Özel hastanelerde tutulan tıbbi kayıtlardan kaynaklanan hukuki sorumluluk

Yazan Dr. Erkin Göçmen
15 Ocak 2017   |    17 Ocak 2017   |   Kategori: Hukuk / Mevzuat, Üye Yazıları Print

Tıbbi kayıtlar hastaların sağlık durumları hakkında tutulan kayıtlardır. Bu kayıtlar  aynı zamanda hukuki belge niteliğini de  taşımaktadır. Bu bakımdan mevzuatımızda tıbbi kayıtların tutulmaları ve saklanmaları konusunda özel düzenlemeler getirilmiştir. Bu yazımızda daha çok özel hastanelerde tıbbi kayıtların tutulması ve muhafazası ile ilişkili sorumluluklar konusunda bazı genel bilgiler vermek istiyoruz.

Mesul müdürün görevi

Özel hastanenin tıbbi kayıt ve arşiv sistemini oluşturmak ve kayıtların düzenli ve doğru bir şekilde tutulmasını sağlamak mesul müdürün görevidir. Özel hastanede tutulan hasta dosyaları, en az yirmi yıl süre ile saklanmalıdır. Faaliyeti sona eren özel hastanelerin arşivi çöpe atılmaz. Bu arşiv öncelikle mesul müdür tarafından bir tutanağa bağlanır. Daha sonra muhafaza edilmek üzere İl Sağlık Müdürlüğüne teslim edilir. Bu kayıtlara erişilmesi gerektiğinde ilgili merciler, söz gelimi mahkemeler, sağlık müdürlükleri vasıtasıyla bu belgelere ulaşabilecektir.

Hastane idarecilerinden alınan peşin istifa dilekçeleri geçerli mi?

Tıbbi kayıtların kişisel veri niteliği

Türk Ceza Kanunu anlamında tıbbi kayıtlar kişisel veri niteliğindedir. Kişisel verilerin korunması konusu ise TCK 136 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde hükmüne göre; kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Burada tıbbi kayıtları hukuka aykırı olarak ele geçirmenin yanında bir başkasına verme fiili de suç olarak tanımlanmıştır. Ülkemizde hasta yakını olarak tabir edilen ancak gerçekte hastanın kanuni temsilcisi sıfatı taşımayan kişilerin tıbbi kayıtlara erişim hakkı bulunmamaktadır. Bu sebeple başlangıçta iyiniyetli olsalar bile hasta kayıtlarının bu kişilere verilmesinin de suç olacağı unutulmamalıdır. Keza, tıbbi kayıtların yayılması da aynı suçu oluşturmaktadır.

Danıştay: Röntgen filmlerini muhafaza etmemek tazminat sebebidir

Diğer yandan tıbbi kayıtların muhafaza yükümlülüğüne aykırı davranışlar aynı zamanda tazminat sorumluluğunu da doğurabilir. Bunun için borçlar hukukunda duruma göre haksız fiil veya sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan sorumluluk şartlarının oluşması gerekir. Her ne kadar özel hukuk alanına girmiyor olsa da Danıştay, örnek teşkil edebilecek bir kararında, röntgen filmlerinin muhafaza yükümlülüğüne aykırı davranışı hizmet kusuru olarak nitelendirmiştir.

Özel hastanede vefat eden annemin hasta dosyasını alabilir miyim?

Yine hastalar sadece hastane ile münasebetlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların değil başka olguların ispatında da tıbbi kayıtlara dayanabilirler. Örneğin bir kişinin ceza veya fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı tıbbi kayıtlarla mümkün olabilir. Bu tür durumlarda da tıbbi kayıtları muhafaza yükümlülüğüne aykırı davranan özel hastanenin sorumluluğu doğabilir.

Tıbbi kayıtların muhafaza yükümlülüğü mesul müdüre aittir. Tıbbi kayıtların muhafaza ödevine aykırı davranan mesul müdür bu yükümlülüğüne uymaması nedeniyle gerek cezai gerekse hukuki (tazminat) yaptırımla karşılaşabilir. Ayrıca tıbbi kayıtların gerçeğe uygun ve düzenli tutulması görevi ise hekimlere ve diğer sağlık personeline aittir.

click-iconİletişim için: bilgi@erkingocmen.av.tr

. Av. Erkin Göçmen’i Twitter’da takip etmek için tıklayın >

. Av. Erkin Göçmen’i Facebook’ta takip etmek için tıklayın >

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla