GSK hedef büyüttü; Türkiye’de her yıl 17 milyon doz aşı üretilecek

  |   Kategori: Sağlık Gündemi, Sektör, Üye Yazıları

27 milyar pound’luk cirosuyla dünyanın önde gelen ilaç şirketleri arasında yer alan Glaxo Smith Kline (GSK) aynı zamanda dünyanın en önemli aşı üreticilerinden birisi. Dünyada üretilen 36 aşının 30’unu üretebilen şirket, 50 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiği Türkiye’de hedeflerini büyütme kararı aldı. 2014’te Ortadoğu ve Afrika bölgesini İstanbul’a taşıyan GSK; ilaç, aşı ve tüketici sağlığı kategorilerinde toplam 1000’e yakın çalışanı ile yenilikçi ilaç portföyünü hızla büyütmeye devam ediyor. GSK Türkiye Medikal Direktörü Dr. Fulya Erman’la Türk ilaç sektörünün mevcut durumunu, şirketin hedeflerini ve gelecek dönem vizyonunu konuştuk.

  • Türkiye ilaç pazarı hakkında neler söyleyebilirsiniz? Dünyayla kıyaslandığında konumumuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dr. Fulya Erman: Türkiye ilaç pazarı dünyada büyüklük açısından 16. sırada. Etik ve yönetimsel olarak ise dünyadaki birçok ülkenin çok ilerisinde.

  • 5-10 yıl önce Türk ilaç sektörünün ilk 10’da olacağı söyleniyordu. Sonra fiyat ayarlamalarıyla birlikte parasal hacmi de azaldı. İlaç tüketimi ciddi oranda arttı. Bazı firmalar yakındı; sizce bu durum sektörü nasıl etkiledi?

Dr. Fulya Erman:  Sonuçta izlenmesi gereken bir politikaydı. Türkiye’deki hastaların ilaca erişimi için gerekli aksiyonlar alınıyor.  Bu sebeple yerli üretim de teşvik ediliyor.

Japon ilaç devi Takeda’nın Türkiye’ye güveni tam; büyümesini sürdürecek

Üretim daha çok Türkiye’ye çekilmeye çalışılıyor. Böylece teknolojik olarak da ilerleme sağlanıyor.

  • Hükümetin 2023’te Türkiye’yi ilaçta bölge üssü yapma hedefi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce mümkün mü? Siz ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Dr. Fulya Erman: İlaca erişimin hızlandırılması için üretimin burada olması büyük önem taşıyor. Hükümet üretimi teşvik edince birçok şirket burada üretim yapmaya, yapanlar da artırmaya başladılar. Biz de portföyümüzün % 40’ını Türkiye’de üretiyoruz. Gelecek 5 yılda bu oranı % 60’a çıkarmayı hedefliyoruz.

Burada üretime çok önem veriyoruz çünkü Türkiye güçlü altyapısı, eğitimli işgücü ve coğrafi olarak Ortadoğu ve Afrika bölgesine hitap edebilecek bir ülke. Burada ne kadar yeni ürün üretirseniz know-how da artıyor ve devlet bunu çok destekliyor. Bizim de bölge üssümüz İstanbul’da yer alıyor.

  • 2014’te Türkiye’yi bölgesel merkez yapmak için önemli bir adım atarak 30 ülkeden oluşan GSK MEA (Ortadoğu ve Afrika) bölgesinin merkezini İstanbul’a taşıdınız. Bu kararı almanızda rol oynayan faktörler nelerdir?

Türkiye Ortadoğu ve Afrika bölgesinin  tam ortasında bulunuyor. Hem regülasyonların düzgün olması önemli hem coğrafi konumu hem de üretim kapasitesi uygun. Ayrıca bu kararı almamızda, Türkiye’ye hem ürünlerimizle hem de aşılarımızla yatırım yapma isteğimiz de önemli rol oynadı.

  • Aşı, güçlü olduğunuz alanlardan birisi. Bu alanda Türkiye’deki konumunuz, hedefleriniz ve yapacağınız yatırımlarla ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Global ölçekte aşıda lider şirketiz. Dünya Sağlık Örgütü’nün listesinde yer alan 36 aşının 30’unu biz üretiyoruz ve dünyadaki her 5 çocuktan 2’si en az 1 GSK aşısı ile bağışıklanıyor. Bu liderliği Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesi’ne de Türkiye yatırımlarımızla taşıyabileceğiz. Türkiye’de de Idol Pharma ile aşı üretim anlaşmamız var.

BMS, 1100 hastaya yeni nesil kanser tedavilerine ücretsiz erişim imkanı sağladı

Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölge tedarik zinciri üssümüz İstanbul’da olduğu için, IDOL ile gerçekleştirdiğimiz yatırımın aşamaları tamamlandığında tüm bölgeye buradan aşı ihracatı yapabileceğiz. Şu ana kadar yerli üretim projesinin %90’ı tamamlandı. Yatırım tamamlandığında üretim tesisimiz yılda 16,5 milyon doz üretim kapasitesine sahip olacak

  • Türk ilaç sektörünün en çok eleştirilen yönü, fason üretim yapıldığı halde yeni ilaç ve bilgi üretilememesi. Sizin bu konuda çalışmalarınız var mı? 

Ankara Hacettepe Üniversitesi Teknokenti’nin içinde aşı araştırma ve geliştirmeye yönelik olarak Aşı Klinik Araştırmalar Merkezi (AKAM) adlı bir kuruluşumuz var. Burada sadece Türkiye’de değil bölge ülkelerinde yapılan klinik araştırmalar da koordine ediliyor. Hem Hacettepe Üniversitesi’yle işbirliği yapıyoruz hem de Türkiye’deki aşıların % 50’sinin klinik çalışmalarını biz yapıyoruz.

  • Son yıllarda sizin aşılarınızdan birkaç tanesi takvime girdi diye biliyoruz.

Hepatit aşıları takvime eklendi. Şu anda aşı takviminde 13 tip hastalığa karşı koruma sağlayan aşı var. Bunlardan 10 tanesi GSK tarafından üretilebilen ve şu anda Türkiye’de erişimi olan aşılar.

  • Aşılar ilaç endüstrisinde biraz kenara itilmiş gibi görünüyor. Siz nasıl görüyorsunuz aşının geleceğini? 

En önemli olan  hastalıktan korunmaktır. Biz GSK olarak aşıya çok önem veriyoruz. Aşı üretmek çok meşakkatli bir iş. Ama GSK tüm zorluklarına rağmen bu konuyu  ele almış bir firma. Aşıya ek olarak solunum ve HIV de çok önem verilen ve geliştirilen alanlar arasında bulunuyor.

  • GSK, Türkiye’de 58 yıllık bir firma. Bugüne kadar yaptığınız toplam yatırım miktarı ne kadar?

2016’da GSK dünyada Ar-Ge’ye 3 milyar pound yatırım yaptı.

  • 2023 için siz de şirket olarak bir projeksiyon yaptınız mı?

GSK Türkiye olarak temel amacımız “geleceğin sağlığına liderlik etmek”. GSK 2020 “hayatı; sağlık ve iyilikle buluşturmak” vizyonumuz doğrultusunda 2020 yılına kadar 80 milyonun hayatına dokunmayı hedefliyoruz. Bu vizyonumuz hem çalışanlarımıza hem de yatırıma yönelik. Öncelikle ürünlerimizin % 60’ını ve aşıları burada üretmeyi hedefliyoruz. Bütün çocuklara aşılarımızla ulaşmak istiyoruz.

Roche İlaç, klinik araştırmalar için her yıl Türkiye’ye 30 milyon TL yatırım yapıyor

Fortune dergisi tarafından yapılan “dünyayı değiştirenler” araştırmasında geçen yıl gelir düzeyi düşük ülkelerde patent haklarında esneklik ve geniş çaplı aşı geliştirme odağı ile birinci olduk. Ayrıca GSK olarak, ilaç sektörüne liderlik eden 20 ilaç şirketinin, gelişmekte olan ülkelerde ilaç erişiminin ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik performanslarını değerlendiren bağımsız ölçümleme aracı Access to Medicine Index – İlaca Erişim Endeksi’nde, çalışmanın yapıldığı 2008 yılından bu yana 5 kez üst üste birinciliğimiz bulunuyor.

Son olarak yine Access to Medicine Foundation tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Aşıya Erişim Endeksi’nde de lider sırada yer alıyoruz. 9 ilaç şirketinin 69 hastalığa karşı 107 ülkede Ar-Ge, fiyatlandırma, üretim ve tedarik kategorilerinde değerlendirilerek aşı erişimine sağladıkları katkıyı derecelendiren endekste, gelişmekte olan ülkelere yönelik yürüttüğümüz aşı faaliyetleri ile bu başarıyı elde ettik.

  • Great Place To Work Enstitüsü’nün ‘En iyi işveren ödülleri’ 2017 listesinde birinci sırada yer aldınız. Bu ödülü hangi yaklaşımla kazandınız?

Bir şirketteki en önemli varlık çalışanlardır. Biz de bunu gerçekten çalışanlarımıza hissettirmek için çok çalıştık. Ne yaratırsak hep birlikte yaratmaya çalışıyoruz. Bu da çalışanlarımızın bağlılığını artırarak şirketimizin daha ileriye gitmesine ve eğer bir sıkıntı varsa da hep birlikte bunu çözüme kavuşturmamıza olanak sağlıyor. Aksiyon odaklı yaklaşımdansa, “Birimiz yoksak hepimiz eksiğiz” yaklaşımını benimsiyoruz. Böylece gelişim alanlarımızı hep birlikte tespit edip, birbirimizi güçlendiriyoruz.

Bu bağlamda, GSK Türkiye olarak bir “Liderlik Manifestosu” oluşturduk. En önemli maddeleri farkındalık ve gelişim. İlk etapta yönetim ekibimizle bu konu üzerine odaklandık. Şimdi ise yeni bir uygulama başlatık; Domino Liderlik Hareketi. 60 çalışanımız gönüllü olarak tüm şirkete farkındalık ve gelişim ile ilgili eğitimler veriyorlar. Bu şekilde manifestomuzu başarıyla uygulamayı ve devam ettirmeyi amaçlıyoruz. Genç çalışanlarımız için esnek çalışma modeli getirdik. 24 kişilik GSK Kültür Elçileri ekibimiz var. GSK’lılar, çalışma ortamı ve uygulamalar hakkındaki tüm geri bildirimlerini ve yenilikçi fikirlerini bu 24 elçi aracılığıyla paylaşabiliyorlar. Onlara yönelik aksiyonlar alıyoruz.

“Sağlık turizminde kazanımlarımızı kaybediyoruz, stratejik davranmalıyız”

Bunu yaparken aksiyonun gerçek amacına ulaşıp ulaşmadığı konusunda mutlaka uzmanlara danışıyoruz. Biz bu ödülü amaç olarak görmedik, bizim için insanlarımızı daha mutlu edecek, daha ileriye götürecek bir araç olarak gördük. Örneğin, bizim satış ekibinin satış hedefi yoktur. Orada dikkat ettiğimiz  kriter, ürünü ne kadar iyi anlatabildiği. Aslında herkes bu ödülü almak için değil, yaratmak için çalıştı.

  • 2016 cironuz ve 2017 hedefiniz nedir? Türkiye’deki pazar payınız ne kadar?

Dünya ciromuz 27 milyar pound. Türkiye’de solunum, aşı ve HIV alanında lideriz. HIV’de yeni ürünlerimiz geliyor. HIV virüsünü kendi halinde bırakırsanız AIDS’e dönüşüyor ama biz yeni tedavilerimizle kronik bir hastalık gibi kontrol altına alıp tedavi edebiliyoruz. Bulaşıcılığını ve ilerlemesini baskılıyoruz. HIV pozitif olduğu halde kişi normal hayatını yaşamaya devam ediyor. Pazar payımız sektöre paralel oranla artış gösteriyor.

Solunum alanında da yeni ürünlerimiz ile hem KOAH hem de astım alanında hastaların ihtiyaçlarına karşılamaya devam ediyoruz. Bu yıl Avrupa Solunum Kongresi’nde gerçek dünya datası ve klinik çalışma sonuçlarımız yayınlandı.

  • Sosyal sorumluluk projeleriniz var mı?

GSK Türkiye olarak 2020 vizyonumuzu “Hayatı; sağlık ve iyilikle buluşturmak” olarak belirledik. Yaptığımız her işte ve her projemizde bu vizyonla hareket ediyoruz. Bu vizyonumuz tüm şirket tarafından benimsenerek ortak amaç duygusu ve bu duyguyla oluşturduğumuz açık ve samimi iletişim ile perçinlendi. GSK Türkiye’de sosyal sorumluluk içeriden doğan ve dışarı yayılan bir hareket. Projelerimizi bu doğrultuda yürütüyoruz.

Dr. Ümit Dereli: Dünyayla rekabet etmek istiyorsak ilaçta bilgi üretmeliyiz

Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ile işbirliğimiz 2014 yılında, hedefi sağlıklı yaşamı engelleyen “bağımlılıklardan” uzak tutmak için gençlerin gençleri eğitmesi temeline dayanan “Bağlanamam Sağlıklı Gençlik Hareketi” ile başladı. 3 yıl süren projede, 45 şehirde, 280 okulda, 675 toplum gönüllüsü gencin verdiği yüzyüze eğitimler ile yaklaşık 20.000 gence ulaştık. 2017 Eylül ayı itibarıyla işbirliğimizin kapsamını genişleterek “İyi Gelecek Sağlıklı Gençlik Hareketi”ne dönüştürdük.

Gelecek 2 yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanından gelen 400 toplum gönüllüsü genç sağlık okuryazarlığı alanında sekiz konu başlığında gençleri eğitecek. Bu proje ile 70 bin kişiye ulaşmayı hedefliyoruz. Tedavilerimiz ve sağlık çözümlerimizin yanı sıra, hastalara daha kaliteli bir yaşam sağlayabilmek için yaptığımız farkındalık ve bilgilendirme çalışmalarıyla, topluma karşı olan sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz. HIV alanında farkındalık yaratmak amacıyla 1 Aralık Dünya AIDS Günü’nde bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle bir proje hayata geçirdik.

HIV’in; tokalaşma, sarılma, öpüşme gibi eylemlerle bulaşmadığına vurgu yapmak için “Dokun” temasıyla bir kapmanya hazırlandı. Online bir platformda gerçek hasta hikayelerini izleyen ziyaretçiler, hikayelerin sonunda çıkan simgesel imza kampanyasına “dokunarak”,  farkındalık projesine katılmış oldu.

Platformdaki videolar bugüne kadar  500 binin üzerinde izlendi ve kampanyaya 80 bin kişi katıldı. Bir başka projemiz olan “Bi’Şeyim mi Var Benim” ile bipolar hakkında farkındalık yarattık. Bipolar hakkında internette yer alan içgörülerden yola çıkarak bir şarkı ve video klibi oluşturuldu. Bu video kliple 4.5 milyon kişiye ulaşıldı. İki projemizle birlikte Uluslararası Stevie İş Ödülleri jürisi tarafından üç altın, üç de gümüş ödüle layık görüldük.

  • Toplam çalışan sayınız ne kadar?

Toplam çalışan sayımız tüketici birimi ve bölge ofisleriyle beraber 1000’i buluyor. İlaçta çalışan sayısı 700. Ortadoğu, Afrika ve Rusya bölgesinin yönetimi de Türkiye’de. Burada da yaklaşık 40 expat’ımız var. İstihdamımız geçen yıla oranla %10 oranında arttı.

İstanbul’u bölge üssü yapan Novo Nordisk, Türkiye’de üretim yapmayı hedefliyor


GSK Türkiye, “en iyi işverenler listesi”nde birinci oldu GSK Türkiye; 5 kıtada, 50 ülkede faaliyet gösteren Great Place To Work Enstitüsü tarafından 81 şirketin değerlendirildiği araştırma sonucunda, “Türkiye’nin en iyi işverenleri” listesinde 1. oldu. Çalışan odaklı yönetim anlayışı ve insana değer veren kurum kültürüne sahip olan GSK Türkiye çalışanlarının %96’sı çalışmalarıyla fark yarattığını hissediyor ve topluma sağladığı katkıdan dolayı gurur duyduğunu dile getiriyor.

Bu ödül GSK Türkiye’nin hayatı sağlık ve iyilikle buluşturma vizyonunun tüm şirket tarafından benimsendiğinin önemli bir göstergesi oluyor. Çalışanların %91’i yönetimin tüm uygulamalarda dürüst ve etik davrandığını belirterek; katılımcı, iletişime açık bir yönetim olduğunu söylüyor.

Çalışanların % 86’sı ise GSK Türkiye’de güçlü bir takım ruhu ve aile ortamı olduğunu belirtiyor. Bu sonuçlar, şirketin son 3 yılda tüm çalışanlarını dinlemek için oluşturduğu farklı platformların başarısını ortaya koyuyor. 2016’nın en iyi işverenleri listesinde yer alan firmalarla kıyaslandığında ise GSK’nın takım ruhu ve yönetim yaklaşımı alanlarında çok güçlü olduğu göze çarpıyor. Tüm bu yanıtlarla GSK Türkiye 500-2000 çalışan sayısı kategorisinde liderliğe hak kazandı.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMLAR

avatar
wpDiscuz
 
 
 
 
 
 
 
Araç çubuğuna atla