TEİS’ten sert eleştiri: Eczacılar ‘Af değil, insaf bekliyor’

15 Kasım 2016 |   Kategori: Eczacılık, Sağlık Gündemi Print

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası-teisTüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) gündemde olan eczacılarla ilgili tartışmalarla ilgili bir basın açıklaması yayınlayarak Türkiye genelinde eczacıların yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekerken ‘Eczacılara Af’ tartışmasını da sert bir dil ile eleştirdi. TEİS’in konu ile ilgili yayımladığı bildirin tam metnini okurlarımızın dikkatine sunuyoruz: Ülkemizde son 11 yıldır yaşanan sağlıkta dönüşüm projesi sonucu, vatandaşlarımızın %99’u sosyal güvence kapsamına alınmış olup, bu değişim sürecinde eczacılar yaşadıkları mağduriyetleri giderecek hak ettikleri düzenlemelere bir türlü kavuşamamakta, üstelik; yapılan az sayıdaki düzenlemeyle de adeta suçlu durumuna düşürülmeye çalışılmaktadır. Eczacılar olarak işlemediğimiz bir suçtan dolayı “af” değil, hayata geçirilen uygulamalarda oluşan kayıplarımızı telafi edecek “insaf”lı düzenlemeler talep etmekteyiz.

Sanılanın ve yapılan açıklamaların aksine; eczanelerimizdeki satışlarımızın tamamı fatura ve fiş kesilerek yapılmakta, bu satışların da %90’lık bölümü SGK’ya yapıldığı için reçete karşılığı olmaktadır. Her ilacın da İlaç Takip Sistemi kaydı olduğundan dolayı eczanelerimizde kayıt dışılık istesek de istemesek de mümkün olmamaktadır.          Eczanelerimizde olmadığı halde sisteme göre eczanelerimizde görünen ilaç sorunu ; gerek İlaç Takip Sistemi’nden, gerek Telekom altyapısından, gerekse eczanelerimizdeki paket program veya Medula Sisteminden kaynaklanan sorunlar yüzünden sistemden düşülemeyen kayıtlardan oluşan bir sorundur.

Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen yüzde iki buçukluk kayıt hatası eczacıların başarısıdır

Yetkililerin de çok iyi bildiği üzere bu hatalı kayıtlar; sistemin hayata geçmesinden bu yana yıllar boyunca birikmiş kayıtlar olup, yılların birikiminin bir günde çıkması sonucu oluşan astronomik rakamları çok büyük bir yolsuzluk imasıyla lanse etmek, yılda yaklaşık eczanelerimizde 2 milyar kutu ilaç satılırken, yıllar içinde biriken 49 milyon kutuyu , yani bir yıllık ilaç satışının %2,5’uğunu bu şekilde değerlendirmek insaf sınırları dışındadır.

Stok affının ardından 49 milyon kutu reçetesiz ilaç satışı saptandı

Söz konusu 49 milyon kutu ilaç, reçeteli olarak, fiş ve faturası kesilerek seneler içinde verilen ilaçlardır. Ama gerek İTS’den gerekse kullandığımız eczane programlarının teknik yetersizliğinden dolayı sistemde kalan karekodlardır.

İTS; tüm eczacılarca azami özen gösterilerek uygulanmaktadır.

İlaç sahteciliğini ve ilaç kaçakçılığını önleyip, akılcı ilaç kullanımı açısından önemli veriler elde etmek amacıyla kurulan İTS’nin; amacını aşarak, sadece eczaneye ağır yaptırımlar ve sorumluluklar yükleyen bir sisteme dönüşmesini hedeflemenin, sektörün hiçbir paydaşına ve kamuya bir faydası bulunmamaktadır. İlacın tüm aşamalarının kayıt altına alındığı İlaç Takip Sistemi, tüm eczanelerde gerek reçeteli satışlarda gerekse ücretli satışlarda azami özen gösterilerek uygulanmaktadır. Hiçbir eczanede satılan ilacın kasıtlı olarak eczane programına okutulmadan “kayıt dışı” diye tabir edilecek şekilde satışı yapılmamaktadır. Dolayısıyla yetkililerce yapılan “elden satıp da sistemden düşürmediğiniz ilaçları bildirin” şeklinde yapılan açıklamayla yaratılmaya çalışılan “kayıt dışı satış” algısını eczacılar olarak asla kabul etmiyoruz.

İlaç takip sistemi maliyeyle ilişkili bir sistem değildir

İlaç Takip Sistemi; ülke genelinde üretilen ve satışı yapılan ilaçların anlık durumunu ve geçmiş kayıtlarını mercek altına alan bir sistemdir. Bu sistemi mali bir süreç gibi değerlendirip, İTS’ye bildiriminde sorun yaşanmış bir satışı “mali bir kaçak” olarak değerlendirmek; hem İTS’nin işleyişini hem de eczanelerdeki süreci bilmeden yapılmış talihsiz bir açıklamadır. Her ne kadar alış-satış işlemleri; eczane yazılımlarında gerekli kayıtları yapılarak ve fiş/fatura düzenlenerek yapılıyor olsa bile İTS bildirim işlemlerinde yukarıda da belirtildiği gibi anlık veya dönemlik kesintiler, aksaklıklar yaşanabilmektedir. İTS bildirimlerinde yaşanabilen olası sorunların, eczacının vergi yükümlülüklerini aksatması şeklinde yorumlanması kesinlikle kabul edilemez bir değerlendirmedir. Bu ülkede en iyi kontrol edilen ürün “İLAÇ”tır. Bu ülkenin en düzgün vergi veren meslek kollarından biri de “ECZACILIK”tır.

6736 sayılı bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin kanun’la gelen “stok affı”nın its ile ilgisi yoktur.

İlgili yasa ile tüm sektörlere kayıtlarında yer almadığı halde işletmelerde olmayan emtiaların gerekli işlemler yapılarak stoktan düşülmesi hakkı tanınmıştır. Bu mali işlem ile İlaç Takip Sistemi’nde eczanelerin üstüne kayıtlı kalmış ürünlerin herhangi bir ilişkisi yoktur. Eczacıların fiziki olarak rafında bulunmayan fakat İTS’de eczanelerin üstüne kayıtlı gözüken ilaçlar; bu satışlara ait fiş/fatura düzenlenmemesinden kaynaklı olmayıp, İTS sunucularındaki kesintiler, bölgesel internet hizmetindeki aksamalar gibi teknik sebeplerle Bakanlığa bildiriminin yapılamaması durumlarından kaynaklanmaktadır. İlaç Takip Sistemi; ilacın online takibini yapan bir sistem olup, herhangi bir mali süreçle alakalı değildir.

Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede mevcut olmayan emtiaların stoktan düşülmesi tüm sektörlere tanınan bir haktır

6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun ile birlikte sadece eczacılara değil tüm sektörlere kayıtlarında yer almadığı halde işletmede mevcut olmayan emtiaların stoktan düşülmesi hakkı verilmiştir. İlgili yasa ile sadece eczacıların stoklarındaki ürünlerin affedilmesi gibi bir durum söz konusu olmamasına rağmen sadece eczanelerin stok kayıtlarında hata varmış ve devlet olarak bunlar affedilmiş gibi bir algı oluşturmak eczacının ve eczanenin hedef gösterilmesinden başka bir şey değildir.

Yetkilileri; eczacıların ve halkın ihtiyaçlarına uygun düzenlemeler yapmaya davet ediyoruz.

Türkiye’deki ilaç satışlarının çok büyük bir kısmı Sosyal Güvenlik kapsamındaki hastalara reçeteler aracılığıyla ulaştırılmaktadır. Eczacılar; hastaların bilinçsizce ilaç kullanmasına karşı olup, ilaçların hekim reçetesiyle ve eczacı kontrolünde verilmesi tüm meslektaşlarımızın da ortak hedefidir.

Ancak; gece çocuğunun antibiyotik şurubunu kırıp yenisini almak isteyen anneye, çocuğunun epilepsi ilacını yazdırmayı unutan babaya, diş hekiminin telefonla kanal tedavisi öncesinde “şu antibiyotiği kullan” dediği hastaya ya da eczanemize soluk soluğa gelip daha parasını ödemeden kutusunu yırtıp nefes açıcı ilacını alan hastalara “reçetesiz bu ilacı veremiyoruz, öncelikle hekiminize tekrar gidin” demek ne meslek yeminimize ne de günlük hayatın akışına uygun değildir.

Yetkililer tarafından eczane pratiğine uygun, hasta sağılığını önceleyen düzenlemeler yapılmasını, eczacılara mağduriyet yaşatılmamasını, yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesini  ve bunun için de tüm dünyada olduğu gibi eczacıların görüşlerini almalarını istiyoruz.

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla