Bayer, Türkiye’de ‘yaşam bilimleri şirketi’ olarak büyümeye devam edecek

Yazan Nuray Tarhan
22 Eylül 2017   |    1 Aralık 2017   |   Kategori: Sağlık Gündemi, Sektör, Üye Yazıları Print

2 yıl önce Türkiye’yi üretim yaptığı 120 ülke arasında ‘yatırım yapılacak ilk 20 ülke’ arasına alan Bayer’in ‘yaşam bilimleri şirketi’ olma stratejisi Türkiye’deki trendlerle örtüşüyor. Bugüne kadar Türkiye’ye 200 milyon Euro’nun üzerinde yatırım yapan Bayer, başta kanser olmak üzere klinik araştırma sayısını ve Türkiye’de ürettiği ilaç sayısını artırmaya devam ediyor. Bayer İlaç Ülke Müdürü Dr. Oğuz Mülazımoğlu, ile ilaç sektörünün mevcut ve gelecek durumunu, Bayer’in İlaç Bölümü’nün Türkiye’deki hedeflerini konuştuk.

  • Bayer, Türkiye’nin en tanınmış ve köklü ilaç firmalarından birisi. Siz de 9 yıldır Bayer’desiniz. Faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bayer hepimizin çocukluğunun firması herhalde. Çoğumuz Bayer yap-bozlarıyla büyüdük. Tıp fakültesindeyken adını bildiğim birkaç firmadan birisiydi. Bayer 1954 yılından bu yana Türkiye’de ve her zaman çok uzun vadeli olarak bakıyor. Türkiye, ekonomi, nüfus ve kültürel etki bakımından dünyadaki en büyük ülkelerden biri. Neredeyse tüm çokuluslu şirketler şu anda Türkiye’de faaliyette. Fakat Bayer, sadece bu uzun listedeki şirketlerden biri değil. Bayer, Türkiye’de yarım yüzyıldan fazla bir süredir faaliyetlerini sürdüren az sayıda uluslararası şirketten biri.

Bugün Bayer Türk çatısı altında varlık gösterdiğimiz üç iş alanı ilaç (pharmaceuticals), tüketici sağlığı (consumer health) ve tarım ürünleri (cropscience). Bayer, Türkiye’de kendi pazarlarında iyi konumlarda bulunuyor ve yüksek büyüme potansiyeli vadediyor. Şirketimizin İstanbul’daki genel merkezinin yanı sıra ülke çapındaki 9 bölge ofisi ve biri Gebze’de diğeri ise İstanbul Topkapı’da olmak üzere iki üretim tesisi bulunuyor. Türkiye’de ürettiğimiz ürünleri 40’ı aşkın ülkeye ihraç ediyoruz.

GSK hedef büyüttü; Türkiye’de her yıl 17 milyon doz aşı üretilecek

Türkiye, lokasyonu, mevcut tesisleri ve çalışan gücü ile Bayer’in Ortadoğu Bölgesi’ndeki en büyük iştiraki konumunda. 2014 yılında şirketimizin geleceğini uzun vadede şekillendirecek küresel boyutta bir adım atılarak yeni bir yol haritası çizildi. Bayer uzun yıllardır healthcare (sağlık ürünleri), cropscience (tarım ürünleri) ve materialscience (yüksek teknoloji kimyasalları) olmak üzere üç iş biriminde faaliyet gösteriyordu.

Küresel yönetimimiz, yüksek teknoloji kimyasalları üreten materialscience birimimizi şirketten ayırarak tümüyle bir “yaşam bilimleri” şirketi olma yolunda dönüşümü başlattı. Şu an yaptığımız her şey, insanlarla, hayvanlarla ve bitkilerle yani yaşayan organizmalarla ilgili. Bu yüzden artık gerçek anlamda bir “yaşam bilimleri” şirketiyiz.

  • Ürün portföyünüz ve çalışma yürüttüğünüz tedavi alanları nelerdir? Belli tedavi alanlarına yönelik (onkoloji, solunum, diyabet vs.) özel hedefleriniz var mı? Bu tür alanlardan hangisinde daha ön planda olmak istiyorsunuz?

İlaç iş birimi olarak faaliyetlerimiz üç ana birimle faaliyet gösteriyor:  Genel tedaviler, kadın sağlığı ve özel tedaviler. Genel tedaviler ve kadın sağlığı; hipertansiyon, koroner kalp hastalıkları ve enfeksiyon hastalıkları tedavilerinin yanı sıra kadın ve erkek sağlığına yönelik alanlarda yoğunlaşıyor. Özel tedaviler ise kronik ve hayatı tehdit eden hastalıklarla mücadele eden, hastaların yaşam kalitesini artıran, güvenli, etkili ve yenilikçi tedavi seçenekleri sunuyor.

Multipl Skleroz (MS), hemofili, pulmoner arteriyel hipertansiyon, oftalmoloji ve birçok kanser türlerinin üzerinde yaptığımız çalışmalar örnek olarak verilebilir. Bununla birlikte radiology & interventional bölümünde, bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntülemede (MRG) kullanılmak üzere geliştirdiğimiz ve ürettiğimiz kontrast maddeler ile küresel boyutta lider konumundayız.

Multipl Skleroz (MS), hemofili, pulmoner arteriyel hipertansiyon, oftalmoloji ve birçok kanser türlerinin üzerinde yaptığımız çalışmalar örnek olarak verilebilir. Bununla birlikte radiology & interventional bölümünde, bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntülemede (MRG) kullanılmak üzere geliştirdiğimiz ve ürettiğimiz kontrast maddeler ile küresel boyutta lider konumundayız. Radiology bölümüyle ayrıca otomatik kontrast madde enjektörleri ve ilgili sarf malzemelerinde lider bir firma olan MEDRAD şirketini bünyemize entegre ederek, bu alandaki ürünlerimizle radyoloji, kardiyoloji ve nükleer tıp alanlarında hastalarımıza yenilikçi ve eksiksiz çözümler sunuyoruz.

Klinik araştırmalarda ilk 5 şirketten birisi

  • Bayer bugüne kadar Türkiye’ye ne kadarlık yatırım yaptı?

Bayer olarak Türkiye’de bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz yatırımların toplam değeri 200 milyon Euro’yu aşıyor. Ayrıca ciddi klinik araştırmalar yürütüyoruz ve en fazla araştırma yürüten şirketlerin arasında üst sıralarda yer alıyoruz. Bugüne kadar toplamda 3 bine yakın hastanın katıldığı yaklaşık 25 klinik araştırma tamamladık ve halen sürdürdüğümüz ya da başlamak üzere olan 30’dan fazla klinik araştırmamız bulunuyor.

Japon ilaç devi Takeda’nın Türkiye’ye güveni tam; büyümesini sürdürecek

Türkiye’de klinik araştırmaların ana sürükleyicilerinden biri olmak istiyoruz. Çok önemli bir kanser ilacının klinik çalışmasını Türkiye’de yaptık. Daha birçok konuda süren çalışmalarımız var. Şu anda klinik araştırmalar konusunda ilk 5 firmadan birisi olduk.

  • Türk ilaç sektörünün 2023 yılında bölgesel üs olarak konumlandırılması hedefleniyor. Sizce bu mümkün olacak mı? Siz kendinizi Türk ilaç sektöründe nasıl konumlandırıyorsunuz? Şu andaki pazar payınız ne kadar, 2023’te ne kadar olacağını tahmin ediyorsunuz?

Türk ilaç endüstrisinin, köklü üretim kültürüne, ileri teknoloji kullanımı ve deneyimli işgücüne inanıyoruz. Türkiye bizim için çok dinamik ve umut vadeden bir pazar. Dünyanın 17., Avrupa’nın 6. büyük pazarı. Gelişmekte olan ülkeler ve hatta bazı gelişmiş ülkeler arasında düzenlemeler ve uygulamalar açısından da Türkiye’nin birçok ülkenin önünde yer aldığını görüyoruz. Bayer, 60 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de varlığını sürdürüyor ve küresel sağlık pazarlarına yönelik uzun vadeli bağlılığımız doğrultusunda Türkiye’deki insanların bilim temelli bir dizi sağlık hizmetleri aracılığıyla daha sağlıklı yaşayabilecekleri güçlü bir iş geliştirmeye devam ediyoruz.

 

Türk ilaç endüstrisi, uzun geçmişi, köklü üretim kültürü ve sahip olduğu yüksek katma değeri, ileri teknoloji ve deneyimli işgücü ile küresel boyutta dikkat çeken bir ihracat potansiyeline sahip. Bu özellikler Türk ilaç endüstrisini ülkemizin 2023 hedeflerine yönelik gösterdiği çabalara önemli katkılarda bulunmaya hazır, önde gelen sektörlerden biri haline getiriyor. Biz Bayer olarak halihazırda Türkiye’de çok sayıda önemli ilaç, sağlık ürünü ve tarımsal ürün sağlıyoruz ve bu hedefleri destekliyoruz.

Orijinal ilaçlarımızın yüzde 83’ünü Türkiye’de üretiyoruz. Ayrıca Türkiye’de henüz karşılanmamış tıbbi ve tarımsal ihtiyaçlara yönelik yenilikçi ürünler lanse edeceğimiz bir büyüme planımız var. Reçeteli ilaç birimimiz Türkiye’de ilk 10 içinde yer alıyor. Tüketici sağlığı, radyoloji ve ilaç bölümlerinin hepsini hesaba katarsanız, 4. sıradayız. İlaç bölümü olarak, ünite bazında en hızlı büyüyen firmayız.

BMS, 1100 hastaya yeni nesil kanser tedavilerine ücretsiz erişim imkanı sağladı

Kadın sağlığı, kardiyoloji, oftalmoloji ve hematoloji alanlarında da liderler arasındayız. Radyoloji alanındaki konumumuzu da giderek güçlendiriyoruz. Bununla birlikte tüketici sağlığı alanında da ciddi bir büyüme potansiyeli olduğunu görüyoruz. Örneğin, bu alandaki gelişmelerde Türkiye sağlıklı yaşam trendine giderek adapte oluyor. İyi yaşam öncelikli politikalar, ilgili bakanlıkların ortak bilinçlendirme faaliyetleri ve tüm paydaşlarla birlikte hareket etmek bizim için çok önemli.

  • İlaç portföyünüzde yer alan ilaç grupları hakkında bilgi verebilir misiniz? Yakın gelecekte eklenecek yeni ilaçlar olacak mı?

Bayer’in oldukça geniş bir ürün portföyü var. Bünyesinde Bayer markasına da şekil veren dünyaca ünlü birçok marka bulunuyor. Ürünlerimizle çağımızın önemli sorunlarından bazılarına çözüm sunmayı amaçlıyoruz. Mesela kadın sağlığı alanında lideriz. Doğum kontrol hapı kullanan 10 kadından 9’u bizim ürünlerimizi kullanıyor. Pulmoner arteriyel hipertansiyonda, 2 ürünümüzle pazar lideriyiz. Multipl Skleroz’da 2. sıradayız. Oftalmoloji alanında sarı nokta hastalığı konusundaki ilacımızla yıl sonunda pazar liderliğini hedefliyoruz. Tüketici sağlığında da lider konumundayız.

Şu anda çağımızın çözüm bekleyen en önemli sağlık sorunlarından biri olan onkoloji alanı ile ilgili çalışmalara yoğunlaştık. Kanserli hastaların yaşamlarını değiştirecek, geniş bir yelpazede yenilikçi tedaviler sağlama konusunda kanıtlanmış bir geçmişe sahibiz. Birçok kanser türü için geliştirdiğimiz ilaçlarımızla alanlarında lider durumundayız. Uzman bakım gerektiren 200’ün üzerinde farklı kanser türü var. Onkoloji alanında hastalarımıza çeşitli tedavi seçeneklerini sunabilmek için araştırma ve geliştirme çalışmalarımıza son derece kararlı ve özverili biçimde devam ediyoruz.

Türkiye, şirketin küresel yetenek kaynağı

  • Toplam çalışan sayınız nedir?

Bayer, genç ve iyi eğitimli bir nüfusa sahip olan Türkiye’yi uzun dönemli bir küresel yetenek kaynağı olarak değerlendiriyor. Şu an Türkiye’de 1470 kişiye istihdam sağlıyoruz. Ayrıca toplamda yüzde 90’ı son 5 yılda olmak üzere yaklaşık 73 çalışanımız yurtdışı pozisyonlarda görev aldı ve almaya devam edecek.

  • Yakın gelecekteki hedefleriniz ile ilgili bilgiler verebilir misiniz?

Biz Bayer olarak Türkiye’nin potansiyeline inanıyoruz ve uzun vadeli düşünüyoruz. Bayer’in “Daha İyi Bir Yaşam İçin Bilim” misyonundan da anlaşılacağı üzere inovatif bakış açısıyla fayda sağlayacak ürünler geliştirerek milyonlarca insanın yaşamını iyileştirmek kurum kültürümüzün ayrılmaz bir parçası. Ayrıca faaliyet gösterdiğimiz pharmaceuticals (ilaç), consumer health (tüketici sağlığı), cropScience (tarım ürünleri) alanlarında toplumun ihtiyaçlarına yönelik yenilikler getirmek de “yaşam bilimleri” şirketi olarak en önemli hedeflerimizden bir tanesi.

  • Yakın geçmişte yaptığınız ve halen yürütmekte olduğunuz bazı sosyal sorumluluk projeleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

İlaç bölümü olarak spesifik hastalıklarla ilgili bilgilendirme kampanyaları ve projeleri yürütüyoruz. Bunlardan biri yakın zamanda görme kaybı yaşayan diyabet hastalarına yönelik başlattığımız bir proje. Türkiye’de 7 milyondan fazla diyabet hastası bulunuyor ve diyabet hastalarının üçte birinde körlüğe yol açabilen diyabetik retinopati gelişiyor.

Roche İlaç, klinik araştırmalar için her yıl Türkiye’ye 30 milyon TL yatırım yapıyor

Bu nedenle Türk Oftalmoloji Derneği, halk arasında bilinen adı “şeker hastalığına bağlı görme kaybı” olan diyabetik retinopati konusunda, Türk Diyabet Vakfı ve Türk Diyabet Cemiyeti ile işbirliği içerisinde bir farkındalık kampanyası başlattı. Biz de Bayer olarak “Diyabeti Tanı, Gözünü Koru“ isimli bu kampanyanın ana destekçisiyiz. Bununla birlikte “Daha İyi Bir Yaşam İçin Bilim” misyonumuz doğrultusunda, faaliyet gösterdiğimiz tüm ülkelerde küresel boyutlu sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz.

Bayer Türk ailesi olarak geleceğimizin parlak yüzleri olan Türkiye’deki çocuklara ve gençlere yönelik iki önemli proje gerçekleştiriyoruz: Bayer Genç Bilim Elçileri ve Bayer Liseler Arası Bilim Yarışması. 2011 yılından bu yana Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ile birlikte yürüttüğümüz Bayer Genç Bilim Elçileri projesinde ilköğretim çağındaki çocukları gelecekte bilim insanı olma yönünde yüreklendirerek Türkiye’de bilimin gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Bu proje ile son 6 yılda 1.903 gönüllü bilim elçisi ile 26 bin 502 öğrenciye ulaştık. Bayer Liseler Arası Bilim Yarışması’na ise 2014 yılından bu yana 2.220 öğrenci 1.380 proje ile katılım sağladı.

“Yeter ki isteyin, her şeyi yapmak için zaman var”

 

  • Biraz sizi tanıyabilir miyiz? Hobilerinizden bahsedebilir misiniz? Nasıl değerlendiriyorsunuz boş zamanlarınızı?

1991’de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Boğaziçi Üniversitesi’nde Executive MBA ve İstanbul Üniversitesi’nde Sağlık Kuruluşlarında Yönetim bölümünde master yaptım. Tıp Fakültesi’nden hemen sonra, Knoll Alman İlaç’ta Ürün Müdürü olarak işe başladım. Birçok ilaç firmasında farklı pozisyonlarda çalıştım. Bayer’e katılmadan önce Schering Plough’da , Kazakistan’da, Orta Asya Genel Müdürü olarak çalışıyordum. 2008 yılında Türkiye’ye döndüm ve Bayer’e katıldım. Eylül 2015’den beri Bayer İlaç Ülke Müdürü olarak görev yapıyorum. Çok yoğun bir işim var ancak özel yaşamıma da çok önem veriyorum. Spor, hayatımın her döneminde oldu.

2014 yılında uzun mesafe koşuya başladım. Uygun antrenman programı ve spor hocalarıyla birlikte, mesafeleri uzattım. Önce, 10K, sonra 21K koşmaya başladım. 2015 Eylül’de dünyanın 6 büyük maratonundan biri olan Berlin Tam Maratonu’nu tamamladım. Sonra Barselona ve Amsterdam maratonları geldi. Bunlarla birlikte İznik Ultra, Sapanca Ultra, Bodrum ultramaratonlarını bitirdim. Fırsat buldukça yelken yapıyorum. Ayrıca at binmeyi çok seviyorum. Bilgi Üniversitesi’nde Ürün Yöneticiliği Programı’nda ders veriyorum. Kitap okumak vazgeçilmezim. Türk tarihine çok meraklıyım. Tatillerde farklı yerlere gitmeyi seviyorum. Yeni kültürler, yeni ülkeler beni cezbediyor.

Bana hep sorulan soru, “bu kadar yoğun iş yaşamında, bu kadar aktiviteye nasıl zaman bulduğum”. Hep şunu söylüyorum: İnsanın her şeyi yapacak zamanı var. Maraton mesela. 18 hafta boyunca hazırlık yapmanız lazım. Eğer hazırlık yapmazsanız başaramazsınız. O yüzden gerçekten isterseniz sabah 5’te kalkıp koşabilirsiniz. At mı bineceksiniz? Mesai sonrası gidebilirsiniz. Yelken mi? Hafta sonu gidebilirsiniz. Bir şeyi kafanıza koyarsanız mutlaka yaparsınız. Önemli olan tercihler.

Dr. Ümit Dereli: Dünyayla rekabet etmek istiyorsak ilaçta bilgi üretmeliyiz

Sadece kendim için değil, Bayer çalışanları için de bir program başlattık. 2016 dönem toplantısında başarmak istedikleri 3 hedefi yazan arkadaşlarımızın, 2017 dönem toplantısında hedeflerine ulaşmalarını değerlendirdik. Hedeflerini başaran 10 arkadaşımızı ve sigarayı -bir daha başlamamak üzere- bırakan 17 arkadaşımızı ödüllendirdik. Programın başarısından dolayı, bu yıl da devam ediyoruz. Bunun haricinde, yaşamıma yön verdiğine inandığım 3 önemli değerim var: Pozitif düşünme, dürüstlük ve güven. Birlikte çalıştığım arkadaşlarıma da bu ilkeler doğrultusunda yaklaşıyorum.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla