Ağız kanseri neden olur? Belirtileri ve tedavisi yöntemleri

Kategori: Ağız ve Diş Sağlığı, Kanser, Sağlık Sözlüğü Print

Ağız kanseri, ağzın herhangi bir yerinde oluşabilen ciddi bir kanser türüdür. Genellikle ağız, dil ve dudaklarda bulunan skuamöz hücrelerinin mutasyonuyla gelişir ve çoğunlukla boyundaki lenf düğümlerine yayıldıktan sonra keşfedilir. En önemli tetikleyicisi yoğun tütün (sigara) ürünleri ve alkol kullanımıdır. Başlıca belirtileri, ağız veya dudakta iyileşmeyen bir yara ve kalıcı ağrıdır. Dünya Sağlık Örgütü’nün en ölümcül kanser türleri listesinde 8. sırada yer alan ağız kanseri, erken teşhis edilirse tedavi başarısı çok yüksektir ve tekrarlanmaz. Özellikle 50 yaş üstü sigara ve alkol tüketmiş olan erkeklerde çok yaygın görülür.

Ağız kanseri nedir?

Ağız kanseri, dudakların ve ağız boşluğunun herhangi bir yerinde kanserli hücrelerin gelişimidir ve baş-boyun kanserleri olarak adlandırılan daha büyük bir kanser grubuna ait bir alt türdür. Ağız, mukozalı bir astarla kaplıdır ve skuamöz hücrelerden oluşur. Kanser çoğunlukla bu düz, ince, yassı hücrelerde başlar. Bu hücrelerdeki anormal değişiklikler her zaman kanserli hücrelere neden olmaz. Fibrom gibi iyi huylu tümörlere de yol açabilirler. Ancak bunlar tedavi edilmezse zamanla kanserli hücrelere dönüşebilirler.

Ağız kanseri türleri

Ağız kanserlerinin % 90’ı skuamöz hücrelerinde başlar ve ağızda geliştiği yere göre adlandırılır:

  • Yanak mukozası kanseri
  • Ağız tabanı kanseri
  • Dişeti kanseri
  • Dudak kanseri
  • Damak kanseri
  • Dil kanseri

Nadiren görülen türleri ise şunlardır:

  • Adenokarsinom: Kanser tükürük bezlerinde gelişir.
  • Sarkom: Kemik, kıkırdak, kas veya diğer yumuşak vücut dokularındaki anormalliklerden kaynaklanır.
  • Oral malign melanom: Kanser deri pigmenti üreten melanositlerde başlar. Genellikle çok kanamalı şişlikler oluşur.
  • Lenfoma: Lenf bezlerinde gelişen bir kanser türüdür ama bazen ağızda da gelişebilir.

Kanser nedir? Neden olur? Türleri, belirtileri ve tedavisi

Ağız kanserinin nedenleri

Ağız kanserinin kesin nedeni bilinmemektedir ancak riskini artırabilecek pek çok etken vardır:

  • Sigara, puro, pipo, tütün çiğneme ve enfiye gibi her türlü tütün kullanımı
  • Yoğun alkol kullanımı
  • Dudakların aşırı güneşe maruz kalması
  • Cinsel yolla bulaşan insan papilloma virüsü (HPV)
  • Zayıf bağışıklık sistemi
  • Sağlıksız beslenme
  • Genetik sendromlar
  • Erkek olmak (kadınların iki katı)
  • Kronik ağız yaraları
  • Ağız sağlığını önemsememek

Geçmişte yemek borusu, deri, rahim ağzı, penis veya anüs kanseri geçirenlerin ağız kanseri olma riski daha yüksektir.

Ağız kanseri belirtileri

  • Kalıcı ağız ülserleri
  • Ağızda kalıcı ağrı
  • Ağızda kırmızı ya da beyaz yamalar
  • Dudaklarda ya da ağızda kırmızı ve beyaz lekeler
  • Ağrılı yutma güçlüğü
  • Konuşma bozukluğu ve ses değişiklikleri
  • İstem dışı kilo kaybı
  • Dinmeyen kötü bir ağız kokusu
  • Ağız, boyun ve dudaklarda yumru veya kalınlaşma
  • İç yanak astarının kalınlaşması
  • Ağızda kanama veya uyuşma
  • Gevşek dişler
  • Çeneyi hareket ettirme zorluğu ve çene şişmesi
  • Diş protezlerinin tam oturmaması
  • Şişmiş tükürük bezleri

Ağız kanseri genellikle erken dönemde belirtilere neden olur ancak çoğunlukla dikkate alınmaz. Bu nedenle bu belirtilerden herhangi biri 2 haftadan uzun sürerse hiç vakit kaybetmeden bir hekime başvurun.

Ağız kanseri teşhisi

Fiziksel muayene

Hastanın şikâyetleri doğrultusunda sağlık geçmişi, alışkanlıkları ve aile öyküsü hakkında bilgi alınırken fiziksel muayene yapılır. Bu muayenede ağız tabanı, damak, boğazın arkası, dil, yanaklar ve boyundaki lenf düğümleri yakından incelenir.

Tiroid kanseri nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Eksfolyatif sitoloji

Kanserli hücreleri saptamak için kullanılan bir testtir ve işlem esnasında acı hissedilmez. Ağız boşluğundaki şüpheli yaradan ya da büyüyen tümörden küçük bir hücre örneği fırça yardımıyla alınır ve örnek boyanarak mikroskop altında inceler. Bir anormallik bulunursa biyopsiye ihtiyaç duyulur.

Biyopsi

  • İnsizyonel biyopsi: Lokal anesteziyle yapılan insizyonel biyopside, kanserli dokudan neşterle küçük bir parça kesilip çıkarılır. Yara gerekirse çözünebilir dikişlerle kapatılır.
  • Yumruk (delme) biyopsisi: Ağzın iç astarından küçük bir doku alınması gerektiğinde genellikle kesici özel bir alet kullanılarak lokal anesteziyle yumruk biyopsisi yapılır.
  • İnce iğne aspirasyon sitolojisi: Bu işlemde boyundaki yumrulardan veya lenf bezlerinden az miktarda sıvı ya da hücre örneği almak için çok ince bir iğne kullanılır. İğne ultrason rehberliğinde yönlendirilebilir. Hızlı, ağrısız bir işlemdir. Özellikle ağız kanserinin komşu dokulara yayılma ihtimalini araştırmak için yapılır.
    Alınan örnekler patoloji laboratuarında incelenir.
Ağız kanseri

Ağız kanserinin erken teşhisi için düzenli kontrol önemlidir

İleri testler

Biyopsi ağız kanseri teşhisini doğrularsa uygulanacak tedaviye karar verebilmek için ağız kanserinin evresini saptamaya yönelik birtakım testler yapılır. Bu testler şunlardır:

  • Kanserli hücrelerin çene, göğüs veya akciğerlere yayılıp yayılmadığını görmek için röntgen çekimi
  • Ağız, boğaz, boyun, akciğerler veya vücudun herhangi bir yerinde bulunan tümörleri ortaya çıkarmak için BT taraması
  • Kanserin lenf bezlerine veya diğer organlara sıçrayıp sıçramadığını belirlemek için pozitron emisyon tomografisi (PET)
  • Baş ve boynun daha kapsamlı görüntüsünü almak için manyetik rezonans görüntüleme (MRG)
  • Burun pasajlarını, sinüsleri, iç boğazı, nefes borusunu ve soluk borusunu (trake) incelemek için endoskopi

Ağız kanseri evreleri

  • Evre I: Tümör 2 cm veya daha küçüktür ve kanser lenf bezlerine yayılmamıştır.
  • Evre II: Tümör 2-4 cm arasındadır ve kanser lenf bezlerine yayılmamıştır.
  • Evre III: Tümör 4 cm’den büyüktür ve lenf bezlerine yayılmamıştır ya da herhangi bir boyuttadır ve sadece bir lenf bezine yayılmıştır.
  • Evre IV: Tümörler herhangi bir boyuttadır ve kanser yakın dokulara, lenf bezlerine veya vücudun diğer bölümlerine yayılmıştır.

Ağız kanseri genellikle boyundaki lenf bezlerine, üst veya alt çene kemiğine, tükürük bezlerine, yüz bölgesindeki cilde, karaciğer, akciğer ve beyne yayılabilir

Ağız kanseri tedavisi

Ağız kanserinde tedavi öncesi

Hastanın tedavi görürken kilosunu ve gücünü koruması için bir diyetisyen beslenme değerlendirmesi yapabilir ve hasta yeterince beslenemiyorsa beslenme tüpü takılabilir.

Diş eti hastalıkları ve kanamaları neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Özellikle radyasyon tedavisinden önce eksiksiz bir diş muayenesinin ve gerekli diş işlemlerinin yapılması önemlidir. Konuşma terapisti ise teşhis anında ve tedavi süresince ağız kanseri ya da tedavisinin bir sonucu olarak ortaya çıkabilecek konuşma ya da yutma problemlerine yardımcı olmaya çalışır. Tedavi öncesi sigara kesinlikle bırakılmalıdır çünkü sigara tedaviden alınacak sonucu olumsuz yönde etkileyebilir.

Ağız kanserin türü, evresi ve hastanın genel sağlığı gibi faktörler uygulanacak tedavi yöntemlerini belirler. Başlıca ağız kanseri tedavileri şunlardır:

Ağız kanseri ameliyatı

Tümörü çıkarmak için ameliyat

Cerrah, tüm kanserli hücreleri çıkardığından emin olmak için tümörü ve çevreyi saran sağlıklı bir doku payını kesebilir. Küçük tümörler, küçük cerrahi müdahaleyle çıkarılabilir. Bazı erken evre kanserlerde lazer ameliyatı da uygulanabilir. Daha büyük tümörler, örneğin çene kemiğinin bir bölümünü veya dilin bir kısmını çıkarmak gibi, daha kapsamlı cerrahi müdahale gerektirebilir.

Boyun diseksiyonu ameliyatı

Kanserli hücreler boyundaki lenf bezlerine yayılırsa veya kanserin büyüklüğüne bağlı olarak yüksek risk varsa boyundaki kanserli lenf bezlerini ve ilgili dokuları çıkarmak için bu ameliyat uygulanabilir. Boyun diseksiyonu, lenf bezlerine yayılan tüm kanserli hücreleri temizler. Boyunda ameliyat izi kalır ama enfeksiyonlarla savaşma yeteneği etkilenmez.

Rekonstrüktif cerrahi

Kanserli bölge alındıktan sonra hastanın konuşma ve yeme kabiliyetini yeniden kazanması için rekonstrüktif cerrahi uygulanabilir. Ağzı yeniden oluşturmak için vücudun diğer bölgelerinden kemik tozları, deri veya kas nakledebilir. Doğal dişlerin yerine diş implantları kanser tedavisi esnasında veya iyileştikten sonra yerleştirilebilir.

Cerrahi müdahale kanama ve enfeksiyon riski taşır. Dış görünümü, konuşma ve yutma yeteneğini etkileyebilir. Yiyecek, içecek ve ilaç almaya yardımcı olacak bir beslenme tüpüne ihtiyaç duyulabilir. Kısa süreli kullanımda buruna ve karına; uzun vadede cilt altına ve mideye beslenme tüpü sokulabilir.

Radyasyon tedavisi

Radyasyon tedavisinde kanserli hücreleri öldürmek için X-ışınları ve protonlar gibi yüksek enerjili ışınlar kullanılır. Tedavi genellikle vücudun dışındaki bir makineyle (harici ışın radyasyonu) yapılır ve kanserin geri dönmesini önlemek için ameliyattan sonra verilir. Özellikle erken evre dil kanserinde brakiterapi (dahili ışın radyasyonu) uygulanabilir. Bu işlem, genel anesteziyle radyoaktif implantları doğrudan tümöre yerleştirmeyi kapsar. İmplantlar 1-8 gün burada bırakılarak yüksek dozda radyasyon verilir. Hasta, bir süre ziyaret edilemez ve radyasyon idrarla tamamen atılana kadar -örneğin hamile kadın ve çocuklarla temastan kaçınmak gibi- birtakım talimatlara uyması gerekir.

Radyoaktif implantlar ağzın şişmesine ve implantlar çıkarıldıktan sonra 5-10 gün ağrı hissedilmesine neden olabilir. Bazen radyasyon terapisi kemoterapiyle birleştirilebilir. İleri ağız kanserinde ise bazı semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir. Yan etkileri ağız kuruluğu, diş çürümesi, çene kemiğine zarar verme, ağız yaraları, diş eti kanamaları, çene sertliği, yorgunluk ve kırmızı yanık benzeri cilt reaksiyonlarıdır.

Kemoterapi

Kemoterapi, kanserli hücreleri öldürmek için kimyasallar kullanan bir tedavidir. Kemoterapi ilaçları, tek başına veya diğer kanser tedavileriyle birlikte verilebilir. Özellikle kanser yayıldığında ya da tekrarlanma riski yüksek olduğunda radyasyon tedavisiyle birlikte sıklıkla uygulanır. Kemoterapinin yan etkileri alınan ilaçlara bağlıdır. Başlıca yan etkiler mide bulantısı, kusma ve saç dökülmesidir.

Hedefli ilaç tedavisi

Hedefli ilaç tedavisi, kanserli hücrelerdeki anormalliklere odaklanır. Bu anormallikleri bloke ederek kanserli hücreleri öldürebilir. Ağız kanseri tedavisinde genellikle setuksimab isimli ilaç kullanılır ve özellikle erken ve ileri evrelerinde etkilidir. Kemoterapi veya radyasyon tedavisiyle birlikte uygulanır. Bazen kemoterapinin alternatifi olarak kullanılabilir ve radyasyon tedavisiyle birlikte verilebilir. Çünkü yan etkileri azdır. Ayrıca böbrek hastalığı veya hamilelik gibi tıbbi nedenlerle kemoterapi uygulanamayan hastalara da verilebilir. Yan etkileri akne benzeri döküntü gibi cilt reaksiyonlarıdır.

Tedaviden sonra, kanserin tekrarlanma olasılığına karşılık yaklaşık 5 yıl doktor kontrolünde olmak gerekir.

Ağız kanseri yaşam süresi

Ağız kanseri tedavisinde başarı oarnları çok yüksektir. Hastaların en az %60’ı 5 yıl veya daha uzun süre hayatta kalır. Erken evredeki tedaviden sonra hayatta kalma şansı %70-90 civarındadır. Bu kanserde erken teşhis ve tedavi son derece önemlidir.

Ağız kanserinde bitkisel tedavi

Karanfil yağı

Ağız kanseri için en etkili çözüm karanfil yağıdır. Bu yağ, ağrı kesici özelliklere sahiptir. Ayrıca tüm zararlı toksinlerin dışarı atılmasını sağlar. 2-3 damla karanfil yağı suyla seyreltip pamuk yardımıyla yaralara uygulanır. Ortalama 2-3 dk. beklenip ağız suyla çalkalanır. İşlem düzenli olarak günde 1-2 kez 10 gün boyunca yapılmalıdır.

Zerdeçal

Ağız kanserine iyi gelen zerdeçal, yaraların yayılmasını engelleyip toksinlerle kansere neden olan serbest radikallerin dışarı atılmasını kolaylaştırır. Yaklaşık 1 tatlı kaşığı zerdeçal ile biraz su karıştırılarak macun kıvamına getirilip yaraların üzerine uygulanır. Yaklaşık 5 dk. beklenir ve ağız suyla çalkalanır.

Zerdeçal nedir, faydaları nelerdir? Hangi hastalıklara iyi gelir?

Oksijen suyu

Ağız kanserine neden olan bakteri ve virüslerin ölmesine yardımcı olur. Aynı zamanda yaraların çoğalmasını engeller. Oksijen suyu biraz suyla karıştırılıp gargara olarak kullanılabilir. Günde 2-3 kez, yaklaşık 3 ay düzenli olarak kullanılmalıdır. Karışım gargara sırasında kesinlikle yutulmamalıdır.

Bu kürler ancak düzenli kullanıldıklarında etkili sonuçlar verebilir. Ancak öncesinde muhakkak doktora danışılmalıdır.

Ağız kanseri hastaları nasıl beslenmelidir?

Beslenme, ağız kanseri tedavisinin önemli bir parçasıdır çünkü tedavilerin çoğu yemek yemeyi ve yutmayı zorlaştırır. Bu nedenle iştahsızlık ve kilo kaybı yaygındır. Bir diyetisyen ağız kanseri hastalarına uygun bir yiyecek menüsü hazırlayarak gereken kalori, vitamin ve mineralleri almalarını sağlayabilir. Ayrıca ağız kanseri hastalarına bol bol havuç suyu içmeleri ve her gün çiğ ya da pişmiş sarımsak tüketmeleri önerilir.

Ağız kanserinden korunmak

  • Sigara ve tütün ürünlerini kullanmayın.
  • Alkol tüketimini sınırlayın ve sigarayla birlikte alkol tüketmeyin.
  • Bolca meyve-sebze yiyin. İçeriklerindeki vitamin ve antioksidanlar ağız kanseri riskinizi azaltır.
  • Güneşten korunun. Özellikle dudak kanseri riskinizi azaltmak için güneşten korunma faktörü yüksek bir dudak balsamı kullanın.
  • Ağız bakımınızı ihmal etmeyin. Doğal veya protez dişlerinizi her gün temizleyin. Protez dişlerinizle ilgili bir sorun yaşarsanız diş hekiminize bildirin. Ayrıca doğal dişleriniz olmasa bile düzenli olarak diş hekiminize görünün.
  • HPV virüsüne karşı aşı olun ve bu virüse maruz kalma ihtimalinizi azaltın. Cinsel ilişkilerde kesinlikle prezervatif kullanın ve tek eşli olmaya çalışın.

Ağız kanseri hastalarına öneriler

  • Hastalığınız hakkında bilgi edinin: Kanseriniz ve tedavi seçenekleriniz hakkında yeterli bilgiye sahip olursanız, tedavi kararları verirken kendinizi daha iyi hissedersiniz
  • Diğer ağız kanseri hastalarıyla konuşun: Yaşadıklarınızı anlayan insanlarla görüşün
  • Kendinize zaman ayırın ve gevşeyin: Sizi rahatlatacak ve kanser fikrini aklınızdan çıkarmanıza yardımcı olacak meşguliyetler edinin. Bulmaca çözün, komedi filmi izleyin
  • Yakınlarınızın desteğini reddetmeyin: Arkadaşlarınız ve aileniz size hem duygusal hem de pratik destek sağlayabilir, onlarla iyi iletişim içinde olun.
  • Egzersiz yapın: Haftada en az 3-4 kez 30 dk. hafif egzersiz yapın. Kanser tedavisi sırasında ve sonrasında tempolu yürüyüş gibi orta düzeyde egzersiz yorgunluğu azaltır. Egzersiz yapmaya başlamadan önce doktorunuza danışın ve tavsiye alın.
  • Masaj yaptırın: Bazı masaj terapileri kanserli hastaları rahatlatmaktadır.
  • Akupunktur: Bir akupunktur seansı sırasında, eğitimli bir uygulayıcı vücudunuzdaki hassas noktalara ince iğneler yerleştirir. Bazı insanlar akupunkturun ağrılarını, yorgunluklarını, mide bulantısı ve kusmalarını azalttığını bildirmektedir. Kanserli kişilerle çalışmak için eğitim almış akupunktur uzmanlarını tercih edebilirsiniz.

Kaynaklar ve Referanslar: 1- Oral Cancer, 2- Oral Cancer, 3- Mouth cancer

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla