Bel ve sırt ağrılarının nedenleri, tedavisi

Kategori: Ağrı, Ortopedi Print

bel ve sırt ağrısı nedenleri tedavisiBel ağrısı sırtınızda kaburgalarının bitiminden bacaklarınızın üst kısmına kadar olan bölgedeki tüm ağrı ve acılara verilen isimdir. Bel ve sırt ağrıları pek çok insanın hayatı olumsuz etkileyen ve birinci basamak sağlık kuruluşlarına başvurma nedenleri arasında en ön sıralarda yer alır. Bel ve sırt ağrıları daha çok bel omurla­rında ortaya çıkar, ama boyun ve sırt omurlarında da görülebilir. Lumbago olarak da bilinen bel ağrısı, her 10 kişiden 7’sini hayatının belli dönemlerinde etkilemektedir. Bel ve sırt ağrısı aniden veya yavaş yavaş gelişebilir veya bir düşme veya yaralanmanın doğrudan sonucu da olabilir. Sırt ağrısı yaygındır ve normalde ciddi bir rahatsızlık değildir. Pek çok olguda ağrı birkaç gün ila birkaç hafta sürer ve altı haftanın sonunda genelde tamamen kaybolur.

Sırt ağrısının üç aydan fazla sürmesi halinde ağrı akut olarak tanımlanır. 12 haftadan fazla sürerse ve uzun vadeli sorunlara neden olursa, buna kronik sırt ağrısı denir. Sırt ağrısı 35 – 55 yaş arası daha yaygındır. Olguların çoğunda, ağrının nedeni sırttaki kemiklerin, kasların ve bağların birlikte çalışma biçimleridir. Aşınma, omurlar arasındaki esnek doku­nun zedelenmesi ya da omurgada çarpılma (kamburlaşma) gibi du­rumlar, ağrıların ortaya çıkmasında etkili olabilir, ama genel olarak ele alındığında, bel ve sırt ağrılarının doğuşunda ve açıklanmasında rolleri çok azdır.

Sürelerine göre bel ve sırt ağrıları iki bölüme ayrılabilir: Akut bel ve sırt ağrıları birkaç günle birkaç hafta arasında sürer. Kronik ağrılar ise ay­lar boyunca, dahası yıllarca sürebilir. Neyse ki bu kategoride ağrıların bu kadar uzun sürmesine seyrek rast­lanır. Yine de rahatsızlık hallerinde, çok sayıda bıktırıcı doktor ziyaret­leri, kontroller ve terapi seanslarıyla büyük sıkıntılara yol açar. Ayrıca hayalkırıklığı yaşanır, bir çok kişi hastalarını anlamayan ve onlara yardım edemeyen doktor ve terapistlerden umudunu kesebi­lir. Kronik bel ve sırt ağrıları, erken emekliliğin önde gelen nedenleri arasındadır.

Belirtisi sırt ağrısı olan 5 ciddi hastalık: Fibromyalji, Skolyoz, Osteoporoz…

Bel ve sırt ağrılarının belirtileri

Aşağıdaki belirtilerden birine eşlik eden bir sırt ağrınız varsa derhal aile hekiminizi ziyaret edin. Ateş, kilo kaybı, sırtınızda enflamasyon veya şişme ya da dinlenmeyle geçmeyen sürekli sırt ağrısı. Ayrıca göğsünüze doğru ilerleyen veya bacaklarınızdan dizlerinizin aşağısına doğru inen bir ağrınız olması halinde.

Kısa süre önce sırtınızda bir zedelenme meydana gelmişse, idrar tutma sorunlarınız varsa veya idrar yapma güçlüğü yaşıyorsanız, Aile hekiminizi ziyaret edin. Ayrıca idrar tutma kontrolünüzü kaybederseniz veya üreme organlarınızın, kalçalarınızın ya da anüsünüzün etrafında uyuşma hissediyorsanız da zaman kaybetmeden hekiminize görünün.

İlk defa sırt ağrısı çekiyorsanız ve yaşınız 20’den küçük veya 55’ten büyükse, doktora görünmeniz gerekir. Ayrıca, eğer birkaç ay süreyle stereoid ilaç kullandıysanız, uyuşturucuları kötüye kullanıyorsanız, kanserseniz ya da HIV/AIDS gibi bir hastalık yüzünden bağışıklık sisteminiz zayıfsa da doktora görünmeniz gerekir.

Bel ve sırt ağrısı nasıl geçer

Bel ve sırt ağrıları muayenehane­lerde en sık rastlanan şikayetler arasındadır. Çeşitli araştırmalar gös­termiştir ki, insanların yüzde 80’i en az bir kez bel ya da sırt ağrısı çekmiş ve üçte biri de son yirmidört saat içinde bu ağrıyı hissetmiştir. Ağrıların büyük bölümü ya kendiliğinden kesilmekte ya da uygun bir terapi sonucunda dindirilmektedir. Hastala­rın yaklaşık üçte biri ağrıların zaman zaman yeniden gelmesinden yakın­makta, ancak bunların çok azında ağrılar günlük yaşamı sürekli olarak sınırlandırmaktadır.

İnsanın evriminde dört ayaktan iki ayak üzerinde yürümeye geçişin belli bir bedeli olmuştur. Sırt ağrıları gün­lük yaşamın normal bir parçasıdır ve her türlü yardımcı teknik araçlara ve iş yaşamında bedensel yükün azalmasına rağmen, sırt ağrılarımız eskisinden daha az değildir.

Açıktır ki, sadece ağır iş koşulları değil, şikayetle ilgili anlayışımız ve davranışlarımız da belirli bir rol oynamaktadır. Ayrıca beden yapımız, modern çağların otomobil, asansör, yürüyen merdiven vb konforuna ya da büro sandalyesinde hareketsiz oturmaya ancak kısmen uygun­dur. İyi işleyebilmesi için, vücudun normal hareket ve yüklere ihtiyacı vardır.

Omurgamız vücudun ana eksenini oluşturur. Omurga, yönetici organ olan kafamızı taşır ve ayrıca içinde her türlü iletişimi sağlayan omurilik ve ona bağlı sinir kökleri yer alır. Ke­mikler, kaslar, bağlar, sinirler her ha­rekette şaşırtıcı bir eşgüdüm içinde kesintisiz olarak çalışır. Böylesi bir yapıda her an bir aksaklığın ortaya çıkabilir olması ve bunun nedeninin çok karmaşık olabilmesi, kimseyi şaşırtmaz.

Skolyoz nedir? Kimlerde görülür? Belirtileri ve tedavisi

Akut ve kronik bel ve sırt ağrıları arasında ne fark vardır?

Bel ve sırt ağrıları, sürelerine göre «akut» ve «kronik» diye ikiye ayrılır. Süre tanımlamasında her zaman bir­lik yoktur. Lumbago ağrılarında altı haftanın altındaki süreler akut, daha uzun süreler kronik kabul edilir. Kimi zaman yarı-akut sırt ağrılarından da söz edilir bunlarda ağrı süresi altı ile on iki hafta arasında tanımlanır.

Kliniklerdeki sınıflandırmalarda böyle kesin tanımlanmış süreler fazla belirleyici değildir. Çok daha önemli olan şey rahatsızlığın seyri ve eğilimidir. Bir kaç hafta içinde yavaş yavaş dinen ağrılar, akut kabul edilir – dahası bu süre yedi sekiz haftaya kadar uzasa bile.

Boyun ağrıları da «akut» ve «kro­nik» diye ikiye ayrılır. Lumbago ağ­rılarına göre genelde daha yavaş bir iyileşme söz konusudur ve süresi iki üç aya kadar uzayabilir.

Akut ve kronik bel ya da sırt ağrıla­rının ayırt edilmesi, daha başka mu­ayene ve incelemelerin gerekli olup olmadığının önemli ölçütlerinden biridir. Terapili ya da terapisiz, şiddeti azalmadan ya da artma göstererek altı haftadan fazla süren lumbago ağrıları, aile doktoru ya da bir uz­man tarafından incelenmeli ve teşhis konulmalıdır. Boyun ağrıları için de, yaklaşık iki üç aydan sonra aynı ku­rallar geçerlidir. Bu konudaki istisna­lardan daha sonra söz edeceğiz.

Bel ve sırt ağrılarının nedenleri nelerdir?

Genellikle bel ağrısı ağır bir hastalık ya da hasardan değil, burkulmalardan, kas zedelenmelerinden, küçük çaplı yaralanmalardan veya sıkışmış ya da tahriş olmuş bir sinirden kaynaklandığından ‘non-spesifik’ olarak tanımlanır.

Sırt ağrısı evdeki ve iş yerindeki günlük aktivitelerden, kambur yürüme de dâhil olmak üzere duruş bozukluklarından, yanlış şekilde ağır kaldırma, taşıma veya itmeden ya da sandalyede eğri oturmaktan da kaynaklanabilir. Ayrıca uzun süreler boyunca ayakta durmak veya eğilmek, bükülmek, öksürmek ve hapşırmak da ağrıya neden olabilir. Dahası, kaslarda gerginlik, aşırı gerilme, uzun süre mola vermeden kambur şekilde araba kullanmak da bu nedenler arasındadır.

Bazen uyandığınızda sırtınız ağrıyor olur ve nedeninin ne olabileceğine dair en ufak bir fikriniz yoktur.

Sırt ağrısına neden olabilecek diğer sebepler arasında gebelik, kadınlarda görülen enflamatuar pelvik hastalık gibi jinekolojik sorunlar, osteoartrit gibi farklı artrit türleri; ayrıca strese bağlı gerilim, viral enfeksiyonlar, kemik bozuklukları, idrar kesesi ve böbrek enfeksiyonları ve osteoporoz da sayılabilir. Bunların yanı sıra düşme, travma veya kırık gibi bir yaralanma, egzersiz yapmama, obezite ve uyku bozuklukları da nedenler arasındadır.

Sırt ağrılarının nedeni olarak en sık gösterilen etmenler, organlardaki bozulmaya yönelik değişmeler (örneğin omur eklemlerindeki aşın­malar) ve iskelet bozukluklarıdır. Özellikle kuyruk sokumu bölgesindeki küçük omurların eklemlerinde (faset eklemler), diz ve kalça eklemlerindeki iltihaplara benzeyen ağrılar oluşur.

İskelet bozuklukları başlıca basık ve düz sırt ya da yuvarlak (kambu­rumsu) sırt görünümünde ortaya çıkabileceği gibi, Omurganın yana yatması (skolyoz) biçiminde de görülebilir. Çoğunlukla bu tür bozulmalar, tahmin edildiğinden daha az rol oynarlar. Sadece ileri derece­lerinde ya da bir başka hastalığın da katılmasıyla, ağrıların gerçek nedeni haline gelirler.

Kronik ağrıların oluşumunda sos­yal ve mesleki durumlar büyük rol oynar. İşyerindeki stres ve sıkıntının yanı sıra, rahatsız çalışma biçimleri ve sigara dumanı da bünyesel olarak herhangi bir temel zarar saptanamadan – sırt ağrılarının kronik­leşmesine yol açar.

Kimi zaman diskteki hasarlar da bel ve sırt ağrılarına yol açabilir. Ama sağlıklı pek çok insanın röntgen filmlerinde disk hasarları saptandığı halde, hiçbir ağrı duymamaları şaşır­tıcıdır. Araştırmalara göre, insanların yaklaşık yüzde 40’ında disk hasarı bulunmakta, ama kendileri bunun farkına varmamaktadır. Ender rastla­nan bazı durumlarda, disk kayması (bel fıtığı), sinir köklerine fazla yakın olması yüzünden ağrıların bacağa, kola doğru yayılmasına yol açmakta, dahası bazı kasları zayıflatmaktadır. Bu gibi olaylarda mutlaka doktor tedavisi gerekir.

Omurga ile karın organlarının bir­birine yakın olmaları yüzünden, iç organlardan birindeki (örneğin pankreastaki) hastalık, ender olsa da, sırta vurabilmekte ve kendini bel ya da sırt ağrısı biçiminde gösterebilmektedir. Şüpheli durumlarda doktor, olası pek çok başka nedeni elemelidir. Böylece örneğin kemik erimesi hastalığı, omurlarda çökün­tülere yol açabilir ve iltihaplanma giderek omur aralarındaki disklere kadar sıçrayabilir. Bu durum bir dizi iltihaplı romatizma rahatsızlıklarına yol açabilir ki, bunların en tanınmışı Bechterew hastalığıdır (Spondylitis ankylosans). Virüs ve bakteriler de disklerde iltihaba yol açabilir, özel­likle şeker hastalığına (Diabetes mellitus) yakalanmış kişilerde bu risiko söz konusudur. Sadece istisna olaylarda belirli kanser türleri me­tastaz yaparak omurgaya sıçrayabil­mektedir.

Demek ki bel ve sırt ağrılarının özel nedenlerinden söz ediyoruz artık. Özel bel ve sırt ağrıları enderdir ve böyle durumlarda çoğu zaman ek belirtiler bulunur.

Bel ve sırt ağrısı için hangi bölüme gidilir, tedavi ne zaman gerekir?

Giriş bölümünde belirtilen, akut ve kronik ağrılar diye devam etme sürelerine göre yapılmış sınıflandırma oldukça açıklayıcıdır.

Biliyoruz ki çoğu durumda, akut diye nitelenen bel ve sırt  ağrıları, terapi uygulansın uygulanmasın, birkaç gün sonra kendiliğinden azalmakta ya da bütünüyle kaybolmaktadır. Bu yüzden, haftalarca süren sırt ağrıları (iyileşme eğilimini dikkate alarak yaklaşık dört ile altı hafta arası) genelde ek bir muayene ve incelemeyi gerektirmez. Ama başka belirtiler de ortaya çıkmışsa, bu kurala uyulmamalıdır: örneğin nedeni belli olmayan ateş, geceleri gelen ağrılar, ağrıların bacağa yayılması, yürümede çekilen güçlükler, kaza sonrası durumları, nedeni belli olmayan zayıflamalar ya da genel durumun kötüleşmesi gibi. Şüpheli durumlarda aile hekiminize başvurulması tavsiye edilir.

Doktor, gerekli olan başka aydın­lanma araçları konusunda size bilgi verir ve daha çok da sakince bekle­meyi tavsiye edebilir. Röntgen çek­tirmenin çoğu zaman fazla bir yararı olmaz, bu yüzden röntgen olayına ihtiyatlı yaklaşmak gerekir.

En geç dört ya da altı hafta sonra daha ayrıntılı bir muayene gerekli olur ve doktorunuz sizi belki de bir eklem hastalıkları (romatizma ya da ortopedi) uzmanına gönderecektir. Ek bir röntgen çekiminden önce ayrıntılı bir klinik muayenesi mut­laka gereklidir. Haklı bir gerekçeye dayanmayan röntgen filmleri, bilgi­sayar tomografileri (CT) ve manyetik dalga tomografileri (MRI) olsa olsa hastayı gereksizce huzursuz eder. Omurgada aşınma ve disk kayması (bel fıtığı) gibi olayların görülmesi aslında normaldir ve bunlar her za­man ille de ağrıyla bağlantılı değildir. Röntgen filminde ya da manyetik dalga tomografisinde (MRI) böyle bir görüntü çıksa bile, ağrının gerçek nedeni o olmayabilir. Bir bulgunun klinik açıdan önemli olup olmadığı, bazan ancak çok dikkatli inceleme­lerden sonra anlaşılabilir.

Bel ve sırt ağrıları için hangi tedavi daha uygundur?

Bel ve sırt ağrısı olaylarının yüzde 80’inden fazlasında, ağrılar en fazla altı hafta sonunda kendiliğinden ya da terapi sayesinde hafifleyip din­mektedir. Deneylere göre olayların yaklaşık yüzde 10’unda ağrıların yeniden başlaması söz konusu ol­makta, ve ağrılar giderek çalışmayı ve boş zaman etkinliklerini engelleyebilmektedir. Sadece az sayıda hastada klasik tedavi yöntemleri hiç ya da hemen hemen hiç etkili olma­yabilir. Genellikle bu tür hastaların büyük çoğunluğunda ağrıya yol açacak özel nedenler de bulunmaz. Omurgadaki aşınma ve çarpılmalar ikinci derecede rol oynar. Yaşam biçimi ve işyerindeki belirli durumlar, sözü edilen müzminleşmeyi pekiştirebilir. Böylece korunma, sakınma, artan ağrılar ve azalan özgüven arasında gidip gelen bir kısırdöngü başlar. Korunma ve sakınmanın artması, bedensel güç ve kondisyo­nun azalmasına ve çoğu zaman kilo almaya yol açar. Omurga günden güne daha güçlü bir kas yapısının eksikliğini duyar. Artık bir hamlık ve idmansızlıktır söz konusu olan. Ancak yaşama alışkanlıklarındaki bir değişiklik (daha fazla hareket, spor ya da kas geliştirme cimnastiği, daha fazla etkinlik) kısır döngüyü kırmayı sağlayabilir.

Bel ve sırt ağrısının tedavisi

Akut bel ve sırt ağrıları nasıl tedavi edilir?

Bir çok bel ve sırt ağrısı olayında zararsız kas gerilmeleri ve kramplar görüldüğü için, klasik ev ilaçları ve tedavi yöntemleri olan sıcak banyo, soğuk ya da sıcak kompres, ro­matizma merhemleri, gevşetici bir yürüyüş ya da idman, çoğu zaman işe yarar. Doktorunuz size ağrıların derecesine göre, ağrıkesici ya da kas gevşetici ilaçlar yazar, bir iğne yapar, hareket tedavisi uygular ya da fizyoterapiste gönderir. Sırt ağrıları genellikle kısa zamanda terapili ya da terapisiz hafifleyip ke­silmektedir.

Günlük yaşamdaki normal etkinlikle­rin sürdürülmesi en önemli noktadır ve sadece çok özel durumlarda ya­takta kalmak gerekir. Günümüzde bilinmektedir ki, yatakta kalıp dinlenmek, ağrıları azaltacağına şiddetlendirdiği gibi iyileşmeyi de geciktirmektedir. Hastalık raporu alıp evde kalmak bu nedenle sadece özel durumlarda gereklidir ve kısa süreli olmalıdır.

Düzenli olarak yapılan sırt idmanları, kas geliştirme çalışmaları, düzenli spor, evde ve işyerinde sağlığa uy­gun ve vücuda zorlamayan bir çevre düzeni kurmak gibi önleyici ted­birler, sakin bir kafayla konuşulup kararlaştırılmalıdır. Bunlar durumun daha kötüleşmesini önler. Sakınma ve korunma, hızla kondüsyon kay­bına yol açmaktadır. Günümüzde bedensel kondüsyonu yükseltmek için, grup içinde ya da tek başına, zevk alarak idman yapılabilen fitness merkezleri hemen her yerde bulunmaktadır.

  • Nordic Walking (kuzeyli tarzı yürüyüş)
  • Aquawell (su cimnastiği)
  • Aquacura (tedavi amaçlı su cimnastiği)
  • Active Backademy (sırt cimnastiği)

Kronik bel ve sırt ağrıları nasıl tedavi edilir?

Haftalar, aylar süren sırt ağrılarında doktor muayenesi ve tedavisi vaz­geçilmezdir. En geç bu aşamada bir uzmanın (romatizma, ortopedi uz­manı ) görüşü de alınmalıdır.

Öncelikle kas zayıflaması tehlike­sine karşı önlem alınmalıdır: Tedavi programı hastanın sağlık sorunlarına uyacak biçimde hazırlanır ve aşağı­daki önlemleri içerebilir: Fizyoterapi, ağrıkesici ve ağrıyı önleyici ilaçlar, işyeri koşullarıyla ilgili ayrıntılı bilgi edinme, uygun çevre ve çalışma düzeni (ergonomi) önlemleri, gün­lük yaşamda omurgayı koruyacak hareketler konusunda bilgilendirme, bel ve sırt sağlığı okulu, psikolojik yardım, muayene amaçlı iğneler ve başka önlemler. Edilgin tedavi ön­lemlerinden olan masaj ya da çeşitli çamur banyoları sadece tamamlayıcı tedavi olarak uygulanır.

Çeşitli terapilerin uygun bir bile­şimi, ağrıların azaltılmasını ve her şeyden önce de genel kondüsyona yeniden sahip olmayı sağlamalıdır. Kondüsyon sorunu, ağrıların nede­nini umutsuzca araştırmaktan daha önemlidir. Bedensel hareketsizlik kısa zamanda gövde, kol ve bacak kaslarında zayıflamaya, genel kondüsyonun kötüleşmesine ve kişinin iş yapabilme gücüne olan özgüve­ninin kaybolmasına yol açar. Korku ve çekingenlik çoğu zaman gün­delik davranışları ve iş verimliliğini, fizik ağrılardan daha fazla etkiler. Sakınma, korunma ve dinlenmeye yönelik iyi niyetli tavsiyeler ters tepki yapar. Ağrı ile korunma arasında bir kısır döngü oluşur. İyileşmek, günlük yaşama yeniden katılmak demektir, ondan sakınmak değil. Süregiden muayene ve incelemeler sonucunda bünyede gözle görülür bir değişme bulunursa örneğin ileri derecede hasar görmüş ya da ucu dışarı taşmış bir disk, omurlar­dan birinde büyük bir kırık – bir uz­mana (romatizma uzmanı, nöroloji operatörü, omurga ortopedisti) baş­vurulmalıdır. Ameliyat konusunu iyi düşünmek gerekir, varolan ağrıların, saptanan hasarlardan kaynaklandı­ğından emin olunmalıdır. Ama hiçbir ağrısı olmayan pek çok kişide de belirli bir belirtiye yol açmamış omur aşınması ya da bel fıtığı olayları gö­rülebilir ve bu nedenle doğal olarak ameliyat edilmeleri de gerekmez.

Her çeşit ağrı ameliyatla giderile­mez. Hele özünde stresten ve ma­nevi yüklerden kaynaklanan ağrılar için özellikle geçerlidir bu. Duruma göre farklı tedavi seçenekleri dikkate alınmalıdır: Doktorunuzdan bu ko­nuda bilgi isteyin.

Sırt ve bel ağrısına iyi gelen egzersizler ve hareketler

Duruma uygun olarak öncelikle ayakta tedavi denenmelidir. Ağrı­ların şiddetli olması ve/ya da uzun süreli çalışamazlık durumunda ise, hastanın uzman bir rehabilitasyon kliniğine yatırılarak çok yanlı incele­meden geçirilmesi tavsiye edilir. .

Spor sayesinde dayanıklılık, eş­güdüm, kuvvet ve çeviklik yetileri geliştirilebilir. Kondüsyonsuzluk ve kaslardaki dengesizlik giderilebilir. Spor yaşama sevincini yükseltebilir, günlük yaşamdaki kaygılardan uzaklaştırabilir ve bu sayede belki kronik ağrıları da dindirebilir.

Akut bel ve sırt ağrılarının ortaya çıkması durumunda, doktorunuzun tavsiyesini de alarak, spora kısa bir süre ara verin. Kronik ağrılarda ise, o ana kadar yapmakta olduğunuz spor etkinliğinden, hele bunu bir grup içinde ve zevk alarak da yapı­yorsanız, kural olarak vazgeçmeyin. Kısa süreli ama sık yapılan idman­lar, ağır ve yorucu ama düzensiz idmanlardan daha değerli ve daha yararlıdır. Spor yaptıktan sonra her seferinde daha fazla ağrı hissedi­yorsanız, doktorunuza başvurup bilgi isteyin. Ağır ve moda sporlar, belinize aşırı yük bindirebilir. Yine de iyi bir teknik ve antreman, size pek çok olanak sağlayabilir. Oyun sevinciyle yapılan spor idealdir, bundan sakın vazgeç­meyin!

Bel ve sırt ağrısı tedavisinde ameliyat

Belkemiği ameliyatı ne zaman gereklidir? Belkemiğine perçin takılması:

Bel ve sırt ağrısı çeken hastalardan pek azı için belkemiği ameliyatı gereklidir. Yaygın olarak bilinen belfıtığı ameliyatı bile, ancak diskin sarkan ucu sinirlerin etkinliğini sınırlayacak ölçüde baskı yaptığı tak­dirde gerçekleştirilmelidir. Bu baskı kendini, kol ve bacaklardaki ağrılar, bazan da kol ve bacak kaslarındaki uyuşma ve/ya da zayıflık biçiminde belli eder (Kollar boyun omurlarındaki, bacaklar ise bel omurlarındaki disk baskısından etkilenir). «Yal­nızca» ağrı varsa, klasik tedavi yön­temleri sonuna kadar denenmeli, ancak bunlardan sonuç alınamadığı takdirde, ameliyat göze alınmalıdır. Sırt ağrıları üzerinde bu tür ameli­yatların çoğunlukla doğrudan bir etkisi olmamaktadır.

İleri derecede kas zayıflıkları ortaya çıkarsa, ameliyat hemen yapılmalıdır. Sidik torbası gibi organlarda ortaya çıkacak rahatsızlıklar da bu tür acil durumlara girer. Böyle olaylarda da ameliyat en kısa zamanda yapılmalıdır.

Bel ve sırt ağrısı tedavisi: Belkemiğine perçin takılması

Ağrı tedavisi olarak belkemiğini per­çinle desteklemek nadir olarak göze alınır. Ancak ameliyat dışında kalan öteki tedavi yöntemlerinden sonuç alınamadığı ve hastanın hareket ye­teneği büyük ölçüde sınırlandığı tak­dirde, bu ameliyat denenebilir. Ön­celikle ayrıntılı incelemeler yapmak ve hastayla yoğun iletişim içinde ol­mak gerekir. Ameliyatın çoğu zaman ağrıları bütünüyle gidermesi bek­lenemez, geriye genellikle hafif bel ve sırt ağrıları kalır. Yapay omur ta­kılması ise, günümüzde hâlâ yoğun olarak tartışılmakta ve olasılıkla yeni bir tedavi seçeneği sunmaktadır. Bu tedavi yöntemi henüz sık başvurulan müdahaleler arasına girmemiştir ve örneğin kalça ve dizkapağına uygu­lanan yapay eklem uygulamalarının tersine, yapay omurun uzun süreli başarısı üstüne pek az şey bilmekteyiz.

Geçmeyen bel ve sırt ağrılarıyla yaşamak

Kronik bel ve sırt ağrıları ve bunlar­dan kaynaklanan bir dizi sıkıntıyla cebelleşmek, gerek hasta, gerekse terapist/doktor için büyük bir yarış gibidir. Her ağrının ortadan kaldırı­labilir organik bir temeli olduğunu kabul eden Batılı anlayış biçimimiz, başlangıçta umutsuz bir ‘neden, nasıl’ arayışı olarak dikilir önümüze. İyi niyetli dost ve tanıdık öğütleri, bazan da doktor ve terapistlerce cid­diye alınmama duygusu (ki herhalde özgüven eksikliğini gösterir daha çok), korkuya yol açar ve hastayı umutla düşkırıklığı arasında bocala­tır. Ve günün birinde ansızın, toplu­mumuzun temel değerlerinden olan <çalışma yeteneği) elden gidiverir. İşyerinde baskılar artar. İnsan ilişki­lerinde ve sosyal yaşamda sıkıntılar baş gösterir. Biraz daha uzun süren iş göremezlik hallerinde, geçim kor­kusu da kapıyı çalmakta gecikmez.

Bel ve sırt ağrılarından korunmak için ne yapmalı?

Sırt ağrısından korunmak için, sırtınızda aşırı gerilim oluşmasından kaçınmalı, sırtınızı güçlü ve esnek tutmalısınız.

Aşağıdaki tavsiyeler sürekli ve tekrarlayan sırt ağrısı çekenler için de geçerlidir.

Fazla kilolarınızdan kurtulun ve sırt ve karın kaslarınızı güçlendirmek için egzersiz yapın. Duruşunuzu düzeltin; sert, rahat bir yatakta yatın; omurganızı destekleyen bir sandalyede ayaklarınız yere veya bir desteğe paralel olarak temas edecek şekilde oturun.

Ani hareketlerden veya kas zorlamalarından kaçının ve ağır eşyaları kaldırırken ve taşırken vücudunuzun doğru pozisyonda olduğundan emin olun. Araba kullanıyorken, koltuğunuz sırtınızı ve boynunuzu desteklesin.

Stres, anksiyete ve gerginliğinizi azaltmaya çalışın ve düzenli egzersiz yapın. Yürüme, yüzme, yoga ve esnetme hareketleri gibi egzersizler özellikle sırt ağrısı çekenler için yararlıdır.

Sırt ağrıları konusunda bazı gerçekler

  • Akut, yani birkaç hafta kadar süren bel ve sırt ağrıları, daha sonra kendiliğinden kesilir, ayrın­tılı incelemelere, özellikle de rönt­gen, bilgisayar tomografisi ya da manyetik dalga tomografisi (MRI) çekilmesine gerek yoktur.
  • Akut bel ve sırt ağrılarında ilaçlar, fizyoterapi, masaj ya da kırık çıkık tedavisi yararlı olabilir, ama çoğu zaman ağrılar tedavisiz de iyile­şebilir.
  • Akut bel ve sırt ağrılarında, sadece çok özel durumlarda yatakta din­lenmeniz gerekir. En kısa zamanda normal günlük etkinliklere yeniden dönmek önemlidir.
  • Doktorunuz sizi ancak akut bel ve sırt ağrıları bacaklara yayıldığında ya da ateş yükselmesi, karında ya da göğüste ağrı gibi ek belirtiler ortaya çıktığında ayrıntılı olarak muayene etmelidir.
  • Haftalarca süren bel ve sırt ağrıları (kronik ağrıların habercisi) doktor incelemesini gerektirir. Doktorunuza başvurun: O sizi daha ayrın­tılı incelemelere (örneğin röntgen çekilmesine) yönlendirecek ve belki de bir hareket organları uzmanına (Romatizma uzmanı/ ortopedist) gönderecektir.
  • Röntgen filmlerinde genellikle aşınma ya da disk hasarları bulgusuyla karşılaşılır, bunlar hastalık değil, normal yaşlanma belirtile­ridir.
  • Kronik ağrıların tedavisinde sihirli bir ilaç yoktur. Bu konudaki her türlü iyimser akıl hocalığını şüpheyle karşılayın. Aile doktorunuza ya da bir uzmana başvurarak bilgi isteyin. Ağrıları dindirebilmek için çoğu zaman çeşitli terapi uygula­maları denenir. Çok yanlı rehabili­tasyon programları (ayakta ya da yatakta) özellikle tavsiye edilir.
  • Belkemiği ameliyatları ender olarak gereklidir. Kronik ağrılar karşısında, her şeye rağmen etkin yaşayın. Dinlenme, sakınma ve korunma, kas zayıflıklarına yol açar ve ağrıları şiddetlendirir. Rehabilitasyon «yeniden alışmak» demektir, korunma ve sakınma değil.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla