
Doğum kontrolü sadece istenmeyen gebelikleri önlemekten ibaret değildir. Kişinin yaşam planına, sağlık durumuna ve ilişki durumuna uygun bir korunma yöntemi seçmesi, hem cinsel sağlığı için hem de üreme sağlığı çok önemlidir. Ancak herkes için geçerli tek bir yöntem yoktur. Bu nedenle korunma tercihi yapılırken yöntemin etkinliği, kullanım kolaylığı, olası yan etkileri ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyucu olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Erkekler ve kadınlar için kullanılabilen pek çok korunma yöntemi vardır ve bunların en başında kondom kullanımı yer alır. Kondom hem kullanımı kolay hem de bulaşıcı enfeksiyonlardan koruyucu bir niteliğe sahip olduğu için en etkili ve yaygın kullanılan korunma yöntemidir.
Doğum kontrol hapları, rahim içi araçlar, implantlar, enjeksiyonlar, vajinal halkalar ve bariyer yöntemleri farklı ihtiyaçlara yönelik seçenekler sunar. Uzun süreli korunma isteyen bir kişiyle, yakın zamanda gebelik planlayan bir kişinin ihtiyaçları aynı değildir. Yaş, sigara kullanımı, migren, pıhtılaşma öyküsü, emzirme durumu ve kullanılan ilaçlar da yöntem seçimini etkileyebilir.
Bu nedenle hormonal veya rahim içi bir yönteme başlamadan önce kadın hastalıkları ve doğum uzmanına danışılması önemlidir. Takvim yöntemi ve geri çekme gibi kullanıcı hatasına açık yöntemlerin koruyuculuğu daha düşüktür.
Sağlıklı korunmanın temelinde yöntemin doğru, düzenli ve bilinçli kullanılması yer alır. Doğum kontrol haplarının her gün önerilen zamanda alınması, rahim içi araçlarla ilgili kontrollerin aksatılmaması ve kondomun her ilişkide baştan sona kullanılması gerekir.
Gebeliği önleme açısından yüksek etkinlik sağlayan uzun etkili ve geri dönüşümlü yöntemler arasında rahim içi araçlar ve deri altı implantları da bulunur. Hap, enjeksiyon, yama ve halka gibi hormonal yöntemler de uygun kullanıldığında etkili olabilir. Bununla birlikte bu yöntemlerin çoğu cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruma sağlamaz. Bu nedenle özellikle yeni veya birden fazla partnerin bulunduğu ilişkilerde kondom kullanımı ayrıca önem taşır.
Kondom, gebeliği önlemeye yardımcı olurken HIV dahil birçok cinsel yolla bulaşan enfeksiyonun bulaşma riskini azaltabilen tek doğum kontrol yöntemidir. Piyasada pek çok özellikte ve markada kondom türleri bulunmaktadır. Doğru ve düzenli kullanıldığında koruyuculuğu belirgin biçimde artar. Ancak ilişki başladıktan sonra takılması, yırtılması, kayması veya yanlış saklanması koruma düzeyini azaltabilir. Bu nedenle güvenilir ve kaliteli kondom markaları seçilmesi riskleri azaltır.
Kondom seçerken yalnızca incelik, doku veya aroma gibi özelliklere odaklanılmamalıdır. Ürünün son kullanma tarihi, ambalaj bütünlüğü, materyali ve bedeni kontrol edilmelidir. Çok dar kondomlar rahatsızlık ve yırtılma riskini, çok geniş olanlar ise kayma ve çıkma riskini artırabilir. Lateks alerjisi bulunan kişiler lateks içermeyen seçenekleri tercih etmelidir.
Lateks kondomlarla yağ bazlı kayganlaştırıcılar kullanılmamalıdır. Vazelin, bebek yağı ve bazı kremler lateksi zayıflatabilir. Su veya silikon bazlı kayganlaştırıcılar daha uygun seçeneklerdir. Aynı anda iki kondom kullanmak ek koruma sağlamaz, sürtünmeyi artırarak yırtılmaya yol açabilir. Her cinsel ilişki için mutlaka yeni bir kondom kullanılmalıdır.
Kondom, genital temas başlamadan önce takılmalıdır. Ambalaj diş veya kesici bir cisim kullanılmadan açılmalı, uç kısmındaki hava çıkarılmalı ve kondom penisin köküne kadar yuvarlanmalıdır. Boşalma sonrasında kondomun tabanı tutulmalı ve kaymasına izin verilmeden dikkatlice çıkarılmalıdır. Kullanılmış ürün çöpe atılmalı, kesinlikle yeniden kullanılmamalıdır. Bu basit adımlar, kullanıcı hatasına bağlı yırtılma ve kayma olasılığını azaltır.
Kondomun yırtılması, kayması, korunmanın unutulması veya kullanılan yöntemde hata yapılması durumunda gebelik riski dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Acil kontrasepsiyon yöntemleri korunmasız ilişkiden sonraki ilk beş gün içinde kullanılabilir. Ancak etkileri, ne kadar erken uygulanırlarsa o kadar yüksektir.
Bu nedenle zaman kaybetmeden bir eczacıya veya hekime danışmakta fayda vardır. Acil kontrasepsiyon mevcut bir gebeliği sonlandırmaz ve düzenli doğum kontrol yöntemlerinin yerine geçmez. Riskli temas söz konusuysa cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar açısından test ve tıbbi değerlendirme de gerekebilir.
Adet gecikmesi, korunmasız cinsel ilişki, kondom yırtılması, doğum kontrol hapının unutulması veya gebelik düşündüren belirtilerin ortaya çıkması durumunda hamilelik testi yapılabilir. Evde uygulanan idrar testlerinin çoğu, beklenen adetin ilk gecikme gününden itibaren daha güvenilir sonuç verir. Adet tarihi bilinmiyorsa veya döngüler düzensizse, son korunmasız ilişkiden en az 21 gün sonra test yapılması önerilir.
Testin kullanım talimatları dikkatle okunmalı, belirtilen bekleme süresine uyulmalı ve sonuç önerilen zaman aralığında değerlendirilmelidir. Çok erken yapılan testlerde gebelik hormonu olan hCG henüz yeterli düzeye ulaşmadığı için sonuç negatif çıkabilir. Test negatif olduğu halde adet başlamazsa birkaç gün sonra test tekrarlanmalıdır.
Pozitif sonuç genellikle güvenilirdir. Yine de gebeliğin doğrulanması ve gerekli izlemin planlanması için bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Şiddetli veya tek taraflı kasık ağrısı, omuz ağrısı, bayılma hissi ya da yoğun kanama varsa dış gebelik gibi acil durumlar açısından gecikmeden doktora başvurmak gerekir.
Kişiye en uygun doğum kontrol yöntemi zaman içinde değişebilir. Yeni bir hastalık, kullanılan ilaçlar, doğum sonrası dönem veya gebelik planı korunma ihtiyacının yeniden planlanmasını gerektirebilir. Düzenli hekim kontrolü, doğru ürün kullanımı ve gerektiğinde zamanında gebelik testi yapılması, hem istenmeyen gebelik riskini hem de sağlıkla ilgili belirsizlikleri azaltır.
YAZIYI PAYLAŞ
YORUMUNUZ VAR MI?