Dar kanal hastalığı nedir, Nasıl oluşur? Belirtileri ve tedavisi

Yazan Op. Dr. Tamer Tekin
Kategori: Fizik Tedavi, Sağlık Sözlüğü, Üye Yazıları Print

Dar kanal hastalığının doğumsal ya da edinsel olarak iki tipi vardır. En sık karşılaştığımız tipi; omurga eklemininin dejeneratif artriti nedeni ile olur. Bu eklem artritinde, kıkırdak doku incelir ve eklem kapsülü gevşer. Hareket kabiliyeti artar ve osteofitler ortaya çıkar. Osteofitler hareketli segmentin hareketini kısıtlasa da, faset eklem omurga kanalını daraltır. En sık L4-5 seviyesinde görülür.

Dejeneratif durumlar

Sekonder değişikliklerle yaşlanma süreci dar kanalın en sık nedenlerindendir. Artritin iki formu omurgayı etkiler. Bunlar osteoartrit ve romatoid artrittir.  Osteoartrit: Artritin en sık görülen çeşididir. Orta yaş ve daha üstü yaşlarda ortaya çıkar. Kroniktir. Pek çok eklemi etkiler. Eklemlerdeki kartilaj doku tabakasında ortaya çıkar. Kemik spur ve aşırı kemik gelişimi eşlik eder. Ve kıkırdak fonksiyonunu bozar.

Dejeneratif süreç, faset eklemlerini ve diski de etkiler. Disk dejenerasyonunda faset eklemlerin büyümesine ve omurilik kanalının daralmasına neden olur. Romatoid Artrit: Genellikle, genç yaştaki insanları etkiler. Dar kanalla, bire bir ilişkisi olmamasına rağmen eklemdeki sinovial membranı bozar ve eklem fonksiyonunu etkiler. Romatoid artriti olan hastalarda, omurga eklemlerinin en çok hareketli olan bölümleri en sık etkilenen bölümleridir.

Edinsel Durumlar

  • Omurga tümörleri, omurilik kanalına inflamasyon ve doku büyümesi ile birlikte etkilerini gösterirler.

  • Travma, omurga kırıkları ya da bel kaymasının ortaya çıkması kanalı daraltabilir.

  • Paget hastalığı kronik ve kemiklerin büyümesine neden olan bir hastalıktır. Aşırı kemik büyümesi ve kemik dokuda ortaya çıkan bozulmalar neticesinde kanal daralabilir.

  • Posterior longitudinal ligamentte kalsifikasyonların ortaya çıkması ligamentin genişlemesi ve sonucunda kanalın daralmasına neden olabilir.

Dar kanal, aksiyal görüntülerine göre kanal, santral darlık ve lateral darlık olarak iki forma ayrılabilir. Santral olan darlıkta, dura ve içerisinde nöral elemanlar basıya uğrarken; lateral formlarda sinir kökleri özellikle foramen dediğimiz sinir çıkış deliklerinde sıkışırlar. Foraminal yükseklik normalde 20-23 mm arasında değişir. Dar kanalda ise bu 15 mm nin altına iner. Bu nöral damarlarda ve sinirlerdeki sıkışma, venöz konjesyon ve nöronal arterial iskemi, hastada nörojenik kladikasyoya yol açar.

Kimlerde Dar Kanal Görülür?

Kadınlarda, erkeklere göre daha sık gözükür. En sık; 50 yaş üzerindeki kadın ve erkeklerde görülür. Ancak, daha genç yaştakilerde de doğumsal ya da travma sonrası görülebilir.

Dar Kanalın Belirtileri

Hiçbir belirti olmadan da omurilik kanalı daralabilir. Ancak, kanal darlığı sonucu omuriliğe, sinir köklerine ya da kauda equinaya bası meydana gelirse, yavaş yavaş dar kanalın belirtileri gözlenmeye başlar. Bel omurgasında dar kanalı hastalığı olan hastalarda, boyun omurgasında da dar kanal görülebilir. Fiziksel ve klinik bulgular, ani gelişmez. Hastaların %95’inde bel ve bacak ağrısı (siyatalji), %91’inde nörojenik kladikasyo gözlenir. Nörojenik kladikasyo, genellikle her iki bacağı etkiler.

Ağrı yayılımı, etkilenen sinirin bölgesine bağlıdır. Hastalar ağrıları ve uyuşukluğu daha çok kalça bölgesinde veya uyluk proksimalinde hissederler. Öne eğilmek, oturmak, uzanmak ağrıyı azaltırken; uzun süre ayakta durmak ve beli geriye doğru eğmekle yakınmalar artar (Öne eğilmek, omurilik kanalında genişlemeye neden olur ve ağrı azalır). Bacaklarda uyuşma, kramp, kuvvetsizlik (felç) gözlenebilir. İstirahatle ağrı geçmez, idrar kaçırma meydana gelebilir.

Hastadan yürümesi istendiğinde, bir süre sonra ağrılar yoğunlaşmaya başlar ve hasta öne eğik bir postürde yürümeyi tercih eder. Oturması istendiğinde ağrı yakınmaları azalmaya başlar. Dar kanal hastalığı olan hastalar için çok tipik bir durumdur.

Hastalığın nadiren ileri aşamalarında, kauda equina sendromu meydana gelebilir. Hastada, idrar ve büyük abdest kaçırma, seksuel fonksiyonlarda bozulma(impotans), her iki bacakta kuvvetsizlik(felç), yoğun derecede hissizlik, uyuşma meydana gelir. Bu durumda, acil olarak hasta ameliyat edilmelidir.

Dar Kanalın Tanısı 

Doktor, dar kanal hastalığı ile diğer hastalıklar arasında ayırıcı tanıyı yapmak için değişik tanı yöntemleri kullanabilir. Öncelikle, hastanın öyküsü alınır. Yakınmaların ne zaman başladığı, nerede ağrı olduğu, diğer sağlık problemleri v.b. doktor tarafından sorgulanır. İkinci aşamada hastanın fizik muayenesi yapılır. Doktor hastanın kuvvet, refleks, duyu gibi ayrıntılı nörolojik muayenesi yaparak bulguları not eder.

Röntgen; en temel tanı araçlarından birisidir. Bel omurgasının X ışınıyla iki yönlü grafileri çekilir. Bu tetkikle; travma sonrası omurga kırıkları, bel kayması, tümör, kalsifikasyon ile bulguları görülebilir. Tomografi; X ışınlarının farklı açılardan gönderilmesiyle tarama yapılır. Bu tarama bilgisayar tarafından analiz edilir. Kemik dokulara daha duyarlı olması nedeni ile uygun durumlarda tercih edilir.

MR(Manyetik Rezonans) görüntülemede ise güçlü manyetik alanlar oluşturularak tarama yapılır. Tarama sonucu 3 yönlü kesitler, bilgisayar tarafından analize edilerek görüntülenir. MR, yumuşak dokulara daha duyarlı bir tetkiktir.

Dar kanal hastalığında, MR yada tomografide yapılan aksiyal görüntülemelerde kanal çapı ölçülerek rahatlıkla tanısı konulur. Kanal çapı, 10 mm’ nin altında ise kesin stenozis; 10-13 mm. arasında ise rölatif stenozis olarak adlandırılır. Normal kanal çapı 11.5 mm.den daha fazladır. Semptomlar kanal çapıyla daima ilişkili değildir. Önemli olan nöral dokulara verdiği hasarın derecesidir. Düz grafilerde, disk mesafesinde yükseklik kaybı ya da osteofitler görülebilir. Omurga kayması tespit edilebilir.

Dar Kanal Tedavisi

Semptomlar, genelde konservatif tedaviye cevap verir. Bel ağrısı, bacak ağrısı ve nörojenik kladikasyo olsa bile çoğu hastada konservatif tedavi etkilidir.

Konservatif Tedavide Uygulananlar:

  • Nonsteroid antienflamatuar ilaçlar

  • Epidural steroid enjeksiyonları

  • Hareket kısıtlaması, yatak istirahati

  • Fizik tedavi, bel egzersizleri

  • Bel korseleri

Alternatif Tedaviler:

  • Şiropraksi

  • Akupunktur

Dar Kanal Ameliyatı

Konservatif tedavilere rağmen, cevap alamayan hastalara ameliyat önerilebilir. Hastada felç, idrar ve büyük abdest kaçırma, şiddetli ağrı, uyuşma, yürümede güçlük varsa ameliyat kararı daha hızlı verilmelidir. Dar kanal ameliyatındaki amaç, omuriliği, sinir köklerini baskıdan kurtarmak ve omurga dizilimini restore etmektir.

Dar kanalın ameliyatı, dekompresif laminotomi ya da laminektomiyle, omurga kemiğinin laminaları çıkartılarak, kanal çapı genişletilir. Bası yapan kemikler ve fıtıklar alınarak sinir ve omurilik rahatlatılır. Cerrahın tercihine göre füzyon (omurga implantı kullanılması) yapılır ya da yapılmayabilir.

Dar Kanal Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Tüm ameliyatlarda da olduğu gibi, genel anestezi alacak yaşlı hastalarda ameliyatla ilgili riskler her zaman vardır. Ameliyatta en sık karşılaşılan durumlar, dura adını verdiğimiz zarın yırtılması, enfeksiyon, kanama ve emboli (pıhtı oluşumu sonrası damar tıkanıklığı) riskidir. Bunlar tedavi edilebilir. Fakat iyileşmeyi geciktirebilir durumlardır.

Dar Kanal Ameliyatının Uzun Dönem Sonuçları?

Sinir ve omurilik üzerindeki baskının kaldırılması, ağrının azalmasına neden olur. Hastalar genelde ameliyat öncesine göre rahat ederler, yürüme süreleri artar. Ancak, ameliyat öncesi süreçte, uzun süre şiddetli ağrılarla yaşayan hastalarda, sinir hasar gördüğü için bir miktar ağrı ve uyuşma yakınmaları kalıcı olabilir.

Ayrıca, omurgadaki dejeneratif sürecin devam etmesi nedeni ile tekrar operasyonlar gerekebilir. Bilimsel çalışmalar bize gösteriyor ki; ağrı yakınmasının geçmesinde ve fonksiyonel iyileşmede; cerrahi tedavi, konservatif tedavilere göre daha üstündür.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla