Bariatrik cerrahi (obezite ameliyatı) nedir, kimlere uygulanır?

Yazan Dr. Deniz Türkoğlu
27 Mayıs 2015   |    24 Haziran 2019   |   Kategori: Tedavi Rehberleri, Tıp Ders Notları, Üye Yazıları Print

cerrahi-ameliyat-operasyonBariatrik cerrahi (obezite ameliyatı) günümüzde giderek yaygınlaşan yöntemlerden birisidir ve uzun vadede bariatrik ameliyatın sonuçları genelde konvansiyonel yöntemlerle alınanlardan önemli derecede daha iyidir. Ayrıca, bariatrik ameliyatın en önemli faydaları arasında obezite ile ilişik hastalıklarda azalma ve yaşam kalitesinde algılanabilir düzeyde yükselme sayılabilir. Bu yazıda başta, ameliyat seçenekleri ve ameliyat verisi, bariatrik ameliyatın etkileri, komplikasyonlar, ameliyat kriterleri olmak üzere kontrendikasyonlar, ameliyata hazırlık, bariatrik ameliyat sonrası yönetim, ameliyattan sonra takip ve temel sağlık bakımında takip gibi konularla ilgili bir kaç kaynaktan derlediğim dosyayı dikkatinize sunmak istiyorum.

Gastrik bypass kilo kaybı için en yaygın uygulanan operasyondur. Vücut kitle endeksi (BMI) 40 kg/m2’den büyük olan hastalar ve obezite ile ilgili hastalıkları olanlar için ameliyat tedavide bir seçenek olarak düşünülebilir. Ameliyat ayrıca, obezite birden fazla ilişikli hastalık ile bağlantılı ise ya da sadece şiddetli diyabet varsa BMI 35-40 kg/m2arasında olan hastalar için de düşünülmelidir.

Mide küçültme ameliyatı nasıl yapılır? Avantajları ve riskleri nelerdir?

Ameliyat seçenekleri: Gastrik bypass

Gastrik bypass bariatrik ameliyat prosedürü içinde eğer başka bir prosedürü seçmek için nedenler yoksa ilk seçenektir. Nerdeyse bütün mide, duodenum ve proksimal ince bağırsağın yaklaşık 1m bypass edilir. Yiyecek midenin üst tarafından, ince bağırsağın komünal kısmında safra ve pankreatik sularla karıştığı ince bağırsağa doğru ilerler.

Obezite nedir? Kimlere morbid obez denebilir? Tedavisi mümkün mü?

Gastrik bypass bir laparoskopik prosedür olarak sürdürülür ve ameliyat deneyimli bir cerrah için yaklaşık 1.5 saat sürer. Normal endoskopik prosedürler ya da akse karşılaştırma çalışmaları ya da mide, duodenum ya da safra veya pankreas yolunu görüntüleme ameliyattan sonra yapılamaz. Gastrik bypass ameliyatı geri döndürülemez ve üst sindirim sisteminin normal anatomisini yeniden yapılandırmak mümkün değildir.

Gastrik bantlama nedir?

Şişirilebilir sıvı içeren bir silikon bant (yaklaşık bir parmak genişliğinde) midenin üst kısmının etrafına yerleştirilir. Bantın, abdominal boşluk duvarına eklenmiş bir enjeksiyon kanalına (rezervuar) birleştiği bir bağlantı tüpü vardır. Bantın sıkılığı rezervuardaki sıvının azaltıp artırılmasıyla ayarlanabilir. Mideyi de içine alan diğer cerrahi seçeneklere göre uzun vadede elde edilen kilo kaybı oldukça düşüktür.

Tüp mide ameliyatı nedir, nasıl yapılır?

Prosedür laparoskopik olarak gerçekleşir ve midenin geniş bölümü alınır. Açık durumdaki dikey kenarlar boru şeklindeki tüp bırakılarak birleştirilir. Yiyecek normal olarak midenin içinden duodenuma doğru ilerler. Kalan gastrik tüpün 100–200 ml arasında bir hacmi vardır yani sadece tüketilebilen gıdanın miktarı ameliyattan etkilenecektir. Uzun vadeli sonuçlar henüz belli değildir. Birkaç yıl boyunca yapılan takipler sırasında kilo kaybı sonuçları nerdeyse gastrik bypass ameliyatı sonuçları kadar başarılı olmuştur.

Diğer cerrahi seçenekler

Gastroplasti mideye dikey olarak yerleştirilen cerrahi zımbalarla ufak bir çıkışla boşalan küçük eğrilik boyunca ufak bir torba yaratılarak gerçekleşir, Ameliyat bugün nadiren yapılmaktadır. Ameliyat verisi: Hastalar deneyimli cerrahların bulunduğu yüksek volümlü merkezlere sevk edilmelidir. Hasta sayısı ileriki yıllarda artmaya devam edecek görünüyor.  Komplikasyon oluşmadığı durumlarda hasta ameliyattan 3-4 gün sonra taburcu edilir. Muhtemel komplikasyonların tedavisi kadar ameliyat öncesi ve sonrası uzman kliniklere yapılan viziteler, çeşitli incelemeler de ameliyat maliyetine eklenir.

Bariatrik ameliyatın etkileri

Bir kişi için ameliyat olmadan eşit miktarda kilo kaybı mümkün olsa da uzun vadede kilo kaybı düşünüldüğünde bariatrik ameliyat konvansiyonel yöntemlerden önemli derecede daha etkilidir. Ameliyatla elde edilen kilo kaybı ölüm oranını az miktarda azaltır.

En büyük faydaları arasında obezite ilişikli hastalıkların azalması ve fark edilecek biçimde yaşam kalitesinin artması sayılabilir. Diyabeti olan hastaların büyük çoğunluğunda kilo kaybının kan şekeri değerleri üzerinde normalize edici bir etkisi olur ve ameliyat edilmiş hastaların, aynı kilodaki kontrol grubuyla karşılaştırıldığında yalnızca küçük bir bölümünde yeni diyabet vakası teşhis edilir. Bariatrik ameliyat sonrasındaki kilo kaybı vakaların %50’sinde lipid değerlerin normalize olması, uyku apnesi kürü, antihipertansif maddelere ve astım ilaçlarına ihtiyaçta azalma ve ruh halinde düzelmeyle sonuçlanır.
Doğurganlık genç kadınlarda artabilir.

Bariatrik ameliyatı komplikasyonlar

Ameliyat sırasında ölüm oranı %0.5’in altındadır ama oran şiddetli obez ve yaşlı hastalarda daha yüksektir. Karın boşluğunu etkileyen her türlü cerrahi işlem sonrasında fazla kilolu hastalarda, normal kilolu hastalara göre alt ekstremite venöz tromboz ve ardından akciğer embolisinin yanı sıra yara ve akciğer enfeksiyonu ihtimali daha yüksektir. %3 oranında dikiş yerlerinde kanama veya sızıntı sebebiyle ameliyatın hemen tekrarı gerekebilir.

Bununla beraber hastaların büyük bölümü ameliyat sonrası periyot sırasında kanamanın kontrol altına alınması için endoskopik yapıştırma ya da dikişe ihtiyaç duyabilir. İyileşmede gecikmeye sebep olan çeşitli anlık cerrahi komplikasyonlar hastaların yaklaşık %10-20’sinde görülür. Hastaların yaklaşık %10-20’si daha sonraki aşamalarda cerrahi müdahaleye gerek duyabilir (örneğin dikiş hattı stenoz dilitasyonu ya da kanal alanında fıtık tedavisi). Son olarak hastaların yaklaşık %10’unda sonuçlar komplikasyon ya da yetersiz kilo kaybı sebebiyle tatmin edici değildir.

Bariatrik ameliyatı için kriterler

Obezite süresi 5 yıldan fazla olmalıdır. Hasta yaşı 20 ile 60 (65’e kadar) arasında olmalı. Bariatrik ameliyata ilişkin genelde bu yaş grubuyla ilgili konular incelenir. Üst yaş limiti esnektir ve hastanın genel sağlık durumuna bağlıdır. BMI 40 kg/m2 üstünde, obezite özellikle diyabet, CPAP terapisi gerektiren uyku apnesi, ilaçla tedavi edilen hipertansiyon ya da şiddetli lower limb osteoartrit gibi ilgili hastalıklarla bağlantılı ise.

Obezite sadece şiddetli diyabet ya da birden fazla ilgili hastalık ile bağlantılı ise ameliyat ayrıca BMI 35–40 kg/m2arasındaki hastalar için de düşünülebilir. Ameliyat öncesinde profesyonel, konvansiyonel obezite tedavileri uygulanmalıdır (genellikle bir kilo yönetimi grubunda en az 10 seans) ve bu yöntemlerin etkili olmadığından emin olunmalıdır. Hasta ayrıca ameliyatın gerektirdiği yeme alışkanlıklarını değiştirebilmeli ve mental olarak yeni, değişmiş imajına adapte olabilmelidir.

Bariatrik ameliyatı için genel uygunluk

  • Kontrendikasyonlar
  • Şiddetli yeme bozukluğu
  • Obezitenin aşırı alkol alımıyla devamı.
  • Ciddi sistemik hastalıklar (örneğin karaciğer sirozu, renal bozukluk, kanama ya da enfeksiyon riskini artıran hastalıklar ve ciddi kalp hastalıkları)
  • Üst sindirim borusunu etkileyen hastalıklar
  • İstikrarsız psikiyatrik durum
  • Antienflamatuar ilaçların düzenli kullanımına ihtiyaç duyma
  • Sıkı bir tedavi ile geçici olarak da olsa hasta kilo kaybedemiyorsa.

Bariatrik ameliyatı için hazırlık

Bir hastanın bir kilo kaybı prosedürüne uygunluğu genellikle bir bariatrik doktor ya da özel bir bariatri takımı tarafından değerlendirilmelidir. Eğer hasta ameliyat kriterlerini karşılıyorsa ve kontrendikasyonlar yoksa, üst sindirim borusunun durumunu incelemek için gastrokopi yapılır. Bazı durumlarda karaciğerin büyüklüğünü anlamak için ultrason incelemesi yapılır. Eğer helikobakteri pilori enfeksiyonu gözlenmişse eradikasyon terapisi uygulanmalıdır. Terapinin başarısı kontrol edilmelidir.

Ameliyat öncesi kilo kaybı karaciğerin yağ oranını ve büyüklüğünü azaltır. Çok düşük kalorili diyetler (VLCD) genelde ameliyat öncesi kilo kaybı için uygulanır. En uygun cerrahi seçeneğin hangisi olduğu genelde tedavi eden doktor ile operatör arasında karar verilir.

Bariatrik ameliyatı sonrası yönetim

Ameliyat sonrası anastomotik sızıntı olmadığı bir kontrast çalışma ile teyit edilirse hasta berrak sıvılar alabilir. Eğer komplikasyon oluşmazsa ameliyattan üç dört gün sonrasında hasta taburcu edilebilir. Hali hazırda devam eden terapilerin (antidiyabetik ilaçlar, antihipertansif ilaçlar, diyüretikler) değişmesi gerekir. En büyük ve en hızlı değişiklik antidiyabetik yönetim ile ilgilidir, özellikle ameliyattan sonraki azalan insülin ihtiyacından dolayı. İlk iki hafta içinde hasta, yarı sıvı bir diyet uygular (örneğin: meyve suyu, çorba, meyve püresi, püre çorba püresi, yoğurt).

Yeterli sıvı alımı sağlanmalıdır (2 000 ml/gün). İki haftanın ardından hasta yarı katı ve yumuşak yiyecekler yemeye başlayabilir (örneğin: lapa, muz, fırında balık, kıyma), ameliyatın üzerinden 4 hafta geçtikten sonra ise dengeli, sağlıklı bir diyete geçilmelidir. Hastadan her zaman iyi çiğnemesi ve yavaş yemesi istenmelidir. Yemesi zor yiyecekler arasında taze ekmek ve hamur işleri, makarna, ızgara tavuk, ton balığı, haşlanmış yumurta, tahıllar, sebzeler ve meyve kabuğu yer alır.

Bunlar ilk aşamada kesinlikle tüketilmemeli, diyete geçtikten sonra ise iyi çiğnenmelidirler. Ameliyat sonrasında yeterli protein alınmalıdır; tavsiye edilen minimum günlük miktar 60–120 g’dir. Ameliyat sonrasında uygulanan diyette yeterli vitamin ve koruyucu besinler absorbe edilemeyecektir. Ayrıca gastrik baypas, kalsiyum ve demirin yanı sıra D ve B12 vitaminlerinin absorpsiyonunu etkileyecektir.

Ameliyattan sonra kalsiyum ve D vitamini içeren karışımlar kadar multivitaminler de almalıdır. Bu karışımlar için ihtiyaç yaşam boyudur.Eğer B12 vitamini yetmezliği görülmüşse tabletlerle (gün 1 mg) ya da intramüsküler enjeksiyonlarla (her 3–4 ayda bir 1 mg). Eğer bariatrik ameliyat geçirmiş hasta kusuyorsa tiyamin (B1 vitamini) yemezliği olasılığı düşünülmeli ve eğer varsa intravenöz takviye verilmelidir (gün50-100 mg).

Bariatrik ameliyatından sonra takip

Operatör doktor genelde hastayı ameliyattan bir ay sonra ayakta tedavi veren bir klinikte ameliyat sonuçlarını değerlendirmek için görür. Bunu daha sonra bariatrik doktorunun 12 ila 24 ay arasında yapacağı kontroller takip eder. Kilo kaybı, sıvı dengesi ve vitamin takviye terapisinin yeterliliği bu kontroller sırasında değerlendirilir. Hasta kilo kaybetmeye devam ettikçe alt abdomeninde, kasık ve üst kollarda sarkma ve deride katlanma gerçekleşir ve bunların yok edilmesi için mümkün olan plastik cerrahi ameliyattan 12-24 ay sonra değerlendirilmelidir.

Bariatrik ameliyatı: Temel sağlık bakımında takip

Ameliyattan 12 ila 24 ay sonra takip aşağıdaki değerlendirmelerin yıllık olarak yapılacağı temel sağlık bakımına devredilebilir:

  • kilo gelişimi ve ilgili ek hastalıkların üstesinden gelmek için ilaca ihtiyaç
    kan tablosu
  • plazma elektrolitler
  • serum B12 vitamini konsantrasyonu
  • serum D vitamini konsantrasyonu
  • alyuvar folat konsantrasyonu
  • glisemik kontrol (plazma glükoz, HbA1ceğer belirtilmişse)
  • eğer ameliyat öncesi anormallikler varsa, lipid profil
  • eğer gerekli görülürse karaciğer fonksiyonları testi ve serum kreatinin
  • kilo azalımının önemli ölçüde olduğu durumlarda prealbumin (albumin).

Özellikle gastrik bypass ameliyatından sonra eğer hasta çok kilo kaybettiyse ya da ameliyattan sonra serum D vitamini konsantrasyonu azalmışsa, kemik yoğunluğu ayrıca ölçülmelidir. Abdominal ağrı ile yiyeceğin geçişi ile ilgili problemler daima karın bölgesine işaret eder ve burası da ameliyatın gerçekleştiği kısımdır. Demir eksikliği anemisinin artması besinsel demirin yetersiz alımından olabilir ama bu ayrıca anastomoz kaçağın sebebi olabilir ve üst sindirim borusunda endoskopik inceleme öngörülür.Kaynak:KDTRehberi

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla