Prof. Dr. Benekli: Koronavirüs infeksiyonu kanserli hastalarda daha ciddi seyrediyor

Yazan Hatice Pala Kaya
Kategori: Enfeksiyonlar, Kanser, Sağlık Gündemi Print

Kanser hastalarının koronavirüsten korunması için ek önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Benekli, koronavirüs (covid-19)’a maruz kalan herkesin hastalanmadığını ancak bazı kişilerin toplumda daha fazla risk altında olduğunu belirtti. Kanser hastalarının risk altındaki grupların en önemlilerinden birisi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Benekli, “Koronavirüs infeksiyonu kapımıza dayandı. Bu konuda herkes bir şeyler söylüyor, inanılmaz bir bilgi kirliliği var. Kanser hastalarının da bilmesi gerekenler ve korunma için gerekli önlemler var” dedi.

Kanserli hastaların genellikle yaşlı hastalar olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Benekli, “İleri yaş ve kanserin birlikte bulunması zaten var olan riski 3-4’e katlamaktadır. Çin kökenli bir çalışmada kanserli hastalarda koronavirüs infeksiyonunun daha ciddi ve ölümcül olduğu gösterilmiştir. Koronavirüsten korunmak için kanser hastalarının da basit, genel korunma prensiplerine uymaları çok önemli. En önemlisi de hijyenik şartların sağlanmasıdır” dedi.

Koronavirüs (covid-19) hastalığı nedir?

Prof. Dr. Mustafa Benekli: Koronavirüsler (CoV), yıllardır bilinen büyük bir virüs ailesidir. Genellikle basit soğuk algınlığına sebep olurlar. Ancak bazı türleri Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS-CoV) ve Ağır Akut Solunum Sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome, SARS-CoV) gibi daha ciddi hastalıklarla karşımıza çıkmıştır. 2003 yılından beri neredeyse 8-10 yılda bir farklı alt tipleri ciddi salgınlar yaparak, yüzlerce insanın hayatına mal olmuştur.

Koronavirüs REHBERİ: Nasıl bulaşır? Belirtileri, korunma yöntemleri ve tedavisi

Bu defa Çin’de daha önce bilinmeyen bir alt tipi son salgını başlatmıştır. Korona virüs ailesinin daha önce bilinmeyen bu türüne SARS-CoV-2 veya COVID-19 ismi verilmiştir. Çok hızlı yayılan bir hastalıktır ve %3-4 civarında ölüme sebep olmaktadır.

Yayılım hasta kişilerden veya taşıyıcılardan burun akıntısı veya öksürme veya hapşırma sonucu çıkan damlacık yoluyla olur. Damlacıklar düştükleri yerde bir süre kalırlar, o yüzden hasta kişilerin dokunduğu eşyalardan kapma riski de yüksektir. En sık ateş görülür. Bunun yanısıra nefes darlığı, kuru öksürük, ishal, burun akıntısı, boğaz ağrısı gibi nezle ve gripte görülen belirtiler de olabilir.

Prof. Dr. Mustafa Benekli, Medikal Akademi Ankara Temsilcisi Hatice Pala Kaya’nın sorularını yanıtladı.

Kimler koronavirüs için risk altında?

Prof. Dr. Mustafa Benekli: Koronavirüse maruz kalan herkes hastalanmıyor, çok büyük çoğunluk ayakta ve hatta hiç farkına varmadan geçirebiliyor. Ancak bazı kişiler toplumda daha fazla risk altında. Kanser hastaları da risk altındaki grupların en önemli olanlarından birisi. Özellikle 70 yaş üstü vatandaşlar, şeker hastaları, kronik akciğer hastalığı yani KOAH olanlar, kalp yetmezliği bulunanlar, böbrek yetmezliği olan hastalar da korona virüse karşı yüksek riskli gruplar arasında sayılabilir. Bu konuda dünyada bildirilen hastalar incelendiğinde, kanserli hastaların risk altında olduğu görülmektedir.

Hangi kanser hastaları için risk daha yüksek?

Prof. Dr. Mustafa Benekli: Kan ile ilgili kanserler en yüksek risk grubunu oluşturur. Löseminin her türü, akut ve kronik lösemiler, lenfomalar, multiple myeloma gibi hastalığı çok yüksek risk altındadır. Benzer şekilde kemik iliği nakli olanlar, karaciğer nakli olan hastaların bağışıklık sistemleri baskılandığından yüksek risklidirler.

Prof. Dr. Ceyhan: Koronavirüs için tüm kurumları kapsayan pandemi planları yapılmalı!

Hangi tür olursa olsun, halen aktif olarak kemoterapi tedavisi görenler de yüksek risk altında kabul edilmelidir. Ayrıca akciğer kanserine ayrı bir paragraf açmak gerekir. Bu hastalar zaten sık sık akciğer infeksiyonları ve zatürre geçirirler. Akciğer yapısındaki bozukluk, önceden sigara içmiş olmanın verdiği akciğer hasarı nedeniyle koronavirüs infeksiyonu kapma ve akciğerde virüs infeksiyonu oluşma riski çok yüksektir.

Tüm kanser hastaları risk altında mı yoksa sadece tedavi görenler mi?

Prof. Dr. Mustafa Benekli: Aktif kanser tedavisi görenlerin risk altında olduğu kabul ediliyor zaten. En riskli grupları da saydık. Aktif kanser tedavisinden kasıt, sadece kemoterapi değil. Cerrahi yapılanlar, radyoterapi alanlar, akıllı ilaç kullananlar ve immünoterapi alan hastalar da bu gruba dahil edilmelidir.

Kemoterapinin uzun dönemde bağışıklık sistemini baskılayıcı etkileri devam ediyor olabilir. Bunu bazı kemoterapi ilaçları ve bazı hastalarda görüyoruz. O nedenle kendilerinde belirti olan aktif tedavilerini tamamlamış eski hastaların da doktora başvurmaları uygun olur.

Kemoterapi nedir? Kanser tedavisinde nasıl uygulanır, yan etkileri nelerdir?

Bağışıklık sistemini test edebiliyor muyuz? Yani kimin baskılanıp baskılanmadığını gösteren bir test var mı?

Prof. Dr. Mustafa Benekli: Bağışıklık sisteminin baskılanmasını gösteren kolay bir kan testi yok. Ancak baskılanma olasılığını öngören bazı göstergeler var. Örneğin; düşük lökosit yani beyaz kan hücresi düzeyleri olan veya bağışıklık sistemini baskılayan kortizon türü ilaçlar alan hastaların bağışıklık sisteminin zayıf olduğunu söyleyebiliriz.

Kanserli hastaların koronavirüse yakalanmaları halinde nasıl etkileneceğini gösteren bir çalışma var mı?

Prof. Dr. Mustafa Benekli: Çok az sayıda vardır beklendiği üzere. Bunların da çoğu Çincedir. En çok akciğer kanseri ile ilgili çalışmalar göze çarpıyor. Akciğer kanserli hastaların mümkün olduğunca hastane ortamından uzak tutulmaları, tedavilerinin ayaktan yürütülmesi ve acil olmayan hastaların tedavilerinin ertelenmesi seçenekleri önerilmektedir.

Lancet dergisinde yayınlanan Çin kökenli bir çalışmada, kanser olan hastaların olmayanlara göre daha yüksek risk oldukları bildirilmiştir. Yine aynı makalede kanserli hastalarda virüs infeksiyonunun daha ciddi ve ölümcül olduğu gösterilmiştir.

 

Yani kanserli hastalarda korona virüs infeksiyonu kapma riski daha fazla, virüse yakalanan hastalarda hastalığın seyri de daha ciddi olmaktadır. Bu hastalar daha sık olarak yoğun bakıma alınmakta, solunum makinesine bağlanmakta ve kaybedilmektedir.

Bir başka nokta daha var; kanserli hastalarda birlikte KOAH, böbrek yetmezliği veya başka organ hastalığı bulunma olasılığı daha fazla. Bu hastalar zaten en yüksek risk grubunu oluşturuyorlar. Daha fazla dikkatli olunmalı bunlarda. Son olarak kanserli hastalar genellikle yaşlı hastalardır; ileri yaş ve kanserin birlikte bulunması zaten var olan riski 3-4’e katlamaktadır.

KOAH hastalığı nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Kanserli hastalar takip randevularını ertelemeli midir?

Prof. Dr. Mustafa Benekli: Zor randevu alınan bir durum yoksa elektif işlemler ertelenebilir. Kalabalık yerlerde bulunmaları tavsiye edilmez. Hastaneler zaten çok sağlıklı yerler değildir. Teorik olarak kalabalık hastanelerde hasta olmayanların virüs kapma riski artabilir. Gelmek zorundalar ise maske takmalarını tavsiye ederim.

Koronavirüs infeksiyonu şüphesi olan kanser hastaları ne yapmalı?

Prof. Dr. Mustafa Benekli: Doktorunuzu arayıp bilgilendirmekle başlayın. Nefes darlığı gibi ciddi şikayetler yok ve basit bir grip gibi duruyorsa evden çıkmamak bir seçenek olabilir. Doktorunuz sizi yönlendirecektir. Hastane veya acil servise başvurmanız gerekirse giderken mutlaka maske takın.

Kanser hastaları bağışıklık sistemini güçlendirmek için neler yapmalı?

Prof. Dr. Mustafa Benekli: Uykusuzluk bağışıklık sisteminin en önemli düşmanlarından biridir. Bilimsel verilere göre ideal olarak 8 saatlik, ancak en az 6-7 saat gece uykusu gereklidir. Uyku sorunu çekiyorsanız bağışıklık sistemi problemleri ile karşılaşmanız mümkündür.  Ayrıca aerobik egzersizlerle kalp atış hızını artırmak faydalıdır.

Bunun için günlük 15-30 dakika tempolu yürüyüşler veya hafif koşular öneriyorum. Açık ve temiz havada yürüyüşler yapılması ideal olan yaklaşımdır.

Beslenmenin de bağışıklık sistemi üzerine çok etkileri vardır. Doktorunuza danışmak şartıyla taze sebze ve meyve içeren dengeli ve sağlıklı beslenmek önem taşır. Özellikle kırmızı meyveler ve C vitamini içeren turunçgiller ve kivi gibi meyveler çok faydalıdır.

Korona virüs ile ilgili yanlış bilgilere dayalı panik, virüsten çok daha tehlikeli!

Ayrıca protein alımı artırılmalıdır. Stres bir başka faktör. Mümkün olarak azaltılması bağışıklık sisteminin bozulmasını engelleyebilir. Son olarak bahsedilmesi gereken şeyler sigaradan uzak durulması, grip ve zatürre aşılarının yaptırılması ve tansiyon, kalp ve şeker hastalığı gibi hastalıkların kontrolü sayılabilir.

Koronavirüsten korunmak için neler yapılmalı?

Prof. Dr. Mustafa Benekli: Kanser hastalarının da basit genel korunma prensiplerine uymaları çok önemlidir. Tekrar edecek olursak, en önemlisi hijyenik şartların sağlanmasıdır. Bunun için eller sık sık yıkanmalıdır. En azından dışarıdan gelince, yemeklerden önce, tuvalet sonrası mutlaka sabunla en az 20 saniye el yıkamak önemlidir. Parmak araları ve yüzük dipleri gibi zor alanlar iyice sabunlanmalıdır. Su yoksa 80 derece alkol içeren kolonya veya alkollü el dezenfektanları kullanılabilir.

Özelikle kirli ellerle yüzünüze, burnunuza, ağzınıza dokunmayın. Hatta temiz ellerle bile yüzünüze dokunmayın. Sevdiklerinizin, çocuğunuzun yüzüne dokunmayın. Unutmayalım, virüs temas ile geçer. Bu nedenle insanlarla, eşyalarla özellikle herkesin dokunduğu toplu yerlerdeki nesnelerle temastan kaçınalım.

Kapı kolları, musluklar, merdiven tırabzanları, alışveriş arabaları, otobüslerdeki tutamaçlar, asansör düğmeleri, cep telefonları vs çok riskli nesnelerdir. Tokalaşmayın, asla öpüşmeyin. Öksürme veya hapşırmanız olursa temiz bir kağıt mendile öksürebilirsiniz. Yoksa elinize değil, dirseğinizin iç kısmına hapşırın veya öksürün. Mümkünse toplu taşıma araçları kullanmayalım, kalabalık yerlere girmeyelim, kimin hasta olduğunu bilemezsiniz. Hastanelere mümkün olduğu kadar gitmeyelim.

Öksürük neden olur, nasıl geçer? Öksürüğe iyi gelen tedaviler

Çok elzem durumlarda gidelim. Hem kalabalık, hem de çalışanlar dışında hasta olmayan hastaneye neden gelsin? Hastaneler vakit geçirecek, gezme olsun diye gidilecek yerler değildir. Kanser hastalarının kalabalık yerlere girmeleri veya hastaneye gitmeleri gerekiyorsa maske takmaları faydalı olur. Normal insanların dışarıda maske takmalarını çok önermiyoruz.

Sonuç olarak, korona virüs COVİD-19 panik oluşturmakla birlikte aslında yıllardır bilinen bir virüs ailesinin yeni bir üyesidir. Henüz aşısı olmamakla birlikte yakında diğer türlerine geliştirildiği gibi buna karşı da bir aşı geliştirilir. Burada önemli olan genel temas ve hijyen alışkanlıklarının kazanılması ve bu salgın geçtikten sonra da bu alışkanlıkların devam ettirilmesi olmalıdır. Bunu bize bir başka uyarı olarak görebilirsiniz.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla