınlaştırılması, her bebeğin işitmesinin kabul edilmiş objektif test yöntemleriyle test edilmesi, her ülkenin kendi koşullarına göre bir tarama protokolü oluşturması ve yenidoğan işitme taramalarının öncelikle doğum hastanelerinde başlatılması gerekmektedir.

Enes Başak

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla