Prof. Dr. Yüksel Ürün: Her İki Kanser Vakasından En Az Birisi Basit Önlemlerle Engellenebilir

Yazan Hatice Pala Kaya
6 Nisan 2026  |   Kategori: Güncel / Literatür, Onkoloji Print

Kanser vakalarının dünya genelinde giderek arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Yüksel Ürün, her iki kanser vakasından en az birisinin çok basit önlemlerle, hayat tarzı değişiklikleriyle önlenebileceğini belirtti. 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası nedeniyle Ankara’da Kanserle Dans Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte bir araya gelen kanser uzmanları Spotify üzerinden yayınlanan “RadyONKO Podcast Serisi”ni kamuoyuna tanıttı. Kanserin milyonları etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayan Kanserle Dans Derneği Başkanı Sevil Gürkan, ise erken teşhis ve doğru bilginin hayati önem taşıdığını dile getirdi. Dernek olarak amaçlarının farkındalık oluşturmak olduğunu söyleyen Gürkan, güvenilir ve bilimsel bilgiyi toplumun her kesimine ulaştırmayı hedeflediklerini açıkladı.

RadyONKO ile Güvenilir Bilgi Geniş Kitlelere Ulaşacak

Kanserle Dans Derneği Spotify üzerinden yayınlanan “RadyONKO Podcast Serisi”ni kamuoyuna tanıttı. Alanında uzman hekimlerin katılımıyla hazırlanan “RadyONKO Podcast Serisi”, kanserle ilgili güncel, bilimsel ve güvenilir bilgileri toplumla buluşturmayı hedefliyor. Podcast serisinde; kanserin önlenmesi, erken teşhis, tedavi süreçleri ve hasta psikolojisi gibi başlıklar ele alınacak. Seride yalnızca hastalık değil, hastalığın tüm bileşenlerini kapsayan içeriklere yer verilecek. Uzman hekimlerden araştırmacılara, hastalardan hasta yakınlarına kadar farklı isimler deneyimlerini paylaşacak. “Kanserle Dans Edenlerin Sesi” olmayı amaçlayan seri, geniş bir dinleyici kitlesine hitap edecek.

Prof. Dr. Nuri Karadurmuş: Kanser sadece medikal değil psikolojik mücadele de gerektiriyor

Uzman İsimler Podcast Serisinde Bir Araya Geldi

Etkinlikte Uzman Psikolog Sibel Cesur Akyunak moderatörlüğünde birçok uzman yer aldı. Akciğer kanseri tanı ve tedavi yöntemleri konusunda Türk Akciğer Kanseri Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayten Kayı Cangır, immünoterapi alanında Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu, Miyelodisplastik Sendrom (MDS) hakkında Prof. Dr. Mehmet Ali Özcan, sindirim sistemi kanserlerinde Prof. Dr. İsmail Ertürk, cilt kanseri (melanom) konusunda Prof. Dr. Sadettin Kılıçkap, ürogenital sistem kanserlerinde Prof. Dr. Yüksel Ürün ve medikal onkolojideki gelişmeler üzerine Prof. Dr. Umut Demirci podcast serisine katkı sundu. Ayrıca projede, hastaların teşhis anı ve tedavi sonrası yaşadıkları deneyimlere de yer verilerek içeriklerin daha kapsayıcı olması sağlandı.

Herkes İçin Erişilebilir İçerik

Podcast serisi, yalnızca hastalara değil hasta yakınlarına ve sağlıklı bireylere de hitap edecek şekilde tasarlandı. İçerikler, herkesin kolay erişim sağlayabilmesi amacıyla Spotify üzerinden dinleyicilerle buluşacak. Dernek, ilerleyen süreçte farklı kanser türlerine odaklanan yeni bölümlerle içerik kapsamını genişletmeyi planlıyor.

Prof. Dr. Haluk Özsarı: Kanser hastaları güncel ve yenilikçi tedavilere erişmek istiyor

Ankara’da Geniş Katılımlı Toplantı

Ulusal Kanser Haftası kapsamında Ankara’da düzenlenen toplantıya; Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu, İç Hastalıkları ve Medikal Onkoloji Uzmanları Prof. Dr. Yüksel Ürün ve Prof. Dr. İsmail Ertürk ile Uzman Psikolog Sibel Cesur Akyunak ve Kanserle Dans Derneği Başkanı Sevil Gürkan katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Kanserle Dans Derneği Başkanı Sevil Gürkan, “Kanser, hepimizin bildiği gibi dünya genelinde her yıl milyonlarca insanı etkileyen, ancak erken teşhis ve doğru bilgiyle büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir hastalık” dedi. Araştırmaların erken teşhisin hayat kurtardığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Gürkan, bu alanda toplumsal bilinç oluşturmanın hayati önem taşıdığını ifade etti.

Dijital Ses Olarak da Hastalarımızın Yanındayız

Dijital platformların önemine değinen Gürkan, derneğin YouTube, Instagram, Facebook ve LinkedIn üzerinden geniş kitlelere ulaştığını, şimdi ise Spotify aracılığıyla sesli içeriklerle de topluma erişmeyi amaçladıklarını kaydetti. Gürkan, “Her bölümde kanserin farklı türlerini ele alarak, toplumun en çok ihtiyaç duyduğu güvenilir bilgiyi geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz. Kanserle mücadelede ‘dijital ses’ olarak da hastalarımızın yanındayız” dedi.

Yenilikçi tedaviler üçlü negatif meme kanserine karşı umut vaat ediyor

Farkındalığı Hastanın Ayağına Götürüyoruz

Podcast formatının tercih edilme nedenlerine ilişkin soruya da yanıt veren Gürkan, farkındalık çalışmalarının yıllar içinde dönüşüm geçirdiğini, geleneksel farkındalık etkinliklerine katılımın sınırlı kaldığını anlattı. Bu nedenle içerikleri doğrudan bireylerin günlük yaşamına taşımayı amaçladıklarını dile getiren Gürkan, “İnsanlar yürürken, araç kullanırken ya da evde dinlenirken podcast dinliyor. Biz de doğru bilgiyi onların bulunduğu ortama taşımak istedik” diyerek, projenin çıkış noktasını açıkladı.

Hasta Hikâyeleriyle Umut Olacak

Yeni teşhis alan bireyler için bu içeriklerin umut kaynağı olacağını belirten Gürkan, “Yeni teşhis alan bir insan etkinliklerimize gelemeyebilir ama podcast serimizi dinleyerek umut alabilir. ‘Benim gibi teşhis alanlar var ve sağlıklı şekilde hayatlarına devam edebiliyorlar’ desinler istiyoruz” şeklinde konuştu. Podcast serisinin henüz yeni yayına başladığını ve geri bildirimlerin lansman sonrası alınmasının beklendiğini de sözlerine ekleyen Sevil Gürkan, konuşmasının sonunda projeye koşulsuz destek sağlayan Bristol Myers Squibb (BMS) firmasına ve katkı sunan tüm uzmanlara teşekkür etti.

Prof. Dr. Yüksel Ürün: Kanser Vakalarının Yarısı Önlenebilir

Kanser vakalarının giderek arttığına dikkat çeken Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yüksel Ürün, “İki kanserden bir tanesini çok basit önlemlerle, hayat tarzı değişiklikleriyle önlememiz mümkün. Bu nedenle bu tür bilgilendirmelerin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bir kanser hastası için nelerin yapılması gerektiği kadar, nelerin yapılmaması gerektiği de çok önemli” dedi. Podcast gibi projelerin hastaların güvenilir bilgiye ulaşması açısından kritik rol oynadığını belirten Ürün, yanlış yönlendirmelerin hastalara zarar verebildiğine dikkat çekti.

Her 7-8 Erkekten Biri Hayatı Boyunca Prostat Kanseri ile Karşılaşıyor

Ürogenital sistem kanserlerinin hem Türkiye’de hem de dünyada halk sağlığını tehdit etmeye devam ettiğini belirten Ürün, bu hastalıkların artık “çaresiz” olmadığını, doğru strateji ve erken teşhisle önemli başarılar elde edildiğini vurguladı. Prof. Dr. Ürün, özellikle prostat kanserine dikkat çekerek, “Her 7-8 erkekten bir tanesi hayatı boyunca prostat kanseri ile karşılaşıyor. Yine mesane kanseri ülkemizde sigaradan dolayı en sık görülen tümörlerden bir tanesi. Aynı şekilde böbrek kanseri… Yine testis kanseri bizim için özel bir tümör; 15-35 yaş arası erkeklerde en sık görülen tümörlerden bir tanesi ve tedavi başarımız son derece yüksek” bilgisini verdi.

Tarama testleri kolorektal kanserin önlenmesinde büyük önem taşıyor

Metastatik Prostat Kanserinde Yaşam Süresi İki Katına Yaklaştı

Prostat kanserinde son yıllarda tedavi alanında önemli ilerlemeler kaydedildiği bilgisini veren Ürün, “Bizim son yıllarda yeni nesil hormon ilaçları, yeni nesil kemoterapiler, hastalarımız arasında ‘atom tedavisi’ olarak bilinen radyoligand tedavilerle bugün yeni tanı almış prostat kanserlerinde yaşam sürelerimiz geçmişe göre neredeyse iki katına çıktı” ifadelerini kullandı. Elde edilen sonuçların klinik pratiğe de güçlü şekilde yansıdığını belirten Prof. Dr. Yüksel Ürün, “Ortanca sürelerimiz rahatlıkla çoğu hastamız için 7-8 yılın üzerine çıkmış vaziyette. Ve çok başarılı bir şekilde bugün artık prostat kanserli hastalarımızı tedavi edebiliyoruz. En az 4-5 farklı basamak tedaviyle hastalarımıza ulaşabiliyoruz, tedavi sunabiliyoruz” diye konuştu.

Tek Tip Tedavi Dönemi Kapandı

Kanser tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Yüksel Ürün, “Artık hastanın sadece tümörüne değil genetik profiline, tümör biyolojisine ve yaşam koşullarına özel bir yol haritası çiziyoruz” dedi. İmmünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin çığır açtığını belirten Ürün, bireyselleştirilmiş tıp sayesinde çok daha başarılı sonuçlar elde edildiğini ifade etti.

Böbrek Kanserinde Aşı Geliştirme Süreci Tamamlandı

Kanser tedavisinde son yıllarda öne çıkan yenilikçi yaklaşımlar arasında yer alan kişiselleştirilmiş kanser aşıları ve CAR-T hücre tedavilerinin kombinasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Yüksel Ürün, bu alanda yürütülen çalışmaların henüz erken aşamada olduğunu ancak elde edilen ilk verilerin dikkat çekici olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Ürün, böbrek kanseri özelinde yürütülen çalışmalara da değinerek, “Biz böbrek kanserindeki kanser aşı çalışmasına katıldık. Çalışma tamamlandı, önümüzdeki yıllarda sonuçlarının açıklanmasını bekliyoruz” dedi.

Kanser hastaları anketinde öne çıkan talepler: Psikolojik destek, diyetisyen ve ücretsiz ulaşım

Kişiselleştirilmiş Kanser Aşıları Cerrahi Sonrası Nüks Riskini Azaltmayı Hedefliyor

Kişiselleştirilmiş aşıların özellikle cerrahi sonrası dönemde hastalığın tekrarlama riskini azaltmaya yönelik geliştirildiğini belirten Ürün, “Özellikle aşı dediğimiz tedaviler daha çok cerrahi sonrası hastalığın tekrarlama riskini azaltacak tedaviler. Bununla ilgili olarak melanom ile yine bağırsak kanseri ve böbrek kanseri ile ilgili birtakım küçük çalışmaların oldukça başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu, neredeyse bu tedavileri kullanan hastalarda nükslerin görülmeyecek düzeye indiğini gördük. Ancak bunların uzun dönemli sonuçlarını, bu tedaviler gerçekten kalıcı bir etki bırakıyor mu, bırakmıyor mu bunu görmemiz lazım” şeklinde konuştu.

mRNA Aşıları Kanser Tedavisi İçin Güvenli

Öte yandan mRNA tabanlı kanser aşılarına yönelik kamuoyunda oluşan soru işaretlerine de değinen Prof. Dr. Ürün, bu teknolojinin güvenli olduğunun altını çizdi. “İnsanlığın ya da canlılığın ortaya çıktığı 3,5 milyar yıldan beri biz mRNA ile birlikte yaşıyoruz. Bütün hücrelerimizin içinde mRNA dediğimiz moleküller var” diyen Ürün, mRNA teknolojisinin aslında kanser aşıları geliştirmek amacıyla planlandığını ancak COVID-19 pandemisiyle birlikte önceliğin aşı geliştirmeye kaydığını hatırlattı. Tüm güvenlik testlerinin titizlikle yürütüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Ürün, “Aşılarla ilgili bütün güvenlik testleri yapılıyor. Biz bu süreçlere çok yakından şahit olduk. Hasta için bireysel olarak bunlar üretiliyor. Dolayısıyla böyle bir kaygının da olmaması gerektiğini hastalarımızla paylaşmak istiyorum” dedi.

Korkuyu Azaltıp Umudu Büyütmeliyiz

Toplumda kanser taramalarına yönelik çekincelere de değinen Prof. Dr. Ürün, farkındalığın önemine dikkat çekerek, “Kanserle mücadelede en güçlü silahımız korku değil, farkındalıktır. Risk grubundaysanız kontrollerinizi aksatmayın. Unutmayın, tedavi sürecinde asla yalnız değilsiniz” diye konuştu. Prof. Dr. Ürün ayrıca, doğru bilginin hastalara ulaştırılmasının en az doğru tedavi kadar önemli olduğunu vurgulayarak, bu süreçte katkı sağlayan Kanserle Dans Derneği’ne teşekkür etti.

Prof. Dr. Özden Altundağ: Yeni Nesil İlaçlarla Akciğer Kanseri Tedavisinde Başarı Hızla Artıyor

Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu: İmmünoterapilerle Yaşam Süresi Uzuyor

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu da immünoterapilerin Türkiye’de binlerce kanser hastası için önemli bir tedavi seçeneği oluşturduğuna işaret ederek, “Artık biliyoruz ki immünoterapiler, tüm hastalarımız için oldukça umut verici ajanlar, yeni tedaviler. İmmünoterapilerle birçok hastanın tedavisinde çok yeni kapılar, çok umut verici sonuçlar elde ettik, hastaların yaşam süresini uzattık” açıklamasını yaptı. Prof. Dr. İmamoğlu, Türkiye’de immünoterapiye erişimin de kolaylaştığını belirterek, “Temmuz 2025’te beş tane immünoterapi ajanımız SGK geri ödeme kapsamına alındı. Artık hastalarımıza çok rahatlıkla ulaştırabiliyoruz immünoterapileri” dedi.

Etki Mekanizması: Bağışıklık Sistemi Üzerinden Kanser Hücresine Müdahale

Prof. Dr. İmamoğlu, immünoterapinin kemoterapi ve radyoterapiden ayrılan temel özelliğini ise şöyle açıkladı: “Klasik yöntemler doğrudan hücreyi hedef alırken, immünoterapi vücudun kendi savunma mekanizmasını harekete geçiriyor. Bu yaklaşım, özellikle seçilmiş hasta gruplarında hastalığın uzun süre kontrol altında tutulmasını, hatta bazı durumlarda kalıcı yanıtlar alınmasını sağlıyor.”

İmmünoterapinin her hastada aynı sonucu vermediğinin altını çizen İmamoğlu, tedavide başarının tümörün biyolojisine ve hastanın genel durumuna bağlı olduğunu belirtti. Prof. Dr. İmamoğlu, bağışıklık sisteminin aşırı uyarılması sonucu gelişebilecek yan etkiler (tiroid, akciğer ve bağırsak tutulumları gibi) nedeniyle tedavinin mutlaka deneyimli onkoloji merkezlerinde uygulanması gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Murat Gültekin: HPV Aşısı Her Yaşta Korur, Bulaşmayı Azaltır ve Nüksü Önler

Elde Edilen Sağkalım Verileri: Metastatik Melanomda İmmünoterapi Başarısı Yüzde 50’lere Ulaştı

Metastatik melanomda immünoterapi öncesi beş yıllık sağkalım oranlarının yüzde 20’nin altında olduğunu hatırlatan Prof. Dr. İmamoğlu, “İmmünoterapi ile bu oran yüzde 50 seviyelerine çıktı” dedi. Akciğer kanserinde de benzer bir olumlu ivme gözlendiğini aktaran İmamoğlu, “Bu veriler, kanserin artık ‘yönetilebilir kronik bir hastalık’ olma yolunda ilerlediğinin kanıtıdır” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. İsmail Ertürk: Gastrointestinal Sistem Kanserlerinde Erken Tanı ve Tarama Hayati Öneme Sahip

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İsmail Ertürk ise hem erkeklerde hem de kadınlarda kolon kanserinin en sık ölümle sonuçlanan üçüncü kanser türü olduğunu vurguladı. Ayrıca, mide kanserinin Türkiye’de özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde artan bir risk taşıdığını belirtti. İleri evre hastalıklarda kolon ve mide kanserlerinde tedaviye yönelik gelişmelerin olduğuna değinen Prof. Dr. Ertürk, ancak sağkalım sürelerinin hâlâ sınırlı olduğunu vurguladı.

45 Yaş Sonrası Düzenli Tarama Öneriliyor

Gastrointestinal sistem kanserlerinde erken tanı ve taramanın kritik olduğunu belirten Prof. Dr. Ertürk, özellikle yüksek riskli bölgelerde yaşayan 40 yaş üzeri bireylerin şikâyetlerini ciddiye alarak erken hekime başvurmaları gerektiğini aktardı. Kolonoskopi gibi tarama yöntemlerinin erişilebilir olduğunu hatırlatan Ertürk, 45 yaşından itibaren her bireyin 10 yılda bir kolonoskopi yaptırmasını önerdi. Erken evre (evre 3’e kadar) gastrointestinal sistem kanserlerinin küratif tedavi ile yönetilebildiğini, ancak evre 4’ten itibaren genel sağkalımın belirgin şekilde düştüğünü de sözlerine ekledi.

Prof. Dr. Haldun Soygür: Psiko-onkoloji, kanser tedavisinin parçası haline gelmeli

Uzman Psikolog Sibel Cesur Akyunak: Psikolojik Destek, Tedavinin Ayrılmaz Bir Parçası

Uzman Psikolog Sibel Cesur Akyunak ise kanserin yalnızca bedeni değil; korkuları, umutları ve insanın hayata tutunma gücünü de sınadığını belirterek tanı anından itibaren yaşanan belirsizlik, kaygı ve yalnızlık duygusu kadar dayanıklılık, anlam arayışı ve bağ kurma ihtiyacının da bu sürecin parçası olduğunu ifade etti. Psikolog Akyunak, psikolojik desteğin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve iyileşme yolculuğunda kişiye ‘yalnız’ olmadığını söylemenin önemine vurgu yaptı.

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla