Prof. Dr. Yıldız: Türkiye, obezite hastalık yükünü en fazla azaltabilen ülke oldu

Yazan Hatice Pala Kaya
27 Ekim 2017   |    7 Kasım 2017    |   Kategori: Sağlık Gündemi, Üye Yazıları Print

Türkiye’de obeziteye yönelik çalışmaların olumlu olduğunu ancak bunların geliştirilmesi gerektiğini söyleyen EndoBridge Kurucu Kongre Başkanı Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, Antalya’da düzenlenen EndoBridge 2017 kapsamında Medikal Akademi Ankara Temsilcisi Hatice PALA KAYA’nın sorularını yanıtladı. Obeziteye karşı yürütülen çalışmaların olumlu sonuçlar verdiğini dile getiren Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, “Yakın zamanda yayınlanan ‘Dünya Obezite Yükü’ çalışmasında 195 ülke arasında obezite ilişkili hastalık yükünü en fazla azaltabilen ülke Türkiye. Bu çalışmanın verilerine göre, dünyanın en kalabalık nüfusa sahip 20 ülkesi arasında son 25 yıl içinde obezite ilişkili hastalık ve ölüm yükünde %40’a varan oranlarda düşüş sağlayan Türkiye. Bu bizim için iyi bir haber” dedi.

Obezite ve diyabet bu coğrafyada yaygın

Ortadoğu coğrafyasında ve Türkiye’de diyabet ve obezitenin büyük risk olarak görülmeye devam ettiğini belirten Prof. Dr. Yıldız, “Diyabet bütün dünyada artıyor ama bizim ülkemizde ve Ortadoğu coğrafyasında dünyaya göre daha fazla artıyor. Diyabet ve obezite sık görülen kompleks hastalıklar. Bu tip hastalıklara genlerimiz, çevresel faktörler ve genler ile çevrenin etkileşimi neden oluyor.

Genlerimiz son yıllarda önemli bir değişiklik göstermedi ama çevresel faktörlerde önemli değişiklikler olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla Ortadoğu coğrafyasında diyabet ve obezitenin hızlı artışında iki temel neden var gibi görünüyor: Bir tanesi beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler, bir tanesi de fiziksel aktivitedeki değişiklikler” dedi.

Türkiye çok hareketsiz

Türkiye’deki hareketsizliğin yüzde 85’in üstünde olduğunu belirten Prof. Dr. Yıldız, “Bugün Avrupa Birliği’ne girsek, Avrupa şampiyonu oluyoruz hareketsizlikte. Şu anda Avrupa’nın şampiyonu Malta ama biz girersek en hareketsiz ülke olarak birinci sıraya yerleşeceğiz. Türkiye’deki insanların yalnızca yüzde 15’i bizim sağlık açısından yeterli dediğimiz hareketi yapıyor. Düzenli ve ağır spor yapma anlamında da söylemiyorum” diye konuştu.

Prof. Dr. Yıldız: Türkiye’deki obezite oranları son 30 yılda %50’den fazla arttı

Beslenme alışkanlıklarında ciddi değişiklikler olduğunu, alınan toplam kaloride, karbonhidrat, yağ, protein dağılımında değişiklikler olduğunu, besin çeşitliliğinin azaldığını ve kaliteli karbonhidratlardan uzaklaşıldığını kaydeden Prof. Dr. Yıldız, bu görünür etkenler dışında, henüz yeterince farkına varamadığımız etkenlerin olabileceğini kaydetti.

Bu yeterince anlaşılmamış konular arasında, bağırsak mikroplarındaki değişikliklerin metabolizmaya etkisi, beynimiz ve bağırsaklarımızın birbiriyle olan iletişimini örnek gösteren Prof. Dr. Yıldız, “Dolayısıyla sorun çok kompleks ama ortada bir gerçek var, sonuçta Ortadoğu coğrafyasında diyabet, obezite dünyaya göre neredeyse iki kat daha fazla görülüyor. Türkiye de hem obezitede hem diyabette dünyanın en önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor artık.

