Kronik böbrek hastalığında kadınlar en riskli grup!

Kategori: Böbrek Sağlığı Print

böbrek hastalığı belirtileriTürkiye’de böbrek hastalığı konusunda gerçekleştirilen ilk kapsamlı araştırma olan Kronik Böbrek Hastalığı Araştırması ‘Credit’ çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Türk Nefroloji Derneği (TND) tarafından yürütülen ve ilk bölümü tamamlanan araştırmanın koordinatörü TND YK Başkanı Prof. Dr. Gültekin Süleymanlar, kronik böbrek hastalığının Türkiye için önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirtti.

TÜBİTAK ve Sağlık Bakanlığı’nın desteğiyle Türkiye’de ilk defa böbrek konulu bir araştırma yapan Türk Nefroloji Derneği, ülke genelinde rastgele seçilen yaklaşık 10 bin 872 kişinin katılımıyla önemli verilere ve istatistiki bilgilere ulaştı. Credit hakkında bilgi veren Prof. Dr. Süleymanlar, araştırmada ilk fazın tamamlanmasına rağmen önemli bulgulara ulaştıklarını belirtirken, hipertansiyon, diyabet, sigara ve kilo fazlalığı gibi durumların böbrek hastalıklarını tetikleyen en önemli faktörler olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını dile getirdi. Dünyada 500 milyondan fazla kişide kronik böbrek hastalığı olduğunu, Türkiye’de ise bu sayının 8 milyona kadar ulaştığını dile getiren Prof. Gültekin Süleymanlar, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun böbrekler üzerinde ciddi hasarlar meydana getirdiğine dikkat çekti.

Artan riskler nedeniyle kronik böbrek hastalığında patlama yaşanabilir

Düzenli tansiyon ölçümü rutin hale gelmeli

Teşhis edilmediği takdirde kronik böbrek hastalığının böbrek fonksiyonlarının kaybedilmesine, diyaliz tedavisine veya böbrek nakline kadar gidebilen sonuçlara neden olduğunu söyleyen Prof. Süleymanlar, şu bilgileri verdi: “Bugün dünyada milyonlarca kişi kronik böbrek hastalığından kaynaklanan kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle vaktinden önce hayatını kaybediyor. Tansiyonun düzenli olarak ölçülmesi ve idrarda protein kontrolünün düzenli olarak yapılması gibi basit tetkiklerle böbrekler korunabilir. Bu nedenle sağlık sistemimizde hem yüksek tansiyon hem de kronik böbrek hastalığı konusunda önleyici tedbirler alınması gereklidir.”

Koruyucu hekimlik çok önemli

Böbrek sağlığı için koruyucu hekimliğin çok önemli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Süleymanlar, “65 yaş üstü, diyabet, hipertansiyon, şişmanlık, metabolik sendrom, sigara alışkanlığı, tekrarlayan taş düşürme öyküsü, uzun süreli ağrı kesici ilaç kullanımı durumlarında veya ailede böbrek hastalığına ilişkin genetik risk taşıyanların kişilerin yakın takibe alınması gerekir. Bu hastalıkları veya durumları olan kişiler belirli aralıklarla düzenli olarak sağlık kontrolünden geçirilerek, tansiyon, şeker ve böbrek testleri yaptırılmalıdır. Riskli sayılan gruplar başta olmak üzere böbrek kuruması için tuz azaltmalı, doymuş yağlardan ve fazla kaloriden kaçınmalı, kilo kontrolü sağlamalı, sigarayı bırakmalı, alkolü azaltmalı/bırakmalı ve düzenli egzersiz yapmalıdır” dedi.

Kronik Böbrek Hastalığı – Credit araştırması

Araştırmanın ilk sonuçlarına göre Türkiye’de böbrek hastası sayısı yetişkin popülasyonun yüzde 17,6’sını yani 8.1 milyon kişiyi etkilerken, böbrek fonksiyonları en az yüzde 50 azalmış hasta sayısının 2.5 milyon civarında olduğu hesaplanmıştır. Böbrek hastalığına yakalanan kişilerin kronik hastalık tablosuna bakıldığında; yüzde 31.7 ile tansiyonun ilk sırada, yüzde 12.6 ile şeker hastalığının ikinci sırada, yüzde 36 ile metabolik sendromun üçüncü sırada yer aldığı görülmüştür.

https://www.medikalakademi.com.tr/kronik-bobrek-yetmezligi-baslangic-belirtileri-tani-tedavisi/

Böbrek hastalığına yakalanmada kadınlardaki hastalık oranının daha yüksek olduğu saptandı. Diğer deyişle kadınlarımızın kronik böbrek hastalığı açısından daha riskli olduğu sonucuna varıldı.  Kronik böbrek hastalığının bölgesel dağılımına bakıldığında ise Marmara ve Güneydoğu Anadolu’da riskin daha yüksek olduğu belirlendi. Bu durumun sebebi kesin olarakbilinmemekle birlikte Marmara bölgesinde hipertansiyon sıklığının daha fazla olmasının tansiyon sorununun böbrek hastalığına neden olduğu tespitinin doğru olduğunu göstermektedir.

Credit araştırması Türkiye genelinde rastgele seçilen 10 bin 872 hasta üzerinde yapıldı. Çalışmaya 18 yaş ve üzerinde, saha taramasına katılmaya olur veren vatandaşlar dahil edildi. Saha taramasına 4.765’i (% 43.83) erkek ve 6.107’si (% 56.17) kadın olmak üzere toplam 10.872 kişi katılmıştır. Çalışma, Türkiye genelinde 23 ilde gerçekleştirilmiştir. Tarama sırasında boy, kilo, kan basıncı ve karın çevresi ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Bu işlemleri takiben laboratuvar incelemelerine olur veren bireylerden sabah aç karnına alınan kan örneklerinde serum kreatinin, açlık kan şekeri, total kolesterol, trigliserid, HDL-kolesterol, LDL-kolesterol (hesaplanmıştır) ve ürik asit düzeyleri ölçülmüştür. Ayrıca, bireylerden rastgele idrar örnekleri alınarak albümin ve kreatinin konsantrasyonları tayin edilmiştir.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla