Kanser hastaları nasıl beslenmeli, ne yemeli? Öneriler ve uyarılar!

Kategori: Beslenme ve Diyet, Kanser, ONCOLife Print

sebze-tabagi-yemekKanser tedavisi gören hastaların beslenmesi çok büyük bir önem arz etmektedir, bu nedenle günümüzde kanser tedavisi gören hastalarda beslenme konusuna giderek daha çok dikkat edildiğini söyleyen Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beslenme Ünitesi Şefi ve Türkiye Diyetisyenler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Uzm. Dyt. Banu Süzen, ONCOLife okurları için beslenmenin kanserin gelişme sürecindeki etkisi ve kanser tedavisi sürecindeki önemi hakkında kapsamlı bir yazı hazırladı. Okurlarımızın dikkatine sunuyoruz:

banu-suzer-4

Uzm. Dyt. Banu Süzen

Kanser; genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucunda ortaya çıkan çok faktörlü, kompleks bir kronik hastalıktır. Yapılan araştırmalar sonucunda kanserden ölümlerin üçte birinin yaklaşık 560 bin vakanın kötü beslenme, fiziksel aktivite azlığı, alkol kullanımı ve obezite gibi yaşam şekli değişikliği ile önlenebilir olan çevresel etmenlerden kaynaklandığı bilinmektedir. Yaklaşık 170 bin kanser ilişkili ölümün sigara kullanımından kaynaklanmaktadır.

Kanser gelişimi genellikle yavaş ilerler ve birkaç dekat boyunca devam edebilir. Kanser gelişimi nedenleri çok fazla değişkenin etkisiyle açıklanabilmektedir. Genetik olarak yatkınlığın olması, sigara kullanımı, çevresel toksinlere sürekli maruz kalınması, besinler ile alınan toksinler, UV ışınları, radyoaktivite, mikroorganizmaların neden olduğu hücresel değişimler, çevresel etkiler ve metabolizmanın işleyişi sırasında açığa çıkan serbest radikallerin DNA hasarına neden olarak değişime uğramış hücreler oluşturması gibi nedenler kanser oluşumunda etkindir.

Bunların yanında alınan enerji ile harcanan enerji arasındaki dengenin kilo alış yönünde olması, vücut yağ kütlesinin aşırı artması kanser oluşumunda etkin rolleri olan faktörlerdir. Kötü beslenme alışkanlıkları, yetersiz sebze ve meyve tüketimi, işlenmiş etlerin aşırı tüketimi, besin saklama ve pişirme yöntemlerinde yapılan hatalar, alkol ve fazla tuz tüketimi kanser oluşum riskini arttırmaktadır. Tüm bu etmenler kanser ilişkili ölümlerin %50-70’ini oluşturmaktadır. Kanserin önlenmesi ve kanserden korunmada beslenme, fiziksel aktivite ve besinlerin önemini sağlık otoriteleri belirtmektedir. Ülkemizde de Dünya Sağlık Örgütü ve diğer kanser araştırma topluluklarının rehberleri ile birlikte Kanser Savaş Derneği’nin önerileri takip edilmektedir. Beslenme, kanserin önlenmesinde ve korunmasında olduğu kadar kanser tedavisinin de önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

Kanser tedavisinde hastaya ve ‘hedefe yönelik’ beslenme rejimi uygulanmalı

Tedavi sürecinde gelişen komplikasyonlar genellikle çevre dokuların tümör nedeniyle zarar görmesinden meydana gelmektedir. Kanserli metabolizmada çok yönlü değişlikler ortaya çıkmaktadır. Uygulanan kanser tedavileri hastanın beslenmesi üzerinde ciddi değişiklere neden olurken diğer yandan da metabolizma üzerinde çeşitli olumsuz etkilere neden olmaktadır. Tümör kitlesinin büyümesi besin alımının azalmasına ve malnutrisyona neden olmaktadır. Tümörün büyüme hızı ve yayılımı genel olarak metabolik semptomları ağırlaştırmakta ve çeşitli sistemik değişikliklere neden olmaktadır.

Kemoteropatik ajanlar tüm hücrelerde etkilidirler, bunun yanında en çok hızlı yenilenen hücreler (kemik iliği, saç kökleri, sindirim sistemi mukozası gibi) üzerinde daha çok etki göstermektedirler. Bunun bir sonucu olarak besin alımı ve beslenme durumu olumsuz etkilenmektedir. Genel olarak beslenme ile ilgili yan etkiler miyelosupresyon (nötrofil, trombosit, kemik iliği üretiminin baskılanması), anemi, bulantı, kusma, iştahsızlık, mukozit, tat ve koku değişiklikleri, ağız kuruluğu, yutma güçlüğü ve bağırsak fonksiyonlarının düzensizleşmesi olarak görülmektedir.

Kemoterapi sırasında hastalarda görülen beslenme ile ilişkili problemler, hastaların tedavi süreçlerini ve yaşam kalitelerini olumsuz yönde etkilemektedir. Yaşanan komplikasyonlara göre hastalar değerlendirilip semptomatik beslenme tedavisi klinik beslenme tedavisinde, özellikle kanser hastalarında sıklıkla kullanılmaktadır.

Kanser tedavisinde doğru beslenme hayatta kalma şansını arttırıyor

Kemoterapi tedavisi sırasında beslenmenin bir önemi de kullanılan kemoteropatik ajanlar ile besin etkileşimlerinin minimalize edilmesini içermektedir. Bazı besin ve besin öğelerinin güçlü etkileri kemoteropatik ajan/ajanların etkilerini azaltabilir veya arttırabilmektedir. Bu konu ile ilgili olarak yapılan çalışma sayısı oldukça azdır. Yapılan bir çalışmada kemoterapi sırasında bitkisel takviye ve vitamin kullanımının olumsuz etkilerinin %27-78 arasında görüldüğü bildirilmiştir. Kemoterapik ajanlar ile besinlerin etkileşimlerinin anlaşılması ve toksisiteye neden olan faktörün ayırt edilmesi oldukça zordur. İlaç ve özel besin öğelerinin metabolize edildiği sitokrom P-450 sistemidir.

Deve dikeni tohumu ve yağı neye iyi gelir? Nasıl kullanılır?

Besinlerin ve ilaçların yararlanımın etkilenmesi sitokrom P-450 sistemi üzerinden olmaktadır. Kanser hastaları arasında popüler olarak kullanılan bitkisel ve besinsel takviyeler ekinezya, ginko, sarımsak, yeşil ve siyah çay, köpekbalığı kıkırdağı, üzüm çekirdeği ekstiresi, devedikeni olarak sıralanabilir. Kullanımı yaygın olan mikronutrientler kalsiyum, multivitaminler, antioksidanlar, C vitamini, E vitaminidir. Kanser tedavisi gören pek çok kişi alternatif tedavileri deneyebilmektedir.

Unutulmaması gereken nokta alternatif tedavilerde kullanılan karışımların verilen tıbbi tedavi ile etkileşimi olabileceği ya da allerjik reaksiyonlara neden olabileceğidir. Kemoterapötik ajan ile bitkisel takviyelerin olası etkileşimi sonucunda kemoterapötik ajanların etkisi azalabilmekte / artabilmekte veya adverse etki riskini arttırmaktadır.

Kanser hastaları için hayat kurtaran yaşamsal öneriler ve uyarılar

Radyoterapi alan hastalarda beslenme sorunları kemoterapide olduğu gibi semptomatik yaklaşımla çözümlenmektedir. Tedavinin verildiği bölge, tedavi dozu, eşlik eden kemoterapi veya cerrahi müdahale, kullanılan ilaçlar, hastanın beslenme durumu ve eşlik eden hastalıklarına göre planlama yapılmaktadır. Semptomun şiddetine ve etkilerine göre beslenme desteği verilebilmekte ve spesifik besin öğelerinden yararlanılmaktadır.

Tedavi süresince beslenme durumunu etkileyen pek çok etken sonucunda malnütrisyon, anoreksiya, sarkopeni ve kaşeksi ortaya çıkmaktadır. Kanser anoreksiya-kaşeksi sendromu onkolojik hastaların yaklaşık yarısında görülen ve kötü prognoza neden olan bir sendromdur. Hastalarda genellikle kilo kaybı, lipoliz, kas tükenmesi, kronik mide bulantısı, inflamasyon ve halsizlik görülmektedir.

banu-suzer-2Tümör tipi ve hastalığın aşamasına bağlı beslenme durumunu etkilemektedir. Gastirik, özefagiyel ve pankreatik kanser hastalarında malnutrisyon sıklığı diğer kanser türlerine göre daha sık görülmektedir. Kanser tedavisi süresince malnütrisyonun küresel insidansı %30-90 arasında değişmektedir. Baş-boyun kanserleri ve üst sindirim sistemi kanserlerinde tanı anında şiddetli beslenme bozukluğu ile karşılaşılmaktadır.

Tümörün ve tedavinin katabolik etkileri nedeniyle onkolojik hasta grubunda beslenme bozukluğu nedeniyle hastaların tedavileri ve yaşam kalitesi olumsuz etkilenmekte, tedavi nedeniyle gerçekleşen toksisiteye dirençleri azalmaktadır. Bu nedenle beslenme durumunun tanımlanması onkolojik hasta popülasyonunda hasta bakımının ayrılmaz bir parçasıdır.

Genel olarak kanser tedavisi başlangıcında hastalarda beslenme sorunları olabilmekte ve BMI düşük olarak tedaviye başlamaktadırlar. Fakat BMI yüksek olan hastalarda malnütrisyonun tanımlanması zordur. Unutulmaması gereken nokta, obezite de bir beslenme bozukluğudur. BMI klinik olarak sıklıkla kullanılan bir ölçme yöntemidir. Kanser kaşeksisi sınıflandırılmasında son 6 ayda %5’de n fazla ağırlık kaybı veya BMI 20kg/m2 altında olması veya %2’den fazla kilo kaybı ile birlikte Sarkopeni tutarlı Appendiküler iskelet kası göstergesi (erkeklerde <2.26kg/m2, kadınlarda <5.45kg/m2) kullanılmaktadır.

Çeşitli tarama araçları yıllar içinde hastaların problemlerini tanımlamak için geliştirilmiştir. Bu konuda uluslararası konsensus sınıflandırma sistemi kanser hastalarında uygun tanımlama için parametrelerin seçiminde yardımcı olabilir (istemsiz kilo kaybı, BMI ve kas kuvveti gibi). Buna ek olarak anoreksiya, katabolik süreç, fiziksel fonksiyon kapasitesi ve yaşam kalitesi ölçeği kanser hastaları için tam değerlendirmede yer almalıdır. Bazı beslenme tanımlama araçları uluslararası beslenme dernekleri tarafından önerilmektedir.

Kanser tedavisinde doğru beslenme hayatta kalma şansını arttırıyor

ESPEN, Malnutrisyon Tarama ve İzlem Aracı’nı (MUST) tüm hasta grupları için, NRS-2002’yi hastanede yatan hastalar için ve Mini Nutritional Assessment’ı (MNA) yaşlı hasta populasyonları için kullanmayı önermektedir. Avusturalya Diyetisyenler Birliği MST onkoloji hastalarında kullanmayı önermektedir. ASPEN Patient Generated Subjective Global Assessment (PG-SGA) kanser hastalarında malnutrisyonun tanımlanmasında önermektedir. Beslenme sadece besin öğelerinin tamamlanması değil, aynı zamanda sosyal, psikolojik ve fizyolojik etkileri olan davranış şeklidir.

Kanserli hastalara uygulanan tedavinin önemli bileşenleri olarak beslenme, uygulanan tedavinin şekline, kanserli dokunun bulunduğu bölgeye, kişinin ihtiyaçlarına göre planlanması, hastanın yaşam kalitesini ve yaşam süresini olumlu etkilemektedir. Tedavi alan hastaların ve hasta yakınlarının sağlık personeline en çok yönelttikleri soru nasıl beslenmeleri ve ne yemeleri gerektiğine yöneliktir. Sağlık personeli içinde diyetisyen, beslenme konusunda diğer sağlık personellerinden daha etkin bilgiye sahiptir. Özellikle kanser ve kanser tedavisi alan hastalar konusunda bilgi ve tecrübeye sahip diyetisyenler hastalara beslenme konusunda daha çok destek sağlamaktadır.

KAYNAKLAR:

  1. Bauer JD Ash S, Davidson WL, et al. Evidence based practice guidelines for the nutritional management of cancer cachexia / Nutr Diet. 2006. 63(s2):S3-S32.
  2. Blum D Stene GB, Solheim TS, et al. Validation of the Consensus-Definition for Cancer Cachexia and evaluation of a classification model: a study based on data from an international multicentre project Ann Oncol. 2014. 25(8):1635-1642.
  3. Bozzetti F Mariani L. Defining and classifying cancer cachexia: a proposal by the SCRINIO Working Group / J Parenter Enteral Nutr. 2009. 33(4):361-367.
  4. Cohen A.D. Neoplastic Disease // Nutrition Therapy and Patophysiology / yazan Nelms M. Sucher P.K., Lacey K., Rorh S.L.. – [s.l.] : Wadsworth, 2010.
  5. Cusben S.J Powe D.G, Ryan A.M Nutrition Assessment in Oncology// Top Clin Nutr. – 2015. – Vol. 30, No. 1, pp. 103–119.
  6. Engdal S Steinsbekk A, Klepp O, Nilsen OG. Herbal use among cancer patients during palliative or curative chemotherapy treatment in Norway. / Support Care Cancer. 2008. 16(7):763-9.
  7. Fearon K Strasser F, Anker SD, Bosaeus I, MacDonald N, Mantovani G, Davis M, Muscaritoli M, Ottery F, Radbruch L, Ravasco P, Walsh D, Wilcock A, Kaasa S, Baracos VE. Definition and classification of cancer cachexia: an international consensus. // Lancet Oncol. – 2011. 12(5):489-95.
  8. Grant B.L. Hamilton K.K., Medikal Nutrition Theapy for Cancer, Prevention, Treatment, and Recovery [Kitap Bölümü] // Krause’ Food and The Nutrition Care Process Thirteenth Edition / Mahan K.L. Escott S., Raymond J.: Elsevier, 2012.
  9. Gupta D Vashi PG, Lammersfeld CA, Braun DP. Role of nutritional status in predicting the length of stay in cancer: a systematic review of the epidemiological literature / Ann Nutr Metab. – 2011. – 59(2-4):96-106.
  10. Habra M.A Busaidy N.L, Yeung J. Sai-Ching, Vassilopoulou-Sellin R.(Çev: Keskin Ö) Kanser Tedavisinin Endokrin ve Metabolik Komplikasyonları// Tıbbi Onkoloji / yazan Kantarjian H.M Wolff R.A, Koller C.A (Çev: İçli F, Taçyıldız N, Kılıç D). – [s.l.] : Nobel Tıp Kitabevleri, 2014.
  11. M. Elia The ‘MUST’ Report: Nutritional Screening of Adults, a Multidisciplinary Responsibility: Development and Use of the ‘malnutrition Universal Screening Tool’ for Adults. British Association for Parenteral and Enteral Nutrition 2003.
  12. Marian M Russell M. Surgical Oncology / Clinical Nutrition for Surgical Patients / Marian M Russell W, Shikora S.A. Jones and Bartlett Publishers, 2008.
  13. McCune JS Hatfield AJ, Leith PO, Ellis GK Potential of chemotherapy-herb interactions in adult cancer patients. // Support Care Cancer. 2004. 12:454-462.
  14. McCune JS Hatfield AJ, Blackburn AA, Leith PO, Livingston RB, Ellis GK. Potential of chemotherapy-herb interactions in adult cancer patients.// Support Care Cancer. – 2004. – 12(6):454-62.
  15. Meijerman I Beijnen JH, Schellens JH. Herb-drug interactions in oncology: focus on mechanisms of induction.// Oncologist. – 2006. – 11(7):742-52.
  16. Meijers JM van Bokhorst-de van der Schueren MA, Schols JM, Soeters PB, Halfens RJ Defining malnutrition: mission or mission impossible?/ Nutrition. 2010. 26(4):432-44.
  17. Mondello P Mian M, Aloisi C, Fama F, Mondello S, Pitini V. Cancer Cachexia Syndrome: Pathogenesis, Diagnosis, and New Therapeutic Options // Nutrition and Cancer. – 2015. – 67(1), 12–26.
  18. Rolfes R.S Pinna K, Whitney E. Cancer and HIV Infection // Understanding Normal and Clinical Nutrition. – [s.l.] : Wadsworth, 2009.
  19. Y. Guigoz TheMini Nutritional Assessment (MNA) review of the literature: what does it tell us? // J Nutr Health Aging. – 2006. – 10(6):466.
  20. Z. Stanga Cancer Treatment and Nutrition // Nutrition and Cancer / yazan Halteren van H Jotoi A. European Society for Medical Oncology, 2014.

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla