Anadolu Sağlık Merkezi’ne 60 ülkeden her yıl binlerce yabancı hasta geliyor

Yazan Nuray Tarhan
Kategori: Sağlık Gündemi, Sektör, Üye Yazıları Print

MEDİKAL AKADEMİ SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN NABZINI TUTUYOR!
Kurulduğu 2005 yılından bu yana Türkiye sağlık sektörünün öncü kuruluşları arasında yer alan Anadolu Sağlık Merkezi, özellikle yabancı yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de en çok yabancı hasta ağırlayan kurumlardan biri olan ve toplam işlem hacminin %30-35’ini yabancı hastaların oluşturan Anadolu Sağlık Merkezi, son 2 senedir ülke içi pazar payını da arttırdı. Günde toplam 1000 hastanın ziyaret ettiği merkeze 60 ülkeden yılda 5 bin yabancı hasta geliyor. 2015 yılında gerçekleştirdiği hizmet ihracatı ile Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin “sağlık sektörü” kategorisinde Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 3. sırada yer alan Anadolu Sağlık Merkezi, “hasta odaklı bakım” yaklaşımıyla Planetree’den “bronz akreditasyon” alan Türkiye’deki ilk hastane oldu.

Anadolu Sağlık Merkezi’nin Gebze’deki dev kampüsüne ilk gidişim. Girişte hastaneyi değil de lüks bir tatil köyünü anımsatıyor adeta. Ağaçlar ve geniş yeşil alanların arasında birçok bina çarpıyor gözüme. Vızır vızır işleyen döner kapısından içeriye girdiğimde karşılaştığım resepsiyon ve yan taraftaki mağaza, tatil köyüne geldiğim algısını daha da pekiştiriyor. Resepsiyonunda, hastanelerde görmeye alışkın olduğumuz koltukları arıyor gözlerim ama bir tane bile bekleyen hasta olmaması merakımı artırıyor. Yanımdan yabancı olduğu her halinden belli hastalar gelip geçmeye başlayınca anlıyorum bir hastaneye geldiğimi.

Japon ilaç devi Takeda’nın Türkiye’ye güveni tam; büyümesini sürdürecek

Kurulduğu 1979 yılında bu yana hastane, sağlık ocağı, okul, yurt ve spor kompleksi gibi 40’ı aşkın eseri devlete bağışlayan, maddi olanağı olmayan yetenekli öğrencilere burs, hastalara bedelsiz tedavi sağlayan Anadolu Vakfı’na ait Anadolu Sağlık Merkezi’ni gelin daha yakından tanıyalım. İdari Hizmetler Direktörü Dr. İrem Ergün ve Hasta Odaklı Bakım Müdürü İlkay Baylam’la sohbet ediyoruz…

  • 2005 yılından bu yana ASM olarak yaptığınız toplam yatırım tutarı 250 milyon doların üzerinde, yatırım politikanız devam edecek mi?

Bu yıl için yaklaşık 1.5 milyon dolarlık bir yatırım yapıyoruz. 5 yıl içinde daha ciddi bir yatırım planlanıyor. Radyasyon onkolojisi alanında yeni bir ekibimiz başladı, dolayısıyla bu alanda yatırımlar olacak. 5 yıllık dönemde başta tanı ve görüntüleme ile onkoloji alanları olmak üzere, hem hastane bilgi sistemleri  hem de yeni teknolojiler konusunda önemli yatırımlar planlıyoruz.

  • Avrupa yakasında oturanlar için Gebze oldukça uzak kalıyor. Hep merak ediliyor, Avrupa yakasında hastane kurmayı planlıyor musunuz?

Evet haklısınız ama henüz yok. En azından 5 yıllık projeksiyon doğrultusunda yok diyelim. 2008 yılında kurduğumuz Ataşehir Tıp Merkezi’miz var ve burada yeni bölümler açıyoruz.

  • Merkezinizde 2016 yılında yaklaşık 200 bin muayene ve 7000 ameliyat gerçekleştirilmiş. Bu rakamla Türkiye’nin en büyük sağlık kuruluşu olduğunuzu söyleyebilir misiniz?

Tek bir hastane olarak çok iyi bir performans ancak hastane zinciri olmadığımız için onların kapasitesi ile karşılaştırmak doğru olmaz.

  • Yabancı hastalar Anadolu Sağlık Merkezi’nin toplam işlem hacminin %30-35’ini oluşturuyor. Yılda yaklaşık kaç yabancı hasta geliyor?

Sağlık Bakanlığı’nın 2013 yılında yayınlanan Türkiye Medikal Turizmi Değerlendirme Raporu’na göre Anadolu Sağlık Merkezi, Türkiye’de en fazla yabancı hasta ağırlayan hastane olmuştu. Bazı hastaların yılda bir kereden fazla geldiğini hesaba katarsak hastanemizde yılda 12 binin üzerinde yabancı hasta muayene oluyor. 60’ın üzerinde ülkeden yılda 5000’in üzerinde yabancı hasta geliyor. Özellikle son 2 yılda yurtiçi pazar payımızın da önemli ölçüde arttı ve hastanemizi her gün ortalama bin kişi ziyaret ediyor.

  • Merkezinize en çok hasta gelen ülkeler arasında Romanya, Bulgaristan, Rusya, Azerbaycan, Gürcistan ve BDT Ülkeleri bulunuyor. Bu ülkelere yatırım yapmayı düşünüyor musunuz?

Oradaki bağlantılarımız çok güçlü. Hastaların hastanemizle ilgili memnuniyeti çok iyi ve memnun hastalarımız yeni hastalarımıza referans oluyorlar.  Yurtdışında pek çok bölgede ofislerimiz var. Henüz bir klinik açılmadı ama ileride belki olabilir ancak şu an için netleşmiş bir yatırım planı yok.

Hedefe yönelik tedavilerle 4. evre kanserde bile iyileşen hastalar var

  • Dünyada kanser tedavisinde her gün yeni bir yöntem geliştirildiğini duyuyoruz. Sizin bu konuda geliştirdiğiniz son uygulamalar nelerdir?

Gerek onkoloji ekibimiz gerekse teknolojik altyapımızla, Onkoloji Merkezi’miz hem ülkemizde hem de dünyada bir referans merkezi olarak gösteriliyor. Kanser tedavilerimizle fark yaratıyor, bu alandaki son gelişmeleri takip ederek en güncel tedavileri hastalarımıza sunuyoruz. Kanserde özellikle hücre ve aşı tedavileri büyük umut vadediyor. Çalışmalar hız kazandı. Özellikle de beyin tümörleri ve pankreas tümörleri üzerinde denenen hücre tedavilerinin sonuçları çok başarılı. Bu, kanserin genetik yapısının bilinmesi ve ona yöneltilebilen hedef tedavilerle ilgili.

Gelişen tedavi yöntemleri, hedefe yönelik tedaviler ve teknoloji sayesinde dördüncü evre kanser hastası olmasına rağmen 10 yıl yaşayan, hastalıkları nüksetmeyen hastalarımız var. Kanser aşıları da umut vadediyor. Aşılar kanseri önleyebildiği gibi kanser hücrelerini de ortadan kaldırabiliyorlar. Günümüzde etkin olarak kullanılan kanser aşıları var. Bunları biz de uygun hastalarımıza uyguluyoruz. Örneğin, beyin kanserleri ve lenfomalarda standart tedavi yöntemi haline gelmiş uygulamalar var.

Kanserde en yeni tedaviler immünoterapi (bağışıklık sisteminin kanser hücresine yönlendirildiği, bağışıklık sistemi hücrelerinin tümörle savaşmasının sağlandığı tedaviler), gen tedavileri ve hedefe yönelik tedaviler. Kişiye özel hedef tedavileri ve immünoterapileri biz hastanemizde de uyguluyoruz. Hatta immünoterapinin en yaygın uygulandığı merkezlerden biriyiz diyebiliriz. Kanser tedavisinde multidisipliner yaklaşım çok önemli. Biz kanser hastalarına genellikle cerrahi, radyoterapi, kemoterapi konularında bu anlayışla yaklaşıyoruz. Ayrıca tamamlayıcı tıp yöntemlerini de destekliyoruz.

Ancak bu yöntemlerin bilimselliğinin kanıtlanmış olması önemli. Tamamlayıcı Tıp Merkezi’mizde tedaviye ek olarak uyguladığımız yöntemler standart tedaviye de olumlu katkı sağlayabiliyor. Bu noktada hastaların beslenmelerini düzenleyecek, stres seviyelerini azaltmak için psikolojik destek verecek ya da yoga, meditasyon, masaj, akupunktur gibi yöntemleri uygulayabilecek bir ekibin olması çok önemli.

Çünkü son zamanlarda yapılan çalışmalar meme kanseri, prostat kanseri hastalarında yoga ve meditasyon tedaviye eklendiğinde, hastaların bağışıklık sistemlerinin daha iyi olduğunu ve iyileşmeye katkı sağladığını gösteriyor. Meme Sağlığı Merkezi’mizle ve yeni hizmete giren Üroonkoloji Merkezi’mizle de gerek kadro, gerekse teknolojik altyapımızla fark yaratıyoruz.


1500’ü aşan kemik iliği nakliyle Türkiye’de birinci Avrupa’da üçüncü

  • Türkiye’de bir ilk olan Hasta Odaklı Bakım Müdürlüğü ile hasta memnuniyetine odaklanan Anadolu Sağlık Merkezi, “hasta odaklı bakım” anlayışını Planetree Bronz Akreditasyonu ile tescilleyerek, Türkiye’de ve bu coğrafyada ilk oldu.
  • 1500’ü aşan kemik iliği nakliyle hematolojik onkolojide Türkiye’de birinci, Avrupa’da üçüncü sırada.
  • 2010 yılında Kemik İliği Nakli Merkezi’ni yaklaşık 10 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdi. Aynı anda 22 hastaya kemik iliği nakli gerçekleştirebilen ilk merkez.
  • ABD kökenli Johns Hopkins Medicine’ın dünyadaki ilk partneri.
  • ABD’de Johns Hopkins Medicine ile afiliye olan 18 hastanenin bir araya geldiği “Partner’s Forum” toplantısında sunduğu “Güvenli Cerrahi Sürecine Uyumu Artırma Projesi” ile Johns Hopkins Medicine tarafından hem “hasta güvenliği” kategorisinde hem de yapılan bütün sunumlar arasında birincilik ödülü aldık.
  • Ürolojik kanserlerin tanı ve tedavisinde hastaların tüm ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hizmete giren Üroonkoloji Merkezi, hem uzman kadrosu hem de teknolojik altyapısı ile Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor.
  • Meme Sağlığı Merkezi ile meme kanseri hastalarının ihtiyacı olan tüm sağlık hizmetlerini tek bir çatı altında toplayarak, öncü bir rol üstlendi.
  • Kemik iliği nakli tedavisi gören hastalara umut olmak amacıyla 2015 yılında Yaşama Tutunanlar Platformu’nu kurdu. Hastaların cesaret veren hikayelerini adresinde toplayan platform, hastaların birbirleriyle iletişim kurmalarına da olanak veriyor.

Günde 1000’e yakın hasta ziyaret ediyor

  • Kurulduğu 2005 yılından bu yana yaklaşık 250 milyon dolar yatırım gerçekleştirildi.
  • Yaklaşık 188 bin metrekarelik arazi alanı üzerinde, 50 bin metrekarelik kapalı alanda 201 yatak kapasitesine sahip.
  • Teknoloji parkuruna yaklaşık 80 milyon dolarlık yatırım yapıldı.
  • 2016’da yaklaşık 200 bin muayene, 7000 ameliyat gerçekleştirildi.
  • Hastaneyi günde 1000’e yakın hasta ziyaret ediyor.
  • Yabancı hastalar toplam işlem hacminin yüzde 30-35’ini oluşturuyor. Uluslararası Hizmetler Departmanı’nda 80 kişilik bir ekip, 30’un üzerinde tercüman, 60’ın üzerinde ülkeden gelen hastaya hizmet veriyor.
  • Kurulduğundan bugüne kadar 88 farklı ülkeden hasta ağırlandı. 2016 yılında 58 farklı ülkeden hasta başvurdu. En çok hasta gelen ülkeler Romanya, Bulgaristan, Rusya, Azerbaycan, Gürcistan, BDT Ülkeleri ve MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika). Yabancı hastaların en çok başvurdukları bölümler ise onkoloji ve cerrahi bilimler (genel cerrahi, ortopedi, üroloji, kadın sağlığı).
  • Tüm ameliyatların %33’ü, radyasyon onkolojisi tedavilerinin %50’si, kemoterapi uygulamalarının yaklaşık %65’i uluslararası hastalara uygulanıyor.
  • Hasta ve yakınlarının misafir edilebildiği 41 odalı, 82 yataklı ve 2 bin 600 metrekarelik bir butik oteli bulunuyor.

Hastalar mutfağa girip yemek yapıyor, pek çok şeye onlar karar veriyor

 

Dr. İrem Ergün, 2013 yılında Hasta Odaklı Bakım Müdürlüğü’nü oluşturarak Türkiye’de bir ilke imza attıklarını belirterek, “Hastanemizde öncelikle hastaların ve hastalar kadar çalışanların da hissettiği farklı bir kültür, hizmet ve deneyim yaşatmaya odaklandık. İşe alım, oryantasyon, tüm performansın değerlendirilmesi ve insan kaynaklarının bütün aşamaları hasta odaklı bakımı içeriyor. Hastalarımıza yönetimde söz vermek için Hasta ve Yakınları Danışma Kurulu’nu kurduk. 12 kişiden oluşan kurul ayda bir toplanıyor.

Toplantılarda hastane içindeki süreçleri kurula sunuyor ve kararlarımızı onların yorumlarına göre şekillendiriyoruz. Örneğin, çarşafların ne renk olması gerektiğini bu kurula sorduk; beyazda karar kıldılar” diyor. Doğadan uzaklaştıkça insanın sağlığını kaybettiğine de dikkat çeken Ergün, “O yüzden hastalarımızı doğayla iç içe bir ortamda, evinde gibi hissettirerek, aynı zamanda da en son teknolojilerle iyileştirmeye çalışıyoruz. İnsan iyileşeceğine inanınca süreç olumlu yönde değişiyor çünkü. Ayrıca hastalarımızın iyileştikten sonra da sağlıklarını koruyabilmelerini sağlamaya çalışıyoruz” diyor.


Hastalar yoga da yapıyorlar, ebru da

Anadolu Sağlık Merkezi Hasta Odaklı Bakım Müdürü İlkay Baylam da, özel olarak kurulan mutfakta hasta yakınlarının kendi hastalarına hekiminin onayı doğrultusunda sevdikleri yemeği pişirebildiklerini vurgulayarak, diğer örnekleri de şöyle sıralıyor:

“Hastane çalışanları ve hastalar Saklı Bahçe’de dinleniyor, bisiklet parkurunda spor yapabiliyorlar. Çalışanlar hobi bahçesinde ekip biçebiliyor ve hastane bahçesinde yer alan küçük hayvanat bahçesinde tedavi stresinden uzaklaşabiliyorlar. Ayrıca hastalarımız isterlerse yoga, nefes egzersizleri, ebru ve müzikle rahatlıyorlar.”


İlkay Baylam, hasta odaklı bakım hizmetinde uluslararası denetimci oldu

ASM Hasta Odaklı Bakım Müdürü İlkay Baylam, hasta odaklı bakım hizmeti konusunda Planetree’nin tercih ettiği bir denetimci olmayı başarmış. Bu doğrultuda birçok ülkede hastaneleri denetlemeye gidiyor. Baylam, “Anadolu Sağlık Merkezi, hasta odaklı bakım hizmetini Türkiye’ye ilk getiren, getirdikten sonra uygulamalarını hayata geçiren, olgunlaştıran ve şimdi de bu konuda otorite olma yolunda hızla ilerleyen bir kurum.

Hasta Odaklı Bakım konusunda söz sahibi olan sivil toplum örgütü Planetree bizleri de denetleyerek Planetree Bronz Akreditasyonu’na layık gördü. Anadolu Sağlık Merkezi olarak hem Türkiye’de hem de bu coğrafyada bu belgeyi almaya hak kazanan tek kuruluş olmanın gururunu yaşıyoruz” diyor. Baylam, birçok ülkeden sağlık sektöründe otorite sahibi kişilerin Anadolu Sağlık Merkezi’ni görmeye geldiğine de dikkat çekiyor.


Bekleme salonunda hasta olmaması tesadüf değil

Dr. İrem Ergün’e hastanenin girişinde bekleyen hasta olmamasının dikkatimi çektiğini söylüyorum. “Bu sistemimizle ve hem fiziksel hem de süreçlerin doğru tasarımı ile ilgili bir konu. Eğer kalabalık varsa kaos artıyor. Aslında bütün odalar dolu ancak sistemimiz işlevsel olduğu için yığılma olmuyor. ABD’deki iyi sağlık kuruluşlarında durum aynı” diyor.

Hastanenin girişinde kurucular İzzet Özilhan ve Kamil Yazıcı’nın fotoğraflarının altında şu sözler çarpıyor gözüme: “Önce inanç ve azim. Sonra emek ve alın teri… Kazandığımız başarıyı Anadolu insanı ile paylaşmak gönül borcumuzdu. Anadolu Vakfı’nın 25. yılında, kuruluşumuzdan beri gerçekleştirmeyi arzu ettiğimiz, ülke sağlık hizmetlerini bir adım öne götürecek Anadolu Sağlık Merkezi’ni Türk insanına armağan ediyoruz. İnsanlarımız daha sağlıklı ve daha mutlu olsun diye.”

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

1 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Elif
Elif
6 yıl önce

Anadolu Sağlık Merkezi’nde başörtülü çalışılamıyormuş. Bu eksiğin giderilmesini istiyoruz. Başörtünün engel olduğunu düşünmüyorum.

Araç çubuğuna atla