TEB Başkanı İrfan Demirci: Eczaneler Aşılama ve Halk Sağlığına Katkı Sunabilir

Yazan Hatice Pala Kaya
4 Şubat 2026  |   Kategori: Eczacılık, Sağlık Gündemi Print

Aşılama uygulamalarında eczanelerin sisteme daha etkin biçimde dâhil edilmesi gerektiğini belirten Türk Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı İrfan Demirci, özellikle grip ve COVID-19 aşıları konusunda eczacıların birinci basamak sağlık hizmet sunucuları içerisinde önemli katkılar sunabileceğini söyledi.

Dünyada gelişmiş birçok ülkede yaklaşık 1 milyar 800 milyon insanın eczaneler aracılığıyla aşılandığını vurgulayan Demirci, “Aşılama noktasında Türkiye gelişmiş ülkelerin çok gerisinde kalmış oranlara sahip. Bu yıl ülkede toplam 2,5-2,7 milyon grip aşısı tüketildi. Yani Dünya Sağlık Örgütü rakamlarının çok gerisindeyiz. Avrupa yaklaşık yüzde 40 seviyelerinde giderken, biz 86 milyonluk nüfustan hesapladığımızda ancak yüzde 3-4’lük bir oranı aşılamış oluyoruz. Bunun getirdiği bir diğer sonuç ise, grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara yakalanma riskinin artması. Ayrıca kronik hastalığınız varsa, bunun yanında başka hastalıkların artması, yoğun bakıma yatışlar ve hastaneye başvuru sayılarında artış gözleniyor” dedi.

TEB Başkanı Çolak: Eczane ekonomileri bozuldu; 144 ilaç piyasada yok

Eczacılara Eğitim ve Bilgilendirme Rolü

Eczacıların aşılama sürecinde yalnızca uygulayıcı değil, aynı zamanda toplumu bilgilendiren bir role de sahip olduğunu ifade eden Demirci, “Eczacılar bu noktada hem aşılama işleminin pratik olarak yapılması hem de vatandaşın eğitilmesi, aydınlatılması ve aşı karşıtlığıyla mücadele edilmesi noktasında görev alabilir. Dünya örneklerinde olduğu gibi eczanelerimizde aşılamayı yapmaya ve aşılama konusunda inisiyatif almaya son derece istekliyiz. Bu konuda iş birliği yapmak istediğimizi kamu otoritelerine beyan ettik” ifadelerini kullandı.

Türk Eczacıları Birliği 70 Yaşında

Türk Eczacıları Birliği’nin (TEB) kuruluşunun 70. yıl dönümü dolayısıyla TEB binasında bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan TEB Başkanı İrfan Demirci, Türk Eczacıları Birliği’nin 70 yıldır ülkenin ilaç ve sağlık alanında söz söyleyen köklü bir meslek örgütü olduğunu, birliğin kuruluşundan bu yana eczacıların hak ve çıkarları için mücadele ettiğini, bununla birlikte toplum sağlığı, halk sağlığı ve halkın ilaca erişimi için de önemli katkılar sunduğunu kaydetti.

TEB, halk sağlığını öncelikleyen bilimsel temelli sağlık hizmetini esas alıyor

Türk Eczacıları Birliği’nin akademik bir meslek örgütü olarak bilimsel bilgiye dayalı sağlık hizmetini esas aldığını belirten Demirci, “Birliğimiz, kuruluşundan itibaren halk sağlığının ayrılmaz bir parçası olmuş, bilimsel temelli bir sağlık hizmeti anlayışını tanımlamıştır. Eczacılığı; akılcı ilaç kullanımı, hasta güvenliği ve toplum sağlığının vazgeçilmez bir bileşeni olarak konumlandırmıştır” dedi. Bu yaklaşımın, eczacılığın bilimsel temelli sağlık danışmanlığı niteliğini güçlendiren bir dönüşümün ifadesi olduğunu dile getiren Demirci, Türk Eczacıları Birliği’nin önümüzdeki dönemde de halk sağlığını önceleyen çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti.

İlaca kesintisiz, güvenli ve kolay erişimin sağlanmasının birliğin temel sorumlulukları arasında yer aldığının altını çizen Demirci, “Güçlü bir sağlık sistemi ancak mesleğini sürdürülebilir koşullarda icra eden, bilimsel bilgiye dayalı hizmet sunan ve kamusal sorumluluğu tanımlanmış eczacılarla mümkündür. Birliğimiz bu anlayışla üzerine düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Demirci: Kanser hastaları mutlaka pnömokok ve grip aşılarını yaptırmalı

Türkiye, Sağlık Harcamalarında OECD Ülkeleri Arasında Alt Sıralarda Yer Alıyor

TEB Başkanı İrfan Demirci, 2024 ve 2025 verilerine göre Türkiye’nin sağlık harcamaları açısından OECD ülkeleri arasında en düşük pay ayıran ülkelerden biri olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye’de toplam sağlık harcamalarının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla içerisindeki payı yüzde 5,3’tür. OECD ortalaması yüzde 9,3 iken, gelişmiş ülkelerde bu rakam yüzde 10’un üzerindedir. Bu oranlar dikkatle izlememiz gereken oranlardır” bilgisini verdi.

Vatandaşın Cepten Yaptığı Sağlık Harcamaları Tarihî Seviyelere Ulaştı

Sağlık harcamalarındaki artışın vatandaşın ekonomik yüküne yansımasına da dikkat çeken İrfan Demirci, TÜİK verilerine göre 2024 yılında toplam sağlık harcamalarının bir önceki yıla göre yüzde 89 oranında arttığına işaret etti. Demirci, “Dikkat çekici olan kısım şudur; vatandaşın cebinden sağlık harcamaları için çıkan rakam 442 milyar TL’ye ulaşmıştır. Yani sağlık harcamaları yüzde 89 artarken, vatandaşın cebinden çıkan harcamalar yüzde 100 civarında artmıştır. Bu oran da tarihin en yüksek oranı olan yüzde 19’lara çıkmıştır. Bütçeden sağlığa ayrılan payın vatandaş lehine artırılması gerektiğini ısrarla vurguluyoruz. Yani vatandaşın cepten yaptığı sağlık harcamalarının azaltılması için gereken önlemler alınsın diyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye, İlaç Harcamalarında ve Erişimde Avrupa’nın Gerisinde

TEB Başkanı Demirci, Türkiye’de ilaç harcamaları ve erişimiyle ilgili verilere işaret ederek “OECD ülkelerinde ilaca ortalama 570 dolar harcanırken, Türkiye’de bu tutar ancak 131 dolar civarındadır. Bunun ötesinde yenilikçi ve yeni moleküllere, ilaca erişim konusunda Türkiye’de sıkıntılar vardır ve Türkiye Avrupa’nın çok gerisinde kalmaktadır” dedi.

Avrupa’da yenilikçi ilaçlara ortalama erişim oranının yüzde 46 civarında olduğunu ancak Türkiye’de son 2-3 yıl içerisinde bu oranın yüzde 3’lere kadar gerilediğini anlatan Demirci, kanser ilaçları özelinde tablonun daha da çarpıcı olduğunu vurguladı. Demirci, “Avrupa İlaç Ajansı’ndan onay alan her iki kanser ilacından biri Avrupa’da hastalara sunulabilirken, Türkiye’de bu oran yüzde 4’lerdedir” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Emre Özgü: HPV Aşısı ile Rahim Ağzı Kanseri Tarihe Karışabilir

Sağlık Harcamalarının Artışı Vatandaşa Yansıyor

Sağlık Bakanlığı bütçesindeki artışlara da değinen Demirci, “Elbette ki Sağlık Bakanlığı bütçesinin her yıl bir önceki yıla göre artış yaptığını görüyoruz. Örneğin 2026 bütçesindeki artış, 2025 yılına göre yüzde 44’lük bir artış değildir, bunun üzerinde bir artış vardır. Ancak nüfusun yaşlanması ve kronik hastalıkların artışı gibi bileşenleri göz önüne aldığımızda sağlık harcamalarına, dikkat çeken bir artışı da görmekteyiz. Durum böyle olunca sağlık hizmetlerinin finansman yükü giderek daha vatandaşa devredilmektedir” diye konuştu. Demirci, mevcut tabloyu değerlendirirken, ilaç fiyatlandırma politikalarından merkezi bütçede sağlığa ayrılan payın dağıtımına kadar pek çok konunun yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.

İhbar Hattı, Hastayla Eczacıyı Karşı Karşıya Getiriyor

İrfan Demirci, hastaların tedavi için eczanelere gittiklerinde ilaç bulamaması durumunda meslektaşlarının sorunu çözmek için büyük çaba gösterdiğini vurgulayarak, “İlaç yoklukları, eczacının iradesi ya da tercihleriyle ortaya çıkan bir durum değildir. Bu ülkede mevcut fiyatlandırma modelinin ekonomik gerçeklerle uyumsuzluğu nedeniyle ilaçlar yeterli ve sürdürülebilir biçimde hastaya, vatandaşa sunulamamaktadır” dedi.

Bulunamayan ilaçlar için uygulanan “ihbar hattı” gibi yöntemlerin kalıcı çözüm sunmadığını belirten Demirci, “Bunu aksine, hastayla eczacıyı karşı karşıya getiren bir uygulama olarak görüyoruz ve böyle bir risk taşıyor. Kalıcı çözüm, kamu kaynaklarının etkin kullanımını esas alan ilaç bütçesini korurken, ilacın üretiminden hastaya kadar tüm zincirde öngörülebilir ve sürdürülebilir şekilde sunulmasını sağlayacak bir ilaç fiyatlandırma ve geri ödeme modelinin hayata geçirilmesiyle mümkündür” bilgisini verdi.

Eczacılar, Kronik Hastalıkların Yükünü Hafifletmek İstiyor

Kronik hastalıkların giderek artmasıyla birlikte eczacıların sağlık sistemi içindeki yükü hafifletmeyi hedeflediğini vurgulayan Demirci, “Biz eczacılar olarak kronik hastalıkların giderek hızlı bir biçimde arttığı ortamda sağlık sistemi içindeki yükü hafifletmek istiyoruz. Çünkü gelişmiş ülke örneklerinde görüldüğü gibi toplum eczaneleri ilaç temini noktası olmanın ötesinde, koruyucu sağlığa, önleyici sağlığa, aşılama gibi, kronik hastalıkları önleme gibi, kronik hastalıklarda hastayı yönlendirme gibi, izleme ve ilaç tedavisi yönetimleri gibi alanda birinci basamak sisteminin, sağlık sisteminin tamamlayıcı bir ölçülebilir unsuru olacağını düşünüyoruz” dedi.

Prof. Dr. Serhat Ünal: Türkiye’de erişkin aşılama oranları hala çok düşük

TEB, Sağlık Sisteminde Eczacının Rolünü Güçlendirmeyi Hedefliyor

İrfan Demirci, uluslararası uygulamaların eczacıların sağlık sistemi içindeki daha aktif rol üstlendiği durumlarda koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştığını, sağlık hizmetlerine erişimin arttığını ve maliyetlerin düştüğünü gösterdiğini kaydetti. Demirci, bu küresel gelişmeler ışığında eczacılığı sağlık sisteminin merkezine alan yapısal bir dönüşümü hayata geçirmek için TEB olarak yoğun şekilde çalıştıklarını vurgulayarak, “Dolayısıyla bizler küresel gelişmeleri doğru okuyarak, eczacılığı sağlık sisteminin merkezine alan yapısal bir dönüşümü hayata geçirmek için var gücümüzle çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ayrıca Demirci, TEB’in 70 yıllık kurumsal birikimi ve eczacı meslektaşlarının deneyim ve birikimleriyle bu dönüşümün sorumluluğunu almaya ve çözümün bir parçası olmaya kararlı olduklarını belirtti.

YORUMUNUZ VAR MI?

guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Araç çubuğuna atla