Malpraktis davasında hapis cezası alan hematoloji uzmanının savunması!

Yazan Dr. Erkin Göçmen
2 Eylül 2016   |    13 Eylül 2016   |   Kategori: Hukuk / Mevzuat, Üye Yazıları Print

bosuna-doktor-dovmuyorlar-sozune-5-ay-hapisDaha önce Medikal Akademide yayımlanan “malpraktis davasında konsültan hematologa hapis cezası verildi” başlıklı yazımızdan sonra ilgili hematoloji uzmanı şahsımı aradı ve bahse konu vakanın tıbbi durumu ve yargılama sürecinde yaşadıkları konusunda beni bilgilendirdi. Bu hususta kaleme aldığım yazı yargı kararlarına dayanıyordu. Nitekim hekim meslektaşım da olayı doğruladı ancak kendisinin yargılamanın adaletli yapılmadığına ilişkin yakınmaları oldu. Yine bahse konu tıp hukuku olgusu hekimlerce tartışıldı. Konunun tıp camiası tarafından anlaşılması ve değerlendirilmesi maksadıyla hematolog meslektaşımız tarafından mahkemeye sunulan itiraz dilekçesinin önemli kısımlarını burada yayınlıyoruz. Ara başlıklar tarafımca konulmuştur. Yazıda adı geçen doktor G… beyin cerrahıdır.

Malpraktis davasında konsültan hematologa hapis cezası verildi

Adli Tıp İhtisas Kurulunun Raporu

Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından yapılan incelemeye binaen sonuç bölümünde; “E… adlı şahsın darp sonucu yaralandığı, opere edildiği, bu esnada saptanan trombositopeni nedeniyle yapılan tetkiklerinde karaciğer sirozuna gidiş saptandığı, poliklinik takibi önerildiği, 24.04.2009 tarihinde kraniyoplastik amaçla tekrar yatırıldığı, trombositopeni nedeniyle hematoloji konsultasyonu istendiği, hematoloji tarafından tedavi düzenlendiği ve klinik takip esnasında öldüğü belirtilmiştir”.

Adli Tıp İhtisas kurulu hematoloji uzmanı Doçent Doktor…’un, belirgin radyolojik, klinik ve laboratuar bulguları olmadığı halde, kompanse karaciğer sirozunu ayırıcı tanıda düşünmesi gerektiğini, gerekli taramaları yapmadan steroid başlamasının uygun olmadığını belirtmiştir. Bunlara ilaveten kompanse karaciğer sirozlarının kendiliğinden dekompanse olabileceği, steroid tedavisiyle bu sürecin hızlandığı, steroid uygulamasının kişide kompanse sirozun dekompanse olmasına neden olduğu, gerekli taramaları yapmadan steroid başlamasının ölüm meydana gelmesinde etkisinin olduğuna oy birliğiyle karar vermiştir.

Periferik yaymada trombositopeni dışında özellik saptanmamıştır

1-Adli Tıp ihtisas Kurulunun karar yazısını incelediğimde; Beyin cerrahi kliniğine kraniyal bir operasyonu yapmak amacıyla trombositopenisi olan bir hasta yatırılmıştır. Hastadan Hematoloji görüşü istenmiştir. Fizik muayene bulguları normaldir. Bariz splenomegalisi yoktur. Laboratuar bulgularında izole trombositopenisi olup, incelenen periferik yaymada trombositopeni dışında özellik saptanmamıştır. Hastadan, yakınlarından ve hekimi olan Beyin Cerrahi uzmanından kronik karaciğer hastalığı tanısı olduğu hakkında herhangi bir bilgi alınmamıştır. Oysa incelendiğinde görülecektir ki; Hasta E… 2008 Kasım ayında … Üniversitesinde Kronik karaciğer hastalığı tanısı almıştır.

Yargıtay: Komplikasyonlu doğuma gelmeyen doktor ölümden sorumludur

Ama bu durum aile ve Doktor G… tarafından şahsıma bildirilmemiş, bilakis hastanın hiçbir sorunu olmadığı, izole trombositopenisi olduğu söylenmiştir. Bu durumda şahsımdan anamnez bilgileri saklanmış, bir ölçüde yanıltılmışımdır. Hastalıkların tanıları anamnez, fizik muayene, radyolojik bulgular, laboratuar bulguları ve klinik takiple konur. Hastanın, yakınlarının ve konsultasyonu isteyen hekimin hasta hakkında verdiği bilgiler tanının önemli bir parçasıdır.

Konsültasyonda karın ultrasonu istendi

2-Gerekçeli kararda belirtildiğine göre; dikkat ve özen göstermeden, kurallara uymadan, tedbir almadan mesleğimi icra ettiğimden dolayı taksirle ölüme neden olduğum belirtilmiştir. Buna karşın görüldüğü gibi, konsultasyonda karın ultrasonografisi istediğim belirtilmiştir. Bu olguda karın ultrasonografisi istemekle yeterli özen gösterilmiş, fakat ultrason sonucu tarafıma bildirilmemiştir. Özensizlik Doktor G… ve aileye aittir. Ultrasonografi sonucu tarafıma bildirilmediği gibi, bir daha hasta hakkında görüş dahi istenmemiştir. Oysa Doktor G… kendi ifadesinde, hastanın genel durumunda bozulma olduğunu, burun kanaması başladığını belirtmektedir.

Şahsım tarafından yazılan konsultasyon notunda steroid tedavisinin başlanabileceği, ultrason çektirilmesi ifadelerim vardır. Bu durumda hastanın her gün kan sayımı yaptırıp trombosit yükselince ameliyat edilmesi planlanmış olması gereklidir. İncelememde konsultasyon notuna atılan imzanın şahsıma ait olmadığını gördüm. Doktor G… tarafından atılıp atılmadığını bilmiyorum. Konsultasyon notundaki imzanın incelenmesini talep ediyorum. Konsultasyon notlarına imza atılmaması, konsultasyonun tamamlanmamasından kaynaklanır. Burada ise imzamın taklidi yapılarak, ilgili kişinin sahtecilik yaptığı, tüm kusuru üzerime yıkma çabasında olduğu görülmektedir.

Mide perforasyonu ameliyatında yazılı onam olmadan apendektomi yapılabilir mi?

Şahsım tarafından yapılan tüm eylemler, tıp kurallarına uygun olarak gerçekleşmiş, gerekli özen ve dikkat gösterilmiştir. Nitekim Yargıtayın özen borcuna ilişkin ortak içtihadlarına göre hekimin tanı ve tedavide kullandığı araç ve uygulanan metodun duruma uygun düşmesi, hekimin müdahalesinin tıp sanatının kuralları ve sınırları içerisinde olması, diğer bir deyimle tıp ilminin hekimin yaptığı müdahaleye cevaz vermesini hekimin özen borcu içerisinde hareket ettiğini göstermektedir. Bu sebeple yaptığım uygulamanın tıp ilmi içerisinde kalıp kalmadığı hematoloji ve sirozu değerlendirmeye yetkin branş olan gastroenteroloji tarafından hekimlerin vereceği rapor doğrultusunda ortaya çıkacaktır.

Hakkımda verilen karara dayanak olan adli tıp raporunu hazırlayan kurulda hematoloji ve gastroenteroloji uzmanları yoktur. Duruşma esnasında tıbbi olarak rapora itiraz etmeme karşın, mahkemece itirazlarım doğrultusunda ek rapor alınmaya dahi ihtiyaç duymadan rapor hükme esas alınmıştır. Kan hastalıkları ve gastroenteroloji uzmanlarının ilgi alanına giren hususlar, dahiliye, patoloji, çocuk hastalıkları ve Kadın doğum uzmanlarının olduğu kurulda ele alınmış, bu yönüyle soruşturma eksik yapılmıştır.

Steroid tedavisi ile ölüm arasındaki illiyet bağı tam olarak kurulamamıştır

3-Adli Tıp kurulunun raporunda belirtildiğine göre E… adlı şahsa zamanında otopsi yapılıp iç organ değişimleri araştırılmamıştır. İddialarında gerekli taramaları yapmadan steroid başlanması ve steroid tedavisiyle sürecin hızlandığı, steroid uygulamasının kişide kompanse sirozun dekompanse olmasına neden olduğu, gerekli taramaları yapmadan steroid başlanmasının ölüm meydana gelmesinde etkisinin olduğu şeklindedir.

Yargıtay: Diş çekimi sonrasında gelişen yüz felcinde hekim kusurlu değil

Doktor G… ifadesinde benim verdiğim kortizon tedavisinden bahsetmiş, fakat kendisinin tedavi uygulamadığını belirtmiştir. İncelendiğinde görülecektir ki, hastanın tedavisinde 1500 cc İV mai ve oksamen flk vardır. Hastaya gereksiz sıvı ve oksamen verilmesi varis kanamasına neden olabilir. Sıvı verilmesi ve oksamen kullanılması tedavidir. Bu ajanların özefagus varis kanamasına katkısı olmuştur.

Bu tedaviler Doktor G… tarafından başlanmıştır. Adli Tıp, bilirkişi ve mahkeme tarafından bu husus dikkate alınmamıştır. Bilirkişi bu konuya değinmemiştir. Acil olarak yapılan cerrahi operasyonda dahil olmak üzere, tarafımdan verilen steroid tedavisi haricinde hiçbir özefagus varis kanaması yapıcı husus dikkate alınmamıştır. Gastroenteroloji ve hematoloji uzmanlarının olduğu bir kurulda değerlendirilirse, gereksiz sıvı tedavisinin varis kanamasına olan katkısı belirlenecektir.

Müphem olan Adli Tıp raporunda, kortizon tedavisinin ölümün meydana gelmesinde etkisi olabileceği belirtilmiş, steroid tedavisi ile ölüm arasındaki illiyet bağı tam olarak kurulamamıştır. Adli Tıp raporunda, tedavisiz kalan karaciğer sirozlarının kendiliğinden dekompanse olabileceği belirtilmektedir. Raporda yaptığım steroid tedavisinin ölümde etkisinin olabileceği tesbitine yer verilmişsede, açık ve kesin bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu konudaki şüphe mahkeme tarafından aleyhime yorumlanmış, varsayımlar hükme dayanak yapılmıştır.

Pediatri konsültasyonu istemeyen doktor kusurlu bulundu; 18 ay hapis cezası

Anılan karar bu yönü ile de hukuka aykırıdır.

4-Gerekli taramaları yapmadan steroid başlanması hususu; Burada özensizliğim söz konusu değildir. Hastaneye tamamlayıcı beyin cerrahi operasyonu için yatırılan bir hastanın sorununu giderme, Doktor G…’in işini kolaylaştırma gayreti söz konusudur. Yaklaşımım iyi niyetlidir. Hematoloji uzmanı tarafından tedaviye destek olunması sorunların hemen çözülmesine yardımcı olunması gayreti vardır. Tarafımdan ultrason istenmiş, gerekli tedbir alınmış, özen gösterilmiştir.

Dekompansasyon sürecinde steroid tedavisi kesilmemiştir

5-Önemli hususlardan bir tanesi de dekompansasyon sürecinde Doktor G… ve hastayı gören diğer hekimler tarafından steroid tedavisinin neden kesilmediğidir. Böyle bir durumda, ultrason sonucu çıktığında tekrar konsultasyon istense tarafımızdan steroidin başlandığı gibi kesileceği de muhakkaktır.

6-Hakkımda verilen ceza kişiselleştirilirken kusurun ağırlığı gerekçe gösterilerek alt sınırdan uzaklaşılmış olması da hukuka aykırıdır. Şahsımın ağır kusurlu olduğunu gösterir somut bir bulgu yoktur. Hastanın genel durumundaki değişiklikler benim dışımda başka branşlardan hekimlere danışılmış, hastanın durumuna seyirci kalan diğer konsultan hekimler ve esas hekim ceza almamıştır.

Danıştay, hastanedeki eksik cihazı hizmet kusuru sayıp tazminata mahkum etti

Kanamayı durduracak endoskopik girişim yapılmamıştır

7-Bir diğer önemli husus; hastanın kronik karaciğer hastalığına bağlı özefagus varis kanamasından öldüğüdür. Olgu gastroenteroloji tarafından değerlendirilmiş kanamayı durduracak endoskopik girişim yapılmamıştır. Sonuç olarak viral hepatite bağlı kronik karaciğer hastalığı olan olgu özefagus varis kanaması nedeniyle ölmüştür. Siroz yıllar içinde ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Siroz hastalarında kendiliğinden ortaya çıkan özefagus varis kanamaları % 40-50 civarında ölümle sonuçlanmaktadır.

Adli Kıp Kurumununda belirttiği gibi karaciğer sirozu olan hastalar kendiliğinden dekompanse hale gelebilmekte, varis kanamaları kendiliğinden ortaya çıkabilmektedir. Steroid tedavisinin varis kanamasının nedeni olduğu iddiası doğru değildir. Ölümün ortaya çıkmasında tek neden steroid kullanımı değildir. Hakkımda hükme esas alınan adli tıp raporu çelişkilidir ve ilgili branş hekimlerince hazırlanmamıştır. Heyette Gastroenteroloji ve hematoloji uzmanı yoktur.

Hasta şahsıma danışılmamıştır

8-Şahsıma hastanın danışılmasından 35 gün sonra hasta vefat etmiştir. Yani hasta ilk ve son kez ölümünden 35 gün önce değerlendirilmiştir. Meydana gelen ölüm ile verilen tedavinin arasında bir illiyet bağı olmadığı açıktır. Bu süre zarfında gerekli tedaviler ilgili branşlar tarafından yapılabilir ya da şahsıma yeniden danışılabilecekken bu yapılmamıştır. Kaldı ki eksik veya hatalı teşhis koyduğu iddiaları doğru değilir. “Tıbben teşhis tanımı; bir hastalığın tanınması anlamına gelip, hastalığın ve nedenlerinin kesin olarak belirlenmesi demek değildir. Teşhis bakımından hekimden mutlak başarı beklenmemekte, hekimin uzmanlığının gerektirdiği şekilde hareket etmesi yeterli görülmektedir.

Adli Tıp, enjeksiyon sonrası düşük ayak gelişimine ‘komplikasyon’ dedi

Teşhis için gerekli olan testleri yaptıran, muayeneyi yapan ve elde edilen bulguları özenle değerlendiren hekim bakımından teşhisin yanlış çıkması doğrudan sorumluluğu gerektirmez”. Hekimin yükümlü olduğu husus, uzmanlığının, hastalığın gerektirdiği şekilde hareket etme yükümlülüğüdür. Mutlak olarak kesin güvenilir bir teşhis yoktur.

Nitekim mahkemelerde teşhisin değerlendirici bir yargı olduğuna, bir bilirkişi raporunda olduğu gibi, fiili gözlemlerden çıkarılan sonuçların söz konusu olduğuna, hekimin teşhis ile kendi düşüncesine göre hastanın şikayetlerinin tıbbi olarak ne olabileceğine ilişkin görüşünü ortaya koyduğuna ve dolayısıyla da her zaman aksinin ortaya çıkmasının mümkün olduğuna; hekimin, teşhis noktasında sahip bulunduğu geniş karar verme ve değerlendirme alanı dolayısıyla teşhis hatasının hekim hatası olarak değerlendirmesinin istisnaen mümkün olacağına işaret etmektedir. (Tıp Hukuku – prof. Dr. Hakan Hakeri 4.baskı 0cak 2012 sayfa 421-422-519).

Komplikasyondan hekim sorumlu tutulmaz

9. Ayrıca hastanın ölümüne sebep olduğu iddia edilen özofagus varisleri sirozlu hastaların % 60‘ında gelişen bir rahatsızlıktır ve ilk kanama genelde 6-12 ay içerinde olmakta ve hastaların %50’si ilk kanama ile kaybedildiği bilimsel bir gerçektir. Bu durum hastanın hekimlerin kusurundan ya da uyguladıkları tedaviden değil hastalığın kendi doğal seyrinden de gerçekleşebileceği bilimsel bir gerçektir. “Hekimin sorumluluğu ancak kusurlu uygulama hatasından dolayıdır’” (Danıştay 10.d -27.03.2002-1990/868). Buna karşılık komplikasyon dolayısıyla hekim sorumlu tutulamaz.

Tıbbi komplikasyonun hukuki sorumluluğu ve Adli Tıp Kurumu’nun tutumu

Tıbbın gereklerine ve kurallarına uygun davranmakla birlikte sonuç değişmemişse, bundan dolayı doktor sorumlu tutulamaz. Tıbbi müdahaleler izin verilen risk olarak değerlendirilir. İster sözleşmeden, ister haksız fiilden kaynaklanıyor olsun kusur sorumluluğu esastır. Hekim şansızlıktan değil haksızlıktan dolayı sorumludur. Ve yine bu durumun tespiti için hematolojik yönden eylemimin kusurlu olup olmadığı bir başka hematologa danışılması gerekmektedir. Hekimin hastaya uyguladığı tıbbi müdahalede ki özen yükümlüğünün ihmalinden kaynaklanan kusurunun temelinde tıbbi standart eksikliği bulunmaktadır.

Hekimin taksirinden bahsedebilmek için hekimin ‘’tıbbi standardı’’ uygulamaması gerekir. Tıbbi standardın uygulandığı yerde hekimin tıbbi müdahalesi tıp biliminin gereklerine de uygun ise hekimin kusurundan bahsedemez. Yine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi 1977/2541 sayılı kararında hekim tıp verilerini yanlış ya da eksik uygulamışsa, mesleğinin gerektirdiği özel görevleri gereği ve yeteri kadar uymamışsa kusurlu olduğunu belirtmiştir.

Ayrıca Türk Tabipleri Birliği etik ilkeleri 13. maddesi bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi hekimliği kötü uygulaması anlamına geldiği hususu düzenlemiştir. Mahkemece bütün bu hususlar değerlendirilmeden mahkumiyet tesis edilmesi hukuka aykırıdır ve BOZULMASI amacıyla yüksek mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur.

click-iconİletişim için: bilgi@erkingocmen.av.tr

. Av. Erkin Göçmen’i Twitter’da takip etmek için tıklayın >

. Av. Erkin Göçmen’i Facebook’ta takip etmek için tıklayın >

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla