Sinüzit türleri, belirtileri ve tedavisi – Öneriler ve uyarılar

Yazan Dr. Dilek Arslan
Kategori: Allerji / Astım, Enfeksiyonlar, Sinüzit Print

Yüzümüzün ortasında burun boşluğunun etrafını çevreleyen içi hava dolu kemik boşluklara sinüs denir. Sinüsler, çocukluk ve genç erişkinlik çağında büyümeye ve genişlemeye devam eden hava cepleridirler. Sinüsler normal salgı (mukus) oluşturan burun, sisteminin bir parçasıdır. Normal olarak burun ve sinüsler günde yaklaşık olarak yarım litre mukus salgılar. Üretilen mukus burun zarı (mukoza) üzerinde hareket ederek toz parçacıklarını, bakterileri ve diğer havayla taşınan partikülleri süpürür ve yıkarlar. Daha sonra bu mukus geriye boğaza süzülür ve yutulur. İçindeki parçacıklar ve bakteriler mide asidi tarafından parçalanır. Birçok insan bunun farkında değildir çünkü normal bir vücut fonksiyonudur.

Sinüzit nedir?

Sinüzit, sinüslerin enfeksiyonudur. Tipik bir akut sinüzit vakası soğuk algınlığı veya allerjik bir atak sonucunda fazla miktarda mukus salgılanması ile ortaya çıkar. Zarlar o kadar çok şişebilir ki sinüslerin küçük açıklıkları kapanır. Hava ve mukus burun ile sinüsler arasında rahat hareket edemezse mukus sinüsler içinde birikir ve basıncın artmasına neden olur. Hangi sinüsün etkilendiğine bağlı olarak yüzde veya alında üzerine basmakla oluşan, gözler arasında veya gerisinde, yanaklarda ve üst dişlerde ağrıya meydana gelir.

Sinüzit nedir? Sinüzitin nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Çıkışı kapalı ve mukus dolu bir sinüs bakterilerin üremesi için çok uygun bir ortamdır. Soğuk algınlığı normalden fazla sürerse ve sümüğün rengi yeşil-sarıya dönerse veya garip bir tat oluşursa muhtemel bakteriyel enfeksiyon gelişmiştir. Akut sinüzit olgularında yüzdeki ve alındaki ağrı çok kötü olabilir. Sinüs çıkışının uzun süre kapandığı durumlarda kronik sinüzit gelişir. Baş ağrısı az görülür ancak akıntı ve kötü koku devam eder. Enflamasyonun çok aşırı olması sonucunda polip adı verilen oluşumlar gelişir. Bazı sinüzit olguları üst dişteki enfeksiyonun sinüse geçmesi sonucunda oluşur.

Sinüzit tehlikeli midir?

Sinüzit olgularının çoğunluğu tıbbi tedaviye cevap verir ve tehlikeli değildir. Bununla birlikte sinüs içindeki bir enfeksiyon hem göze hem de beyne çok yakındır. Enfeksiyonun göze veya beyine yayılması çok nadirdir. Enfeksiyonlu sinüslerden akan mukus akciğerler için tehlikelidir. Böylece sinüzit; bronşit, kronik öksürük veya astımı ya azdırır yada bunların oluşmasına neden olur.

Sinüzit baş ağrısı nedir?

Soğuk algınlığı sırasında veya burun örtüsü şiştiği ve burnun aktığı zamanda veya burun sümükle dolu olduğunda yüzde, yanaklarda, alında veya göz çevresinde ortaya çıkan baş ağrısı muhtemelen sinüzit ağrısıdır. Sinüs enfeksiyonu buna neden olur. Bir başka tür sinüs baş ağrısı ise uçak inmek üzere alçaldığı zaman ortaya çıkar. Bu özellikle soğuk algınlığınız veya aktif allerjiniz varsa belirgin olur (buna “Vakum Baş Ağrısı” denilir). Maalesef sinüs baş ağrısıyla karıştırılabilecek birçok başka neden vardır.

İnflamasyon nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemleri

Örnek olarak migren ve diğer damar kaynaklı baş ağrıları veya gerginlik baş ağrısı hem alın ve göz çevresinde ağrı oluşturması hem de burun akıntısına da neden olabilmelerinden dolayı sinüzit ile karıştırabilirler. Ancak bu tip baş ağrıları doktor müdahalesi olmadan kısa sürede gelip geçerler. Doktor müdahalesi olmadan uzun süren ve ancak antibiyotik tedavisiyle düzeltilebilen sinüzitten farklıdırlar. Bununla birlikte arada sırada gelen, bulantı ve kusmaya neden olan baş ağrısı daha ziyade migren baş ağrısıdır. Şiddetli, sık ve uzun süren baş ağrılarının tanısı için mutlaka doktora baş vurulmalıdır.

KİMLER SİNÜS PROBLEMİYLE KARŞILAŞIRLAR?

Gerçekte herkes sinüs enfeksiyonu geçirebilir ancak bazı gruplar daha hassastırlar.
Allerjisi olanlar, iyi nefes almayı ve mukus akışını engelleyecek yapısal burun bozuklukları olanlar, sık sık enfeksiyona maruz kalanlar, sigara içenler.

Sinüzit tedavisi

Sinüzitin tedavisinde üç hedefe yönelmemiz gerekiyor. Bir, iltihapla mücadele etmek. İki, ağrıyı ortadan kaldırmak. Üç, hastalığın müzminleşmesini önlemek. Genel tedavide antibiyotiklerden, ağrı kesicilerden ve ödem çözücü ilaçlardan yararlanılır. Antibiyotikler en sık rastlanan mikroplara uygun olarak seçilmeli. Mesela güçlendirilmiş penisilin ve sefolasporin grubu antibiyotikler tedavide başarılıdır. Tedaviye 10 gün devam edilmeli. Gerekiyorsa hastaya ağrı kesici ve ödem çözücüler dört-altı gün verilmeli.

Tedavi aynı zamanda bölgesel de olmalı. Yani zar tabakasının ödemi ve şişliği ortadan kaldırılmalı ve içerideki iltihabın dışarıya atılması sağlamalı. Dört-beş günü geçmeyecek şekilde burun damlaları kullanılmalı. Hastanın alerjisi yoksa buğuseptillerden yararlanılabilir. Kortizon ve antibiyotikle burun spreyleri verilmeli.

Doktorunuz size soluk alıp vermeniz, burun akıntınızın rengi ve kokusu ve hangi olayların (günün hangi saatinde veya hangi mevsiminde ) bu bulgulara neden olduğu ile ilgili sorular soracaktır. Baş ağrınızı tarif etmeye hazır olun; Ne zaman ve hangi sıklıkta olduğu, ne kadar sürdüğü, bulantı, kusma, görme bozukluğu, veya burun tıkanıklığı ile ilişkili olup olmadığı. Kulak Burun Boğaz uzmanı özellikle mukozanın görünüşüne ve salgının niteliğine dikkat ederek kulağınızı, burnunuzu, ağzınızı, dişlerinizi, ve boğazınızı muayene edecektir. Burnunuzdaki hassasiyeti inceleyecektir. Bazı durumlarda sinüslerinizin röntgen fılmi gerekli olabilir. Tedavi doktorunuzun koyduğu teşhis ile bağlantılı olacaktır.

Enfeksiyon nedir? Neden olur? Belirtileri, türleri ve tedavisi

Enfeksiyonlar için antibiyotik

Antibiyotik tedavisi veya cerrahi müdahale bazen de her ikisi birden gerekebilir. Akut sinüzit çoğunlukla antibiyotik tedavisine yanıt verirken kronik için genellikle cerrahi müdahale gerekmektedir. Son yıllarda uygulanan Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi (FESS) bu hastalıkların çözümünde uygulanan basit bir tekniktir. Sonuçlar oldukça başarılıdır. Eğer bulgular allerji, migren veya sinüzite benzeyen bir başka nedenden dolayı ise doktorunuz alternatif bir tedavi planı uygulayacaktır.

Sinüzit tedavisinde kullanılan ilaçlar

İlaçların “lokal (direkt burun içerisine)” ve “sistemik (ağızdan veya enjeksiyon)” kullanımları vardır. Sinüzitte değişik faktörler için değişik ilaçlar tek başına veya birlikte kullanılırlar.

Mikroba yönelik ilaçlar

Antibiyotikler: Etken olarak ancak bakteri varsa antibiyotikler kullanılır. Akut sinüzitlerin bakteriyel türlerinde, kronik sinüzitte akut alevlenmelerde kullanılırlar.

Antiviral ajanlar: Virüs kaynaklı türlerde, her zaman değil, sadece komplikasyon olma durumu yüksek kişilerde kullanılırlar (savunma sistemi düşük, kortizon kullanan, kanser hastası, çok yaşlı ve düşkün kimseler v.b.) . Çok etkili antiviral ajanlar henüz yoktur.

Antifungal ajanlar: Sinüzitte mantar enfeksiyonlarında kullanılırlar.

Ödeme yönelik ilaçlar

Kortizon: Burun spreyi şeklinde olabileceği gibi sistemik dediğimiz ağızdan veya enjeksiyon yolu ile de verilebilirler. Spray formlarının yan etkisi daha azdır, sistemik kullanım genelde kısa sürelidir ve operasyon öncesi hazırlık olarak kullanımı yaygındır.

Antialerjik ilaçlar: Antihistaminikler sadece alerjik bünyeli kişilerde kullanılmalıdır. Alerjik bünyesi olmayanlarda mukus salgısının koyulaşmasına yol açarak tedavide ters etki yapabilirler.

Mast hücresi stabilizatörleri: Alerjik bünyeli kişilerde ödem artırıcı salgılar üreten mast hücrelerinin stabil kalması için kullanılan ilaçlardır. Yan etkileri azdır ve uzun süreli kullanılabilirler.

Lökotrien antagonistleri: Daha yeni ilaçlardır. Mast hücresinde olduğu gibi enflamasyonu önlemede kullanılırlar.

Reflü ilaçları: Reflü de sinüzitte ödem yaparak altta yatan önemli bir sebep olabileceği için -reflü olan kişilerde- reflüyü önleyici hayat tarzı ile birlikte reflü ilaçları da tedavinin bir parçasıdır. Bu konuda ciddi yayınlar vardır ve ihmal edilmemelidirler.

Dekonjestan ilaçlar: Damla ve ağız yoluyla alınan ilaçlardır. Her iki formun da uzun süreli kullanılması önerilmez. Burun açıcı spreyler alışkanlık yapabilirler, burun açıcı ağızdan alınan dekonjestanlar tansiyon, göz tansiyonu, prostat, ritm bozukluğu gibi problemleri olanlarda tehlikelidir, kullanılmazlar; ayrıca değişik derecelerde uykusuzluk veya uyku hali, huzursuzluk yapabilirler. Uzun süreli kullanıldıklarında süpürge hücrelerinin fonksiyonlarını bozdukları bilinmektedir.

Mukus salgısına yönelik ilaçlar

Salgı önleyici; Antikolinerjik: Mukus salgılayan bezlerin sinir uyarımını etkileyerek etki yaparlar. Ağızdan alnan ilaçlar olduğu gibi burun spreyi şeklinde olanlar da vardır. Ağızdan alınan türleri yan etkileri çokluğu sebebi ile nadiren tercih edilirler.

Antihistaminikler ve kortizon da mukus salgısını azaltıcı ve düzenleyici etkiye sahiptirler. Ödem azaltıcı ilaçlar bölümünde anlatılmıştır.

Mukolitik:Mukus salgısının kıvamını azaltarak daha rahat hareket etmelerine yararlar. Biriken salgının daha kolay boşalmasına yardımcı olurlar.

Burun damlaları

Değişik etki mekanizmasına sahip alt grupları vardır. Farkları anlamak önemlidir.

1-Burun açıcı (dekonjestan) spreyler: Sadece kısa süreli kullanım içindir. Uzun kullanılırsa alışkanlık ve burun mukozasında hasar meydana getirilerler.
2-Kortizon içeren spreyler: Uzun süre kullanılabilirler. Kana karışma oranları genelde iyi tolere edilir.
3-Antihistaminik içeren spreyler. Alerji ilaçları ihtiva eden türlerdir.
4-Antikolinerjik madde içeren spreyler.
5-Nemlendirici özelliğe sahip spreyler: Bitkisel içerikli spreyler olduğu gibi tuzlu su veya deniz suyu içeren burun spreyleri de vardır.
6-Mekanik etkiye sahip spreyler. Tuzlu sular, deniz suları v.b.
7-Birkaç ilacın birlikte kullanıldığı damla ve spreyler. Son zamanlarda buruna karışık ilaçların sprey veya nebül tarzında ufak parçalara ayrılarak uygulanmasına yönelik aparatlar çıkmıştır. Nebül tarzında bu ilaçların sinüs içerisine girip girmediği tartışmalıdır.

Sinüzit Tedavisinde Ameliyat

Sinüs ağzılarının cerrahi yolla açılması ve/veya sinüs içerisindeki oluşumların (polip, mukosel gibi) temizlenmesi amacıyla operasyonlar yapılırlar. Operasyon sebepleri:

  • Sinüs drenajını kalıcı etkileyen mekanik tıkanıklıklarda. (Sinüs ağzını daraltan hücre büyüklükleri, konka bulloza v.b.)
  • Sinüs içerisinde uzun süre dışarı akmadığı için katılaşan mukus salgısı durumunda
  • Sinüs içerisinde büyük kist, mukosel, polip varlığında
  • Uzun süre ve uygun ilaç tedavisine cevap vermeyen sinüzitlerde
  • Sık sinüzit atakları yaşayan kişilerde sinüs kanalları darsa
  • Barosinüzit yaşayan kişilerde
  • Mukozanın birincil hastalıklarında (Kartagener sendromu, kistik fibroz v.b.)

Sinüzit ameliyatlarında endoskopların gelişmesi bir çığır açmıştır. Endoskoplar hem hastalığın gelişimi, hem teşhisi, hem de tedavisi hakkında çok farklar yaratmışlardır.
Endoskopik muayene ile burun içerisi ve sinüs ağızları çok daha rahat, detaylı muayene edilebilmekte, problemler çabuk ve daha kolay tespit edilebilmektedirler. Günümüzdeki bilgiler dokuya mümkün olduğu kadar saygılı, hedefe yönelik müdahaleler yapılması yönündedir. Sinüs operasyonlarının birçoğu endoskoplarla yapılabilmektedir.

Nadiren sinüse direk müdahalelere ihtiyaç duymaktayız. Endoskopik müdahaleler hem en az doku hasarı oluşması, başarının artması, hem de hasta konforu sağlamıştır. Böylece hasta aynı gün bile evine dönebilmekte, yüzünde, burnunda her hangi bir şişlik, morarma olmamaktadır. Teknolojik gelişmelerle operasyon güvenliği artmıştır.

Teknolojik gelişmeler:
-Endoskop ve görüntü kaliteleri
-Kayıt alabilme
-Balon tekniği ile sinüs ağızlarının genişletilebilmesi
-Navigasyon yöntemleri ile riskli durumlarda müdahale yerinin tespiti
-Kullanışlı tamponlarla hasta konforunun artması

Çocuklarda sinüzit tedavisi farkı 

Sinüzitin oluşma mekanizması çocuklarda da erişkinlerdeki gibidir. Buna rağmen iki temel farktan söz etmek mümkündür:

  1. Çocuklarda reflü daha ön planda düşünülmelidir. Bazı araştırmalar kronik sinüzitli çocuklarda şikayetlere bakmadan reflü tedavisini rutin önermektedirler.
  2. Sinüslere yönelik operasyon çok daha nadirdir ve sinüzit problemlerinde ilk seçenek geniz eti operasyonudur. Burada geniz etinin büyük olup olmaması önemli değildir. Mikroplara rezervuar görevi gördüğü de düşünüldüğünden küçük de olsa geniz eti alınmaktadır.

ÖZET

  • Her sinüzit çeşidinin ve her sinüzit hastasının özellikleri farklıdır.
  • Korunmak ilk basamaktır
  • Kişiye özel tedavi yapılmalıdır.
  • Tetikleyici sebeplerden uzak durmak şarttır.
  • Gerektiğinde ve gereken sürede ilaç kullanmak önemlidir.
  • Tuzlu suların dikkatli kullanılmasını öneririm. Yetişkinlerde etkili olduğunu gösteren bir çalışma dışında yayın yoktur.
  • Gerektiğinde operasyondan çekinmemek gerekir.

Sinüzit olmamak için ne yapmalı?

Allerjiniz varsa bunu kontrol edin. Soğuk algınlığı olduğunuz zaman buharla nemlendirici kullanın. Yatağınızın baş tarafı daha yükseltilmiş bir şekilde uyuyun. Dekonjestanlar kullanılabilir ancak içlerindeki kimyasal maddeler adrenalin gibi etki gösterebileceğinden yüksek tansiyonu olanlarda riskli olabilir. Aynı zamanda bunlar uykusuzluğa neden olan uyarıcıdırlar. Kullanmadan önce doktorunuza baş vurun.

Burnunuzu tahriş eden kirleticilerden, özellikle sigara dumanından uzak durun. Dengeli beslenin, düzenli egzersiz yapın. Enfeksiyonu olduğunu bildiğiniz insanlarla ilişkilerinizi sınırlamaya çalışın bu olmuyorsa bir takım önlemler alın (el yıkamak, ortak havlu ve önlük kullanmamak). Birçok reçetesiz sinüs ilacı satılmaktadır ancak uygun bir tanı koyulmadan bunları kullanmak doğru değildir.

En iyisi sizi muayene eden ve sizin şikayetlerinizi bilen doktorunuzun verdiği ilaçları kullanmaktır. Sinüziti olanların sigaradan uzak durması gerekir. Sinüzit, çok sık uçağa binenlerde, dalgıçlarda ve dağcılarda da sık görülür. Müzmin sinüzitli hastalara kaplıca tedavisi de önerilmekte.Kaplıca suyundaki kükürtün, mukozanın mikroplara karşı direnci artırdığı biliniyor.

Çürük dişler sinüzite sebep olur mu?

Sinüzitin oluşmasında önemli etkenlerden biri de dişlerdir. Diş köklerindeki kist, iltihap ya da çürükler sinüzite yol açar. Diş köklerindeki kistler, iltihaplar ve çürükler sinüzite sebep olurlar. Tek taraflı burun akıntısıyla birlikte ağız kokusu, dişlere dokunulduğunda şiddetli ağrı gibi belirtilerden yakınıyorsanız, dikkat! Sizde diş kaynaklı sinüzit olabilir.

Sinüzitin en yaygın sebepleri neler?

Sinüzit iki yolla meydana gelir. Birincisi burun yoluyla sinüzittir. Yani grip, nezle veya farenjit denilen boğaz iltihabının sonucu olarak ortaya çıkar. Sinüzitin oluşmasında ikinci yol dişlerdir. Diş köklerindeki kistler, iltihaplar veya çürükler sinüzite yol açar. Daha az sinüzit oluşmasına yol açan nedenler de var. Yüze gelen darbeler, buruna uzun süre sonda takılması gibi.

Diş kaynaklı sinüzitin belirtileri neler?

Bu tip sinüzitin nedeni azı dişlerindeki sorunlardır. Tablo klasik sinüzit tablosudur ama üç özellik dikkat çekicidir. İltihap tek taraftadır. Akıntı çok kötü kokuludur. Dişlere dokunulduğunda şiddetli ağrı ortaya çıkar. Muayenede orta burun kanalında iltihaplı akıntı görülür. Bu tür sinüzitin teşhisi röntgen ve diş muayenesiyle yapılır.

Nezle veya grip mutlaka sinüzite dönüşür mü?

Hayır. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 5’i sinüzite dönüşür. Ancak herkesin yılda birkaç kez nezle, gribe yakalandığı düşünülürse neden bu kadar çok sinüzit hastasıyla karşılaştığımız anlaşılır. Çocuklar yılda altı -sekiz kez, erişkinler de üç kez üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanıyor.

Sigaranın sinüzit üzerindeki etkisi nedir?

Sinüzitli kişinin sigara içmemesi gerekir. Sigara dumanında 4 bin kimyasal madde var. Özellikle ‘benzen’ ve ‘toluen’ adlı maddeler sinüs hastalıklarına daha çok yol açıyor. İşin ilginç tarafı, her iki maddenin de pasif içicilere daha çok zarar verebileceği düşünülüyor. Çünkü bu maddeler sigaradan çıkan dumanda, içeri çekilen dumandakinden daha fazla miktarda bulunuyor.

Sinüziti hangi mikroplar yapar?

Burun yoluyla oluşan sinüslerde en çok stafilokok pnömonia ve hemofilus influanza denilen mikroplar etkili. Bu mikroplar üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açıyor. Daha az olarak başka streptekok ve stafilokok cinsleri de sinüzitte rol oynayabiliyor. Bu konu antibiyotiklerin seçilmesi açısından önemli. Çünkü bazı mikropların antibiyotikleri parçalama özellikleri var. Yani mikropları öldürmek için verdiğimiz antibiyotik etkisiz olabilir.

Ayrıca bazı stafilokokları geçmişte tedavi etmek daha kolaydı. Kendilerini güçlendirme ve geliştirme yetenekleri yüzünden bu mikroplar antibiyotiklere direnç kazandı. Bu açıdan mikropların türüne göre tedavi düzenlemek lazım. Özellikle diş yoluyla gelen mikroplar oksijensiz yaşayabildikleri için seçilecek ilaçlar ve yaklaşımlar farklı olmalı.

Sinüzit başka tehlikeli hastalıkları gizliyor olabilir!

Sinüs kanseri, kistler, boyunda kireçlenme, göz yorgunluğu kendini sinüzit gibi gösterebilir. Bu nedenle tedaviye yanıt vermeyen sinüzitler, KBB uzmanı tarafından dikkatle incelenmelidir!

Kronik sinüzitlerde alerjinin rolü nedir?

Alerjiyle sinüzit birlikte bulunabilir. Alerji özellikle mevsim değişikliklerinde müzmin sinüzitli hastaların durumlarını ağırlaştırır.

Kronik sinüzitin bronşit ve akciğer hastalıklarıyla ilişkisi var mı?

Müzmin sinüzit hemen hemen her zaman bronş ve akciğer hastalığıyla birlikte görülür. Hastalık hem üst hem alt solunum yollarının hassasiyetinden kaynaklanır. Astım ve burun poliplerinin birlikte olmasına yüzde 70’e varan oranlarda rastlıyoruz.

Ayrıca müzmin sinüzitin burun gerisine yaptığı iltihaplı akıntı, kronik bronşiti azdırır. Genize akıntı, sinüzitin alevlenmesi ve sinüslerin iltihap odağı olmasına yol açabilir. Bu nedenle sinüzit mutlaka tedavi edilmeli.

Mantarlar sinüzite yol açabilir mi?

Genellikle ‘Asperpillus’ cinsi mantarlar sinüzite yol açarlar. Bazıları basit sinüzit tablosu yaratır ve burunda gri akıntıya neden olur. Bazı hastalar daha önceden diş sorunları yaşadıklarını söyler. Kesin tanıyı bilgisayarlı tomografi yardımıyla koyuyoruz. BT görüntülerde gravyer peyniri gibi delikler vardır. Burundan alınan salgıda mantarlar mikroskobik olarak gösterilebilir. Çok az görülse de mantara bağlı sinüziti olan hastalarda kemiklerin yapıları bozulmaya başlar. Göz dışarı fırlar. Tedavisi cerrahidir.

Sinüzit sinüs kanserini nasıl gizler?

Bazı sinüzit belirtileri başka hastalıkları gizleyerek tehlike yaratabilir. Bunlardan biri sinüs kanseri. Eğer belirtiler tek taraflıysa ve kanamalar varsa kanserden şüphelenmek gerekir. Tedaviye cevap vermeyen sinüzitlerde de tomografik tetkikler yapılmalı, gerekirse olası bir kanser riskine karşı sinüs içine girip biyopsi alınmalı.

Sinüs kisti nedir?

Kendisini sinüzit gibi gösteren bir başka hastalık, sinüs kistleridir. Bunlar sinüs içindeki zar tabakada salgıların birikmesi sonucu oluşan içi sıvı dolu keseciklerdir. Sinüs kistleri iyi huyludur. Baş ağrısına neden olmayan bu kistler bazen yüzde dolgunluk ve hafif sızlama hissi verebilir.

Sinüs ağrıları başka ağrılarla karışabilir mi?

Ayrıca boyunda kireçlenme, yüzün damarsal ağrıları, göz yorgunluğu gibi hastalıklar da sinüzitle karıştırılabilir.

Kaplıca tedavilerinin sinüzit tedavisinde yeri var mı?

Bazı araştırmalar, kaplıca sularındaki kükürdün üst solunum yolları hassas olan sinüzitli kişilere iyi geldiğini gösteriyor. Kükürt, mukozaların mikroplara karşı direncini artırıyor. Bu nedenle alt yapıyı sağlamlaştırma açısından müzmin sinüzitli hastaların kaplıca tedavisine gönderilmeleri yarar sağlar.

Ancak kaplıcaya gitmeden önce tıkanıklık yapan polip, deviasyon gibi nedenler ortadan kaldırılırsa hastalar kaplıca sularından daha fazla faydalanır. Kaplıca suyu sinüslerin içine daha rahat girer. Bu sular çeşitli yollarla ve aletlerle burun içine püskürtülebilir.

Sinüsleri iğneyle boşaltma işlemi ne zaman yapılmalı?

Sinüzitin tedavisi antibiyotiklerle yapılıyor. Ancak antibiyotiğe cevap vermeyen çok ağrılı bloke olmuş sinüzitlerde sinüs boşaltma işlemine başvurabiliriz.Buna tıp dilinde ponksiyon adı verilir. Böylece sinüs boşaltılarak ciddi bir apseleşmenin önüne geçilir. Yüz ve alın sinüslerine bu işlem yapılabilir. Sinüsün boşaltıldığı deliğe altı gün kadar ince lastik bir tüp konulur.Buradan antibiotikli sıvılar ile sinüslerin içi yıkanabildiği gibi,tüp sayesinde içeride tekrar bir birikim olmasını engellenir. Sinüzit burunda polip denilen etlere sebep olabilir.

Müzmin sinüziti olan bir hastada koku alma bozukluğu, kalıcı burun tıkanıklığı başladıysa burun polipinden şüphelenmek gerekir. Burun polipleri bazen havanın geçişiyle subab gibi açılıp kapanma hareketi yapabilir. Bronş hassasiyeti olanlar, astımlılar ve aspirine tolerans bozukluğu olan hastalar burun polipleri için risk grubunda. Teşhisi son derece kolay. Burun muayenesinde poliplerin görülmesi teşhis için yeterli.

Burun poliplerinin tedavisi nasıldır?

Öncelikle nedene yönelik tedavi yapılamalı.Bu amaçla Doktor kontrolunda kortizon tedavisi,sinüzit birlikteliğinde antibiotik tedavisi yapılır.Tıbbi tedavinin yetersiz kaldığı durumda cerrahiye başvurulur.Cerrahide burun endoskopları ve kameralar gerekirse görüntüleme rehberliğinde klasik ve elektrikli cihazlarla polipler temizlenir.

Akut maksiller sinüzit

  • Antibiyotik veya sinüzit teşhisi koyma için tanısal görüntüleme, soğuk algınlığının ilk 10 gününde etkili değildir.
  • Yetişkinlerde ve 7 yaş üzeri çocuklarda sinüzit tanısı sinüs ultrasonografisi yapılarak konur.
  • Antibiyotikler sadece bir haftadan fazla soğuk algınlığı belirtileri olan ve maksimiller sinüste sıvı tespit edilen hastalarda işe yarar.
  • Sinüzit, astım semptomlarını ağırlaştırabilir.
  • Tekrarlayan sinüzit vakalarında, yatkınlığa yol açan nedenler mutlaka araştırılmalıdır.

Maksiller sinüzit nedenleri

  • Haemofilus: %30–40
  • Pnömokoksi: yaklaşık %20–30
  • Diğerleri: Moraxella, streptokoksi, virüsler, anaeroblar, diğer bakteriler

Maksiller sinüzit Tedavisi

  • Semptomlar bir haftadan daha fazla sürdüğünde tercih edilen tedavi 7 gün süreli bir antibiyotik rejimidir.
  • Eğer hasta şiddetli ağrıya sahipse veya sıklıkla tekrarlayan sinüzite maruz kalıyorsa, lavaj yapılabilir.
  • Steroidler, tekrarlayan ve kronik sinüzitte yararlıdır.
  • Psödoefedrin ve antihistamin içeren preparatlar ek olarak kullanılabilir.
  • Salin ile yıkama subjektif rahatlama getirir.
  • Semptomlar antibiyotik tedavisinden sonra devamlılık gösterirse, yeniden hekime başvurmak gerekir. Eğer sinüs ultrasonu veya röntgenler sinüste sıvı olduğunu gösterirse, maksiller lavaj uygulanabilir.
  • Eğer belirtiler azalır ve ultrasonografide sıvı tespit edilmezse, devam eden bir tedaviye ihtiyaç yoktur.

Tekrarlayan sinüzitte yatkınlık yaratan faktörlerin tespiti

  • Alerjik rinit (geçmişten, nazal eozinofili)
  • Mukozal şişkinlik, polipler, septum sapması (anterior rinoskopi)
  • Dişlerin durumu (dental nedenlerden kaynaklanan sinüzit)
  • Adenoidlerin büyümesi (horlama, ağızdan nefes alma)

Uzman değerlendirmesini gerektiren durumlar

  • Tedavi, 4-6 hafta içinde rahatlama getirmediyse.
  • Çocuklarda iki antibiyotik rejiminden sonra devamlılık gösteren sinüzit.
  • 6 ay içinde 3 kereden fazla tekrar eden veya kronik sinüziti (5 lavaj yapılmasına rağmen devamlılık gösteren akıntılar) olan yetişkinler
  • Lavaj tüplerinin insersiyonu uzmanlık isteyen bir prosedürdür. Tüpler 3 haftadan daha fazla yerinde tutulmamalıdır. Akıntıların devamı halinde, yeniden muayene gerekir.

Akut frontal sinüzit belirtileri ve tanısı

  • Eğer rinit veya maksiller sinüzit yoğun bir frontal baş ağrısı ile birlikte seyir ediyorsa, her zaman frontal sinüzitten şüphelenilmelidir.
  • Diğer belirtiler maksiller sinüzite benzerdir.
  • Sabah baş ağrıları, ateş ve genel durumun bozulması frontal sinüzitte yaygındır.
  • Tanı, tek başına semptomlar veya laboratuar tetkiklerine dayanılarak yapılamaz.
  • Sinüs röntgenlerinde sıvı seviyesi tanısaldır. Röntgende açık frontal sinüsler açık olması frontal sinüzitün elenmesine nedendir.
  • Ultrasonografik ile tespit edilmiş arka duvar ekosu 1tanı için yeterlidir, ancak semptomlar 3 günden fazla sürerse ayrıca röntgenler de gereklidir.
  • Bazı hastalarda semptomlar arasında ağrı vardır. Komplikasyonların riski (menenjit, orbital apse, vb.) maksiller sinüzittekinden daha yüksektir. Yoğun baş ağrısı, göz kapağı ödemi veya menenjizm yeni başlamış bir komplikasyonun belirtileridir ve hasta acil olarak bir hastaneye sevk edilmelidir.

Akut frontal sinüzit tedavisi ve takibi

  • Maksiller sinüzit için uygun tedaviyi unutmayınız.
  • Maksiller lavaj, medial dış kulakla ilgili alanı temizlemeye ve frontal sinüsten sıvı boşaltımının iyileştirilmesine yardımcı olur.
  • Anti bakteriyel tedavi tüm hastalar için endikedir. Eğer neden olan ajan bilinmiyorsa aşağıdaki ilaçlar (verilen sırada) tavsiye edilir: amoksisilin, tekrasiklin ve sefalosporinler.
  • Dekonjestif burun damlası mutlaka konservatif tedavinin bir parçası olarak kullanılmalıdır. Tedavinin azami süresi 10 gündür.
  • Eğer maksiller lavajda salgı elde edilirse, prosedür 2-3 gün sonra tekrarlanmalıdır.
  • Eğer frontal bağ ağrısı devam ederse ve frontal sinüste sıvı tutulumu varsa, hasta frontal sinüsün cerrahi olarak drenaj edileceği uzman kliniğe sevk edilmelidir.

Kronik sinüzit belirtileri ve tanısı

  • Kronik sinüzitin semptomları genellikle sinüzitin neden olduğu yutak, gırtlak ve bronş iltihaplanması ve rinitten kaynaklanmaktadır.
  • Lokal ağrı nadiren oluşabilir.
  • Kronik ön sinüzit sürekli ağrı ve göz kapağı ödemine sebep olabilir.
  • Baş ağrısı ve vertigo kronik sfenoidal sinüzitte yaygındır.
  • Sinüsleri dolduran mukoza ödeminden irin tutan kronik sinüziti ayırmak önem arz eder. Sonrakinde sekrasyonlar yeterli şekilde elenebilir ve cerrahi tedavi endike değildir. Bu şekilde mukoza kalınlaşması alerji nedeniyle olabilir, yinede belli olmayan mukoza tahrişi daha yaygın bir nedendir.
  • Temel bakımda tanısal metotlar, problemli vakalarda maksiller ponksiyonun tamamladığı röntgen ve sinüslerin ultrasonudur.

Kronik sinüzit tedavi

  • Ölçülü tedavi semptomları tedavi eden faktörlerin kötüleşmesinden kaçınıp ostiumu açmayı amaçlar.
  • İntranazal steroidler, tekrarlayan veya kronik sinüzitli seçilmiş hastalarda akut rinosinüzit atağından iyileşmeyi sağlar.
  • % 0.9 salin solüsyonu ile tekrarlanan yıkama işlemi hastada var olan semptomları hafifletebilir.
  • Cerrahi tedavi sekresyonların tutulması, bir drenaj çıkışı açmaya, iltihaplı mukoza rezeksiyonu veya bütün sinüsün kaldırılmasına neden olan anatomik sorunu kaldırmayı amaçlar.
  • Kronik sinüzit bir uzman tarafından tedavi edilmelidir, yinede tekrarlanan yıkamalar ve takibin devamı temel bakımda uygulanır.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla