• Dr. İsmail Demirci Onkoloji grup logosuOnkoloji grubunda bir güncelleme yayınladı 5 yıl 11 ay önce

    ‘Kanser kayıt sistemimiz Tanzanya’dan kötü’
    Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Sedat Koca, Türkiye’nin kanser hastası sayısına ilişkin veri sistemini eleştirerek, “Maalesef kötü bir standartta yaptığımızın uluslararası kanıtları var. Türkiye’nin kanser kayıtlaması Tunus falan gibi. Tanzanya bizden daha iyi” dedi.
    Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği’nin (TROD) iki yılda bir gerçekleşen Radyasyon Onkolojisi Kongresi, bu yıl 11’inci kez 23- 27 Nisan 2014 tarihleri arasında Antalya’nın Serik İlçesi’ne bağlı Belek turizm bölgesindeki Titanic Deluxe Otel’de yapılıyor. Radyasyon onkologları, sağlık fizikçileri, radyoterapi teknikerleri ve radyoterapi endüstrisinin temsilcilerini bir araya getiren ve toplam katılımcı sayısının 800’ü aştığı kongrede 65 oturumda, yurtiçi ve yurtdışından 150 uzman, bilgi ve deneyimlerini paylaşıyor.

    Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Sedat Koca, dernek yöneticilerinden İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü’nden Prof.Dr. Esra Kaytan Sağlam, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Zeynep Özsaran, Prof. Dr. Yavuz Anacak ve Prof. Dr. Serdar Öztürk değerlendirmelerde bulundu.

    ’HÜKÜMET İÇİN KANSER TEDAVİSİ BİRİNCİ ÖNCELİK DEĞİL’
    Türkiye’nin kanser hastası sayısına ilişkin data sisteminin kötü olduğunu belirten Prof. Dr. Sedat Koca, “Maalesef kötü bir standartta yaptığımızın uluslararası kanıtları var. Türkiye’nin kanser kayıtlaması Tunus falan gibi. Tanzanya bizden daha iyi. Ülke çapında önce düzgün kaydımızın olması lazım” dedi.
    Prof. Dr. Sedat Koca, kanser değerlendirmeleriyle ilgili olarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Batı Karadeniz’i Samsun temsil ediyor. Samsun’daki akciğer kanseri oranıyla, bölge olarak temsil ettiği Zonguldak’taki oranın aynı olduğunu kimse bana söyleyemez. Marmara’yı İstanbul temsil ediyor ve Edirne’de yaşayan bir insanın çevre etkileri, İstanbul’da yaşayan biriyle karşılaştırılabilir mi? Sağlık Bakanlığı anlamında Türkiye’de hangi adamın, hangi kanser vakasından öldüğünü bilemiyoruz. SGK tüm bu bilgilere sahip, ’Neden bu ilacı yazıyorsun’ gibi doktorlara soruyor ama SGK’ya ’Bizde kaç akciğer kanseri var’ diye sorduğumuzda yanıtını alamıyoruz. Bu verileri hazırlamamın aslında atla deve bir durum olduğunu sanmıyorum ama hükümet için kanser tedavisi bence birinci öncelik değil, birinci öncelik hastanın elinde idareten bir ilaçla evine dönmesidir. Sağlık otoritesinin Türkiye’de kaç kişinin kanser olduğunu bilmesi lazım, bilemiyorsa hata yapılıyor demektir.”

    100 BİN HASTA RADYOTERAPİYE GEREK DUYUYOR
    Her iki kanser hastasından birinin radyoterapiyle tedavi edildiğine, Türkiye’de yılda 90-100 bin kanser hastasının radyoterapiye gerek duyduğuna işaret eden Prof. Dr. Sedat Koca, Türkiye’de çalışır durumda 103 radyoterapi merkezinin bulunduğunu, bu merkezlerde yaklaşık 500 radyasyon onkolojisi uzmanının görev yaptığını ve YÖK’ün üniversitelere çok az radyasyon onkolojisi asistanı kadrosu sağladığını söyledi. Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Sedat Koca, 2020’de 120-130 bin hastaya radyoterapi uygulaması gerekeceğini, hem uzman kadrosunun artırılması hem de radyoterapi cihazlarının yaklaşık 10-15 yılda bir yenilenmesi gerektiğinin büyük önem taşıdığını dile getirdi ve aksi halde hizmet verilemeyecek duruma gelineceğinin altını çizdi.