
Bilim insanları, akciğerde inflamasyonu düzenleyen kaspaz-1 enziminin baskılanmasının, yüksek riskli bireylerde akciğer kanserinin gelişimini önleyebildiğini gösterdiler. Science Advances dergisinde yayımlanan çalışmada, kaspaz-1 inhibitörü verilen deneklerde tümör sayısı ve büyüklüğünün belirgin şekilde azaldığı, ayrıca IL-1β blokajı ile kombine tedavi uygulananlarda hiç tümör gelişmediği saptandı. Araştırmacılar, daha önce insanlarda farklı hastalıklar için test edilmiş oral kaspaz-1 inhibitörlerinin akciğer kanserinden korunmada çok etkili yeni bir strateji olabileceğini belirtiyor.
MIT ekibinin yeni araştırması, tümör henüz oluşmadan önce inflamatuvar süreçlere müdahale ederek kanser gelişimini durdurmayı amaçlayan “cancer interception”, kanserin gelişmeden veya ilerlemeden engellenmesi yaklaşımına yeni bir hedef kazandırıyor.
Tedavide Yeni Paradigma: İlaca Dirençli Kanserler İçin Yeni Bir Molekül Keşfedildi
Prof. Dr. Sangeeta Bhatia liderliğindeki MIT araştırmacıları, akciğer kanserinin erken dönemlerinde hangi proteazların aktif olduğunu belirlemek amacıyla özel nanosensörler kullandı. Çalışmada, Kras ve p53 ile ilişkili onkojenik değişiklikleri taşıyan KPS fare modeli kullanıldı ve tümör oluşumu henüz görüntülenebilir hale gelmeden inflamatuvar süreçler incelendi.
Sonuçlar, tedavi edilmeyen ve daha sonra akciğer tümörü geliştiren deneklerde kaspaz-1 aktivitesinin belirgin şekilde arttığını gösterdi. Aktif kaspaz-1 özellikle tümör dokusunda yoğunlaşırken, çevredeki sağlıklı akciğer dokusunda çok daha düşük düzeyde saptandı. IL-1β’yi bloke eden antikor verilen farelerde ise hem tümör gelişimi hem de kaspaz-1 aktivitesi azaldı.
Araştırmacılar sınırlı sayıdaki insan örneğinde de benzer bir sinyal elde etti. Akciğer kanserli hastalardan alınan akciğer sıvısı örneklerinde kaspaz-1 aktivitesinin, benzer sigara öyküsüne sahip sağlıklı donörlere göre daha yüksek olduğu gösterdi.
Kanser Tedavisinde Yeni Dönem: Vücut İçinde CAR-T Hücresi Üretmeyi Başardılar!
Kaspaz-1, proinflamatuvar sitokin interlökin-1 beta’nın (IL-1β) aktif forma dönüşmesinde rol oynayan önemli bir proteaz. IL-1β yolunun akciğer kanseriyle ilişkisi daha önce de dikkat çekmişti.
2017’de yayımlanan CANTOS çalışması, kardiyovasküler olayları azaltmak amacıyla IL-1β’yi hedefleyen canakinumabı değerlendirmiş, ikincil analizlerde bazı katılımcılarda akciğer kanseri insidansı ve mortalitesinin daha düşük olabileceğine ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koymuştu. Bununla birlikte daha sonraki çalışmalar, IL-1β blokajının yerleşmiş akciğer kanserinin tedavisindeki etkinliğinin sınırlı olduğunu gösterdi. Bu nedenle araştırmacılar, inflamasyon baskılanmasının tedaviden çok yüksek riskli kişilerde erken müdahale ve korunma amacıyla daha değerli olabileceği hipotezi üzerinde duruyor.
Araştırmanın en dikkat çekici bölümünde, tümörler gelişmeden önce risk altındaki deneklere kaspaz-1 inhibitörü, IL-1β antikoru veya iki tedavinin kombinasyonu verildi. Kaspaz-1 inhibitörü veya IL-1β antikoru tek başına kullanıldığında tümörlerin tedavi edilmeyen farelere kıyasla daha küçük ve daha az sayıda olduğu görüldü. İki yaklaşım birlikte uygulandığında ise farelerin yüzde 20’sinde akciğer tümörü hiç gelişmedi. Çalışmanın yazarları bu sonuçların, kaspaz-1 ile IL-1β ekseninin erken tümör gelişiminde fonksiyonel bir rol oynadığını desteklediğini belirtiyor.
Tümör ve Mikrobiyom İlişkisi: Yeni Keşif Kanser Tedavisinde Devrim Gibi Bir Değişime Neden Olabilir
Kaspaz-1 inhibitörlerinin klinik açıdan önemli avantajlarından biri oral yolla alınabilmeleri. IL-1β’yi hedefleyen monoklonal antikorların parenteral uygulanması gerekirken, küçük moleküllü kaspaz-1 inhibitörleri ağızdan kullanılabiliyor. Üstelik bu ilaçlardan bazıları daha önce romatoid artrit ve diğer inflamatuvar hastalıklarda klinik çalışmalarda değerlendirilmiş durumda.
Kaspaz-1 inhibitörünün daha önce insanlarda güvenlik çalışmalarından geçmiş olmasının önemli bir avantaj olduğunu söyleyen Prof. Dr. Bhatia, ilacın kanserden korunma amacıyla yeniden konumlandırılabileceğini belirtiyor.
Araştırmacıların sonraki hedefi, bu yaklaşımı yüksek akciğer kanseri riski taşıyan kişilerde klinik olarak değerlendirmek. Gelecekte inflamatuvar biyobelirteçler kullanılarak hangi kişilerin kaspaz-1 veya IL-1β blokajından yarar görebileceğinin belirlenmesi de mümkün olabilir.
Kaynaklar ve Referanslar:
1- Multimodal profiling of pro-inflammatory protease activity identifies caspase-1 as a target for lung cancer interception. Science Advances. 14 Ağustos 2026;12:eadz4263. DOI: 10.1126/sciadv.adz4263.YAZIYI PAYLAŞ
YORUMUNUZ VAR MI?