• Dr. Cemal Doğan, Tartışma grup logosuTartışma grubunda 4 yıl 10 ay önce

    Türkiye’de gıda güvenliği ne durumda?
    Halk sağlığı uzmanı Dr. Deniz Akgün tarafından kaleme alınmış güzel bir yazı. Tüm meslektaşlarıma öneririm: Türkiye’de gıda güvenliğine yönelik uygulamaların belirli bir sistematiğe uygun bir şekilde yürütüldüğünü söyleyemiyoruz. Örneğin çok tüketilen bir besin olan ekmekle ilgili olarak ciddi gıda güvenliği ihlalleri yaşanmakta olduğunu biliyoruz. Bunun temel nedenini ise gıda güvenliği hizmetlerinin yerel yönetimler ile birlikte ilgili merkezi devlet örgütlenmeleri ile birlikte eş güdüm içinde yürütülemiyor olması oluşturuyor. Bu konu AB 2006 yılı ilerleme raporunda Türkiye’de gıda güvenliği konusunda Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı arasında işbirliğinin olmadığı şeklinde değerlendirmelere yol açmıştı. (1)
    Bu konuda yapılan denetimlerin sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılması gerekmektedir. Oysa gıda güvenliği ile ilgili yürütülen çalışmaların bilimsel raporlar halinde kamuoyu ile düzenli olarak paylaşılmadığını görmekteyiz. Örneğin İstanbul İli Ümraniye İlçesinde 2004 yılında ekmek fırınları üzerine yapılan bir araştırmada 136 fırından 92’sinin (%67.6) ruhsatlı, 44’ünün (%32.4) ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiği tespit edilmişti. Faaliyeti durdurulması gereken fırın sayısı ise ruhsatlı fırınların yarısını (%50,46) oluşturmaktaydı. (2) En fazla tüketilen besinlerden biri olan ekmekle ilgili olarak ortaya çıkan bu durum ülkemizde gıda güvenliğinin sağlanmasına yönelik sistematik çalışmalara duyulan gereksinimi açık bir şekilde ortaya koymaktadır. (2)
    Türkiye’de gıdaya ilişkin risklerin oluşmasında başlıca nedenleri yasal düzenlemelerin, uygulamaların ve denetimlerin yetersizliği, gıda güvenliğine ilişkin uygun standartların konmaması ya da uygulanmaması, risk değerlendirmesi yapılmaması, kişisel hijyen kurallarının uygulanmasına ilişkin eğitimlerin verilmemesi oluşturmaktadır. (1) Üstelik gıda güvenliği sadece gerekli denetimlerin yapılması ve hijyenik önlemlerin alınmasından ibaret değildir. Dünyada yılda tonlarca kullanılmakta olan kimyasal kirleticilerden pestisidlerin ve vücudun tüm sistemlerini etkileyerek akut, kronik zehirlenme, karsinojenik, teratojenik etkilere yol açmakta olması son yıllarda üzerinde durulan konulardan biri durumundadır. (1) Ülkemizde bu konuda gerekli çalışmalar yürütülmediği sürece sıklığı artmakta olan kanser hastalığı gibi sağlık sorunlarının nedenlerinin tam olarak ortaya konması ve önlenmesi de ne yazık ki olanaklı olamamaktadır.
    Dr. Deniz Akgün – Halk sağlığı uzmanı
    Yazının kaynağına ulaşmak için: http://saglikarastirma.blogspot.com.tr/2014/03/turkiyede-gda-guvenligi-ne-durumda.html?utm_source=feedburner&utm_medium=email&utm_campaign=Feed:+SalkAratrmalar+(Sa%C4%9Fl%C4%B1k+Ara%C5%9Ft%C4%B1rmalar%C4%B1)
    Kaynaklar: 1) Giray H. Soysal H. Türkiye’de gıda güvenliği ve mevzuatı. TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni, 2007 6 (6) http://www.saglik.org.tr/upload/dosyalar/Turkiye_Gida_guvenligi.pdf.
    2) Önsüz FM, Dokur Ş, Topuzoğlu A. Ekmek fırınlarının yönetmeliğe uygunluğunun değerlendirilmesi. TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni 2005 4 (6).