Dermatoloji Nedir? Dermatologlar Hangi Hastalıklara Bakar?

21 Ocak 2026  |   Kategori: Haberler Print

Dermatoloji insan derisinin, eklerinin (saç, tırnak) ve mukozasının sağlığını ve hastalıklarını ele alan tıbbi bir bilim dalıdır. Bu alanda uzmanlaşmış doktorlar deriyle ilgili çeşitli sorunları tanılar tedavi eder ve önler. Deri vücudun en büyük organı olarak önemli işlevlere sahiptir. Bu nedenle dermatoloji cilt sağlığını korumak ve iyileştirmek için kritik bir rol oynar. En az 3000 farklı dermatolojik hastalık vardır; akne, egzama, liken planus, kutanöz lenfoma, ürtiker, sedef hastalığı, vitiligo, alopesi, pemfigus ve melanom bunlardan sadece birkaçıdır. Her bir durum özel tedavi yöntemleri gerektirir. Dermatologlar aynı zamanda estetik ve kozmetik prosedürlerde de bilgi sahibidirler.

Dermatoloji Nedir?

Dermatoloji deri ve deri eklerinin sağlığıyla ilgilenen tıp dalıdır. Dermatolojinin uzmanlık alanları geniş bir yelpazeyi kapsar. Deri vücudun en büyük organı olarak pek çok fonksiyonu yerine getirir. Bu uzmanlık dalı cilt hastalıklarının yanı sıra mukoza bölgeleri ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların tedavisinde de etkilidir. Dermatologlar deri hastalıklarını tanı ve tedavi ederken aşağıdaki başlıklarda hizmet verirler:

  • Alerjik reaksiyonlar
  • İnfeksiyonlar
  • Neoplastik hastalıklar (kanser gibi)
  • Metabolik ve sistemik hastalıkların deri bulguları

Her bir hastalık türü için özgün tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Dermatologlar her yaştan insanın deri sağlığını korumak için çalışır.

Dermatoloji Hangi Hastalıklara Bakar?

Dermatoloji alanı cilt hastalıkları ve onların tedavisi üzerine yoğunlaşır. Dermatologlar cildin sağlığını korumak ve çeşitli cilt sorunlarını tedavi etmek için eğitimlidirler.
Bu hastalıklar arasında çok sayıda farklı durum yer alır:

  • Sivilceler ve kaşıntı
  • Ürtiker ile parazit kaynaklı rahatsızlıklar
  • Çeşitli mantar enfeksiyonları
  • Temas egzamaları seboreik egzama ve atopik dermatit gibi egzama türleri
  • Sedef hastalığı (psoriazis), liken planus gibi inflamatuar hastalıklar
  • Genetik kökenli saç dökülmesi (androgenetik alopesi), alopesi areata, skatrisyel alopesi ve diğer saç hastalıkları
  • Behçet hastalığı ve büllöz hastalıklar
  • İyi ve kötü huylu deri tümörleri
  • Bağ dokusu hastalıkları ve pigmentasyon bozuklukları
  • Bulaşıcı döküntülü hastalıklar ve alerjik reaksiyonlar
  • Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar
  • Güneş alerjisi
  • Aşırı tüylenme ve aşırı terleme
  • nasırlar
  • siğiller
  • Damarsal deri hastalıkları ve tırnak rahatsızlıkları
  • Ağız içi hastalıklar beslenme ve metabolik kaynaklı deri sorunları
  • Psikolojik etkilere bağlı cilt hastalıkları sistemik rahatsızlıklar ve genetik deri hastalıkları
  • Fiziksel faktörlere bağlı deri rahatsızlıkları

Bu hastalıklar her yaştan insanı etkileyebilir ve çeşitli tedavi yöntemleri gerektirir. Dermatoloji bu geniş spektrumu kapsayarak bireylerin deri sağlığını iyileştirmeyi amaçlar.

Sivilceler

Sivilceler genellikle ergenlik döneminde hormonların etkisiyle artan yağ bezlerinin aktivitesi sonucu oluşur. Ciltteki gözeneklerin tıkanmasıyla yağ ve ölü hücreler birikir. Bu durum çeşitli cilt sorunlarına yol açar. Sivilce tipleri arasında farklı özellikler gösteren yapılar vardır:

  • Siyah nokta: Gözeneklerin dış katmanında görülen koyu renkli tıkanıklıklardır.
  • Beyaz nokta: Gözenekler kapalı kaldığında oluşan cilt yüzeyinde beyaz kabartılar şeklinde belirir.
  • Püstül: Tıkaçların inflamasyonu ve bakteriyel proliferasyon nedeniyle oluşan kızarık ve iltihaplı kabarcıklardır.

Bu sivilce formları cilt sağlığını doğrudan etkileyen faktörlerden kaynaklanır. Özellikle ergenlik gebelik ve bazı ilaç kullanımları bu durumu tetikler. Dermatoloji bu sorunlarla mücadele ederek cildin sağlıklı görünümünü korumak için çözümler sunar.

Pruritus

Pruritus deride rahatsız edici kaşıntı hissi yaratan tıbbi bir durumdur. Bu derinin çeşitli bölgelerinde lokalize olabilir veya yayılabilir. Genellikle altta yatan bir sağlık sorununun işareti olabilir. Kaşıntı hissi hem fiziksel hem de psikolojik rahatsızlıklara neden olur. Dermatologlar pruritusun nedenlerini belirlemek için detaylı tetkikler yapar. Belirlenen nedenlere göre tedavi planı geliştirilir.

Pruritusun en yaygın nedenleri:

  • Alerjenlere temas
  • Kuru cilt
  • Hamilelik
  • İlaçlara tepki
  • Sistemik hastalıklar

Eğer pruritus altı haftadan uzun sürerse bu durum kronik olarak değerlendirilir. Tedavi süreci pruritusun şiddetine ve süresine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Dermatolojik muayene bu tür durumların yönetiminde temel bir adımdır.

Ürtiker

Ürtiker deride ani ve geçici döküntüler olarak ortaya çıkan bir cilt rahatsızlığıdır. Histamin salınımı başta olmak üzere çeşitli tetikleyicileri vardır:

  • Belirli gıdalar
  • İlaçlar
  • Stres

Bu rahatsızlık vücudun farklı bölgelerinde kırmızı ve kaşıntılı döküntüler şeklinde belirir. İki ana türü akut ve kronik olarak sınıflandırılır. Akut ürtiker altı haftadan kısa sürerken kronik ürtiker daha uzun sürebilir. Ürtikerin belirtileri genellikle şunlardır:

  • Yoğun kaşıntı
  • Kırmızı döküntüler
  • Deri ve mukozalarda şişlik ve kabarma

Döküntüler genellikle 24 saat içinde kaybolsa da hastalığın aktivasyonuna göre yeni döküntüler çıkmaya devam eder. . Hastalık belli bir bölgeyle sınırlı kalmayıp tüm vücudu etkileyebilir. Döküntülerin boyutları birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişebilir. En önemlisi mukozalarda ödem yaparak nefes darlığı gibi ciddi bir tabloya yol açabilir ki bu durumunun adı anjiyoödemdir ve acil müdahale edilmesi gereken bir durumdur.

Parazit Kaynaklı Deri Hastalıkları

Dermatolojide parazit kaynaklı deri hastalıkları önemli bir alanı kaplar. Ektoparazitler deri yüzeyinde yaşar ve çeşitli rahatsızlıklara yol açar. Helmintler ise vücut içinde bulunur; cildin altında yerleşerek komplikasyonlara neden olabilir. Protozoonlar mikroskobik boyutta olup deriye direk zarar verebilir. Bu parazitlerin neden olduğu hastalıklar şunlardır:

Ektoparazitler:

  • Bitlenme
  • Kene ısırıkları

Helmintler:

  • Uyuz
  • Larva migrans

Protozoonlar:

  • Leishmaniasis
  • Amebiyazis

Bu hastalıklar tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Dermatologlar bu parazitlerin yol açtığı enfeksiyonları tanımlamada ve tedavi etmede uzmandır. Tedavi genellikle ilaçlar ve bazen daha ileri tıbbi müdahaleler gerektirir.

Mantar Hastalıkları

Mantar hastalıkları cilt üzerinde tek hücreli mantarlar tarafından oluşturulan enfeksiyonlardır. Bu hastalıklar ciltte kızarıklık kaşıntı iltihaplanma ve şişlik gibi belirtilerle kendini gösterir. Dermatoloji bu tür cilt sorunlarının teşhis ve tedavisinde öncü bir rol oynar. Mantar enfeksiyonları genellikle nemli ve sıcak ortamlarda gelişme eğilimindedir. Enfeksiyonlar cildin farklı bölgelerinde çeşitli semptomlarla ortaya çıkabilir:

  • Ayak ve tırnaklar
  • Kasık bölgesi
  • Vajinal alan
  • Saçlı deri

Mantarlar enfekte bölgeden başlayarak çevre dokulara veya farklı bölgelere yayılabilir. Bu yayılım enfeksiyonun şiddetlenmesine neden olur. Dermatologlar bu tür enfeksiyonların kontrol altına alınması ve tedavisi konusunda uzmanlaşmışlardır.

Egzama Rahatsızlıkları

Egzama hastalığı çok geniş bir gruptur. Atopik egzema, seboreik egzema, allerjik kontakt dermatit, iritan kontakt dermatit ve başka farklı tipleri vardır. Herbirinin sebebi, kliniği, tedavisi farklıdır. . Egzamanın temel belirtileri şunlardır:

  • Kızarıklık
  • Yoğun kaşıntı
  • Pullanma ve döküntü
  • Deride çatlaklar

Sedef hastalığı, Liken ve Benzeri Dermatitler

Dermatoloji alanı ciltle ilgili çeşitli hastalıkları kapsar. Sedef hastalığı deride beyaz pullar ve kızarıklıklarla karakterize edilir. Kronik bir durum olan bu hastalıkta deri hücrelerinin yaşam döngüsü normalden çok daha kısadır. Bu hızlanma hücrelerin üst üste birikmesine ve tipik plakların oluşumuna yol açar. Liken planus ise deri ağız ve genital bölgeyi etkileyen başka bir rahatsızlıktır. Bulaşıcı olmayan bu hastalık genellikle yetişkinlerde ortaya çıkar ve sıklıkla tırnaklar ile kıl köklerini de etkileyebilir.

Saç Hastalıkları

Saç derisi birçok hastalığın meydana gelebildiği hassas bir bölgedir. Dermatoloji bu konuda kapsamlı bir bilgi birikimi sunar. Saç dökülmesi ve kepeklenme gibi yaygın sorunlar başlangıçta hafif semptomlarla ortaya çıkabilir. Bunlar tedavi edilmediğinde bazıları daha ciddi sorunlara dönüşebilir. Özellikle saçkıran, egzama ve sedef hastalığı, liken planoplaris, discoid lupu gibi durumlar medikal müdahale gerektirir. Bu hastalıkların tedavisinde dermatologlar şu yöntemlere başvururlar:

  • İlaç tedavisi (hap,iğne)
  • Topikal kremler
  • Terapötik şampuanlar

Her bir tedavi hastalığın ciddiyetine ve kişinin özel sağlık durumuna göre özenle seçilir. Dermatologlar ayrıca hastalığın altında yatan nedenleri de belirleyerek kalıcı çözümler sunar. Saç ve saç derisi sağlığı kişinin genel iyilik hali için de önemlidir.

Behçet Hastalığı

Behçet hastalığı kronik ve iltihaplı bir durum olarak tanımlanır. Bu hastalık vücudun çeşitli organ ve sistemlerinde damar iltihabı ile kendini gösterir. Temelde cilt yaraları ile bilinse de Behçet hastalığı gözler eklemler ve sindirim sistemi gibi birçok bölgeyi etkileyebilir. Genetik faktörler bu hastalığın görülme sıklığını artırır; özellikle İpek Yolu üzerindeki ülkelerde daha yaygındır. Türkiye hastalığın sık görüldüğü ve tanımlandığı bir ülke olarak öne çıkar.

Behçet hastalığı genellikle şu durumları içerir:

  • Cilt yaraları
  • Göz iltihapları
  • Eklem ağrıları
  • Sindirim sistemi sorunları

Hastalık genç erkeklerde daha şiddetli seyrederken yaş ilerledikçe belirtiler hafiflemeye başlar. Erkek ve kadın bireylerde eşit oranda görülmesine rağmen genç erkeklerdeki etkiler daha ağır olabilir.

Büllü Hastalıklar

Büllü hastalıklar deri ve mukozalarda sıvı dolu kabarcıkların oluştuğu hastalıklar grubunu ifade eder. Bu hastalıklar genellikle ciddi rahatsızlıklar arasında yer alır ve uzman dermatologlar tarafından detaylı bir şekilde incelenir. Dermatoloji alanında büllü hastalıklar özellikle immün sistemle ilgili değişiklikler sonucunda meydana gelir. Büllü hastalıkların ana grupları arasında şunlar bulunur:

Otoimmün büllü hastalıklar:

  • Pemfigus grubu hastalıklar
  • Büllöz pemfigoid
  • Skatrisyel pemfigoid
  • Lineer IgA hastalığı

Bunların yanı sıra epidermolizis büllöza ve Hailey-Hailey hastalığı gibi genetik etkenlerle ilintili durumlar da büllü hastalıklar kapsamında değerlendirilir. Tedavi süreci genellikle uzun olup sabır ve disiplin gerektirir. Hastalığın tanısı için yapılan biyopsi sonrası immünolojik testlerle antikor düzeyleri ölçülür. Bu testler hastalığın seyrini ve tedaviye yanıtını belirlemede kritik öneme sahiptir.

Deride İyi Ve Kötü Huylu Tümörler

Deride iyi ve kötü huylu tümörler dermatolojinin incelediği önemli sorunlardan biridir. İyi huylu tümörler genellikle cildin estetik görünümünü bozar. Bunlar arasında:

  • Benler
  • Yağ kistleri
  • Siğiller
  • Yağ bezeleri

yer alır. Bu tür tümörler ciddi sağlık problemlerine yol açmaz. Ancak kötü huylu tümörler yani cilt kanserleri hayati tehlike oluşturabilir. Cilt kanserleri derideki hücrelerin kontrolsüz büyümesiyle başlar. Risk faktörleri arasında uzun süreli UV ışığına maruz kalmak bulunur. Dermatologlar bu tümörlerin erken teşhis ve tedavisi konusunda kritik görevler üstlenir. Cilt kanserlerinden bazal hücreli karsinom, skuamoz hücreli karsinom, malign melanom, dermatofibrosarkom protuberans, sebase karsinom ve kutanöz lenfomalar en sık görülen deri tümörleri olmakla birlikte çok sayıda farklı klinikte deri tümörü vardır.

Bağ Dokusunda Meydana Gelen Hastalıklar

Bağ dokusu hastalıkları vücudun bağlayıcı dokularında ortaya çıkan ve genellikle otoimmün kökenli bir dizi rahatsızlıktır. Özellikle kadınlarda daha sık görülür ve belirtileri geniş bir yelpazeye sahiptir. Dermatologlar bu hastalıkların ciltle ilgili belirtilerini yönetmede önemli bir rol oynar.

  • Sistemik Lupus Eritematozus: Cilt üzerinde kelebek şeklinde döküntüler ve saç dökülmesi gibi belirtiler gösterir.
  • Sjögren sendromu: Ağız ve göz kuruluğu ile karakterizedir.
  • Sistemik skleroz: Cilt sertleşmesi ve yüzde renk değişiklikleri ile bilinir.
  • Ayrımlaşmamış bağ doku hastalığı: Çeşitli cilt belirtileri içerir ve kesin bir tanı koyulamayabilir.

Her bir hastalık cilt belirtileri dışında eklem ağrıları kas güçsüzlüğü ve iç organlarda iltihabi değişiklikler gibi ek sorunlara yol açabilir.

Pigmentasyon Bozuklukları

Pigmentasyon bozuklukları cilt renginde anormal değişiklikler olarak bilinir ve dermatoloji bu konuda tedavi sunar. Deri renginin düzensiz olması çeşitli nedenlere bağlı olabilir:

  • Melazma: Genellikle yüzde kahverengi lekelere yol açar. Kadınlar bu durumdan daha sık etkilenir. Güneş ışığı ve hormonal değişiklikler bu durumu tetikleyebilir.
  • Vitiligo: Vücudun herhangi bir bölgesinde beyaz lekelere neden olur. Melanin üretimindeki aksaklıklar bu soruna sebep olur.
  • İnflamasyon sonrası pigmentasyon değişiklikleri: Cilt hasarı sonrası renk değişiklikleri görülebilir. Bunlar hiperpigmentasyon veya hipopigmentasyon şeklinde olabilir.
  • Albinizm: Bu genetik durum yeterli melanin üretimini engeller. Etkilenen bireylerde cilt saç ve gözlerde pigment eksikliği görülür.

Enfeksiyöz / Bulaşıcı Döküntülü Hastalıklar

Dermatoloji alanı bulaşıcı döküntülü hastalıkların teşhis ve tedavisinde de önemli bir role sahiptir. Viral enfeksiyonlar arasında kızamık ve kızamıkçık aşılanma nedeniyle çok nadir görülse de herpes, Zona, su çiçeği, el-ayak-ağız hastalığı gibi hastalıklar sık görülür. El ayak ağız hastalığı ise daha çok çocukları etkiler ve genellikle yaz aylarında yaygındır.
Dermatologlar bu tür hastalıkların tanı ve yönetiminde kritik görevler üstlenir.

Alerjik Cilt Hastalıkları

Dermatoloji alanı ciltte alerjik reaksiyonlara neden olan birçok durumu inceler. Özellikle alerjik kontakt dermatit cilde temas eden alerjen maddeler sonucu ortaya çıkar. Bu hastalıkta kızarıklık kaşıntı ve kabarıklık gözlemlenir. Temas edilen bitkiler ve kimyasallar hastalığın başlıca tetikleyicilerindendir. İrritan kontakt dermatit ise ciltte doğrudan tahrişe yol açan maddelerden kaynaklanır. En yaygın görülen irritanlar arasında deterjanlar bulunur ve genellikle ellerde rastlanır. Alerjik ve irritan dermatitler dışında egzama ve ürtiker gibi cilt hastalıkları da alerjik reaksiyonlar kapsamında değerlendirilir.

Alerjik Kontakt Dermatit Belirtileri:

  • Kızarıklık
  • Kabarıklık
  • Kaşıntı

Irritan Kontakt Dermatit Tetikleyicileri:

  • Kimyasal maddeler
  • Deterjanlar

Her durum dermatologlar tarafından özenle teşhis edilir ve uygun tedavi yöntemleri belirlenir. Alerjik cilt hastalıkları hem çocuklarda hem de yetişkinlerde görülebilir ve zamanında müdahale gerektirir.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Dermatoloji alanı cinsel yolla bulaşan hastalıkların teşhis ve tedavisinde de önemli bir role sahiptir. Dermatologlar bu hastalıkların tanılanmasında ve yönetilmesinde kritik görevler üstlenirler. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında;

  • Frengi (sifiliz
  • Bel soğukluğu
  • Klamidya ve Mikoplazma/Üreaplazma ile ilişkili üretrit
  • HPV (Siğil)
  • HSV (Uçuk-Herpes enfeksiyonu)
  • Hepatit B
  • AIDS (HIV enfeksiyonu)
  • Trikomoniyaz

yer almaktadır. Bu hastalıklar deri ve mukoza zarlarını etkileyebilir. Dermatologlar hastalığın ciddiyetine göre tedavi yöntemleri belirler. Özellikle kronik veya tekrarlayan enfeksiyonlar uzmanlık ve dikkatli takip gerektirir.

Güneş Alerjisi

Güneş alerjisi güneş ışınlarına maruz kalan ciltte alerjik reaksiyonların gelişmesidir. Güneşe maruziyet sonrası birkaç dakika veya saat içinde ciltte kaşıntı kızarıklık ve şişlik gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu durum özellikle ultraviyole radyasyonun etkisiyle tetiklenir.

Güneş alerjisinin belirtileri genellikle şunlardır:

  • Kaşıntı
  • Kızarıklık
  • Kabarıklık
  • Şişlik

Bu reaksiyonlar bazen kozmetik ürünler veya bazı ilaçlarla birlikte güneş ışığına maruz kalmak sonucunda da artabilir. Ciddi vakalar derhal tedavi gerektirirken hafif durumlar genellikle kendiliğinden iyileşebilir. Güneş alerjisini önlemek için en etkili yöntem güneşten korunma yöntemlerini uygulamaktır. Güneş alerjisi cilt üzerinde yanıklarla karıştırılmamalıdır; her ikisi de benzer belirtiler gösterebilir. Ancak alerjik reaksiyonlar genellikle bağışıklık sistemi tepkileridir ve belirli tedaviler gerektirir.

Hirşutizm

Hirsutizm kadınlarda gözlemlenen ve genellikle hormonal dengesizlikler sonucu erkek tipi kıl büyümesine yol açan bir durumdur. Deri sağlığı ile ilgilenen dermatoloji disiplini bu tür hormonal bozuklukların teşhis ve tedavisinde etkin rol oynar. Erkek tipi kıllanma kadınların yüz ve vücutlarında belirginleşebilir. Hirsutizm etkilenen bölgeler:

  • Dudak üstü
  • Çene
  • Kollar
  • Göğüs
  • Karın
  • Sırt

Bu bölgelerdeki tüyler genellikle sert kalın ve koyu renklidir. Dermatologlar bu durumun yönetimi için çeşitli tedavi yöntemleri sunarlar. Tedavi hormonal dengesizliği düzeltecek ilaçlar veya tüylenmeyi azaltıcı uygulamalar içerebilir.

Hiperhidroz

Hiperhidroz kişilerde kontrolsüz ve aşırı terleme olarak tanımlanır. Bu durum vücut ısısının düzenlenmesiyle doğrudan bağlantılı olmayıp çeşitli içsel ve dışsal tetikleyicilerle ortaya çıkabilir. Fiziksel hareketsizlik bile terlemenin şiddetini azaltmaz; örneğin kişi sadece otururken dahi elleri sürekli terleyebilir. Hiperhidrozun iki ana tipi vardır:

  • Primer hiperhidroz: Genellikle genetik faktörlere bağlıdır ve çoğunlukla avuç içleri ayak tabanları ve koltuk altlarında yoğunlaşır.
  • Sekonder hiperhidroz: Başka tıbbi durumların veya ilaç kullanımının bir sonucu olarak gelişir. Bu tür vücudun çeşitli bölgelerinde görülebilir.

Hiperhidroz tedavisinde dermatoloji uzmanları durumun altında yatan nedenlere göre çeşitli yöntemler önerir. Primer lokal hiperhidroz durumunda çeşitli kremler, botoks tedavisi, iontoferez tedavisi gibi tedaviler verilebilir. Primer yaygın hiperhidrozda ise bazı hap tedavileri verilebilir.

Nasırlar ve Siğiller

Nasırlar ve siğiller dermatoloji alanında sıkça karşılaşılan deri problemleridir. Nasırlar özellikle ayaklarda sürekli basınç ve sürtünme sonucu oluşan kalınlaşmış deri bölgeleridir. Genellikle ağrısızdır ancak bazen derin konik bir çekirdek içerebilir ve bu sinir dokularına baskı yaparak ağrıya sebep olabilir. Siğiller ise HPV virüsünün neden olduğu bulaşıcı küçük cilt büyümeleridir. Tedavi edilmezlerse yayılabilirler ve estetik rahatsızlıklara yol açabilirler. Nasır ve siğil ayırımı bazen zor olabilir:

● Siğiller kazındığında siyah noktalar görülür.
● Nasırlar ise daha homojen bir yapıdadır.

Her iki durum da dermatologlar tarafından değerlendirilmelidir.

Benler

Benler deride bulunan pigment hücrelerinin kümelenmesi sonucu oluşan yapılar olarak bilinir. Genellikle kahverengi tonlarda görülen bu oluşumlar cilt seviyesinde ya da kabarık formda bulunabilirler. Doğuştan mevcut olanlar kadar yaşam boyu kazanılan benler de vardır. Özellikle yeni oluşan veya mevcut benlerdeki değişimler ciddi sağlık problemlerinin habercisi olabilir. Bu nedenle:

  • Boyutlarında büyüme
  • Renk değişikliği
  • Şekil bozuklukları
  • Kanama gibi belirtiler

gözlemlendiğinde derhal bir dermatoloji uzmanına başvurmak hayati önem taşır.

Damarsal Deri Hastalıkları

Damarsal deri hastalıkları ciltteki kan damarlarının anormal yapılarını içerir. Bu hastalıklar çeşitli semptomlarla kendini gösterir ve genellikle cilt üzerinde belirgin değişikliklere yol açar. Etkilenen bireylerde ciltte renk değişiklikleri ve doku anormallikleri gözlemlenir. Bu hastalıkların doğru teşhisi ve yönetimi için dermatoloji alanında uzmanlaşmış doktorlar gereklidir. İşte bazı yaygın damarsal deri hastalıkları:

  • Hemanjiomlar: Çoğunlukla doğumda veya doğumdan kısa bir süre sonra beliren cildin belirli bölgelerinde kırmızı veya mor benekler şeklinde görülür.
  • Vaskülitler: Ciltte iltihaplanma ile karakterize olup döküntü ve morluklarla kendini belli eder.
  • Purpura: Küçük kan damarlarının patlaması sonucu cilt altında kırmızı veya mor renkli lekeler oluşur.
  • Telanjiektazi: Cilt yüzeyinde kırmızı çizgiler veya ağlar şeklinde ince damar yapıları fark edilir.

Bu hastalıklar dermatolojik muayene ve tedavi gerektiren sağlık sorunlarıdır.

Tırnak Hastalıkları

Tırnak hastalıkları tırnakların görünüm ve yapılarında meydana gelen bozuklukları kapsar. Tırnak renginde şeklinde veya yüzeyinde değişiklikler görülebilir. Bu tür rahatsızlıklar çoğu zaman başka sağlık sorunlarının göstergesi olabilir. Tedavi hastalığın çeşidine göre farklılık gösterir. Dermatologlar bu alanda özelleşmiş tedaviler sunarlar. Tırnak hastalıkları arasında öne çıkanlar şunlardır:

  • Tırnak Mantarı: Mantar enfeksiyonları sonucunda tırnakların renk değiştirmesi ve şekil bozulması.
  • Kaşık Tırnak: Tırnağın dışa doğru kıvrılarak kaşık şeklini alması genellikle anemiyle ilişkilendirilir.
  • Çomak Parmak: Tırnağın dışa doğru dönükleşerek çomak şeklini alması kalp ve akciğer hastalıklarında yaygındır.
  • Kerpeten Tırnak: Tırnağın kenarlardan parmak derisine doğru ilerleyip içe gömülmesi dar ayakkabılar ve bazı sağlık sorunları neden olabilir.
  • Pençe Tırnak: Tırnağın uç kısmının dışarı doğru gaga şeklinde uzaması yaşlılarda daha sık rastlanır.
  • Tırnak Batması: Yanlış tırnak kesimi veya dar ayakkabılar nedeniyle tırnağın yumuşak doku içine batması.

Dudak Dil Ve Ağız İçi Hastalıkları

Dudak dil ve ağız içi hastalıklar çeşitli belirtilerle kendini gösterir. Bu hastalıkların bazıları şunlardır:

  • Aftlar: Yanak dudak ve dil mukozasında oluşan ağrılı ülserlerdir.
  • Uçuklar: Herpes simpleks virüsü nedeniyle dudaklarda ve ağız çevresinde görülen kabarcıklardır.
  • Hemanjiom: Vasküler iyi huylu kitleler özellikle dudaklarda ve dilde belirginleşir.
  • Ranula: Dil altında bulunan ve tükürük bezlerinden kaynaklanan kistik yapılar.
  • Gıda Alerjileri: Karıncalanma uyuşma veya dudaklarda şişmeye neden olabilir.
  • Hipokalsemi: Kandaki düşük kalsiyum seviyesi ağızda uyuşma hissine yol açar.
  • Dudak köşesi yaraları; vitamin eksiklikleri ya da mantar hastalığı göstergesi olabilir.

Her bir hastalık için belirtiler ve tedavi yöntemleri farklılık gösterir. Özellikle tedavi yöntemleri hastalığın şiddetine ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişkenlik gösterir. Bu hastalıkların tanı ve tedavisinde dermatoloji uzmanları gerekli müdahaleleri yaparak hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedefler.

Beslenme ve Metabolik Bozukluklara Bağlı Cilt Hastalıkları

Dermatoloji beslenme ve metabolik bozukluklar sonucu ortaya çıkan cilt hastalıklarını da inceler. Çinko niasin ve piridoksin gibi bazı temel besin maddelerinin eksikliği ciltte çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu tür eksiklikler seboreik dermatit benzeri deri lezyonlarına sebep olabilir ve genellikle belirgin bölgelerde görülür. Ayrıca metabolik durumlar da deri üzerinde etkilidir. Örneğin diyabet ve yüksek kolesterol cilt sağlığını doğrudan etkileyebilir.

Bu durumlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Çinko eksikliği cilt kuruluğuna ve iyileşme sürecinin yavaşlamasına neden olur.
  • Vitamin eksiklikleri:
    • A vitamini eksikliği ciltte kuruluğa sebep olabilir.
    • B3 vitamini eksikliği pellegraya yol açar.
    • C vitamini eksikliği ciltte kanamalara neden olabilir.
    • D vitamini eksikliği ciltte hassasiyete sebep olabilir.
  • Diyabetes mellitus enfeksiyon riskini artırır ve iyileşme sürecini yavaşlatır.
  • Hiperlipidemi ciltte sarımsı yağ birikintileri olan ksantomlara yol açabilir.

Psikolojik Sebeplere Bağlı Cilt Hastalıkları

Dermatoloji disiplini psikolojik faktörlerin cilt sağlığı üzerindeki etkilerini de inceler. Stres ve duygusal travmalar ciltte çeşitli rahatsızlıkların tetikleyicisi olabilir. Bu durumlar derinin savunma mekanizmasını zayıflatarak bazı hastalıkların daha sık ortaya çıkmasına yol açar. Özellikle bazı cilt hastalıkları psikolojik durumlarla doğrudan ilişkilidir:

  • Egzama: Stres bu rahatsızlığın şiddetini artırabilir.
  • Kurdeşen (Ürtiker): Bu hastalık sıklıkla psikolojik stresle bağlantılıdır.
  • Sedef Hastalığı: Stres hastalığın alevlenmesine sebep olabilir.
  • Saçkıran (Alopesi Areata): Yoğun stres dönemlerinde yaygınlaşır.
  • Liken Planus: Stres altındaki bireylerde daha sık görülür.
  • Vitiligo: Stres hastalığın ilerlemesini hızlandırabilir.

Bu hastalıkların tedavisinde dermatologlar psikolojik faktörleri de dikkate alır.

Sistemik Hastalıklarda Ortaya Çıkan Cilt Bulguları

Sistemik hastalıklar birçok organı ve sistemi etkileyebilir ve ciltte belirgin bulgulara neden olur. Dermatoloji bu belirtilerin tanı ve yönetiminde önemli bir rol oynar. Lupus hastalarında genellikle yüzde kelebek biçiminde döküntüler görülür. Ayrıca bu hastalar güneş ışığına karşı aşırı duyarlılık gösterebilir ve saç dökülmesi yaşayabilirler. Diyabet hastaları ise deride kadifemsi koyu lekeler ve enfeksiyonlara karşı artan bir yatkınlık geliştirebilir.

Yaraları da yavaş iyileşir. Karaciğer sorunları olanlar sarılık ve kaşıntıdan şikayet edebilirken avuç içlerinde kızarıklık oluşabilir. Böbrek hastalığı olan kişilerde ciltte kuruluk ve kaşıntı baş gösterir. Tiroid problemleri kuru cilt ve saç dökülmesi ile kendini belli eder. Behçet Hastalığı sahibi bireylerde ise ağız ve genital bölge yaraları ile birlikte ciltte kırmızı ve ağrılı nodüller ortaya çıkar. Dermatologlar bu tür bulguları değerlendirerek hastalıkların erken tanısında kilit bir görev üstlenirler.

Genetik Sebeplere Bağlı Deri Hastalıkları

Genetik sebeplere bağlı deri hastalıkları dermatolojinin önemli bir çalışma alanını oluşturur. Genodermatozlar olarak da bilinen bu rahatsızlıklar genetik faktörlerle doğrudan ilişkilidir. Dermatologlar bu tür durumları tanır ve uygun tedavi yöntemlerini uygular.

Genetik deri hastalıklarının çeşitliliği geniş bir yelpazeyi kapsar:

  • Epidermolizis Bülloza: Deri küçük travmalarda bile kabarcıklar oluşturabilir.
  • İhtiyozis: Cilt kalınlaşır kuru ve pullu bir hal alır.
  • Psoriasis: Kırmızı pullu plaklar deride belirginleşir.
  • Vitiligo: Pigment kaybıyla deride beyaz lekeler meydana gelir.
  • Albinizm: Melanin eksikliği cilt saç ve gözlerde renksizliğe yol açar.
  • Nörofibromatozis: Sinir dokusunda ve deride tümörler gelişebilir.
  • Ehlers-Danlos Sendromu: Deri anormal derecede esnek ve hassas hale gelir.

Bu hastalıklar genetik yapının derinlemesine anlaşılmasını gerektirir.

Fiziksel Faktörlere Bağlı Rahatsızlıklar

Fiziksel faktörlere bağlı deri rahatsızlıkları çevresel unsurların cilde zarar vermesiyle karakterize edilir. Dermatoloji bu tür rahatsızlıkların tanı ve tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Hava koşulları sürtünme ve yabancı cisimler cilt üzerinde çeşitli reaksiyonlara yol açar. Bu durumlar şunları içerir:

  • Sıcaklık Tepkimeleri: Aşırı sıcak veya soğuk hava ciltte kızarıklık ve kaşıntıya neden olur.
  • Güneş Yanığı: Güneşin zararlı ışınları ciltte yanıklara sebep olabilir ve cilt kanserine zemin hazırlar.
  • Soğuk Urtikeri: Soğukla temas edildiğinde ciltte kaşıntılı döküntüler meydana gelir.
  • Basınç ve Sürtünme: Bu durumlar özellikle nasır ve yaraların oluşumuna katkıda bulunur.
  • Yabancı Cisim Tepkimeleri: Metal gibi maddelere karşı ciltte alerjik reaksiyonlar gelişebilir.

Her bir rahatsızlık dermatolojik müdahaleyi zorunlu kılar. Dermatologlar bu problemleri yönetmek için çeşitli tedavi yöntemleri uygularlar.

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla