Yargıtay Kararları’nda “Uzman Görüşü” (HMK. 293. Madde)

Yazan Av. Arb. Ümit Erdem
8 Haziran 2020 |   Kategori: Hukuk / Mevzuat, Üye Yazıları Print

Sayın Dr. Feza Şen ile birlikte, pandemi sürecinde başladığımız “Tıp Hukuku Söyleşileri‘nin altıncısını, 7 Haziran 2020, Pazar günü Instagram üzerinden canlı yayın olarak gerçekleştirdik. Kıymetli hocalarımızın ve meslektaşlarımızın ilgi ile izlediği yayında; HMK. 293 ve CMK. 67/6ncı Maddeleri kapsamında; ‘Özel Bilirkişilik‘ konusunu ele aldık ve soruları yanıtladık. Şu linkten izlenebilir:>

Bilindiği üzere; “Uzman Görüşü”nü düzenleyen 6100 Sayı’lı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 293üncü maddesi şöyledir;

  1. Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak, Uzmanı’ndan Bilimsel Mütalaa alabilirler. Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.
  2. Hâkim, talep halinde veya resen, kendisinden Rapor alınan Uzman Kişi’nin davet edilerek dinlenilmesine karar verebilir. Uzman Kişi’nin çağrıldığı Duruşma’da Hâkim ve Taraflar gerekli soruları sorabilir.
  3. Uzman Kişi, çağrıldığı Duruşma’ya geçerli bir özrü olmadan gelmezse, hazırlamış olduğu Rapor, Mahkeme’ce değerlendirilmeye tabi tutulamaz.

Anılan Yayın’ın Kısıtlı Süresi İçerisinde Sadece Bahsedebildiğimiz; HMK. 293. Madde İle İlgili Bazı Yargıtay Kararları; Aşağıda İlginize, Bilginize ve Değerlendirmenize Sunulmaktadır.

COVID-19 Pandemisi’nde malpraktis iddiaları için; Yargıtay’dan emsal olabilecek karar

HMK. 293 Madde ile İlgili Emsal ve Güncel Yargıtay Karar Özetleri

Bilirkişi Raporu’na davalı vekili esaslı itirazlarda bulunmuş ve bu itirazlarına 6100 sayılı HMK’nın 293. maddesi gereğince alınan Uzman Görüşü’nü dayanak olarak eklemiştir. Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK’nın 293. maddesinde düzenlenen Uzman Görüşü; tarafların uyuşmazlığın aydınlanabilmesi, anlaşılabilmesi ve iddia ve savunmaların ispatı içeren kendisinin belirlediği özel ve teknik Bilirkişi’den bir konuda bilgi alması olarak düzenlenmiş olup, uygulamada Özel Bilirkişi adı da verilmektedir. Taraflar kendi menfaatlerini koruyabilmek ve alınan Bilirkişi Raporu’ndan tatmin olmamaları halinde olayın tam olarak aydınlanmasını sağlamak ve doğru ve adil kararın verilmesi için Uzman Görüşü alıp Mahkeme’ye ibraz edebilecektir. Mahkeme; özellikle özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda, tarafın sunduğu Uzman Görüşü’nün dava konusuyla ilgili olması halinde mutlaka dikkate almak ve değerlendirmek zorundadır.

Bu anlamda alınan Bilirkişi Raporu’na, taraflardan biri, Uzman Görüşü’ne dayanmak suretiyle itiraz etmiş ve bu itirazlar Mahkeme tarafından hiç değerlendirmeye alınmamış ve itirazlar gerekçeli bir şekilde karşılanmamış ise Uzman Görüşü’ne dayanan tarafın 6100 sayılı HMK’nın 27. Anayasa’nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen Adil Yargılanma Hakkı’nın en önemli unsuru olan Hukuki Dinlenme Hakkı’nı ihlal etmiş olabilecektir.

Dosyaya ibraz edilen Uzman Görüşü’nde, Bilirkişi Raporu ile tespit edilen görüşlerin aksine tespit ve görüşler ileri sürülmüş olup, Bilirkişi Raporu ile Uzman Görüşü ciddi şekilde çelişkiler içermektedir. Alınan Bilirkişi Raporu ile Uzman Görüşü arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Dosya’nın yeni bir Bilirkişi Heyeti’ne tevdii edilmesi yerine yetersiz ve esaslı itiraza uğrayan Rapor’a dayanılarak, Uzman Görüşü Karar’da gerekçeli olarak değerlendirilip tartışılmadan karar verilmiş olması doğru olmamıştır. (Bozma)(1)

*-*

Davalı, Bilirkişi Kurulu’nun düzenlediği Rapor’a itiraz etmiş, 6100 sayılı HMK 293. maddesi gereğince aldığı Uzman Görüşü’nü itirazlarına dayanak olarak eklemiştir. … Dosyaya ibraz edilen Uzman Görüşü’nde, Bilirkişi Raporu’nda açıklanan görüşlerin aksine tespit ve görüşler ileri sürülmüş olup, Bilirkişi Raporu ile Uzman Görüşü arasında çelişkiler bulunmaktadır. Mahkeme’ce bozmaya uyulmakla bozma ilâmı lehine olan taraf yararına Kazanılmış Hak İlkesi’nin oluştuğu gözetilmeksizin, bozmaya uygun hesaplama yapmayan Bilirkişi Raporu’nun hükme esas alınması doğru olmadığı gibi alınan Bilirkişi Raporu ile Uzman Görüşü arasındaki çelişkiler ve farklılıklar giderilmeden karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu durumda Mahkeme’ce; hükme esas alınan Bilirkişi Heyeti’nden davalının dosyaya sunduğu Uzman Görüşleri de değerlendirilip, tartışılmak ve davalının itirazları karşılanmak suretiyle bozma ilâmı doğrultusunda … konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek Rapor alınıp, hasıl olacak sonuca uygun karar verilmelidir. (Bozma)(2)

COVID-19 için görevlendirilen hekimler ‘Zorunlu Mesleki Sorumluluk Sigortası’ kapsamına alındı

Dosyaya ibraz edilen Uzman Görüşü’nde Bilirkişi Raporu ile tespit edilen görüşlerin aksine tespit ve görüşler ileri sürülmüş olup, Bilirkişi Raporu ile Uzman Görüşü ciddi şekilde çelişkiler içermektedir. Alınan Bilirkişi asıl ve ek Raporları ile Uzman Görüşü arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Dosya’nın yeni bir Bilirkişi Heyeti’ne tevdii edilmesi yerine esaslı itiraza uğrayan Rapor’a dayanılarak Uzman Görüşü, Karar’da gerekçeli olarak değerlendirilip tartışılmadan karar verilmiş olması doğru olmamıştır. O halde Mahkeme’ce yapılması gereken iş, maddi gerçeğin ortaya çıkması için 6100 sayılı HMK’nın 266 ve devamı maddeleri ile 281/3. maddesi hükümlerine uygun olarak yeniden oluşturulacak konusunda Uzman Bilirkişi Kurulu’ndan, dosya kapsamında mevcut delillere, iddia ve savunmaya göre tarafların ve özellikle davalının önceki Bilirkişi Raporu’na ve Uzman Görüşü’ne dayalı teknik ve ayrıntılı itirazları değerlendirilip karşılanmak suretiyle gerekçeli ve denetime elverişli Rapor alınmasından, alınacak Rapor’un önceki Rapor’la çelişkili olması halinde oluşturulacak yeni bir Bilirkişi Kurulu’ndan Rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle oluşacak kanaate göre hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır. (Bozma)(3)

*-*

HMK’nın 293. maddesi gereğince; tarafların, uyuşmazlığın çözülmesine yardımcı olacak, iddia ve savunmalarının ispatı açısından gerek gördükleri özel ve teknik bilgi içeren Uzman Görüşü sunma hakları bulunup, Mahkeme’ce sunulan Uzman Görüşü’nün dikkate alınması, bu hususun, tarafların iddia ve savunmalarının ispatı açısından görüşlerini destekler bir görüş olduğu dikkate alınarak değerlendirme yapılması, tartışılması gerekmektedir. Bu değerlendirme yapılırken, bu kapsamda sunulan Uzman Görüşleri’nin hepsinin dikkate alınması, bu hususta teknik bir bilgi içeriyorsa alınacak Teknik Rapor’da, bu görüşün teknik Bilirkişiler’ce tartışılmasının sağlanması ve buna göre sonuca ulaştırılması Mahkeme’nin yükümlülüğündedir. Dava konusu olayda; bu görüşlerden birisi Prof. Dr. …’e ait Uzman Görüşü olup, bu görüşte de, … yapıldığı kabul edilmiş, bu ön kabul Mahkeme’ce dikkate alınarak ona göre Teknik Rapor hazırlatılmış ise de, … yapıldığına dair Mahkeme’nin tartışılmış, gerekçelendirilmiş bir kabulü olmaksızın ve diğer hukuki görüşler de hiç irdelenmeksizin bu görüşe göre Teknik Rapor alınarak sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. (Bozma)(4)

*-*

6100 sayılı HMK’nın 293. Maddesinde; “Tarafların, dava konusu olayla ilgili olarak, Uzmanı’ndan Bilimsel Mütalaa alabileceği, sadece bu nedenle ayrıca süre istenemeyeceği, Hakim’in, talep üzerine veya resen, kendisinden Rapor alınan Uzman Kişi’yi davet ederek dinlenilmesine karar verebileceği, Uzman Kişi’nin çağrıldığı duruşmada Hakim’in ve tarafların gerekli soruları sorabileceği, Uzman Kişi’nin çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmemesi halinde hazırlamış olduğu Rapor’un Mahkeme’ce değerlendirmeye tabi tutulmayacağı” hükmü düzenlenmiştir. Buna göre tarafların Bilirkişi dışında Uzmanı’ndan Bilimsel nitelikli Görüş almaları mümkün olup, böylece özel ve teknik konularda tarafların Uzman Görüşü’nden yararlanmaları, iddia ve savunmalarını bu görüşlerle desteklemeleri mümkün olacaktır.

Koronavirüs & Tele-Tıp Uygulamaları ve Sağlık Hukuku Sorunları

Uzman Kişi’nin dinlenilmesi imkanının getirilmesiyle bir yandan uzmanlık gerektiren konuların daha iyi aydınlatılması, diğer yandan çelişkili ya da eksik veya yanlış bilgilerle Yargılama’nın önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu durumda Mahkeme’ce, davalı vekilinin hükme esas alınan Bilirkişi Ek Raporu’na karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak, davalının sunduğu Teknik Rapor ile Bilirkişi Ek Raporu arasındaki çelişkileri giderecek yeni bir Rapor alınıp oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen Teknik Rapor konusunda HMK’nın 293. maddesi hükmü de nazara alınarak bir değerlendirmede bulunulması gerekirken anılan Teknik Rapor’la ilgili olumlu olumsuz hiçbir değerlendirmede bulunulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Bozma)(5)

*-*

Davalı tarafça Bilirkişi Raporu’na itiraz dilekçesi verilmiş ve ekinde Uzman Görüşü’ne dayanılmıştır. Bu durumda, Mahkeme’ce, uyuşmazlık konusu … bakımından davalının Rapor’a itirazlarının karşılanması ve Bilirkişi Raporu ile Uzman Görüşü arasındaki çelişkinin giderilmesi için 6100 sayılı HMK’nın 293. madde hükümleri de nazara alınmak suretiyle inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekir. (Bozma) (6)

*-*

Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 293. maddesinde, tarafların, dava konusu olayla ilgili olarak Uzmanı’ndan Bilimsel Mütalaa alabilecekleri düzenlenmiş olup, Hakim’in bu delili serbestçe değerlendirebileceği kuşkusuzdur. Bu itibarla; Mahkeme’ce alınan Bilirkişi Raporları ile sunulan Uzman Görüşü arasındaki çelişki giderilerek ve gerekirse anılan maddenin 2nci Fıkrası’nda düzenlenen, Hakim’in Rapor alınan Uzman Kişi’yi davet ederek dinleyebileceği imkânı da gözetilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde çelişkiyi giderecek şekilde, gerektiğinde içerisinde …’nin de olduğu yeni bir Uzman Bilirkişi Heyeti’nden Rapor alınarak karar verilmesi gerekir. (Bozma)(7)

*-*

Mahkeme’ce davalı 3. Kişi vekilinin Bilirkişi Raporu’na itirazlarının değerlendirilmesi ve delil olarak bildirilen dosya ve Özel Rapor’daki değerler ile Mahkeme’ce aldırılan Bilirkişi Raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla … alınacak Rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekir. (Bozma)(8)

*-*

Mahkeme’ce, Dosya’ya biri Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve biri de Ticaret ve Borçlar Hukuku Öğretim Üyesi olan iki kişilik Kurul’dan Bilirkişi Raporu alınmak suretiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysaki davacılar alınan Rapor’a itiraz etmiştir; itirazlarını destekler biçimde aldıkları Özel Raporları da dosyaya ibraz etmişlerdir. (Bozma)(9)

*-*

… olduğu Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Raporu ile belirlenmiş olmasına rağmen davalılar vekilinin sunduğu Özel Rapor’da … olmadığı saptanmıştır. Bu durumda Mahkeme’ce, yukarıda belirtilen Raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeden ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Raporu’na itibar edilme nedenleri denetime elverişli bir şekilde gösterilmeden karar verilmesi eksik incelemeye dayalıdır. (Bozma)(10)

*-*

Mahkeme’ce, önceki Bozma İlamı’na uygun olarak, Mahkeme dosyasındaki ve Ceza Dosyası’ndaki Raporlar arasındaki farklılıklar ortaya konulup, çelişkiler giderilerek, … hususlarında davacı tarafça sunulan Özel Rapor da dikkate alınıp … yeni bir Heyet’ten Rapor alınmalıdır. (Bozma)(11)

*-*

Somut uyuşmazlıkta davacılar vekilince, …’den alınan ve … tarihli celse dosyaya ibraz edilen Mütala Mahkeme’ce, Uzman Görüşü olarak değerlendirilmiştir. Davalılar vekili ise söz konusu Mütala’yı inceleyip beyanda bulunmak üzere süre talep etmiştir. Anayasa’nın 36’ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde iddia ve savunma ile Adil Yargılanma Hakkı’na sahiptir.

Adil Yargılanma Hakkı, Hak Arama Özgürlüğü’nün uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir. Somut uyuşmazlıkta; davalılar vekilinin, davacı tarafın ibraz ettiği Mahkeme’nin de Uzman Görüşü olarak nitelendirdiği Uzman Görüşü’ne karşı beyanda bulunması için gerekli ve makul süre verilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu durumda Mahkeme’ce, HMK’nun 293. maddesinde öngörülen usul ve esaslara uyulup, davalılar vekiline Savunma Hakkı tanınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken HMK’nun 293. maddesi hükmü nazara alınmadan ve Savunma Hakkı’nın kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde işlem yapılıp yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Bozma)(12)

Davacının maddi zararı belirlenirken Ceza Mahkemesi dosyasında hükmedilen ve eldeki dosyada hükmedilecek olan vekalet ücreti ile davacı tarafından Özel Bilirkişi’ye ödenen Bilirkişi Ücreti de zarar kapsamına dahil edilmiştir. Vekalet ücretlerine ilgili dosyalarda hükmedildiğinden, Özel Bilirkişi Ücreti’nin ise davacının kendi tercihi ile yaptığı bir masraf olmasından dolayı zarar kapsamına dahil edilmesi mümkün değildir. Bu kalem zararların reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. (Bozma)(13)

*-*

… iddiasının incelenmesi HMK.nun 266. maddesi gereğince çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, Hâkim tarafından Bilirkişi İncelemesi yaptırılmaksızın, Borçlu’nun sunduğu Özel Bilirkişi Raporu ile … iddiası konusunda karar verilemez. O halde Mahkeme’ce, HMK.nun 266. maddesi uyarınca borçlunun … iddiası yönünden Bilirkişi İncelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. (Bozma)(14)

*-*

HMK’nın 293. maddesi hükmü kapsamında tarafların aldığı Uzman Görüşü; Takdiri Delil niteliğindedir. Uzman’ın duruşmada dinlenilip dinlenilmemesi Hakim’in takdir edebileceği bir husustur. (Bozma)(15)

 

(1) Yargıtay (15.) Hukuk Dairesi, 2019/748 E., 2019/3857 K., 09.10.2019 T.
(2) Yargıtay (15.) Hukuk Dairesi, 2017/2121 E., 2018/1651 K., 19.04.2018 T.
(3) Yargıtay (15.) Hukuk Dairesi, 2017/1083 E., 2017/3122 K., 25.09.2017 T.
(4) Yargıtay (15.) Hukuk Dairesi, 2019/2249 E., 2019/5266 K., 19.12.2019 T.
(5) Yargıtay (11.) Hukuk Dairesi, 2016/12010 E., 2018/6678 K., 25.10.2018 T.
(6) Yargıtay (11.) Hukuk Dairesi, 2015/10467 E., 2016/5052 K., 04.05.2016 T.
(7) Yargıtay (11.) Hukuk Dairesi, 2015/2448 E., 2015/9719 K., 01.10.2015 T.
(8) Yargıtay (17.) Hukuk Dairesi, 2014/22849 E., 2017/1443 K., 14.02.2017 T.
(9) Yargıtay (13.) Hukuk Dairesi, 2014/43980 E., 2015/36163 K., 10.01.2015 T.
(10) Yargıtay (17.) Hukuk Dairesi, 2014/3877 E., 2015/2090 K., 17.02.2015 T.
(11) Yargıtay (23.) Hukuk Dairesi, 2015/6244 E., 2016/5137 K., 22.11.2016 T.
(12) Yargıtay (11.) Hukuk Dairesi, 2015/7580 E., 2016/3513 K., 31.03.2016 T.
(13) Yargıtay (4.) Hukuk Dairesi, 2014/2046 E., 2014/17010 K., 11.12.2014 T.
(14) Yargıtay (12.) Hukuk Dairesi, 2015/26629 E., 2016/2164 K., 26.01.2016 T.
(15) Yargıtay (11.) Hukuk Dairesi, 2019/4265 E., 2019/8115 K., 11.12.2019 T.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla