Enjeksiyon ve damar yolu açma gibi basit müdahalelerde ‘yazılı’ aydınlatılmış onam şartı

Yazan Av. Arb. Ümit Erdem
13 Haziran 2020 |   Kategori: Hukuk / Mevzuat Print

Enjeksiyon uygulamalarında yazılı aydınlatılmış onam gerekip gerekmediğine yönelik belirsizlik, Sağlık Bakanlığı’nın yeni hukuki görüşü ile de sonlanmamış, tartışmalar başka bir boyuta taşınmıştır. Bilindiği üzere; Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce 10.06.2019 Tarih’li ve 14500235-401.99 Sayı’lı “Enjeksiyon Uygulamaları Hk Genelge” ile; “Enjeksiyon uygulamaları büyük ameliyei cerrahiye olmadığı için hastaların sözel olarak bilgilendirilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, Müdavi Hekim tarafından reçete edilmiş güncel tedavisinin yetkili sağlık meslek mensupları tarafından hastanın reçetesi görülerek yapılması halinde Yazılı Onam alınması zorunluluğu bulunmadığı hususu” belirtilmiş ve bildirilmiş idi.

*-*

Sağlık’ta Buluşma Noktası (SBN) sistemi üzerinden Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne gönderilen Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 09.03.2020 Tarih’li Yazısı’nda; “Bakanlığımız tarafından enjeksiyon uygulamalarında yazılı onam alınmaması ile ilgili 2019/11 Sayı’lı Enjeksiyon Uygulamaları Hakkında Genelge’ye istinaden enjeksiyon uygulamaları sonrasında herhangi bir hukuki süreçte sürecin kaybedilmesi durumunda Sağlık Bakanlığı’nın davada kaybedilen tazminatı rücu etmeyeceği anlamının taşıyıp taşımadığının” sorulduğu, Kanun’un ve sair mevzuatın yazılı şekil şartı aramadığı bir hususta ispat külfetinin doğmayacağının düşünüldüğü,

COVID-19 Pandemisi’nde malpraktis iddiaları için; Yargıtay’dan emsal olabilecek karar

ancak Genelge’ye istinaden enjeksiyon uygulamaları sebebiyle açılan dava sonucu ödenen tazminatın rücu edilmemesinin istenmesi halinde Sağlık Bakanlığı’nın bir sorumluluğu doğup doğmayacağı hususunda tereddüte düşüldüğü, konuyla ilgili oluşturulacak Bakanlık Görüşü’ne esas teşkil etmek üzere Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Hukuk Görüşü istenilmiş olup,

S. B. Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 11045126/622.01/09 Sayı’lı Yazısı’nda;

“Enjeksiyon uygulamalarından kaynaklanan tazminat davalarında, sağlık kurumlarınca kişilerin şifahi olarak bilgilendirildiği ve rızası alınarak enjeksiyon yapıldığı yönündeki açıklamalar Yargı Merciileri’nce kabul görmemekte ve mutlaka ispatlayıcı belge aranmaktadır.” denilmiştir.

Yazı’nın Sonuç Bölümü’nde;

  1. Her ne kadar mevzuatta büyük cerrahi ameliyeler dışında rızanın yazılı olarak alınacağına ilişkin bir hükme yer verilmemiş ve Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce 10.06.2019 tarihli ve 2019/11 sayılı Genelge düzenlenmiş ise de; Yargı Kararları esas alınarak -Enjeksiyon ve Damar Yolu Açma gibi küçük tıbbi ameliyeler de dahil- bütün tıbbi işlemler için ilgililerin Bilgilendirilmiş Yazılı Onamları’nın alınmasının ispat bakımından uygun olacağı,
  2. Mer’i mevzuat hükümleri çerçevesinde, enjeksiyon uygulamalarından kaynaklı tazminat davalarında, ödenen tazminatın rücuen tazmini için dava açılması gerektiği, zira, enjeksiyon uygulamasında rızayı almayan veya bunu belgeleyemeyen personelin rücuan sorumlu olup olmadığının tespitinin, açılacak rücu davasında Yargı Mercileri’nce yapılacağı

belirtilmiştir.

COVID-19 için görevlendirilen hekimler ‘Zorunlu Mesleki Sorumluluk Sigortası’ kapsamına alındı

Sonuç Yerine:

Anılan Görüş Yazısı; (halen yürürlükte olan) Genelge’nin de çözemediği gibi sorunu ve belirsizliği çöz(e)memiş/çözemeyecek olup, uygulamada artacak soru(n) ve ihtilaflar nedeniyle, Hasta-Hekim ilişkilerinde ve Tıp Hukuku alanında önümüzdeki günlerde çokça tartışılmaya muhtaçtır.
.

Av. Arb. Ümit Erdem / av_umit_erdem@yahoo.com

Ek.1: Enjeksiyon Uygulamaları Hk. Genelge
Ek.2: Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Görüş Yazısı


 

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla