Wellcare
Wellcare

Pediatri konsültasyonu istemeyen doktor kusurlu bulundu; 18 ay hapis cezası

  |   Kategori: Hukuk / Mevzuat, Üye Yazıları

yargitay-binaPediatrist konsültasyonu istemeyen ortopedist ölümden sorumlu tutuldu

Geçtiğimiz günlerde kesinleşen bir yargılamada İstanbul’da faaliyet gösteren bir özel hastanede görev yapan ortopedi uzmanı hekim, radius kırığı tanısı koyduğu 13 yaşındaki çocuk hastanın ölümüne sebebiyet vermekten dolayı 18 ay hapis cezasına mahkum oldu. Mahkeme hapis cezasını para cezasına çevirdi. Yüksek Sağlık Şurası olaya ilişkin değerlendirmesinde doktorun hastada sepsise yol açacak pnömoni bulgularını tespit edememiş olmasının eksiklik olduğunu belirterek yeterli takip ve tedavi yapmamış olmasından dolayı doktorun özen ve dikkat eksikliğinin olduğunu bildirdi. Adli Tıp Genel Kurulu ise çocuğun üçüncü gün karın ve sırt ağrısı şikayetleri ile getirildiğinde herhangi bir muayene ve tetkik yapılmadan veya çocuk hastalıkları konsültasyonu istemeden evine gönderilmesini kusur olarak değerlendirdi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, geçtiğimiz günlerde Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesince İstanbul’da faaliyet gösteren bir özel hastanede çalışan ortopedi uzmanı hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan verilen mahkumiyet kararını onadı. Doktorun kusurunun taksir düzeyinde kalması sebebiyle verilen 18 ay hapis cezasının para cezasına çevrildiği davada alınan Adli Tıp Genel Kurulu raporunda, çocuğun üçüncü gün karın ve sırt ağrısı şikayetleri ile aynı hekime getirildiğinde herhangi bir muayene ve tetkik yapılmadan veya pediyatrist konsültasyonu istemeden evine gönderilmesi kusur olarak değerlendirildi.

Danıştay, hastanedeki eksik cihazı hizmet kusuru sayıp tazminata mahkum etti

Adli Tıp Genel Kurulu hasta yakınının çocukta öksürük, ateş, solunum sıkıntısı gibi yakınmalarının bulunduğuna dair anamnez vermemiş olması dolayısıyla doktorun tek başına kusurlu sayılamayacağını mütalaa etti. Yaklaşık 10 yıl süren yargılama süreci ve olay şöyle gerçekleşti:

İlk müracaat ve kırığın tespiti

Özel hastanede çalışan ortopediste getirilen 13 yaşındaki çocuk hastanın yakınları çocuğun kolunun üzerine üç gün önce birisinin düştüğünü bildirir. Ortopedist genel durumu iyi olan, ancak sol dirsekte palpasyonla ve hareketle ağrısı bulunan, eli ve ön kolu ödemli, dolaşım ve sinir problemi bulunmayan, el parmakları ve el bileğini hareket ettirebilen hastanın grafisinde nondeplase sol dirsek eklem içi kırığı tespit eder.

Akabinde hastaya dirsek üstü alçı atel yapılır, ağrı ve ödem için Apranax tb 2×1, Minoset tb 2×1 başlanır, elevasyon önerilir ve kontrolde tomografi çekilip çekilip sonucuna göre tedavisinin devamına karar verileceği bildirilerek hasta taburcu edilir.

Ertesi gün meydana gelen sırt ve karın ağrısı

Ağrılarının artmasına ilaveten sırt ve karın ağrısının da meydana gelmesi üzerine aile çocuğu ertesi gün aynı hastaneye bir kez daha götürür. Ayrı ortopedist alçıyı kısaltıp hastayı tekrar taburcu eder. İzleyen (üçüncü) gün hastanın şikayetleri devam ettiği gibi mide bulantısı da başlayınca yine aynı hekime götürülür.

Danıştay, Dr. Muzaffer Kuşhan olayında Sağlık Bakanlığı’nı da sorumlu tuttu

Ortopedist bu sefer apranax tableti keser ve diğer ilaçlara devam etmesini önererek hastayı bir kez daha evine gönderir. Aynı akşam çocuk sırtının acıdığını ve karnının ağrımaya devam ettiğini ifade eder ancak ailenin ısrarına rağmen doktora gitmek istemez. Ancak sabaha karşı durumu fenalaşır gittikleri özel hastanede ex duhul olarak kabul edilir. Yaklaşık 30 dakika kardiopulmoner resüsitasyon uygulanır ancak solunum ve kalp tepe atımının geri dönmez ve hastaya ölüm raporu düzenlenir.

Otopsi raporu: Pnömoni

Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin otopsi raporunda sol radius kemiğinde kırık ve kırık çevresinde yoğun iltihap görülen kişinin ölümünün nekrozlaşan taze lobülerpnömoni, irinli fibrinli plörite bağlı solunum yetmezliği olduğu belirtilir.

Ceza soruşturması

Ailenin yaptığı şikayet üzerine ortopedist hakkında ölüme sebebiyet vermekten ceza soruşturması açılır. Soruşturma sırasında alınan Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulu mütalaasında çocuğun ölümünün künt travmaya bağlı yumuşak doku zedelenmesi ile bu bölgede oluşan enfeksiyona bağlı komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu belirtilir. Bunun üzerine doktor hakkında ceza davası açılır.

Adli Tıp Kurumu: Sezaryende femur kırığı kusur değil!

Ceza davası

Dava sırasında alınan Adli Tıp Kurumu Üçüncü Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda ise ortopedist tarafından ilk görüldüğü gün kırığa yapılan tedavinin uygun olduğu, ancak otopsisindeki bulguların yaygın enfeksiyon göstergesi olduğu, ölümden 1 gün önce muayene eden aynı hekimin mevcut bulguları tespit edememiş olmasının eksik bir eylem olduğu, yeterli takip ve tedavi yapmamış olması nedeniyle hekimin eyleminin tıp kurallarına uygun olmadığı mütalaa olunur.

Yüksek sağlık şurası: Ölüm sebebi sepsis

Daha sonra dosya Yüksek Sağlık Şurasına gönderilir. Şura raporunda hastanın hekim tarafından ilk görüldüğü gün kırığa yapılan tedavinin uygun olduğu, ancak ölümünden 1 gün önce karın ve sırt ağrısı olan hastayı muayene eden ortopedistin hastada sepsise yol açacak pnömoni bulgularını tespit edememiş olmasının eksiklik olduğunu, ölüm sebebinin sepsis olduğunu, yeterli takip ve tedavi yapmamış olmasından dolayı doktorun özen ve dikkat eksikliğinin olduğunu, bilinçli taksirinin ise söz konusu olmadığını bildirir.

Adli Tıp Kurumu birinci adli tıp ihtisas kurulu

Bu sefer dosya bir kez daha Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kuruluna gönderilir. Yeni raporda çocuğun ilk gün ve ikinci gün ortopediste başvuru şikayetlerine göre konulan tanının ve yapılan tedavinin uygun olduğu, ancak üçüncü gün karın ve sırt ağrısı şikayetleri ile getirildiğinde herhangi bir muayene ve tetkik yapılmadan veya çocuk hastalıkları konsültasyonu istemeden şikayetlerini Apranax adlı ilaca bağlamış olması nedeniyle hekimin kusurlu olduğu, hekimin karın ve sırt ağrısı şikayetlerinin ilaca bağlanmış olması nedeniyle kusurlu olmakla birlikte hasta yakınının çocukta öksürük, ateş, solunum sıkıntısı gibi yakınmalarının bulunduğuna dair anamnez vermemiş olması ve çocuğun son muayeneden 1 gün sonra ölmüş olması nedeniyle ölümünün tek başına hekim kusuru nedeniyle meydana geldiğinin söylenmeyeceği, doktorun kusurunun ölüm meydana gelmesindeki etkisi 8/8 üzerinde değerlendirildiğinde 2/8 olarak kabulünün uygun bulunduğu, hekimin kusurunun bilinçli taksir olmadığı belirtilir.

AYM ilk kez, hastasını bilgilendirmeyen bir doktoru kusurlu buldu

Adli tıp grup genel kurulu raporu

Yapılan itirazlar üzerine dosya Adli Tıp Grup Genel Kuruluna gelir. Genel Kurul mütalaasında da aynen Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulu raporundaki ifadelere yer verilerek; çocuğun ilk gün ve ikinci gün ortopediste başvuru şikayetlerine göre konulan tanının ve yapılan tedavinin uygun olduğu, ancak üçüncü gün karın ve sırt ağrısı şikayetleri ile getirildiğinde herhangi bir muayene ve tetkik yapılmadan veya çocuk hastalıkları konsültasyonu istemeden şikayetlerini Apranax adlı ilaca bağlamış olması nedeniyle hekimin kusurlu olduğu, hekimin karın ve sırt ağrısı şikayetlerinin ilaca bağlanmış olması nedeniyle kusurlu olmakla birlikte hasta yakınının çocukta öksürük, ateş, solunum sıkıntısı gibi yakınmalarının bulunduğuna dair anamnez vermemiş olması ve çocuğun son muayeneden 1 gün sonra ölmüş olması nedeniyle ölümünün tek başına hekim kusuru nedeniyle meydana geldiğinin söylenemeyeceği belirtilir.

Bu süreç yaklaşık 10 yıl sürer ve neticede yerel mahkeme doktorun taksirle ölüme sebebiyet vermesi nedeniyle 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verir. Ancak doktorun kusurunun bilinçli taksir olarak değerlendirilmemiş olması sebebiyle verilen hapis cezası para cezasına çevrilir.

Çocuğun yakınları ise doktorun kusurunun taksir değil bilinçli taksir olması gerektiği iddiasıyla konuyu Yargıtaya taşısa da Yüksek Mahkeme tarafların temyiz itirazlarını reddederek verilen kararı geçtiğimiz günlerde onadı.

click-iconİletişim için: bilgi@erkingocmen.av.tr

. Av. Erkin Göçmen’i Twitter’da takip etmek için tıklayın >

. Av. Erkin Göçmen’i Facebook’ta takip etmek için tıklayın >

İlgili Aramalar: 18 ay mahkumiyet, doktora ceza, ölüme sebep olan doktor ne kadar ceza alır, şikayetçi oldugu doktora para vermemek, sırt acıdıgında dirsek nedwn acır


“Pediatri konsültasyonu istemeyen doktor kusurlu bulundu; 18 ay hapis cezası” için 2 yorum yapıldı

  1. Genak33 05 Ağustos 2016, 20:49 #

    Acaba bu cinayeti işleyen tıp fakültesini bitirmiş canlının adını öğrenebilirmiyim. Keşke yazınızda bunuda paylaşsaydınız

  2. 1Vatandaş 08 Aralık 2016, 22:04 #

    Eğer bu sistem suçluları korumayı sürdürürse suçlar katlanarak artar.Bunun tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok.Biraz aklı olan bunu bilir.Bilir de ,bunu bunca üst düzey okumuş adamlar niye bilmez onu anlamadım.! Ez cümle şunu söylerim.”bir ülkede tam bir adalet olmaz da o ülke için her şey geç olabilir.yani yok olabilir”Bizim için başka da bir ülke olmadığına göre adaleti sağlamak zorundayız…

Bir Cevap Yazın

Dr. Erkin Göçmen’in profil fotoğrafı

Dr. Erkin Göçmen

Tıp Doktoru ve Hukukçu

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993'te tamamlayan Dr. Göçmen, Sağlık Bakanlığı'na bağlı çeşitli kurumlarda görev yaptı. Aynı dönemde Türkiye ve Ortadoğu Kamu Yönetimi Enstitüsü'nde kamu yönetimi alanında yüksek lisans eğitimi aldı. Bu süreçte 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde başladığı hukuk eğitimini 2004 yılında tamamladı. 2006'dan bu yana Ankara Barosu'nda serbest avukatlık yapmakta olan Dr. Göçmen aynı zamanda Ahmet Yesevi Üniversitesi'nde yüksek lisans düzeyinde sağlık hukuku dersleri vermektedir. Kendisinin sağlık, tıp, akademi ve bilim hukuku alanında çok sayıda makalesi bulunmaktadır. İletişim: https://www.facebook.com/erkin.gocmen
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Araç çubuğuna atla