Akciğer kanserinin 9 önemli belirtisine dikkat! Hayat kurtaran uyarılar!

Kategori: Kanser Print

Dünyada ve ülkemizde hızla yaygınlaşan akciğer kanseri erkeklerde prostat, kadınlarda ise meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türü olarak tanımlanıyor. En önemli nedeninin sigara olarak gösterildiği akciğer kanseri; özellikle nefes darlığı, hırıltı, ani kilo kaybı ya da çeşitli ağrılarla kendini gösterebiliyor. En korkutucu kanser türleri arasında ilk sıralarda yer alan bu kanser, gelişen tıbbi ve teknolojik imkanlar sayesinde başarıyla tedavi edilerek yaşam süresi uzatılabiliyor. Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Serkan Keskin, akciğer kanseri belirtileri ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Akciğerlerdeki kötü huylu hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması akciğer kanserine neden olmaktadır. Akciğer kanserinin en önemli nedeni, sigaradır. Sigara kaynaklı akciğer kanseri riski altında bulunanlar sigara, pipo, puro, nargile ve bu ürünlerin tüketildiği ortamlardan uzak durarak bu riski çok büyük oranda azaltabilir. Genetik faktörler, asbest, radon gazı, hava kirliliği, içme sularında bulunan yüksek düzeydeki arsenik nedeniyle risk altında olan kişiler hayat şartlarını düzelterek bu riski en aza indirebilir.

Akciğer kanseri belirtileri nelerdir? Nedenleri, tanısı ve evreleri

Geçmeyen öksürük akciğer kanseri belirtisi olabilir

Hem erkeklerde hem de kadınlarda en sık ölüm nedeni olan akciğer kanseri sinsi bir şekilde ilerleyerek çoğu zaman hiçbir belirti vermemektedir. Birçok kişi akciğer kanseri olduğunu, başka bir hastalık sebebiyle akciğer röntgeni çektirdiğinde öğrenmektedir.

Akciğer kanseri belirtileri

  1. Sürekli nefes darlığı ve hırıltılı solunum
  2. Geçmeyen ve giderek artan öksürük, kanlı balgam
  3. İştah kaybı ve kilo kaybı
  4. Göğüs, sırt, omuz, kürek kemiği, kol ve bacak ağrısı
  5. Ses kısıklığı
  6. Yutma güçlüğü
  7. Göz kapağında düşme
  8. Tekrarlayan enfeksiyonlar
  9. Parmaklarda çomaklaşma

Akciğer taramasını ihmal etmeyin

Akciğer kanserinin sinsi bir şekilde ilerleyerek ileri evrelerde ortaya çıkması, hastalığın erken evrede tanı almasının önemini ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle yapılan araştırmalar başta sigara kullananlar olmak üzere akciğer kanseri riski altında olanların 50 yaş ve üzerinde mutlaka tarama yaptırmasının gerekliliğine işaret etmektedir. Bu taramalar sonucu erken evrede tanısı konulabilen akciğer kanseri, uygulanan tedavilerle tamamen ortadan kaldırılabilmektedir.

Hastaya özel tanı ve tedavi uygulanıyor

Yapılan araştırmalar akciğer kanserinin de diğer kanser türlerinde olduğu gibi tek bir çeşit hastalık olmadığı ve farklı türlerinin bulunduğunu ortaya çıkardı. Bu nedenle akciğer kanseri tanısı konulan hastalara tedaviye başlamadan önce genetik doku analizi yapılmaktadır. Hastaya analiz sonucuna göre akciğer kanser türü teşhisi konularak ya kemoterapi ya da akıllı ilaçlar veya immünoterapi ile devam edilmesine karar verilmektedir.

Akciğer kanseri tanı ve tedavi planlarında neler değişti?

Akciğer kanseri tedavisinde yaygın olarak kullanılan kemoterapi büyük oranda olumlu yanıt vermektedir. Bu oranın daha yukarı çekilmesi için çalışmalar yapılmaktadır. Bunlardan biri olan immünoterapi, insan vücudundaki kanser ile savaşan hücrelerin oranını kat kat artırarak vücudun kanser ile savaşma kapasitesini güçlendirmek amaçlanmaktadır. Sağlıklı bir insanın vücudu sürekli olarak kanser hücreleri ile savaş halindedir. Ancak kanser ortaya çıktığı zaman kişinin vücudu bu savaşta yetersiz kalmaktadır. İmmünoterapi bu zayıflığı düzenleyerek etkili bir tedavi sağlamaktadır.

Yaş ilerler risk artar

Akciğerlerin her ikisinin ya da birinin dokusunda, anormal hücrelerin kontrolsüz büyümeleri ve çoğalması ile gelişen kötü huylu tümörler, akciğer kanseri tablosunu ortaya çıkarmaktadır.  Akciğer kanserinde yaş önemli bir faktördür. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artmaktadır. Akciğer kanseri, 45 yaş altında nadiren ortaya çıkabilirken, genellikle 50-70 yaşlarında tanı konulmaktadır. Akciğer kanserinin kadınlarda görülme sıklığı artmaktadır.

Kemoterapi nedir? Nasıl uygulanır, yan etkileri nelerdir?

Sigarayı bırakın riskinizi %50 azaltın

Önlenebilir bir hastalık olan akciğer kanserinden korunmak için öncelikle içiliyorsa sigara bırakılmalıdır. Sigarayı bırakmakla risk azalmaya başlar ve yaklaşık olarak 10 yıl sonra akciğer kanseri oluşma riski yaklaşık olarak yüzde 50 azalmış olur. Sigara içmemek ve sigara içilen ortamlardan uzak durmak akciğer kanserini önlemenin en basit yoludur. Akciğer kanseri vakalarının yüzde 85’inden sigaradan kaynaklanmaktadır. Günde tüketilen 1 paket sigara, akciğer kanseri riskini 20 kat daha artırmaktadır.

Doğru beslenme tedavi için önemli

Akciğer kanseri konusunda yapılan birçok çalışma, günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze tüketen kişilerde akciğer kanseri riskinin daha düşük olduğu göstermektedir. Akciğer kanseri riskini azaltan önlemler kadar kanser riskini artırabilen unsurlar da söz konusudur. Örneğin sigara içen kişilerin “A vitamini ve beta karoten” yönünden zengin gıdalar tüketmesinin riski artırdığı bilinmektedir.

Erken evrede başarı ile tedavi ediliyor

Akciğer kanserinin belirtileri ile karşılaşıldığında mutlaka doktora başvurulmalıdır. Ayrıntılı muayene, aile öyküsünün alınması ve uygun tetkiklerle tanı konulabilmektedir. Akciğer kanseri erken evrelerde tespit edildiğinde başarıyla tedavi edilebilmektedir. Akciğer kanserinde tedavi şekli; kanserin tipi, tümörün büyüklüğü, yerleşimi, yaygınlığı ve hastanın genel durumuna göre belirlenmektedir. Günümüzde modern tedavi yöntemleri sayesinde hastaların yaşam kalitesi ve süresi artmış durumdadır.

Akciğer kanseri tedavisi: Ameliyat, kemoterapi ve radyoterapi

İmmünoterapi ileri evre akciğer kanserini ortadan kaldırıyor

Bugüne kadar ileri evre akciğer kanserinde hastalığın uzun süreli kontrolü neredeyse mümkün değildi. Ancak immünoterapi ile artık hastalığın uzun süreli kontrolü mümkün olabilmektedir. Hatta kimi hastalar ileri evrelerde bile olsa hastalığın tamamen yok olma ihtimali olmaktadır. İmmünoterapi 2 veya 3 haftada bir serum ile uygulanmaktadır. Alanında uzman hekimler ve uzman merkezler tarafından yapılması gereken immünoterapi ülkemizde başarılı bir şekilde uygulanarak yaşam kalitelerini artırmaktadır.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla