Düşük D vitamini düzeyi menopoz öncesinde meme kanseri göstergesi

Kategori: Meme Kanseri, Menopoz, Onkoloji Print

vitamin-d-ilacKaliforniya Üniversitesi San Diego Tıp Fakültesi’nden araştırmacıların öncülüğünde gerçekleştirilen prospektif bir çalışmada, tanıdan önceki aylarda serumda düşük D vitamini düzeylerinin, menopoz öncesinde önemli bir meme kanseri göstergesi olabileceği ileri sürüldü. Cancer Causes and Control dergisinde yayımlanan çalışmada sağlıklı 1.200 kadının kan düzeyleri incelendi ve serum D vitamini düzeyleri tanıdan üç ay önce düşük olan kadınların meme kanseri riskinin D vitamini düzeyi yüksek olan gruptaki kadınlara kıyasla üç kat fazla olduğu saptandı.

Daha önceki bazı çalışmalarda da düşük D vitamini düzeylerinin meme kanseriyle ilişkilisi konusunda kanıtlar sunulduğunu söyleyen çalışmanın başyazarı Prof. Dr. Cedric Garland, şu değerlendirmeyi yaptı:  “D vitaminin meme kanserini nasıl önleyebildiğine dair mekanizmalar tam olarak anlaşılmamışken, bu çalışma kandaki düşük D vitamini ile kanser gelişimi arasındaki ilişki konusunda önemli veriler sağlamış bulunuyor.”

https://www.medikalakademi.com.tr/meme-kanseri-nedir-nedenleri-belirtileri-ve-memenin-elle-muayenesi/

Mevcut kohortta, 90 günden daha erken ölçülen D vitamini düzeylerinin analizi, serum düzeyleri ve menopoz öncesi meme kanseri riski arasında kesin bir ilişki belirlemedi. Ancak, bu yeni çalışma tümör tanısından önceki üç ay içinde –tümörün büyümesinde fizyolojik olarak kritik bir zaman – kanserin önlenmesi için ilgili zaman penceresi olasılığını işaret etmektedir. Bu durumun tümörün büyümesi için gerekli kan damarlarını en aktif şekilde topladığı nokta gibi gözüktüğünü söyleyen Prof. Dr. Garland, “Bu veriye dayanarak, D vitamininin, özellikle menopoz öncesi meme kanserinin insidansını azaltma konusunda önemli bir işleve sahip olacağı konusunda öngörüler oluştuğunu söyleyebiliriz. Ancak bu konuda yeni çalışmaların yapılması gerekiyor” dedi.

Yeni araştırma, rutin hastalık taraması için Savunma Serum Deposu Bölümü tarafından dondurulan 9 milyon kan serumu örneği kullandı. Araştırmacılar, 600’ünde daha sonra meme kanseri gelişen ve 600’ü sağlıklı kalan olmak özere, 1.200 kadından aynı zaman aralığında alınan tanı öncesi serum numunelerini çözdüler ve analiz ettiler.

https://www.medikalakademi.com.tr/menopoz-nedir-gec-erken-menopoz/

Prof. Dr. Garland ve meslektaşları tarafından gerçekleştirilen bir 2011 meta-analizi, 50 ng/ml serum düzeyinin yüzde 50 daha düşük meme kanseri riski ile ilişkili olduğunu hesapladılar. Emilimde bazı varyasyonlar bulunmakla birlikte, besin veya bir ekten günde 4000 IU D vitamini tüketenler normal olarak 50 ng/ml serum düzeyine ulaşacaklardır.

Mevcut tüm verilerin konsantrasyondaki, serum 25-hidroksivitamin D olarak ölçülen D vitamininin bilinen bir riskle ilişkili olmadığını gösterdiğini belirten Prof. Dr. Garland, “Fakat hastaların D vitamini tüketimlerini artırmadan önce, serum 25 (OH)D düzeylerini ölçmelerini tavsiye etmekteyiz. D2 vitamini gibi D vitamininin diğer formlarına itimat edilmemesi ve kısa süreli kullanım için bir doktor tarafından tavsiye edilenler dışında, mega dozlardan uzak durulması gerekir” dedi.

Kaynak:  Serum 25-hydroxyvitamin D and breast cancer in the military: a case–control study utilizing pre-diagnostic serum. Sharif B. Mohr, Edward D. Gorham, John E. Alcaraz, Christopher I. Kane, Caroline A. Macera, J. Kellogg Parsons, Deborah L. Wingard, Ronald Horst, Cedric F. Garland. Cancer Causes & Control, 2013; DOI: 10.1007/s10552-012-0140-6

Makalenin tam metnine aşağıdaki linkten ulaşılabilmektedir:
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/23296455

Abstract
PURPOSE: The objective of this study was to ascertain whether a relationship exists between pre-diagnostic serum levels of 25-hydroxyvitamin D (25(OH)D) and risk of breast cancer in young women.

METHODS: About 600 incident cases of breast cancer were matched to 600 controls as part of a nested case-control study that utilized pre-diagnostic sera. Logistic regression was used to assess the relationship between serum 25(OH)D concentration and breast cancer risk, controlling for race and age.

RESULTS:  According to the conditional logistic regression for all subjects, odds ratios for breast cancer by quintile of serum 25(OH)D from lowest to highest were 1.2, 1.0, 0.9, 1.1, and 1.0 (reference) (p trend = 0.72). After multivariate regression for subjects whose blood had been collected within 90 days preceding diagnosis, odds ratios for breast cancer by quintile of serum 25(OH)D from lowest to highest were 3.3, 1.9, 1.7, 2.6, and 1.0 (reference) (p trend = 0.09).

CONCLUSIONS: An inverse association between serum 25(OH)D concentration and risk of breast cancer was not present in the principal analysis, although an inverse association was present in a small subgroup analysis of subjects whose blood had been collected within 90 days preceding diagnosis. Further prospective studies of 25(OH)D and breast cancer risk are needed.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla