Koronavirüs geçirenlerin sadece %65’i önceki sağlıklı yaşamlarına dönebiliyor

Yazan Hatice Pala Kaya
27 Ağustos 2020   |    28 Ağustos 2020   |   Kategori: Güncel / Literatür Print

Önümüzdeki aylarda ‘kronik covid’ olan bir hasta grubu ile karşılaşabiliriz!Çin’de başlayan ve dünyanın tamamına yayılarak pandemiye dönüşen COVID-19 hızla artmaya devam ediyor. Hastalık, başlangıçta SARS-CoV-2 virüsünün neden olduğu bulaşıcı bir solunum yolu hastalığı olarak kabul edilirken, son araştırmalara göre akciğer, kalp, beyin gibi organları da tutan çoklu sistem hastalığı olarak değerlendiriliyor. COVID-19 geçiren hastalarda uzun dönemde solunum sistemi, kardiyak sistem ve nörolojik sistem sorunları gelişebildiğini söyleyen Düzen Sağlık Grubu İmmunoloji Birim Sorumlusu Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Tutku Taşkınoğlu, yurtdışındaki bazı yayınlarda ‘Long Covid’ denilen, uzun süren ‘Kronik Kovid’ anlamında terimlerin kullanılmaya başlandığına dikkati çekerek, “Long Covid, hafif akut bir hastalıktan sonra ortaya çıkan, birçok sistemi tutan bir hastalık gibi görünüyor” diye konuştu.

Hastalar tamamen iyileşse bile bazı şikayetlerin uzun süre devam ettiğini vurgulayan Uzm. Dr. Taşkınoğlu, COVID-19 geçiren hastalarda iyileştikten sonra temelde üç sistemin etkilendiğini; solunum sistemi, kardiak sistem ve nörolojik tutulum olabileceğinin altını çizdi. COVID-19 geçiren bazı kişilerin iyileşme sürelerinin uzadığını hatırlatan Uzm. Dr. Taşkınoğlu, ABD’de yapılan son araştırmalara göre pozitif bir testten 14-21 gün sonra insanların yalnızca %65’inin önceki sağlıklı yaşamlarına dönebildiğini belirtti.

Hastalığın uzun vadeli etkileri ve ortaya çıkabilecek komplikasyonlar hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Tutku Taşkınoğlu, Medikal Akademi Ankara Temsilcisi Hatice PALA KAYA’nın sorularını yanıtladı.

Korona virüs ile ilgili yanlış bilgilere dayalı panik, virüsten çok daha tehlikeli!

‘Long Covid’ kavramını açıklar mısınız? Hastalık ağır ve uzun süreli tahribata yol açabilir mi?

Uzm. Dr. Taşkınoğlu: “Long (Uzun) covid”, COVID-19’dan iyileşmiş, ancak hala enfeksiyonun kalıcı etkilerini gösteren veya COVID-19 semptomları beklenenden çok daha uzun süre devam eden kişilerde hastalığı tanımlamak için kullanılan bir terimdir.
Türkiye’de böyle bir paylaşıma rastlamadım ama özellikle İngiltere ve ABD’de enfekte olmuş doktorlar da dahil olmak üzere birçok kişi, sosyal medyada oluşturdukları hasta grupları aracılığıyla bu tür deneyimlerini paylaşıyor.

Bir kısmı virüsle ilgili deneyimlerini “korkutucu ve uzun” olarak tanımlıyorlar. Üstelik çoğu hastanede yatmayan sadece evde tedavi olan hastalar ve haftalarca süren ve neredeyse iş hayatlarını etkileyen uzun bir semptom listesi veriyorlar. “Long covid”, hafif akut bir hastalıktan sonra ortaya çıkan, birçok sistemi tutan bir hastalık gibi görünüyor.

Henüz üzerinde mutabık kalınan bir tanımlama olmamasına rağmen 2 grupta toplanıyor. İlk grup; akut COVID-19 enfeksiyonunun ilk semptomların başlangıcından itibaren üç hafta sürmesi ve ikinci grup semptomların 12 haftayı aştığı kronik COVID-19.

 

Hastalığın tüm dünyada yaygınlığına bakılırsa, önümüzdeki aylarda “Long covid” olan bir hasta grubu ile karşılaşmayı bekliyoruz ve pandemi sonrası bu hastaların nasıl takip edilmesi gerektiğini gözden geçirmek ve stratejiler belirlemek gerekiyor. Hastalığın kısa ve uzun vadede fiziksel ve duygusal komplikasyonlarını takip etmemiz gerekiyor.

Kronik hastalığı olanlar ‘Long Covid’ açısından riskli grupta mı?

Uzm. Dr. Taşkınoğlu: SARS-CoV-2 PCR testi pozitif olan hastaların yaklaşık %10’u, üç haftadan sonra ve daha küçük bir kısmı aylarca hasta kalmaktadır. Yakın tarihli bir ABD araştırması, pozitif bir testten 14-21 gün sonra insanların yalnızca %65’inin önceki sağlıklı yaşamlarına dönebildiğini gösterdi. (bakınız: >>>)

Bazı kişilerin iyileşmesinin neden uzadığı henüz bilinmiyor. Zayıf antikor cevabı veya antikor cevabı olmaması, kalıcı viremi, nüks veya yeniden enfeksiyon, immün reaksiyonlar gibi faktörlerin tümü katkıda bulunabilir. Diğer koronavirüsler (SARS ve MERS) için de uzun süreli solunum, kas-iskelet sistemi ve nöropsikiyatrik sekeller tanımlanmıştır ve bunların patofizyolojileri arasında paralellikler vardır.

COVID-19 antikor testi toplum bağışıklığının belirlenmesi için çok önemli

Daha önce kronik hastalığı olanlarda daha sık gözlendiğine dair bir veri henüz sunulmamıştır. Hastalığı asemptomatik veya hafif geçirenlerde de olabilir.

‘Long Covid’ enfeksiyonunun belirtileri nelerdir?

Hastalığın uzun vadeli etkilerini ortaya koyan güncel veriler veya bu konuda yayınlanmış ne gibi bilimsel çalışmalar var?

Uzm. Dr. Taşkınoğlu: Semptomları büyük ölçüde değişmektedir. Sözde hafif COVID-19 bile uzun süreli semptomlarla ilişkilendirilebilir, en yaygın olarak öksürük, düşük dereceli ateş ve yorgunluk olabilir. Bildirilen diğer semptomlar arasında nefes darlığı, göğüs ağrısı, baş ağrıları, nörokognitif zorluklar, kas ağrıları ve güçsüzlük, gastrointestinal rahatsızlıklar, metabolik bozukluklar (diyabetin kontrolünün bozulması, tiroid bozuklukları, vb.), tromboemboli ve depresyon gibi durumlar söz konusu olabilir. Deri döküntüleri, ekstremitelerde veziküler, makulopapüler veya ürtikeryal şeklinde olabilir.

COVID-19 geçiren hastalarda iyileştikten sonra ne gibi bulgulara, komplikasyonlara rastlanıyor? Tam bir iyileşme mümkün mü?

Uzm. Dr. Taşkınoğlu: Temelde 3 sistem etkileniyor gibi gözüküyor. Solunum sistemi, kardiak sistem ve nörolojik tutulum olabilir. Solunum fonksiyonlarında bozukluk; öksürük, nefes darlığı olabilir. Kardiak tutulum; COVID-19 hastalarının muhtemelen% 20’sinde klinik olarak kardiyak tutulum vardır. Gizli tutulum daha da yaygın olabilir. Kardiyopulmoner komplikasyonlar arasında miyokardit, perikardit, miyokardiyal enfarktüs, disritmiler ve pulmoner emboli bulunur; akut covid-19’dan birkaç hafta sonra ortaya çıkabilirler.

Önceden kardiyovasküler hastalığı olan hastalarda daha yaygındır ancak daha önce aktif olan genç hastalarda da tanımlanmıştır. Akut COVID-19’da göğüs ağrısı yaygındır; kas-iskelet sistemi ve diğer spesifik olmayan göğüs ağrısı ile ciddi kardiyovasküler durumlardan ayırmak önemlidir. Tromboemboli ve hatta kalp yetmezliği gelişebilir.  Nörolojik tutulumda iskemik inme, nöbetler, ensefalit ve kraniyal nöropatiler olabilir.

Sigara dumanı koronavirüsü hava partikülleri ile taşıyıp, bulaştırabilir!

Yorgunluk ve nefes darlığı ile ortaya çıktığı görülen yaygın spesifik olmayan nörolojik semptomlar arasında baş ağrısı, baş dönmesi ve konfüzyon bulunur. Tüm bu semptomların nasıl takip edilip yönetileceğine dair kanıta dayalı rehberler ortaya çıkana kadar, birinci basamakta semptom izlenmesi önerilmektedir.

Koronavirüse tekrar yakalanma riski var mı?

Covid-19 fiziksel yıpranma yanında nasıl mental sorunlara yol açabiliyor?

Uzm. Dr. Taşkınoğlu: Hastalığın tekrar edip etmeyeceği, kronikleşip kronikleşmeyeceği hala çok belirgin değildir. COVID-19 ve ruh sağlığı ile ilgili yayınların çoğu, anksiyete, stres ve enfekte olmamış bireylerde bozuk rutinler, yalnızlık ve sosyal izolasyon ile ilgili durumlar gibi salgına karşı bireysel tepkileri vurgulamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü bunlarla ilgili kılavuz yayınladı. Long covid denilen dönemde umutsuzluk, artan anksiyete ve uyku güçlüğü gözlenmektedir. Travma sonrası stres bozukluğu, özellikle sağlık çalışanlarında ve bakım sorumluluğu olan diğer kişilerde ortaya çıkabilir.

Koronavirüs geçirenler eski sağlıklı hayatlarına dönebiliyor mu?

Uzm. Dr. Taşkınoğlu: Long covid ve kronik covid-19’un tanımları hala net değildir. Devam eden birçok araştırmanın sonuçları bize yön gösterici olacaktır. COVID-19 tedavisi alanların %10’u akut sonrası hastalık dediğimiz long covid yaşıyorsa ve tüm dünyada vakaların yarısının resmi olarak teşhis edilmediğini varsayarsak, bu Türkiye için yaklaşık 50.000 kişi anlamına gelir.

Enfeksiyonu geçirenlerin takibinde ve diğer hastalıklardan ayırmak için hangi testlerin yapılması gerekir?

Uzm. Dr. Taşkınoğlu: Bu hastaların iyi takibi için kan testleri önerilmektedir. Yorgunluğu, halsizliği olan hastada anemi olup olmadığı dışlanmalıdır. Lenfopeni, şiddetli, akut COVID-19’un bir özelliğidir. C reaktif protein (CRP), beyaz hücre sayısı (enfeksiyon veya inflamatuar yanıt), natriüretik peptidler (örneğin; kalp yetmezliği), ferritin (inflamasyon ve devam eden protrombotik durum), troponin (akut koroner sendrom veya miyokardit) ve D-dimer (tromboembolik hastalık) açısından test edilmelidir.

Havuz ve denizde de Covid-19 bulaşma riski var! Sosyal mesafe en az 4 metre olmalı!

Yapılacak araştırmalar, COVID-19’un takibinde tanı ve izleme testlerinin endikasyonlarını ve yorumlanmasını iyileştirecektir. Aynı zamanda diğer hastalıkların dışlanmasına ve doğru tanı konmasına da yardımcı olacaktır. Yoğun bakıma kabul edilmeyen hastalar için dahi İngiliz Toraks Derneği’nin COVID-19 hastalarının takibine ilişkin kılavuzunda 12 haftada bir akciğer grafisi ve akciğer hasarı olanlar için solunum fonksiyon testleri ile takip önerilmektedir. Gelişebilecek solunum fonksiyon bozukluklarının erken tanısında pulse oksimetri ile izlem de yardımcı olabilir.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla