İlaç besin etkileşimleri tedavi sürecini ciddi düzeyde olumsuz etkileyebilir

Yazan Hatice Pala Kaya
Kategori: Beslenme ve Diyet, Farmasötik / İlaçlar, Sağlık Gündemi, Üye Yazıları Print

İlaçlar doğru kullanıldığında tedavi için en etkin unsurların başında geliyor. İlaçların doğru kullanımı denildiği zaman ise dikkatli olunması gereken konular bulunuyor. Doğru dozda alınması, zamanlamasına dikkat edilmesi, başka ilaçlarla etkileşiminin bilinmesi gibi. Doğru kullanımın unsurlarından biri de ilaç kullananların hangi besinleri tüketmeleri ya da tüketmemeleri gerektiği konusu. Çünkü bazı ilaçlar bazı besinlerle eş zamanlı kullanıldığında ciddi sağlık sorunları doğabiliyor. Bununla birlikte ilacın etkisini azaltan ya da artıran besinler de var. Böyle durumlarda ilaçlar yarardan çok zarar verebiliyor.

Türkiye Diyetisyenler Derneği (TDD) tarafından düzenlenen ‘Besin-İlaç Etkileşimleri‘ eğitim kursu kapsamında görüştüğümüz TDD Üyesi Dr. Dyt. Pınar Göbel, ilaç kullanırken besinlerin tüketimi konusunda uyarılarda bulundu. Besin ve ilaç etkileşimleri hakkında önemli bilgiler veren Dr. Dyt. Göbel, Medikal Akademi Ankara Temsilcisi Hatice PALA KAYA’nın sorularını yanıtladı.

Besin-İlaç etkileşimi nedir? İlaçlarla en sık etkileşime giren besinler hangileridir?

Dr. Dyt. Pınar Göbel: Günlük hayatımızda çok fazla besin tüketiyoruz. Besin-ilaç etkileşimini, alınan besinlerin kullanılan ilaçlarla biraraya geldiğinde ilaçların vücut üzerindeki etkisini değiştirmesi şeklinde tanımlayabiliriz Çok fazla besin-ilaç etkileşimi söz konusu ama özellikle karşımıza çıkan ilk birkaç besinden bahsedecek olursak ilaçların etki mekanizmasını değiştiren greyfurt suyu bunlardan birisi.

Özellikle alkol tüketimi besinlerle ilaçların etkileşmesi anlamında çok önemli. Yine çikolata, kafein gibi besinler de hatta süt ürünleri, birçok ilaçla etkileşime girerek ilaçların etki mekanizmasını değiştiriyor diyebiliriz.

Greyfurt suyundan bahsettiniz. Greyfurt suyu besin-ilaç etkileşiminde en sık duyduğumuz besin. Yeterince bilinçli tüketiyor muyuz, farkındalık var mı bu konuda?

Dr. Dyt. Pınar Göbel: Aslında çok bilinçli tüketmiyoruz diyebiliriz. Özellikle de narenciyelerin bu kadar çok üretildiği bir ülkede olduğumuz ve biraz daha kolay ulaştığımız için diğer narenciyeler gibi greyfurt ve greyfurt suyunu da fazla miktarda tüketiyoruz. Ama birçok ilaç grubuyla-bunların başında antibiyotikler ve antihistaminikleri sayabiliriz- greyfurt suyunun etkileşimi söz konusu. Hastalar bu tarz ilaçları kullanırken greyfurt suyunu içmemeliler ya da saatlerini mutlaka değiştirmeliler.

Kanser tedavisinde hastaya ve ‘hedefe yönelik’ beslenme rejimi uygulanmalı

Aslında beslenmeden kaçınmak bu anlamda çok doğru bir yöntem değil. İlaçla yakın saatlerde tükettiğimiz greyfurt suyu ya da herhangi bir besin maddesinin tüketim saatlerini değiştirmek de bu konuda bir çözüm olabilir. Ama bu noktada da mutlaka hekimden, eczacıdan ve diyetisyenden etkileşimlerle ilgili bilgi almakta fayda var.

Özellikle besin-ilaç etkileşimleri konusunda diyetisyenlerin desteğini almaları hastalar için her zaman daha faydalı bir durum. Çünkü bazen kullanılan bir ilaçla etkileşime girebilecek bir besin tüketildiğinde hem ilacın etkililiği azalabiliyor, hem de hasta aldığı ilaçla doğru tedavi olamayabiliyor ya da hastanın tedavisinin yeterli olabilmesi için daha yüksek dozda ilaç alması gerekebiliyor bu etkileşimden kaynaklı. Hastaların hekimleri tarafından reçetelenen ilaçlarıyla ilgili hekimlerinden besin-ilaç etkileşimi konusunda da bilgi talep etmelerinin doğru olacağını düşünüyorum.

Toplumumuzda antibiyotik tüketimi çok yaygın. Antibiyotikler genel olarak süt ile beraber kullanılmamalıdır diye biliyoruz. Bu doğru bir bilgi mi? Antibiyotiklerin emilimini artırmak için nelere dikkat etmek gerekir?

Dr. Dyt. Pınar Göbel: Evet, bazı antibiyotik grupları ile süt ve süt ürünleri arasında etkileşim söz konusu olabiliyor Peki bu durumda ne yapacağız? Antibiyotik kullandığımız süre boyunca sütü veya süt ürünlerini hiç mi tüketmeyeceğiz? Tabii ki tüketeceğiz ama mesela; tetrasiklin etken maddesi içeren bir antibiyotik kullanıyorsak, süt ve süt ürünlerini tükettiğimiz saati değiştireceğiz. Yani araya mutlaka vakit koymakta fayda var.

Greyfurtla alındığında zehirleyen ilaç sayısı 43’e çıktı

İlacı almamak ya da süt ürünlerini tüketmemek değil, sadece birlikte tüketmiyor olmak veya araya biraz süre koymak bu konuda daha önemli. Yine her ilaç grubuyla ve tüketilen besine göre değişmekle birlikte etkileşim riski olabilecek ilaçlarla besinler arasına ortalama en az iki saat gibi bir süre koyulmasında fayda var

Kansızlık tedavisinde kullanılan demir ilaçlarını hangi besinlerle kullanmamalıyız? Hangi besinler demir emilimini engeller?

Dr. Dyt. Pınar Göbel: Kansızlık ya da demir eksikliği dediğimiz durum özellikle yetersiz bir diyet alıyorsak yani beslenmemizde demir minerali yetersizse, bazen de hastada emilimle ilgili bir sıkıntı varsa karşımıza çıkabiliyor. Hastalar demirle ilgili bir eksiklik yaşıyorsa, bu durumda demir içeren besinleri daha dikkatli tüketmeleri gerekmekte. Örneğin; kırmızı et demir minerali bakımından oldukça zengin bir besin.

Tüm ilaçların en az yarısı yanlış kullanıyor ve zehir etkisi ile ölümcül oluyor

Kırmızı eti tükettiğimizde onun yanında bunu destekleyecek besinleri tüketip, desteklemeyecek besinleri tüketmememiz demir emilimini artırır. Örneğin; C vitamini demir emilimini artırırken, yani et yediğimizde yanına bir salata eklediğimizde C vitamini içeriği olacağı için demir emilimi artarken, bunun yanında tükettiğimiz tanen ve kafein içeren içecekler, özellikle çay emilimi azaltıyor. Bu nedenle demir eksikliği yaşayan kişilerin çay, kahve gibi besinleri tüketirken yine araya bir vakit koymaları yani yemeğin hemen üzerine çay içmemeleri gerekiyor.

Demir eksikliği yaşayan hastaların demir emilimini destekleyecek besinleri tüketip, emilimi azaltacak besinleri aynı anda tüketmemelerinde fayda var. Özellikle demir ile kalsiyum da etkileşime girebileceği için demir içeren bir öğün tüketirken yanında kalsiyum içeren besinleri eş zamanlı olarak tüketmemek gerekir. Örneğin; demir eksikliği yaşayan hastalar, bir et yemeği yerken yanında yoğurt, ayran gibi kalsiyum içeren besinler yerine salata gibi C vitamini içeren besinleri tüketerek demir emilimini artırabilirler.

Ama sağlıklı bireylerde bu durum karşımıza genellikle bir sorun olarak çıkmaz. Sağlıklı bireyler, her besin grubundan bir öğünde tüketebilirler. Kansızlık yaşayan, demir eksikliği yaşayan kişilerin besinlerin birbiriyle olan etkileşimlerine daha çok dikkat etmesi gerekir.

İlaçları genellikle su ile içiyoruz. Bunun yerine maden suyu tüketenler, çayla içen kişiler hatta ilacı susuz içenler var. İlacı nasıl içmeliyiz?

Dr. Dyt. Pınar Göbel: Hekim tarafından aksi önerilmedikçe, ilaçlar mutlaka bir bardak su ile tüketilmelidir. İlaç kullanırken doğru tedavinin sağlanmasında en önemli noktalardan birisi aslında bu. Su dışında başka bir sıvı ile ilacın tüketiliyor olması ilacın etkisini azaltabilir ya da etki mekanizmasını değiştirebilir. İlaçları susuz içmek doğru olmayan bir davranıştır. Çünkü tüketilen ilacın yutulabilmesi ve çözünebilmesi için suya ihtiyacımız var. Bir de alkol ile ilaçların çok fazla etkileşimi var.

Özellikle antipsikotik ilaçlar, antidepresanlarla alkol tüketildiği zaman ortaya çıkan o kadar çok etki var ki. Bu kişiyi çok sıkıntıya götürecek durumlara da neden olabilir. Alkol, ilaç etkileşimlerinde en başta yer alan maddelerden biri. İlaç kullanırken ilacı mutlaka su ile içmek gerekir. Su dışında başka bir içecekle ilacı hiçbir zaman tüketmemek gerekir.

Toplumda kanserli hasta sayısı gün geçtikçe artıyor. Kanserli hastaların bazıları bitkisel ürünlere de yönelebiliyor. Kanser tedavisinde besin ilaç etkileşimleri hakkında bilgi verir misiniz?

Dr. Dyt. Pınar Göbel: Kanserli hastalarda iştah durumları çok azalmış oluyor. Tüketebildikleri besinleri yeterince tüketmelerini sağlamak bizim her zaman ilk isteğimiz. Çünkü kilo kaybı kanserde çok sık rastladığımız ve çok da istemediğimiz bir durum. Bunun olmaması adına hastanın tüketebildiği, özellikle canının istediği ve hastada mide bulantısı yaratmayacak besinleri tüketmesini desteklemek gerekir.

Karaciğeri yıkamak mümkün mü? İşte bitkilerle yapılan tek bilimsel detoks

Çevresindeki yakınları tarafından hastanın bu şekilde beslenebilmesi için desteklenmesi önemlidir. Kanser tedavisi alan hastaların tüketebildikleri besinleri tüketmelerini sağlamak ilaç tedavisine destek olmak açısından önemli. Hastaların sağlıklı besinleri tercih etmesini ve tüketmesini sağlamak çok önemli, fakat birçok kanser türü ve bu hastalığa bağlı kullanılan birçok ilaç var. Hastaların kullandıkları ilaçlardan kaynaklı yine etkileşimler söz konusu olabilir. Burada da bir sağlık profesyonelinden destek almak iyi olacaktır.

Çünkü burada hastanın besin tüketim talebi bizim için çok önemli, bazı hastaların kullanılan ilaçların da etkisinden kaynaklı tüketmek istediği besinler değişebiliyor. Hastanın motivasyonunun artması ve tedavinin etkililiği için hastanın besin tercihlerine dikkat etmekte fayda var.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla