Prof. Dr. Akay: Hareketsizlik ölümcül Derin ven Trombozu riskini arttırıyor!

Yazan Hatice Pala Kaya
Kategori: Kalp Hastalıkları, Kardiyoloji, Sağlık Gündemi Print

Derin ven Trombozunun önlenebilir ölümcül bir hastalık olduğunu söyleyen Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. H. Tankut Akay, Türkiye’de yılda 30 binden fazla insanın hayatını Derin Ven Trombozu (DVT) nedeniyle kaybettiğini, buna rağmen hastalığın yeterince tanınmadığını söyledi. Önlenebilir hastane ölümlerinin ilk sırasında DVT’nin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Akay, toplumun ve bireylerin bu hastalığa karşı daha fazla bilgilenmesine ihtiyaç bulunduğunu anlattı. DVT ve akciğer embolisi hakkında bilgi veren Prof. Dr. H. Tankut Akay, hastaların büyük kısmının aniden ortaya çıkan çok şiddetli ağrı ve şişlikle doktora başvurduklarını hatırlatarak önemli uyarılarda bulundu.

Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği ve Türk Kalp Damar Cerrahisi Derneği, 13 Ekim Dünya Tromboz Gününde Ankara’da çeşitli etkinlikler düzenledi. Toplumun hastalığa ilişkin bilgisinin ve farkındalığının artırılması amacıyla bando eşliğinde Anıtkabir’den Ankara Üniversitesi Tandoğan Kampüsü Güneş Meydanı’na kadar yürüyüş düzenlendi. “Pıhtıya karşı hareket et” sloganıyla düzenlenen etkinliğe bisiklet sürücüleri de katıldı. Etkinlikte sağlık ve DVT’den korunmak için hareketin önemi vurgulandı.

Hareketsizlik ve buna bağlı olarak gelişen çok sayıda hastalığın Türkiye için önemli bir sağlık sorunu olduğunu Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. H. Tankut Akay, şu bilgileri verdi: ”Bilgisayar başında çok fazla vakit geçirmek zorunda kalan beyaz yakalılar, öğrenciler hareketsizlikten kaynaklı hastalıkların risk grupları arasında bulunuyor. Sigara kullanımı, uzamış hareketsizlik, uzun süre yatakta kalmak (uzamış yoğun bakım yatışı, hastanede yatış, felç nedeniyle yatağa bağlı kalmak gibi), genel anestezi gerektiren uzamış ameliyatlar (özellikle kalça çıkığı gibi büyük ortopedik ameliyatlar sonrasında, varis hastalığında genişleyen toplardamarlar içindeki türbülanakım nedeniyle kanın göllenmesi de pıhtı riskini artıran nedenler arasında.

Görünürde herhangi bir sağlık sorunu olmayan kişilerin hareketliliğinin artırılması bireyleri koruyan önlemlerin başında geliyor. DVT’den korunmanın yollarından en önemlisi de daha fazla hareket etmek…

“Pıhtıya karşı hareket et”

Prof. Dr. H. Tankut Akay, Derin ven Trombozu hastalık belirtilerini şöyle sıraladı:

  • Genellikle aniden ortaya çıkan ve çoğu zaman baldır bölgesi civarında oluşan ağrı
  • Derin Ven Trombozu’nda oluşan pıhtının büyüklüğü ve seviyesine bağlı olarak, değişik şekillerde ortaya çıkan şişlik. Eğer, pıhtı seviyesi kasık bölgesine kadar ulaşmışsa genellikle tüm bacak; eğer pıhtı diz toplardamarı seviyesinde ise baldırda şişme olur
  • Çoğu zaman bacak şişmesine, renk ve sıcaklık değişiklikleri eklenir.

Dünyada her 37 saniyede 1 kişi ‘derin ven trombozu’ nedeniyle ölüyor

Etkinlik kapsamında Medikal Akademi Ankara Temsilcisi Hatice PALA KAYA’nın sorularını yanıtlayan Prof. Dr. H. Tankut Akay, “Dünyada her 37 saniyede bir kişinin ölümünden ve her 4 kişiden birinin ölümünden sorumlu olan bir hastalıktan bahsediyoruz. Batı dünyasında on binde 3 olan bu ölüm ve hastalık oranı, 65 yaşından sonra, yaşla beraber çok daha fazla artmakta. Türkiye’de bu konuda bir prevalans çalışması yok. Tahminen buna yakın değerler olduğunu söyleyebiliriz. 10 bin kişide üç kişi bu hastalığa yakalanıyor, yılda da toplam 30 bin kişinin ölümüne yol açıyor” bilgisini verdi.

Türkiye’de insanların hastalık hakkında çok bilgi sahibi olmadığını, ancak hastalık halinde farkına vardıklarını belirten Prof. Dr. Akay, “Derin Ven Trombozu öldürebilen ama önlenebilen bir hastalıktır. Ne yazık ki fazla bilinmiyor” dedi.

Gebelikte alınan kilolar DVT riskini artırıyor

DVT’nin en önemli nedeninin hareketsizlik olduğunu hatırlatan Prof. Dr. H. Tankut Akay, herkes gibi gebelere de hareketlilik tavsiye ettiklerini belirterek, “Gebe bir kadında 6. aydan sonra bebeğin büyüyen cesameti kanın yukarı doğru gelmesine engel oluşturacağı için orada bir durağanlık yaratıyor. Dolayısıyla sadece gebelik, çocuğun cesametinden dolayı bir risk faktörü. İkinci olarak, gebelikte östrojen-progesteron dengesi değiştiği için hormonal olarak da Derin Ven Trombozu için risk faktörü oluşturuyor.

Bu tıpkı doğum kontrol haplarının risk faktörü oluşturması ile aynı şey hormonal olarak. Gebelikte alınan kilolar da riski artırıyor. Alınan her fazla kilonun Derin Ven Trombozu için riski artırdığını söyleyebiliriz. Gebenin hareketsiz olması, multipl gebelikler, gebelikte fazla kilo alımı, gebelikte yapılan uzun süreli uçak yolculukları gibi hareketsiz kalması riski Derin Ven Trombozu görülme riskini artıran unsurlar” diye konuştu.

Hastalıktan korunmaya yönelik olarak ise Prof. Dr. Akay; kompresyon çorabı kullanımı, hareketlilik, bir kan hastalığı varsa, kan sulandırıcı ilaç kullanımı gibi çözümlerin öne çıktığını anlattı. Gebelikte düşük molekül ağırlıklı heparinlerin tedavi amaçlı kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Akay, gebe olmayan kişilere yönelik yeni kuşak pıhtı önleyen ilaçların da kullanılabildiğini belirtti.

Susuz kalmayın, günde 1.2-2 litre su tüketin

Prof. Dr. H. Tankut Akay, su tüketiminin hastalıktan korunmaya katkı verdiğini de vurgulayarak, “Sıvı kaybettiğimiz zaman kanımız pıhtı yapmaya meyilli oluyor. Bu sebepten dolayı da bol su tüketmemiz gerekiyor. Eğer kalp yetmezliğimiz ya da böbrek yetmezliğimiz yoksa günde 1.5-2 litre kadar su tüketmek gerekiyor” dedi.

Ülkemizde her sene yaklaşık 30 bin kişi trombozdan ölüyor

Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Rüçhan Akar ise, Dünya Tromboz Günü nedeniyle yapılan etkinlerin önemine dikkat çekerek, farkındalığın hastalıkların önlenmesinde çok büyük rolü olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Ahmet Rüçhan Akar etkinlik kapsamında yaptığı değerlendirmede, DVT kaynaklı ölümün önlenebilir olması nedeniyle bilinçlenmenin önemini vurgulayarak, “Meme kanseri, akciğer kanseri ve araç kazalarından ölenlerin toplamından daha fazla insanı damarlardaki pıhtılaşma nedeni ile kaybetmekteyiz. Bu verilere göre ülkemizde her sene yaklaşık 30 bin kişi trombozdan ölmektedir.

Bacak toplardamarlarında oluşan pıhtı bazen bu bölgelerden koparak akciğerlere atılıyor ve sonucunda pulmoner emboliye yol açabiliyor. Bu durumda ölüm veya kronik kalıcı hastalıklara yol açar. Tromboembolik olaylar hem erken dönemde hem de geç dönemde hayatınızı tehdit edebilir, yaşamınızı olumsuz etkileyen sorunlara neden olabilir. Unutmayınız pıhtı fark edilebilir, önlenebilir ve tedavi edilebilir. Son yıllarda gelişen teknoloji ile hem yeni jenerasyon pıhtı önler ilaçlar, hem de pıhtının mekanik olarak temizlenmesini sağlayan cihazlarla tedavide önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Erken dönemde uzman bir kalp damar cerrahının sizi değerlendirmesini tavsiye ederiz” dedi.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla