Çene kistleri, kanser habercisi mi?

Kategori: Ağız ve Diş Sağlığı Print

Duymaktan çok korktuğumuz, çoğumuzun kanserle bağdaştırdığı kist, alışkın olduğumuz yerlerin ötesinde ağzımız dahil çene ve dişlerimizde bile görülüyor. Her ne kadar kanser oluşumuyla bağlantısı olmasa da ağız ve dişlerde ciddi semptomlara yol açan çene kistlerini Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu, anlatıyor.

Çene kisti nedir?

İçinde içi sıvı veya yarı sıvı materyal bulunan, dışı epitel denilen yumuşak doku ile çevrili patolojik boşluklara kist denir. Bulundukları bölgede genişleyerek büyüyen kistlerin büyüme hızları yavaş seyreder. Kistler, insan vücudunun her tarafında oluşsa da, en çok çenede görülür.

İmplantlar çene kemiğinizin erimesini engelliyor

Çene kistinin belirtileri

Çene kistleri oldukça sinsi bir hastalıktır ve ilk aşamada belirgin semptomlar göstermez. Bu sebeple de birçok kişi hastalığın ilerleyen boyutlarında doktora başvurur. Ancak geç kalınmış teşhislerde çene kemiklerinde ciddi boyutlarda tahribatlar gözlemlenir. Tüm bunların önüne geçebilmek ve erken teşhis fırsatını kaçırmamak için aşağıdaki belirtiler dikkate alınmalıdır. Bu belirtiler;

  • Genellikle şişlik şeklinde ortaya çıkarlar.
  • Enfekte olmadığı sürece bu şişlikler ağrı yapmaz.
  • Genellikle alt dudakta hissizleşme başlar.
  • Dişlerde sallanma ve kırılmalar görülür.

Çene kistleri normal bir oluşum değildir

Çene kistleri doğal bir sürecin sonucu olmadığı için herkeste görülmez. Eğer bir kişi çene kisti problemi yaşıyorsa ya ağız ve diş sağlığıyla ilgili ters giden bir şey vardır ya da dişin dışında oluşan kistler sebebiyle meydana gelir. Ayrıca bir travma sonrasında da kistler oluşabilir. Bunun dışında kistler, iyi yapılmamış diş tedavileri sonrasında köklerinde meydana gelen epitelyal oluşumlardır.

Çene kistleri nasıl teşhis edilir?

Çene kistleri erken dönemlerde belirti vermediği ve ağrı yaratmadığı için çok uzun yıllar fark edilmeyebilir. Yukarıdaki belirtilerin artmasıyla doktora başvuran kişide kist olup olmadığı klinik, radyografik ve histopatolojik bulgular birlikte değerlendirilmelidir.

Çene kistlerinden tedavi ile kurtulmak mümkün!

Cerrahi olarak tedavi edilen çene kistleri için ameliyat şarttır. Zamanında müdahale edilmeyen çene kistleri; yüz bölgesinde şişlik, iltihaplanma, çene kemiğinde deformasyon, iyi ya da kötü huylu tümör oluşumu gibi ciddi sorunlara neden olabilir.

Ameliyat süreci şu şekilde gelişir; enükleasyon ve marsüpyalizasyon adı verilen iki temel yöntem kullanılır. Enükleasyon yönteminde kist bulunduğu yerden bütün olarak ve tercihen tek parça halinde çıkarılır. Lokal veya genel anestezi ile yapılan işlemde diş eti kaldırılır ve kist temizlendikten sonra, bölge dikiş atılarak kapatılır. Çok büyük kistler önce küçültülür, sonra cerrahi işlemle çıkartılırlar. Bu cerrahi işlemler ise marsüpyalizasyon ve drenlemedir. Marsüpyalizasyon işlemi genellikle büyük kistler için uygulanır. Bölgeye açılan küçük bir delik yoluyla kistin içindeki sıvı boşaltılıp, kistin içindeki basınç azaltılır. İçindeki basıncı azalan kist bu sayede küçülür. Daha sonra kist cerrahi müdahele ile çıkartılır. Drenleme işleminde ise kistin içine dren yerleştirilir ve kistin küçülmesi sağlanır. Küçülen kist yine cerrahi işlem yapılarak çıkarılır. Cerrahi işlem sonrasında ilgili diş ağızda bırakıldıysa, dişe kanal tedavisi uygulanır. Eğer kist ile birlikte diş çekildiyse bölge iyileştikten sonra implant uygulamasına yapılabilir.

Çene ağrısı nedenleri ve tedavisi

Tedavi edilmediğinde ne olur?

Tedavi edilmeyen veya fark edilmeyen kistler;

  • Zamanla yavaşça büyüyerek çene kemiğini zayıflatır. Çene kemiği gelen en ufak bir travmayla dahi kırılabilecek hale gelebilir.
  • Gömülü dişlerden kaynaklı olan kistler sağlam komşu dişleri de etkileyebilir ve diş kaybına sebep olabilir.
  • Ayrıca kistler çene kemiği içindeki sinirlere baskı yapıp bulundukları bölgede hissizliğe neden olabilir.

Ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenler

Öncelikle müdahale edilen bölgeye herhangi bir travma gelmemesine dikkat edilmelidir.  Ayrıca yara yerinin bakımı ve temizliği, dikişlerin açılmaması da oldukça önemlidir. Kişinin kemik iyileşmesinin değerlendirilmesi adına rutin kontrollerini aksatmaması gerekir.

YAZIYI PAYLAŞ

Araç çubuğuna atla