Fetal ekokardiyografi kimlere yapılmalı?

21 Şubat 2011   |    4 Mart 2019   |   Kategori: Jinekoloji Print

Anne karnında kalp hastalıkları 22. haftadan sonra saptanabilir

Fetusta kalp gelişiminin gebeliğin 19. gününde başladığını ve bu süreçte bazı kardiyak sorunlar oluşabileceğini söyleyen Memorial Ataşehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Azmi Özler, “Günümüzde anne karnında ki fetusun kalbi hakkında yeterli bilgi edinmek mümkün. Gebeliğin 22. haftasından itibaren kardiyak sorunlarla ilgili kesin tanı konulabiliyor. Riskli gebeliklerde fetal eko yapılması sorunun erken teşhis ve tedavisi için hayati derecede önemlidir” dedi.

Bebeklerde kalp rahatsızlığı
Gebeliğin 16. haftasından itibaren “fetal ekokardiyografi” ile riskli olgulara teşhis konabildiğini dile getiren Doç. Dr. Özler, şu bilgileri verdi: “Özellikle 22. haftadan itibaren kalp hastalıkları konusunda, doğrudan ve dolaylı olarak (örneğin ense kalınlığına bakarak) bilgi alınabilir. Fetusta kalp rahatsızlığı fetal eko (ultrasonografi) yardımıyla saptanabilmektedir. Yapılan fetal eko tetkikiyle her türlü kalp hastalığı saptanabilir. Karıncıklar arası delik (VSD), kalp kapak darlıkları, kulakçıklar arasında geniş delik (ASD), kalpten çıkan ana damarların yer değiştirmesi (TGA), birçok kalp bozukluğunu içeren(TOF) gibi, birçok kalp hastalığının tanısı konulabilir. Yapılan çeşitli çalışmalar, fetal eko tetkikinin anne ve bebeğe zararlı bir etkisi saptanmamıştır.”

Kimlere ekokardiyografi yapılmalı?
Fetal ekokardiyografi tüm gebelere yapılmasının uygun olduğunu ancak bunun pratik olarak pek mümkün olmadığını belirten Doç. Dr. Özler, “Kendisinde veya ailesinde kalp rahatsızlığı bulunanlar, şeker hastalığı ya da lupus hastalığı olanlar, viral enfeksiyonlar (kızamıkçık gibi) geçirenler, aşırı alkol kullananlar, radyasyona maruz kalmış anne adaylarına kesinlikle fetal ekokardiyografi yapılması gerekmektedir. Anne karnındaki bebekte fetal ekokardiyografi tetkiki ile saptanan kulakçıklar arasındaki delik (PFO) ve aort ile akciğerlere kan götüren damar arasındaki açık olan damar (Ductus Arteriozus) normal oluşumlar olup, bunların varlığı ile kalp anne karnında normal işlevini yapabilmektedir. Bu iki oluşum bebek doğduktan bir müddet sonra değişik mekanizmalarla kapanarak işlevlerini tamamlarlar” diye konuştu.

Ekokardiyografi nedir? Neden ve nasıl yapılır? EKO testi ne işe yarar?

Doğum öncesi ve sonrası müdahale yapılabilir
Doç. Dr. Özler, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anne karnında açık olan kulakçıklar arasındaki delik (pfo) ve aort damarı ile akciğer damarı (pulmoner arter) arasındaki damar(ductus arterıozus) gibi oluşumlar, doğumdan sonra farklı mekanizmalarla belirli sürelerde kapanırlar. Kapanmadığı durumlarda, seçilmiş olgularda, kardiyologlar tarafından çeşitli aygıtlar kullanılarak ameliyatsız yöntemle, olmazsa cerrahi olarak kapatılma işlemi gerçekleştirilir. Bu iki oluşum dışında kalpte saptanan bütün bozukluklar patolojik olarak değerlendirilmelidir. Bu dönemdeki hastalıkların daha çok genetik geçiş ve dış etkenlerden kaynaklanan kalp hastalıkları olduğunu görmekteyiz. Bu sorunlar genetik geçişli olabileceği gibi, anneye bağlı şeker ve lupus hastalığına, aşırı alkol ve sigara kullanımına, annenin kullandığı bazı ilaçlara, gebelik döneminde korunmasız röntgen ışınlarına maruz kalınmasına, annenin geçirdiği bazı enfeksiyonlara (özellikle kızamıkçık gibi viral enfeksiyonlar) bağlı olabilir.”

Bazı kalp hastalıkları anne karnında tedavi edilebilir
Fetusta saptanan bazı kalp bozukluklarının anne karnında yapılacak girişimlerle tedavi edilebileceğini dile getiren Doç. Dr. Özler, “Bazı kalp problemler içinse doğumdan sonra düzeltilmek amacıyla önlem alınabilinir. Anne karnında kalp hastalığı tanısı konulan bebeklerde eğer basit kalp problemleri mevcut ise bunlar doğumdan sonra giderilebilinir. Kalp kapak darlıkları veya ritm bozuklukları gibi kalp problemleri anne karnında yapılacak girişimlerle çözümlenebilir. Kalp damarlarının farklı yerlerden çıkması(TGA), mor çocuk hastalığı (TOF, Triküspid atrezisi) gibi sorunlarda ise bebek doğar doğmaz girişim gerekebileceği için kadın doğum uzmanı, pediatrik kardiyolog ve pediatrik kalp cerrahisi kontrolünde doğumdan sonra değerlendirilerek, ilaç veya girişimsel tedavi kararı alınabilir. İleri düzeyde çözümlenemeyecek ya da anne ve bebeğin yaşamını tehdit edecek olgularda, gebelik sonlandırılabilinir” dedi.

Günümüzde gelişen tanı teknolojileri sayesinde yenidoğanların başarılı bir şekilde ameliyat edilebildiğini söyleyen Doç. Dr. Özler, sözlerini şöyle noktaladı: “Bazı olgularda pediatrik kardiyologlar tarafından yapılan girişimlerle ameliyatsız yöntemlerle kalp problemi giderilebilmekte veya ameliyata kadar geçen sürede bebeğe yardımcı olunmaktadır. Kalp hastalığının türüne bağlı olarak tedavi gören çocukların büyük bir çoğunluğu operasyon sonucu normal yaşamlarına devam edebilirler.”

YAZIYI PAYLAŞ


YORUMUNUZ VAR MI?

avatar
Araç çubuğuna atla