Dr. Kadıoğlu: Covid-19 şüphesiyle çekilen tomografiler akciğer kanserinde erken tanı oranlarını artırdı

Yazan Hatice Pala Kaya
17 Kasım 2021  |   Kategori: Güncel / Literatür, Onkoloji Print

En ölümcül kanserler türlerinden olan akciğer kanserinin, Covid-19 salgını döneminde radyolojik görüntülemenin sık yapılmasından dolayı erken tanısının arttığını söyleyen Düzen Laboratuvarlar Grubu Radyoloji Uzmanı Dr. Aykut Kadıoğlu, “Türkiye, akciğer kanserinin dünya üzerinde en çok görüldüğü 10 ülkeden biri durumundadır. Hem artan yaşam süresi, hem de sigara kullanımının ve pasif sigara maruziyetinin yaygınlaşması, yanı sıra artan hava kirliliği nedeniyle akciğer kanserinin toplumdaki sıklığı belirgin şekilde artmaktadır” diye konuştu.

Pandemi akciğer kanserinin erken tanı sayısını artırdı

Medikal Akademi Ankara Temsilcisi Hatice Pala Kaya’nın sorularını yanıtlayan Dr. Aykut Kadıoğlu, salgın döneminde akciğer kanserinde erken tanı ve yeni tanı oranlarının anlamlı düzeyde artış gösterdiğini söyledi.

Akciğer kanseri belirtileri nelerdir? Nedenleri, tanısı ve evreleri

Koronavirüsün tanısı ve takibi için tomografik incelemeler yapıldığını vurgulayan Dr. Kadıoğlu, “Toraks BT sayıları normalin çok üzerine çıktığından (10 ila 40 kata varan artışlar) Sağlık Bakanlığı verilerine göre erken evre ve yeni tanı akciğer kanseri vakaları, geçtiğimiz yıl ortalamasının yaklaşık 5 kat üzerinde olarak saptanmıştır. Diğer ülkelerde de pandemi sürecinde benzer verilere rastlanmakta olup, yeni tanı akciğer kanseri vaka sayısı, geçen yıllara oranla anlamlı düzeyde yüksek olarak belirlenmiştir” bilgisini verdi.

Türkiye’de, akciğer kanserinin en önemli risk faktörü olan sigara kullanım oranının yaklaşık yüzde 45 düzeyinde bulunduğunu belirten Dr. Kadıoğlu, daha önce kanser taraması için tomografik incelemeye ikna edilemeyen sigara içicilerinin de koronavirüs nedeniyle tomografi yaptırmak zorunda kaldıklarını, bu durumun tedavi başarısını da yükselteceğinin tahmin edildiğini anlattı.

Dr. Aykut Kadıoğlu, erkeklerde ve kadınlarda en ölümcül kanser türünün akciğer kanseri olduğunu vurgularken, tedavi başarısında erken tanı yanında kanserden korunmanın önemine işaret etti. Kanser oluşumunda çevresel, genetik vb. hâlâ keşfedilmemiş çok sayıda etken olduğunu, bireylerin sağlıklı bir yaşam sürüyor olsa dahi her yıl düzenli tarama yaptırması gerektiğini belirten Dr. Kadıoğlu, “Tedavi başarısı için erken tanı çok değerlidir. Elbette daha önemlisi kanserin önlenebilmesidir. Bunun yolu da yaşam tarzımızı değiştirmek, sigaradan uzak bir yaşam sürmek, daha çok hareket edip daha dikkatli beslenmek ve varsa uyku sorunlarını, stres problemini çözmekten geçer” diye konuştu.

Akciğer kanseri tedavisi: Ameliyat, kemoterapi ve radyoterapi

Yirmi yıl günde 1 paket sigara içen biri yaşam boyu risk altında

Yirmi yıl boyunca günde 1 paket veya on yıl boyunca günde 2 paket sigara (20 paket yıl) içen bir kişinin yaşam boyu akciğer kanseri riski taşıdığına dikkati çeken Dr. Kadıoğlu, bu kişilerin sigarayı bıraktıktan sonra dahi hiç sigara içmeyenlere göre riskinin çok daha yüksek olduğunu ifade etti.

Dr. Kadıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Akciğer kanseri için yüksek risk grubunda olanlar; 55-75 yaş arasında olup, otuz yıldır günde 1 paket (30 paket yıl) sigara içmiş olmak, halen aktif içici olmak veya bıraktıysa da 15 yıldan daha erken dönemde olan bireylerdir. Kanseri erkenden tespit etmek için bu gruptaki kişilere her yıl düşük doz tomografi çekilmesi önerilir. İkinci bir risk grubu daha tanımlanmıştır ki, 50 yaş ve üzerinde olup, yirmi yıldır günde 1 paket sigara içiyor olmak ve halen sigara içmeye devam etmek, buna ek olarak daha önce geçirdiği başka kanser olması, ailesinde akciğer kanseri öyküsü bulunması, kronik akciğer hastalığı olması da kişinin yüksek risk grubunda yer aldığını gösterir.

Bu gruptaki bireylere de her yıl düşük doz tomografi taraması önerilmektedir. Tarama yöntemi, kişiye ve risklerine göre optimize edilebilir. Ancak genel öneri, risk grubundaki 50 yaş altındaki kişilere yıllık akciğer grafisi ile tarama yapılması yönündedir.”

Dr. Kadıoğlu, risk grubunda yer alan bireylerde erken tanıda akciğer grafisi yerine, bilgisayarlı tomografi (BT) tercih edilmesi gerektiğini, akciğer grafisinde 1 cm ve üstü büyüklükte kitle lezyonlarının ancak görülebildiğini; ayrıca, akciğerin santral kesimlerindeki lezyonların görülemediğini belirtti.

Akciğer grafisi nedir? Nasıl çekilir? Raporu ve sonucu nasıl yorumlanır?

Kansere yönelik erken tanı testlerinin önemi

İnsan vücudunun her gün binlerce kanser hücresi ürettiğini ancak bağışıklık sisteminin bu hücreleri tespit edip ortadan kaldırdığını dile getiren Dr. Kadıoğlu, bağışıklık sisteminin zayıf düştüğü zamanlarda tek bir hatalı hücrenin bile kansere dönüşebildiğinin altını çizdi. Dr. Kadıoğlu, kanseri mümkün olan en erken dönemde yakalamanın tedavi başarısını artırdığını, tedavi süresini kısalttığını ve yaşam kalitesini yükselttiğini, radyolojik tarama testlerini erken tanıda rol oynadığı için önemli gördüklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Akciğerdeki kanser, özellikle tümörün bulunduğu yere bağlı olarak bazen akciğer grafisi gibi kolay ulaşılabilen bir radyolojik inceleme ile yakalanabilir. Gerektiğinde BT (Bilgisayarlı Tomografi) ve PET-BT gibi daha ileri radyolojik görüntüleme yöntemlerine de başvurulabilir. Akciğer kanseri için yüksek riskli grup olan sigara içen kişilere mutlaka yılda bir kez tarama amaçlı akciğer incelemesi yapılması önerilmektedir.

Güncel literatür verileri, risk grubundaki kişilerin akciğer kanserine yönelik taranması amacıyla, yıllık veya 2 yılda bir düşük doz toraks (akciğer) BT ile tetkik edilmesi önerisini getirmektedir. Düşük doz akciğer tomografisindeki radyasyon dozu, yaklaşık olarak 15 röntgen çekimine eşdeğerdir.

Başka deyişle, bu doz aynı zamanda 50 dış hat uçak yolculuğuna veya dünyamızda doğada 6 aylık sürede maruz kalınan radyasyon miktarına eşittir. Düşük doz BT, normal dozdaki bir akciğer tomografisinin yaklaşık 1/4’i ila 1/10’i kadar radyasyon dozu ile taramaya imkan vermekte olup, X-ışınının insan vücudundaki zararlı etkileri açısından riski minimize eden, yakın geçmişte akciğer kanserinin erken tanısı için kullanılmaya başlanmış, teknik standartları netlik kazanmış ve tanı başarısı itibarıyla kabul görmüş bir radyolojik tarama yöntemi olarak belirlenmiştir. BT’nin tanı başarısı, akciğer grafisinden çok daha üstün olduğu için sağlık otoriteleri tarafından, özellikle risk grubundaki hastaların erken tanısına yönelik rutin bir tarama yöntemi olarak kullanılması önerilmektedir.”

Tümör nedir? Benign ve malign tümörlerin özellikleri ve belirtileri

Öksürük üç haftadan daha uzun sürüyorsa dikkat edilmeli

Akciğer kanserinin olası belirtilerine de değinen Dr. Aykut Kadıoğlu, üç haftadan uzun süren öksürük ya da mevcut öksürüğün şiddetlenip sıklığının artmasının en sık rastlanan belirti olduğunu anlattı. Dr. Kadıoğlu, “Nefes borusunun içerisinde gelişen bir lezyon önce kuru öksürük olarak başlayıp, büyüdükçe balgamlı öksürük ve kanlı öksürüğe dönüşebilir. Özellikle sigara içen kişilerde görülen kanlı balgam ciddiye alınmalıdır” dedi.

Dr. Kadıoğlu, nefes darlığı, tümöre bağlı zatürre ve akciğer zarında sıvı birikiminin bu semptomu ortaya çıkarabildiğini, ses kısıklığının tiroid ve akciğer kanserlerinde ortaya çıkabilen belirtiler olduğunu, akciğer zarı (plevra) veya sinir liflerinin tümör tarafından tutulumu varsa sırt ağrısı görülebildiğini kaydetti.

Dr. Kadıoğlu, “Özetlemek gerekirse; özellikle sigara içen kişilerde, balgamda kan görülmesi, tekrarlayan ya da uzun süren (inatçı) öksürük dönemleri, nefes darlığı, özellikle de sırtta kürek kemiklerinin arasındaki bölgede başlayan ağrılar akciğer kanserinin belirtisi olabilir. Bu semptomlara eşlik eden kilo kaybı, yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, terleme, solukluk varsa acilen doktora başvurmalısınız” diye konuştu.

Kötü beslenme ve sigara kullanımının akciğer kanseri için en önemli risklerden olduğunu hatırlatan Dr. Kadıoğlu, bireylere kanserden korunmak için şu tavsiyelerde bulundu: “Bütün verilerden şunu anlıyoruz ki, akciğer kanseri de dahil olmak üzere tüm kanserleri önlemenin birincil yolu, iyi ve sağlıklı beslenmekten geçer.

Balgam nedir, neden olur? Balgamın belirtileri, türleri ve tedavisi

Faydalı besinler; yani meyve ve sebzeler ile tam tahıl ve kuruyemişleri yeterince içeren bir beslenme alışkanlığı sağlıklı kalmak için esastır. Sigaradan uzak kalmak, hava kirliliğinin olumsuz etkilerini olabildiğince az hissettiğimiz temiz bir çevrede yaşamak, sağlıklı beslenmek, mümkün mertebe stressiz yaşam, gece yeterince ve kaliteli uyumak gibi temel gereksinimlerimiz, aslında kanserden uzak sağlıklı bir yaşamın temelidir.”

Kadınlarda sigara kullanım artışı nedeniyle kanser vakaları artıyor

“Akciğer kanseri, kanserden ölümler içerisinde birinci sırada yer almaktadır. Akciğer kanseri oranlarının en yüksek olduğu ülkeler arasında Macaristan, Rusya, Çin ve Türkiye yer almaktadır” diyen Dr. Aykut Kadıoğlu, görülme sıklığının Macaristan’da 100 bin kişide 78, Sırbistan’da 71 ve Türkiye’de 70 kişi olarak belirlendiğini söyledi. Görülme sıklığında Türkiye’nin erkeklerde dünyada üçüncü sırada olduğuna işaret eden Kadıoğlu, kadınlarda daha düşük olmakla birlikte son yıllarda kadınlarda sigara kullanımının artışı kaynaklı akciğer kanseri vakalarının da yükselişte olduğunu bildirdi.

Dr. Kadıoğlu, “Akciğer kanserlerinin en az %80’i sigaraya bağlı olarak ortaya çıkar. Sigara kullanım süresi uzayıp tüketilen sigara miktarı ve yaş arttıkça, kanser riski de artmaktadır. Hiç sigara içmeyen 55 yaş üzeri bireylerde akciğer kanserine yakalanma riski %5’ten daha az iken, günde bir paket içenlerde %60, günde iki paket içenlerde ise %200’lere varan risk söz konusudur. Güncel araştırmalara göre sigara içen bir kadının yaşam boyu akciğer kanserine yakalanma riski, içmeyen bir kadına kıyasla 100 kat daha fazladır” dedi.

Akciğer enfeksiyonu ve iltihabı neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Kahve tüketimi akciğer kanseri riskini artırabilir!

The Lancet dergisinde yayımlanan bir meta-analiz çalışmasında kahve tüketimi ile akciğer kanseri arasında bir ilişki olduğunun ileri sürüldüğünü belirten Dr. Kadıoğlu, çalışmada sigara kullanmayan bireylerde bile günde iki fincan veya daha fazla (150 ml’nin üzerinde) kahve tüketiminin, akciğer kanseri riskini %40’a varan oranlarda artırdığının ileri sürüldüğünü, nedeni konusunda kesin veri olmasa da kahvenin kavurma işleminin etken olduğu tahmininin yapıldığını kaydetti. Dr. Kadıoğlu öte yandan, 2010’dan sonra yapılan bazı araştırmalarda sade filtre kahvenin, kolon kanseri riskinde azalma sağladığı bulgusunu hatırlatarak, “Durum her ne olursa olsun, tüketimde ölçü esastır. Dozu aşılınca, her şeyin zararlı olabileceği unutulmamalıdır” diye konuştu.

YAZIYI PAYLAŞ

YORUMUNUZ VAR MI?

guest
0 Comments
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla