İnme geçiren hastaların %60’ında uyku apnesi var!

Kategori: Aile Hekimliği, Uyku Sorunları Print

Kanada İnme Kongresi’nde yayımlanan yeni inme tedavisi kılavuzuna göre, uyku apnesinin tanı ve taramasına yönelik gelişmeler, inmenin önlenmesi için büyük önem taşıyor. Kanada İnme Tedavisine Yönelik En İyi Uygulamalar Önerisi kılavuzuna göre, uyku sırasında beyne giden hava akışının durması veya azalması anlamına gelen obstrüktif uyku apnesi, hem inmenin hem de inme sonrası bir komplikasyon için risk faktörüdür. Güncellenen kılavuza göre, inme geçiren hastaların en az %60’ında uyku apnesi mevcut.

Genel popülasyonda uyku apnesi, yüksek kan basıncı ve diyabet gibi diğer risk faktörleri kontrol altına alınsa bile, inme olasılığını artırıyor. Toronto Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ve Uyku Tıbbi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Brian Murray, mutlak asgaride, erkeklerin %4’ünde ve kadınların %2’sinde ciddi uyku apnesi olduğunu ve bunun da genel popülasyonun %10’undan fazlasını etkilediğini ifade etti. Dr. Murray, uyku apnesini önlemek için çeşitli yöntemlerin olduğunu belirtti ve ekledi:

“Obezite uyku apnesi için önemli bir faktörü olduğundan, kilo vermek, hava yollarını gevşeten ve horlamaya neden olan sedatif gibi ilaçlardan ve alkolden kaçınmak ve yatağın kendinize ait tarafında uyumak, uyku sırasında solunumun bozulmasını en aza indirgiyor.”

Uyku apnesi nedir? Apne testi, tanı ve tedavisi nasıl yapılır?

Aşırı horlama, uyku sırasında solunum durması ve yeterli uykuya rağmen gün içerisinde fiziksel yorgunluk uyku apnesinin belirtileri arasında. Dr. Murray, bu belirtileri taşıyan herkesin derhal bir hekim tarafından değerlendirilmesi ve bir sonraki aşamaya geçilmesi gerektiğini belirtti. Obstrüktif uyku apnesi, inmeden sonra sıkça görülen bir durum.

Güncellenen kılavuza göre, inme geçiren hastaların en az %60’ında uyku apnesi mevcut. İnme hastalarının taranmasına ilişkin yeni önerilere göre, horlayan ve uykusu bölünen veya gün içerisinde yorgunluk hisseden kişilerin taranması gerekiyor. Dr. Murray, inme geçiren birçok hastada mevcut olmasına karşın, gün içerisinde görülen yorgunluk hissinin bir belirti olarak görülmediğine dikkat çekiyor.

Tedavi edilmeyen uyku apnesi ikinci bir inme riskini artıracağı ve küçük ölçekli çalışmalarda uyku apneli inme geçiren hastaların rehabilitasyon sonuçlarının daha kötü olduğu gösterildiği için, bu hastaların taranması hayati önem taşıyor. En iyi uygulamalarda, inme geçiren ve tedavi edilmemiş obstrüktif uyku apnesi olan hastalarda yüksek mortalite oranları ve başka komplikasyon riskleri de dikkat çekiyor.

Heart and Stroke Foundation’ın İnme Direktörü Ian Joiner, bu yenilikçi Kanada kökenli araştırmanın, inmeden sonra rehabilitasyon ve iyileşmeye ilişkin öğrenilecek daha çok şeyin olduğunu gösterdiğini dile getirdi ve ekledi: “Bu gelişmeleri İnme Tedavisine Yönelik En İyi Uygulamalar Önerisi Kılavuzu gibi yayınlara eklemek, Kanadalılar için hastalığın sonuçlarını iyileştirmeye yardımcı olacaktır.”

Yeni öneriler, İnme Tedavisine Yönelik En İyi Uygulamalar Önerisi Kılavuzunun dördüncü güncellemesinde yer alıyor. Ayrıca ilk defa bu kılavuzda uyku apnesi bölümü altında önerilere yer verildi. En İyi Uygulamalar Kılavuzu, Kanadalı hastalarda inme tedavisini iyileştirmek üzere ilk kez 2006 yılında yayımlanmıştı. Kılavuz iki yılda bir güncelleniyor. Kanada İnme Kongresi Eşbaşkanı Dr. Michael Hill, bu yeni önerilerin çok önemli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “İnme tedavisi, yalnızca hastaları en iyi şekilde tedavi etmek değil; aynı zamanda yeni ve tekrarlayan inmelerin de önlenmesi için önemlidir.”
Kanada İnme Kongresi, Kanada İnme Ağı, Kanada Kalp ve İnme Vakfı ve Kanada İnme Konsorsiyumu’nun ortak bir girişimidir.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla