Ilko
Ilko

Öğretim üyelerinin ceza soruşturması usulünde değişiklik yapıldı

  |   Kategori: Hukuk / Mevzuat, Üye Yazıları

hukuk-yargi-karar-mahkeme-dava-cezaÜlkemizde, Sağlık Bakanlığı gibi merkezi idareye bağlı olarak çalışan kamu görevlileriyle üniversitelerde çalışanların görev suçlarına ilişkin soruşturma süreci birbirinden farklı usullere tabi kılınmıştır. Üniversitelerde çalışan öğretim görevlilerinin ve memurların ceza soruşturmalarında savcılık müessesesi tümüyle devre dışında bırakılmış, bütün yetki üniversitelerin bu hususta görevli mercilerine bırakılmıştır. Kısa bir süre önce Resmi Gazete’de yayımlanan 6764 sayılı Kanunla getirilen yeni düzenleme ile üniversite öğretim görevlilerine tanınan bu hak biraz daha genişletilmiş ve ilgililer hakkında yapılan ihbar veya şikayetlerde soruşturma öncesi inceleme aşaması öngörülerek yetkili amirlere hiç soruşturma açmama yetkisi tanınmıştır. Yazımızın konusunu bu hususta getirilen yeni düzenlemenin izahı oluşturmaktadır.

Soruşturma ve Kovuşturma

Türk Ceza Muhakemesi’nde, diğer modern hukuk sistemlerinde olduğu gibi, failin suç işlendiğinin öğrenilmesiyle konu hemen ceza mahkemenin önüne gelmez. Bundan önce suçun gerçekten işlenip işlenmediği, kimin işlediği, suça iştirak eden başka kişilerin bulunup bulunmadığı gibi konularda bir hazırlık yapılması gerekir. Bu amaçla ceza yargılaması soruşturma ve kovuşturma olmak üzere iki ayrı evreye bölünmüştür.

Yeni YÖK yasasında bilimsel yayınlarla ilgili düzenlemeler ve ‘intihal’ cezası

Soruşturma evresinde, suç işlendiğini öğrenen savcı önce olayı anlamaya çalışır, bunun için gerekiyorsa delilleri toplar ve getirtir, şikayetçinin, şüphelinin ve tanıkların ifadesine başvurur gerekirse bilirkişiden görüş alır ve suç işlendiği kanaatine varırsa iddianamesini düzenleyerek faillerin cezalandırılmasını mahkemeden talep eder. Suç işlenmediği kanaatine varır ise takipsizlik kararı verir. Kovuşturma evresinde ise mahkeme yetkilidir.

Kamu Görevlileri İçin Farklı Usul

Ancak Türk hukuk sisteminde, üniversitelerde çalışanlar hariç olmak üzere kamu görevlileri, görevlerini yerine getirirken işledikleri suçlar sebebiyle hemen yargılama makamlarının önüne getirilemezler. Bunun için kural olarak bir ön izin prosedürü öngörülmüştür. Eğer bu ön izin çıkmaz ise bu kişiler isnad edilen suçtan dolayı hiçbir zaman yargılanamazlar.

Bunu bir örnekle açıklayalım: Sözgelimi özel bir hastanede görev yapan hemşirenin hatalı ilaç uygulaması neticesinde hasta hayatını kaybetmiş olsun. Böyle bir durumu şikayet veya ihbar yoluyla haber alan savcı hemen harekete geçerek olayla ilgili delilleri toplar, hemşirenin ve gerekiyorsa diğer kişilerin ifadesini alır, yine geriyorsa dosya hakkında bilirkişinin de görüşüne müracaat eder ve nihayet suç işlendiği yönünde güçlü bir kanaate varırsa iddianame düzenleyerek davasını açar, suç işlenmediğini düşünüyorsa da takipsizlik kararı verir.

Buna karşılık aynı olay bir Sağlık Bakanlığı hastanesinde gerçekleştiğinde izlenecek usul farklıdır. Bu durumda olayı öğrenen savcı hemen olayı soruşturamaz. Önce hemşirenin çalıştığı yere göre kaymakam veya validen soruşturmaya izni verilmesini talep eder. Eğer bu izin çıkar ise soruşturma özel hastanede meydana gelen diğer olaydaki gibi devam eder. Soruşturma izni çıkmaz ise savcı hiçbir zaman soruşturma yapamaz.

Üniversite depremi: Öğretim üyeliğinden çıkarma yetkisi rektörlere veriliyor

Aynı olay bir kamu üniversitesi hastanesinde çalışan memur hemşirenin fiili neticesinde gerçekleştiğinde ise izlenecek usul daha da farklıdır. Bu durumda savcının hiçbir fonksiyonu bulunmamaktadır. Olayla ilgili bir şikayette bulunulduğunda savcı önce görevsizlik kararı verecek ve şikayet dilekçesini üniversite rektörlüğüne gönderecektir. Şikâyet dilekçesini alan rektör de olayı soruşturma kararı verirse önce soruşturacak sonra da yetkili kurul tarafından kovuşturma veya kovuşturmama izni verilecektir.

Kovuşturma izni kesinleşirse dosya doğrudan ceza mahkemesine gönderilecek ve davaya başlanacaktır. Dikkat edilirse bu durumda davayı açan soruşturma makamıdır. Ceza yargılamasındaki savcının yapacağı iş ve işlemler idare tarafından gerçekleştirilmiştir.

Yeni Düzenleme

Son olarak 6764 sayılı Kanunda bu usulde bir değişiklik daha yapılmıştır. Buna göre, adı geçen yasayla, 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (c) fıkrasında yapılan değişiklikle; yüksek öğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yüksek öğretim kurumu yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Kanuna tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada suç işlediklerinin iddia edilmesi halinde, buna ilişkin ihbar veya şikayet başvurusu üzerine eskiden olduğu gibi zorunlu olarak soruşturma açılmayacak.

Akademik atamalarda ek koşul bilimi çürütüyor

Bu aşamada öncelikle ihbar veya şikayetle ilişkili olarak yetkili makamlarca bir inceleme yapılacak. Yapılan incelemede, ihbarın veya şikayetin somut ve inandırıcı mahiyette bilgi veya belge olmaksızın yapıldığı görülür veya suçun işlenmediği kısa bir inceleme ile açıkça anlaşılırsa hiç ceza soruşturması başlatılmamasına karar verilecek.

Bunu somut bir örnekle açıklamak gerekirse, söz gelimi bir üniversite hastanesinde çalışan öğretim üyesi hakkında göreviyle ilişkili bir konuda savcılığa bir şikayet yapılırsa, savcılık görevsizlik kararı vererek dosyayı üniversiteye gönderecektir. Bu aşamada rektör şikayet dosyasını inceleyecek veya bir incelemeci atayacak, yapılan değerlendirmede, şikayetin somut ve inandırıcı mahiyette bilgi veya belge olmaksızın yapıldığı görülür veya suçun işlenmediği anlaşılırsa hiç ceza soruşturması açılmayacaktır.

Eğer ceza soruşturması açılmasına karar verilir ise bu durumda yapılan soruşturma sonucunda ya lüzum-u muhakeme ya da men-i muhakeme kararı verilecek ve neticede dosya lüzum-u muhakeme kararına istinaden doğrudan ceza mahkemesine veya men-i muhakeme kararı üzerine Danıştay 1. Dairesine gönderilecektir.

click-iconİletişim için: bilgi@erkingocmen.av.tr

. Av. Erkin Göçmen’i Twitter’da takip etmek için tıklayın >

. Av. Erkin Göçmen’i Facebook’ta takip etmek için tıklayın >

İlgili Aramalar: ceza soruşturması usulü, öğretim üyelerinin yargılanması, savcılığa yapılan şikayetten sonra üniversitede soruşturma açılır mı ?, soruşturma öncesi, universite ifade kim alir savcilik


Bir Yorum Yazın

Dr. Erkin Göçmen

Tıp Doktoru ve Hukukçu

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993'te tamamlayan Dr. Göçmen, Sağlık Bakanlığı'na bağlı çeşitli kurumlarda görev yaptı. Aynı dönemde Türkiye ve Ortadoğu Kamu Yönetimi Enstitüsü'nde kamu yönetimi alanında yüksek lisans eğitimi aldı. Bu süreçte 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde başladığı hukuk eğitimini 2004 yılında tamamladı. 2006'dan bu yana Ankara Barosu'nda serbest avukatlık yapmakta olan Dr. Göçmen aynı zamanda Ahmet Yesevi Üniversitesi'nde yüksek lisans düzeyinde sağlık hukuku dersleri vermektedir. Kendisinin sağlık, tıp, akademi ve bilim hukuku alanında çok sayıda makalesi bulunmaktadır. İletişim: https://www.facebook.com/erkin.gocmen
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Araç çubuğuna atla