Bugün artık ülkemizde her 7 kişiden birinin diyabet olduğu, her üç- dört kişiden birinde gizli şeker gördüğümüz bir noktadayız. Dolayısıyla tüm nedenleri hemen bulamayabiliriz, zaman alabilir ama çözümleri çok hızlı üretmemiz gerekiyor” yorumunda bulundu.

Sağlık Bakanlığı çaba harcıyor

Sağlık Bakanlığı’nın hareketlilik, obezitenin önlenmesi, diyabet konusunda ciddi çaba içinde olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, “Obezite, diyabet ve hareketsizliğin ülkemizin çok önemli bir sorunu olduğunun herkes farkında. Gerek Sağlık Bakanlığı gerekse sivil toplum kuruluşları iyi niyetle bir şeyler yapmaya ve sorunun çözümüne katkıda bulunmaya çalışıyor. Fakat iki önemli açmazımız var; birincisi, çabalarımız kapsayıcı ve organize değil, bazen birbirini tekrarlayan çabalar oluyor; ikincisi, ölçme-değerlendirmede düzgün, sürdürülebilir bir modelimiz yok” dedi.

Türkiye’de kadınlarda diyabet riski erkeklere göre çok daha yüksek

Çalışmaların koordine edilmesi yanında, ciddi bir izleme-değerlendirme mekanizmasına ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, böylece sürekli veri üretilmesi, uygulamaların etkilerinin gözlenerek güncellemeler yapılması, tüm projelerle ilgili kararların veriye dayalı olarak alınmasının mümkün olacağını anlattı.

Sorun çok kompleks

Dünyada 30 binden fazla diyetle ilgili kitap bulunduğunu, hareketlilikle ilgili yapılması gerekenlerin de temelde bilindiğini belirten Prof. Dr. Yıldız, sözlerini söyle sürdürdü: “Bu kitapların bir kısmı zararlı, bir kısmı zararsız, bir kısmı yararlı bilgiler içeriyor. Bu kadar çok kitap varken, bu kadar çok toplantı yapılırken neden obezite ve diyabet hala artıyor ve kontrol altına alınamıyor diye kendimize sormamız gerekiyor.

Burada sorunun çok kompleks olduğunun ve herkes için geçerli tek tip bir çözümün olamayacağını bir kez daha vurgulamak lazım. Mesela; aramızda bazıları; yağdan zengin beslenirseniz bu yağ sizin için zararlı olur, hasta olursunuz diyor. Ben size dünyada en fazla yağdan beslenen toplumlardan birini söyleyeyim, Girit. Giritliler çok fazla yağ tüketiyor ama dünyada en uzun ve en sağlıklı yaşayan toplumlardan biri. Tersini söyleyecek olursam, bazıları şeker için neredeyse zehir benzetmesi yapıyor ve hiç tüketilmemesini tavsiye ediyor.

Dünyada en fazla şeker tüketen toplumlardan biri Küba. Kübalılar Amerikalılara göre iki kat daha fazla şeker tüketiyor. Bir de sosyo ekonomik olarak daha kötü durumdalar ama daha sağlıklılar, daha uzun yaşıyorlar. Demek ki konu bir şeyi daha az tüketelim ya da yürüyüşü her gün şu kadar yapalım ile çözülecek kadar basit değil. Daha kompleks düşünüp, daha iyi çözümler üretmemiz gerekiyor. Her biri kesitsel ya da çok kısa süreli ve çoğunlukla birbirini tekrarlayan kampanyalar yerine kapsayıcı, pratikte uygulanabilir ve özellikle ölçümleme ile başarının değerlendirildiği ve veriye dayalı karar mekanizmalarını kullanacağımız kalıcı bir plana ihtiyacımız var.”

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla