Helicobacter Pylori ile enfekte kişilerde mide kanseri riski 8 kat artıyor!

Yazan Hatice Pala Kaya

Kategori: Gastrit, Kanser, Mide Hastalıkları Print


Dünya nüfusunun yaklaşık üçte ikisi Helicobacter Pylori ile enfektedir ve gelişmekte olan ülkelerde, gelişmiş ülkelere kıyasla enfeksiyon oranları çok daha yüksektir. Helicobacter Pylori enfeksiyonu, bulaştığı herkeste hastalığa neden olmaz ama çoğunluğunda gastrit, mide ülseri ve üst ince bağırsak ülserlerine hatta mide kanserine neden olur. Mide kanserinin başlıca nedeni kabul edilen ve aile içi bulaşın çok kolay olduğu bu bakteri ile ilgili bilgi veren Düzen Sağlık Grubu Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Tutku Taşkınoğlu, Medikal Akademi Ankara Temsilcisi Hatice PALA KAYA’nın sorularını yanıtladı.

Helicobacter Pylori nedir, bilgi verir misiniz?

Dr. Taşkınoğlu: Helicobacter pylori veya H. pylori, spiral şeklinde bir bakteridir, midede yerleşir. Midenin sert, asidik ortamında hayatta kalmak için H. pylori, üreaz adı verilen ve üreyi amonyağa çeviren bir enzim salgılar. Böylece mide asidi nötralize olur ve H. pylori için daha misafirperver bir hal alır. Ayrıca H. pylori’nin spiral şekli midenin daha derin dokularına yerleşmesini sağlar.

Prof. Dr. Serhat Bor: Türk halkının %70’inde sindirim sistemi hastalığı var

Helicobacter Pylori enfeksiyonu toplumda ne sıklıkta görülür? H. Pylori hangi hastalıklara yol açar?

Dr. Taşkınoğlu: H. Pylori, binlerce yıldır insanlarla biraradadır ve bu bakteri enfeksiyonu oldukça sık görülüyor. Dünya nüfusunun yaklaşık üçte ikisi H. pylori ile enfektedir ve gelişmekte olan ülkelerde, enfeksiyon oranları çok daha yüksektir. H. pylori enfeksiyonu bulaştığı herkeste hastalığa neden olmaz ama çoğunluğunda gastrit, mide ülseri ve üst ince bağırsak ülserlerine hatta mide kanserine neden olur.

H. pylori, mide kanseri ve mide mukozasında lenfoid doku (MALT) lenfomasının önemli bir nedeni olarak kabul edilmektedir ve 1994’te Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, H. pylori’yi insanlarda kanserojen (kansere neden olan bir madde) olarak sınıflandırmıştır. Kanserojen olarak tanımlanan ilk bakteridir.

Helicobacter Pylori nasıl bulaşır?

Dr. Taşkınoğlu: H. pylori, kontamine yiyecek ve sular, tükürük, doğrudan ağızdan ağıza temas yoluyla yayılmaktadır. Bu nedenle aile içi bulaş çok kolay olmaktadır. Çoğu popülasyonda, bakteri ile ilk tanışma çocukluk çağında olur.

Helicobacter Pylori ile mide kanseri arasındaki ilişkiyi açıklar mısınız?

Dr. Taşkınoğlu: Mide kanseri, dünyada kansere bağlı ölümler arasında ikinci sıradadır. H. Pylori, mide kanserinin başlıca nedeni kabul edilmektedir. H. pylori ile enfekte kişilerde mide kanseri riskinin sekiz kat arttığı bilinmektedir. Diğer risk faktörleri; kronik gastrit; tuzlu, tütsülenmiş gıda tüketimi, sigara kullanımıdır.

H. pylori bakterileri, cagA adı verilen gen yapıları tarafından üretilen toksini, mide yüzey hücrelerine enjekte etmek için iğne benzeri bir uzantı kullanırlar. Bu toksin mide hücrelerinin yapısını değiştirir ve bakterinin mide yüzeyine yapışmasını kolaylaştırır. Toksine uzun süre maruz kalınması kronik iltihaba ve iltihap daha da ilerlerse kansere neden olur. Ama H. pylori’nin tüm suşları cagA genini taşımaz; taşıyanlar cagA- pozitif olarak adlandırılırlar.

Araştırmalar, cagA pozitif suşlar ile enfeksiyonun, mide kanseri riski ile ilişkili olduğunu, cagA-pozitif H. pylori ile enfekte kişilerin, cagA-negatif H. pylori ile enfekte olmuş bireylerden iki kat daha fazla mide kanseri riski taşıdıklarını ortaya koymuştur.

Böbrek kanserlerinin belirtileri, nedenleri ve tedavisindeki yenilikler

Mide mukozasına bağlı lenfoid doku (MALT) lenfoması; mide mukozasında bir tür immün hücre olan B lenfositlerinin yavaş çoğalması ile karakterize, nadir görülen bir non-Hodgkin lenfoma türüdür. Bu kanser, erkeklerde ortaya çıkan extranodal (lenf nodlarının dışındaki) non-Hodgkin lenfomanın yüzde 12’sini ve kadınlarda extranodal non-Hodgkin lenfomanın yaklaşık yüzde 18’ini oluşturmaktadır. Normalde, midenin yüzeyi lenfoid (bağışıklık sistemi) dokusundan yoksundur ancak H. pylori enfeksiyon oluşturduğunda bağışıklık yanıtı uyarılır ve oluşan B hücre artışı ardından lenfoma gelişimi olabilir.

Helicobacter Pylori enfeksiyonunun risk oluşturduğu başka kanser türleri var mı?

Dr. Taşkınoğlu: H. pylori enfeksiyonunun diğer kanserlerle ilişkisi belirsizdir. Bazı çalışmalar H. pylori enfeksiyonu ve pankreas kanseri arasında muhtemel bir ilişki bulmuştur, ancak kanıtlar yetersizdir. H. pylorinin kolorektal adenokarsinom veya akciğer kanseri ile de ilişkili olabileceğine dair araştırmalar vardır.

Helicobacter Pylorinin tanısının konulmasında nasıl bir yol izleniyor?

Dr. Taşkınoğlu: H. Pylori’yi yok etmek için antibiyotiklerle yapılan kısa süreli tedavinin mide kanseri insidansını azaltabileceği düşünülmektedir. Aktif veya geçirilmiş mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri olan kişiler H. pylori açısından mutlaka test edilmeli ve H. pylori tespit edilirse, tedavi edilmelidir. H. pylori enfeksiyonunun test edilmesi ve tedavisi, erken tanı konan mide kanserlerinde ve düşük dereceli MALT lenfoma için de önerilir.

H.pylori tanısı için çeşitli yöntemler kullanılıyor bunlar:

  1. Endoskopik muayene sırasında hızlı üreaz testi (HÜT) veya kültür
  2. C14 veya C13 üre kullanılan üre nefes testi (UNT)
  3. Dışkıda H. pylori antijeninin saptanması (HpsAg)
  4. H. pylori PCR testi

Helicobacter Pylori enfeksiyonunun tedavisi nasıl yapılır?

Dr. Taşkınoğlu: H. pylori enfeksiyonunun tedavisi oldukça önemlidir. Şu anda bu enfeksiyondan korunmak için aşı bulunmamaktadır ve yakın gelecekte de olması beklenmemektedir. Tedavi için antibiyotikler kullanılmaktadır. Bu antibiyotiklerin etkili olabilmeleri için de beraberinde mide asidini düşüren ilaçlar verilmektedir.

H. pylori tedavisinde kullanılan 2 temel antibiyotik vardır: Birincisi metranidazol, ikincisi ise kloratromisindir. Metranidazol, H. pylori dışında birçok parazit enfeksiyonunda ve genital enfeksiyonlarda, kloratromisin ise özellikle çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisinde sıkça kullanılmaktadır. Doğal olarak, başka bir enfeksiyon için bu antibiyotikleri kullandığımızda, midemizde taşıdığımız ve henüz varlığını bilmediğimiz H. pylori bakterisi sık sık karşılaştığı bu antibiyotiklere karşı direnç geliştirmeye başlamaktadır. Farkında olmadan dirençli hale getirdiğimiz H. pylori onu tedavi etmeye karar verdiğimizde bize karşı savaşı baştan kazanmış olur.

Gastrit nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemleri

Bu nedenle farklı ülkelerde yapılan birçok çalışmada H. pylorinin antibiyotik ile tedavisinde başarı oranlarının yüzde 70’e düştüğü gözlenmiştir. Sonuç olarak; gereksiz antibiyotik kullanımı H.pylori tedavisinde bizi zor durumda bırakmakta, onu tamamen yok etmemize izin vermemektedir. Bakterinin ilaçlara dirençli olup olmadığı tespit edilerek tedavi değiştirilebilir. Bu amaçla H. pylori ilaç direnci testleri kullanılmaktadır. Tükürük, kontamine gıdalar ve su ile bulaştığı için aile içi bulaşın hızlı olduğu H. pylori direnç geliştikçe çocuklarımızın sağlığını da tehdit etmektedir.

Helicobacter Pylori ile enfekte hastaların beslenmelerinde nelere dikkat etmesi gerekir?

Dr. Taşkınoğlu: H. pylori hastalarının hepsi mide kanseri olmaz. Mide kanseri ihtimalini azaltmak için özellikle diyet temelli bir tedavi uygulanabilir. Doğru diyetin gastriti hafiflettiği, kansere neden olan mide mukozasındaki değişiklikleri durdurduğu ve mide kanseri gelişimini geciktirdiği veya önlediği düşünülmektedir. Bilimsel literatürde bir takım potansiyel diyet tedavileri (örneğin; Lactobacillus (probiyotik) içeren gıdalar (Süzme peynir, Yoğurt, Lahana turşusu, Kefir, Pastörize edilmemiş turşu ve zeytin gibi), brokoli filizi, bal, kızılcık ve sarımsak) önerilmiştir.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla