Menenjit nedir? Belirtileri, nedenleri, tedavisi ve aşı ile korunma

Kategori: Bebek Sağlığı, Çocuk Sağlığı, Enfeksiyonlar, Sağlık Sözlüğü Print

okul_fobisinin_nedeni_cocuk_degil_anneMenenjit, beyni saran zarların iltihaplanmasıyla oluşan ve erken evrede tedavi edilmediğinde başta işitme kaybı, beyin hasarı ve ölümle sonuçlanabilen ciddi bir bakteriyel enfeksiyondur. Yaygın olarak çocuklarda görülen menenjitin en önemli belirtileri arasında yüksek ateş, şiddetli başağrısı, halsizlik, iştahsızlık, ensede ağrı veya ense sertliği, bilinç bulanıklığı, uyku hali, kusma, parlak ışığa bakamama, ciltte basmakla solmayan lekeler, havale geçirme bulunur. Hastalığa yakalananların %95’i 5 yaş altındaki çocuklardır. Kalabalık ortamlarda bulunan çocuk ve erişkinler daha fazla risk taşırlar. Bazı virüs türleri de daha hafif bir menenjit tablosuna yol açabilirler ayrıca kafa travmaları da hastalığa neden olabilir. Ancak bakteriyel menenjit ağır seyreden tıbbi bir durumdur ve tedavi edilmediğinde yüksek oranda ölümle sonuçlanabilir. Menenjitten en önemli korunma yöntemi aşı yaptırmaktır.

Menenjitin ilk evresi birkaç gün süren üst solunum yolu enfeksiyonu veya barsak enfeksiyonu gibi belirtilerle de başlayabilir. Devamında ise hastanın tablosu ağırlaşır. Bebeklerde belirtiler daha zor anlaşılabilir; yüksek veya düşük vücut ısısı, huzursuzluk, kucağa alınınca geçmeyen ısrarlı ağlamalar, uyku hali, iştahsızlık, kafadaki bıngıldağın normalden daha fazla bombe görüntüsünde olması olduğu gibi belirtilerle farkedilebilir. Menenjit çok hızlı ciddileşebilir, bu nedenle aşağıdaki belirtiler oluştuğunda mutlaka doktora gitmek gerekir.

  • Ani bir ateş
  • Şiddetli bir baş ağrısı
  • Sert bir boyun
  • Mide bulantısı veya kusma

Bebeklerde ve 2 yaşın altındaki çocuklarda ise belirtiler değişebilir, bu durumda aşağıdaki belirtilere dikkat etmek gerekir:

  • Halsiz, uykulu ya da aşırı hassas olma
  • Kusma ya da az yemek yeme
  • Çok ağlama (inleme şeklinde ya da çok tiz)
  • Yüksek ateş, fakat soluk ve lekeli bir görünüm
  • Kafalarındaki yumuşak noktada (bıngıldak) bir şişlik olması
  • Kaskatı olma ya da nöbet geçirme

Erken tedavi ölümü de içeren ciddi sorunları önlemeye yardımcı olur. Menenjit teşhisi için yapılan testler arasında kan testleri, görüntüleme testleri ve beyin omurilik sıvısı testi bulunur. Antibiyotikler bakteriyel menenjitleri tedavi edebilir. Antiviral ilaçlar ise bazı viral menenjit tiplerinin tedavisine yardımcı olabilir.

Menenjit, bir enfeksiyon olduğu için yaygın olarak solunum yoluyla veya ellerle vücuda alınan bakterilerle başlar. Yukarda sayılan belirtilerin bazıları söz konusuysa mutlaka bir doktora başvurmanız önerilir. Hastalığın kesin tanısı için hekim beyin omurilik sıvısından örnek alarak tahlil eder. Ancak bu işlem basittir ve çocuğa zarar vermez.

Çocuğuma meningokok menenjit aşısı yaptırmalı mıyım?

Hastalığın teşhisiyle birlikte hekim uygun bir antibiyotik tedavisine başlayacak ve hastayı hastanede gözetim altında tutulacaktır. Kimi durumlarda hekim hastayla teması olan kişilere de koruma amaçlı önleyici tedavi başlayabilir. Eğer viral bir menenjit söz konusuysa, antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur. Ağrı kesici, ateş düşürücü, sıvı tedavisi gibi rahatlatıcı yöntemlerle hasta takip edilecektir.

Menenjit ile ilgili daha kapsamlı bilgiler:

Menenjit nedir?

Menenjit, beyin ve omuriliği çevreleyen, meninks adı verilen ince zar dokusunun iltihaplanmasıdır. En yaygın olanı viral menenjittir. Bakteriyel menenjit daha nadirdir, ancak ölümcül olabilir. Menejit genellikle soğuk algınlığı sonrası alınan bir enfeksiyon ile başlar. Felç, işitme kaybı ve beyin hasarına neden olabilir. Ayrıca diğer organlara da zarar verebilir. Pnömokok enfeksiyonları ve meningokok enfeksiyonları, bakteriyel menenjitin en sık nedenidir. Herkes menenjit olabilir, ancak zayıf bağışıklık sistemine sahip insanlarda daha sık görülür. 

Ayrıca beyin boşluğu ile be­yin zan arasında birleştirici yollar bulunması nedeniyle enfeksiyon beyin ka­rıncıklarına da ulaşır. Bu ilerlemenin sonucunda iltihap beyin zarı ile beyin-omurilik sıvısı dışında kafa sinirlerinin köklerine, omurilik sinirlerine, ince zar altındaki beyin ve omurilik dokularına da yayılır.

Meningokal menenjit nasıl bulaşır, belirtileri nelerdir?

Menenjitte, beyin omurilik sıvısında (BOS) hücre artışı vardır. Bakteriler, viruslar, mantarlar ve çeşitli ilaçlar akut menenjit klinik tablosuna neden olabilir. Viral etkenler ve ilaçların neden olduğu hastalık tablosu hafif seyirli olup, herpes virus enfeksiyonu dışında tedavi gerektirmez ve genellikle kendiliğinden iyileşir. Ancak, bakterilerin oluşturduğu menenjit klinik tablo ağır seyreder. Gelişmiş tedavi olanaklarına rağmen ölüm oranı yüksektir. Erken tedaviye başlanılmaması durumunda ölüm riski artar. Hastalığın erken dönemlerinde menenjit için bildirilen ölüm oranları, %23-59 arasında değişir, tedavinin gecikmesi durumunda bu oranlar %100’e kadar çıkar.

Menenjit Belirtileri

menenjit-belirtileri

Viral menenjitli olgularda ani baş ağrısı, düşük derecede ateş, ense sertliği ve fotofobi (ışık hassasiyeti) görülür. Bu klinik tabloya hal­sizlik, bitkinlik, bulantı, kusma eşlik eder. Hastalar genellikle uyanık ve (uyumludur) oryentedir. Hafif letarji (Yaşama işlevlerinin çok zayıfladığı, derin ve sürekli patolojik uyku ) olabilir. Stupor (Bilincin kısmen kaybolması, etrafa karşı ilgisizlik), koma veya belirgin konfüzyon (Bilinç bulanıklığı) olması halinde viral menenjit dışı neden­ler akla gelmelidir. Viral ensefalitte parankim etkilendiği için fokal (Belli bir yerde) nörolojik bulgular ve konvülsiyon (havale) görülebilir.

Bebeklerde ve çocuklarda yüksek ateş nasıl kontrol altına alınır?

Bakteriyel menenjitte klasik olarak üşüme titreme ile yükselen ateş, başağrısı menenjismus ile birlikte bilinç düze­yinde değişiklik görülebilir konfüzyon (Bilinç bulanıklığı), deliryum (bilinç kaybı), leterji, ko­ma. Bu bulgular olguların % 85’inde görülür. Konvülsiyon (havale) gelişebilir. Meninks ve spinal sinirlerin arka köklerinin inflamasyonuna(çeşitli mikrobik ajanlar veya toksinlerine karşı vücudun göstermiş olduğu; hararet artması, kızarıklık ile karakterize iltihabi reaksiyon) bağlı olarak hastalarda kas hipertonusu gelişir. Hasta tüfek tetiği pozisyonunda (opistotonus) yatar.

menenjit-belirtileri-2

Baş ge­riye doğru itilmiş, bacaklar karına doğru çekilmiş yay gibi ge­rilmiş durumda yan olarak yatar görünümdedir. Ense sertli­ği vardır. Bir olguda ateş, ense sertliği ve bilinç düzeyinde değişme bulguları yoksa kişide menenjit dışında hastalıklar aranmalıdır. Brudzinski belirtisi (Hastanın çenesi göğsüne değdirilmeye çalışılınca dizlerde bükülme olmasıdır) pozitiftir. Sır­tüstü yatan hastanın bacağının diz kıvrılmadan bükülme getirilmeye çalışılması halinde hasta belinde ağrı hisseder, buna Kernig belirtisi denir. Kernig bakılması sırasında diğer dizde fleksiyon görülmesine kontrlateral refleks denir. Ker­nig ve Brudzinki belirtilerinin olmaması menenjiti dışlamaz. Babinski ve eş değer refleksler (Oppenheim, Chedok, Schef­fer, Gordon) pozitif saptanabilir.

Babinski bakılması sırasında yanıt olmaması haline Babinski lakayt (umursanmaz) denir. Babinski reflek­si piramidal traktusta (Böbreğin medulla bölgesini meydana getiren koni biçimindeki uzantılar) hasar olduğunu gösterir. Fizik muaye­nede kranial (kafatasının aşırı yumuşaklığı ile karakterize bebeklik çağı bulgusudur) sinir tutulumuna ait bulgular bölgesel nörolojik belirtiler (%10-20) saptanabilir.

Menenjit düşünülen olgularda mutlaka gözdibine bakıl­malıdır. Gözdibi incelemesinde papil ödemi saptanması kafa içi basıncının artışının göstergesidir. Papil ödemi(yüksek tansiyonu olan veya beyin tümörü olan kişilerde görülebilen optik papilla ödemi gözdeki optik diskin şişmesi anlamına gelir.) menenjitte sık görülmez (< % 1), bu nedenle papil ödemi varsa kafa için­de yer kaplayan lezyonlar araştırılmalıdır.

Herpes(uçuk, içi sıvı dolu vezikül) labialis bakteriyel menenjitlerde sıktır. Meningo-koksik menenjitte vücutta eritematöz(kızartılı) makuler döküntü olabi­lir ve daha sonra peteşiye(noktasal kanama) dönebilir. Peteşial, purpurik deri döküntüleri özellikle meningokok, stafilokok endokarditi ve ECHO-9 virus infeksiyonlarında ve nadiren S. pneumoniae ve H. influenzae menenjitlerinde görülür.

Bronşiolit nedir, neden olur? Belirtileri, tanısı ve tedavi yöntemleri

Tüberküloz menenjitte klinik gelişme genellikle yavaş seyirlidir, nadiren ani ve şiddetli başlangıçta olabilir. Prod-rom (döküntü) süresi 2-4 hafta sürebilir, bu dönemde ateş, halsizlik, bit­kinlik ve kas ağrısı nonspesifi k(özgül olmayan) semptomlar mevcuttur. Tüberküloz menenjitte düşük dereceli ateş görülür. Konfüzyon, letarji gibi bilinç değişiklikleri gelişebilir. Hastalar bulguları­na göre 3 grupta incelenebilir. 1. grupta hastaların bilinci açıktır ve nörolojik bulgu yoktur. 2. grupta konfüzyon mev­cuttur, fakat koma yoktur veya hemiparezi (silik yarı felç), tek kafa çifti sinir tutulumu vardır. 3. grupta ise olgularda koma, stupor (bilincin kısmen kaybolması durumu, etrafa karşı ilgisizlik.), birden fazla kafa çifti siniri tutulumu veya hemipleji (yarı inme), parapleji (belden aşağı her, iki bacağın tutmaması, felç hali) olabi­lir.

buruksizm-belirtileri

kerning-fenomeniMenenjit belirtileri

  • Baş ağrısı
  • Boyun tutulması
  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • Parlak ışığa bakmaktan kaçınma
  • Zihin bulanıklığı
  • Nöbet geçirme
  • Soğuk el ve ayaklar
  • Titreme
  • Çok hızlı soluk alıp verme
  • Eklem ve kas ağrıları

Bebeklerde ve 2 yaşın altındaki çocuklarda bu belirtiler görülmeyebilir. Diğerlerini yeri aşağıdaki belirtiler görülebilir.

  • Halsiz, uykulu ya da aşırı hassas olma
  • Kusma ya da az yemek yeme
  • Çok ağlama (inleme şeklinde ya da çok tiz)
  • Yüksek ateş, fakat soluk ve lekeli bir görünüm
  • Kafalarındaki yumuşak noktada(bıngıldak) bir şişlik olması
  • Kaskatı olma ya da nöbet geçirme

Menenjit Tanısı nasıl konulur

Yukarıda söz edilen belirtilere rastlan­dığında kolayca menenjit tanısı konabi­lir. Ama hafif baş ağrısı, halsizlik, hafif ense sertliği ve nedeni açıklanamayan davranış değişiklikleri gibi belirtilerin görüldüğü ilk evrelerde hastalığın tanınması zorlaşabilir. Tanıda karşılaşılan bir başka güç­lük, beyin ve omuriliğin hastalık tablo­sunu değiştirecek ölçüde iltihaptan etkilenmesidir. Şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, ge­nellikle ateş ve meninks sendromunun bütün öbür belirtileriyle birlikte kendini belli eden örümceksi zar altı (subarak-noit) kanamanın menenjitten ayırt edil­mesi önemlidir.

Beyin omurilik sıvısının incelenme­siyle örümceksi zar altı kanama ve me­nenjit arasında ayrım yapılır. Örümcek­si zar altı kanamada beyin-omurilik sıvı­sı belirgin ölçüde kanlıdır. Bu sıvıdaki kanın İğne ile girilirken mi, yoksa örümceksi zar altı kanamaya mı bağlı olduğunu anlamak için alınan sıvı üç ayrı tüpe konur. Sıvının her üç tüpte de kanlı olması ve içindeki kanın pıhtılaşmaması örümceksi zar altı kanamanın bir göstergesidir.

Daha az olarak menenjitle karıştırıla bilinen hastalıklar arasında boyun kasları iltihabı, boyun-ense nevraljileri, omurga iltihapları, sertzar (dura mater) dışında apse, birincil hidrosefali (beyin karıncık­larında aşırı beyin-omurilik sıvısı birik­mesi), beyin apsesi, tetanos, araknoidit (Örümceksi zar iltihabı), beyin karıncık­ları ve omurilik iç kanalını örten epen-dim adlı zarın iltihabı sayılabilir.

Özel­likle subakut ve kronik olgularda beyin tümörleri de benzer belirtiler verir. Ama bu tümörlerin beyinle ilgili önemli belir­tilere yol açması, yavaş gelişmesi ve yüksek ateşe neden olmaması gibi özel­likleri ayırıcı tamda kolaylık sağlar. Hastanın yaşına bağlı olarak tanıya yönelik başka incelemeler de yapılır: Yeni doğanlarda ve süt bebeklerinde me­nenjit tanısı koymak güçtür. Hastalık bebeklerde basit bir hazımsızlık ya da sıradan sindirim sistemi rahatsızlıkları biçiminde kendini gösterebilir.

Bu yaş­larda menenjitin en önemli belirtisi bın­gıldaklarda şişkinliktir. Ama bunun gö­rülmediği durumlar da olabilir. Menen­jitten kuşkulanıldığında mutlaka hemen beyin-omurilik sıvısı alınmalıdır. Bu sıvısının incelenmesi ile gerçek menenjit ile aşı su kaybı ve yüksek ateşe bağlı beyin zarlarının örse­lenmesi sonucu ortaya çıkan menenjizm arasında kesin ayrım yapılır.

Menenjit Bulaşır mı?

Kendinizde ya da çocuğunuzda yukarıda bahsedilen belirtileri gözlemlerseniz, vakit kaybetmeden tedavi görmek için doktorunuza başvurun. Bununla birlikte Menejit olan kişi ile yakın temasınız varsa mutlaka sizde tedavi görmelisiniz. Yakın temastan kastettiğimiz ise; bir kişinin meningokokkal hastalığa yakalanmış olduğunu öğrendiğinizden yedi gün öncesinde aşağıdaki durumlar içersin de bulunmuş olduğunuz anlamına gelir.

  • Hastayla aynı evde yaşadınız.
  • Hastayla bir okulun yurdunda birlikte kaldınız.
  • Hastayla kız arkadaşı ya da erkek arkadaşıydınız.
  • Hastayla bir üniversite yurdundaki mutfağı ortak kullandınız.

Menenjite sebep olan Mikroplar, solunum veya eller yoluyla vücuda alınabileceği gibi, steril olmayan ameliyat ortamları ve bazı ilaçlar da menenjite sebep olabilir.

Menenjit nedenleri nelerdir

menenjit-neden-olan-bakterilerBakterilerle oluşan menenjitlerin yaklaşık yüzde 90′ında etken mikroorganizma meningokok (Neisseria meningiti-dis) ve pnömokoktur (Streptococcus pneumoniae). Haemophüus influenzae, stafilokoklar ve bazı başka streptokoklar ile çeşitli bakteriler de menenjit etkenidir. Bunlar erişkinlerde ender olarak hastalığa yol açar. Ama Haemophüus influenzae 4 yaşın altındaki çocuk ve bebeklerde en önemli menenjit etkenidir. Başta kabakulak virüsü olmak üzere birçok virüs menenjitin etkenleri arasındadır.

Günümüzde azalmakla birlikte vereme bağlı olarak da menenjit görülebilir. Özellikle göllerde yüzen kişilerde Naegleria foyvleri adlı amip türünün bulaşmasıyla ortaya çıkan menenjit ender görülmekle birlikte ölümcüldür. Öte yandan bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde, Özellikle AİDS hastalarında maya grubu mantarlardan Cryptococcus neoformans menenjit etkeni olarak gittikçe daha sık görülmektedir.

Menenjite neden olan enfeksiyonun kaynağı ve yayılması

Meningokoklann kaynağı menenjit hastalan ve daha da sık olarak hastalık belirtisi vermeyen taşıyıcılardır. İyileşme dönemindeki hastalar, meningokoklan 2-3 haftadan daha uzun bir süre taşımadıklandan hastalığın yayılmasında önemli rol oynamazlar. Bu nedenle sağlıklı taşıyıcılar meningokokların bulaşması açısından daha büyük tehlike yaratır. Bu kişiler, iyileşme dönemindeki hastalarla aynı süre boyunca enfeksiyonu bulaştırabilirler. Ama sağlıklı taşıyıcıların sayıca çok daha fazla olması, kısa bulaştırıcılık dönemine karşın önemli bir tehlike yaratır. Bulaşma hemen hemen yalnızca havaya yayılan mikroplu damlacıklar yoluyla gerçekleşir.

akut-menenjit-nedenleri

Hastanın öksürük, hapşırma, konuşma gibi etkinlikleri sırasında çevreye saçtığı damlacıkları solunum yollarına alan sağlıklı kişiler enfeksiyona yakalanabilir. Burun ve yutak yoluyla vücuda giren enfeksiyon etkeninin ilk ve en sık rastlanan belirtisi, soğuk algınlığında görüldüğü gibi burun-yutak iltihabıdır. Ardından mikropların kan yoluyla beyin zarlarına ulaşması sonucu menenjit ortaya çıkar.

Pnömokok ve Haemophîlus influenzae kan yolu dışında kafatası tabanının ön kısmında yer alan etmoit (kalbursu) kemikten geçerek beyne giden koku siniri liflen yoluyla da beyin zarına ulaşabilir. Bunların dışında bazı bakteriler bel ponksiyonu (belden su alma), sinir sistemine yönelik cerrahi girişimler, derin yaralanmalar ve kemik kırıklarıdan doğrudan beyin zarına ulaşarak ya da kemik, beyin, omurilik, kulak ve masto-it enfeksiyonlarının ardından menenjite yol açabilir.

Kimlerin Menenjite Yakalanma riski daha yüksektir.

Menenjit ya da kan zehirlenmesine neden olan mikroplar normalde insanların boğazında yaşarlar. Birçok insan hastalığa yakalanmadan bu mikropların taşıyıcısı olarak yaşamaktadırlar. Bu mikroplar insanlar arasında öksürme, hapşırma, öpme ve bağırma (örneğin; diskotekte) yoluyla yayılırlar. 0 ve 5 yaş arası çocuklar, 15 ve 20 yaş arası gençler ve yaşlılar ( 55 yaş üzeri) risk gruplarını oluştururlar.

Menenjit Türleri

En sık görülen tipi, meningokok türü bakterilerin neden olduğu menenjittir. Hastalık bazen yerel salgınlar yapar. İki tipi vardır. Birincisi çok tehlikelidir. Aniden başlar, baş ağrısı, şok ve bütün bedende çürüğe benzer morluklar olur. Kısa zamanda ölümle sonuçlanabilir (bazen 12 saat içinde) bu nedenle acil tedavi çok önemlidir.

İkinci ve daha sık görülen tipi 1 – 2 gün nezleye benzer belirtiler verdikten sonra ortaya çıkan şiddetli baş ağrısı, kusma ve döküntü biçimindedir. Tanı belden, beyin – omurilik sıvısının alınması ve mikropların görülmesiyle konur. Genellikle penisilin uygulanır ve iyileşme şansı yüksektir. Meningokok menenjiti bulaşıcıdır ve hastayla teması olanların antibiyotikle korunmasını gerektirir.

Pnömokok menenjiti 45 yaşın üstündekilerde daha sıktır. Tehlikelidir ve yüzde 25 hastada kalıcı hasar oluşturur. Fazla bulaşıcı değildir, salgın görülmez, koruyucu tedaviye gerek yoktur. Hemofilus influenza menenjiti, 4 yaşın altındaki çocuklarda olur. Öteki bakteriyel menenjitlere benzer ancak ayırıcı tanı konmalıdır çünkü penisiline yanıt vermez, başka antibiyotiklerin kullanılması gerekir.

Tüberküloz (verem) menenjiti, ender görülen önemli bir menenjit türüdür. Özellikle, beslenme yetersizliği olan bebekleri ve erişkinleri etkiler. Belirtiler çok belirsiz olabilir ve hasta kendini kötü hissedinceye kadar birkaç hafta geçer. Tanı yine beyin omurilik sıvısının incelenmesiyle konur ve tedavisi uzun süreli (1 yıl) antibiyotik uygulamaktır.

Mikroplara bağlı menenjit nasıl olur?

Menenjit mikropların beyin zarını ve beyini enfekte etmesi sonucunda oluşur. Bakteri, virüs veya mantar enfeksiyonları menenjit yapabilir. Mikrobun tipine göre hastalığın seyri ve tedavisi değişmektedir.

Mikropsuz menenjit nasıl olur?

Mikroplar dışında başka hastalıklar da meninkslerde iltihap yapabilir. Bunların başında bağışıklık sistemi hastalıkları yer almaktadır. Bu hastalıklarda bağışıklık sistemi yanlış şekilde hastanın kendi dokusuna karşı reaksiyon oluşturmaktadır. Bunlar arasında sistemik lupus eritematosus, Behçet hastalığı, sjögren hastalığı, sarkoidoz gibi hastalıklar sayılabilir. Beyin zarını tutan kanser hücreleri de menenjit yapabilmektedir. Buna karsinomatöz menenjit denmektedir ve seyri genellikle kötü olmaktadır.

Menenjitten Korunma Yolları

İmmunoproflaksi: Viral menenjit etkenlerinden yalnız kabakulak virüsüne karşı canlı attanüe aşı kullanılmaktadır. Kabakulak aşısının yaygın kullanıldığı ülkelerde kabakulak ve kabakulak meningoensefalit görülme sıklığı önemli oranda azalmıştır. ABD’de aşılamanın yaygın kullanımı sonrası 1960’lı yıllarda viral meningoensefalit etkenleri arasında ilk sırada iken 1980’li yıllarda yedinci sıraya gerilemiştir.

Diğer viral menenjit etkenlerine karşı özgül koruyucu önlem bulunmamaktadır. Bakteriyel menenjit etkenlerinden H.influenzae tip b (Hib), N.meningtidis ve S.pneumoniae aşıları mevcuttur. Konjuge Hib aşısının yaygın kullanıldığı gelişmiş ülkelerde, Hib menenjiti görülme sıklığı %90’lara ulaşan oranlarda azalma göstermiştir. Bundan dolayı Hib aşısı çocukluk rutin aşı programı içine girmiştir. Bu aşı 2, 4 ve 6’ncı aylarda yapılmaktadır. .meningitidis’in A ve C monovalan, A, C, Y ve W135 quadrivalan aşıları mevcuttur.

Quadrivalan aşının asiplenik, kompleman eksikliği olan ya da hiperendemik bölgelere seyahat edecek riskli insanlara uygulanması önerilmektedir. Pnömokok aşısı 23 serogrubu içerir ve riskli hastalarda pnömokok bakteriyemilerini önlemek amacıyla kullanılır. Bu riskli grup, 65 yaş üstü hastalar, splenektomili hastalar, orak hücreli anemisi olanlar, kronik pulmoner akciğer hastalığı bulunanlar, alkolikler, BOS sızıntısı olanlar ve kronik karaciğer hastalarıdır.

Kemoproflaksi: H.influenzae tip b ve N.meningitidis menenjit olguları ile yakın teması olanlara önerilmektedir. Hastalığın görüldüğü aile fertlerine ve gündüz bakım evinde bulunanlara kemoproflaksi önerilir. Hastaların oral salgıları ile temas eden sağlık personeli de proflaksi almalıdır. Kemoproflakside rifampisinin 12 saat ara ile 600 mg iki gün süre verilmesi yeterlidir. Çocuklara bir aydan daha küçüklere 5 mg/kg, bir aydan büyüklere de 10 mg/kg dozu yeterli görülmüştür. Hijyen kurallarına uymak, sık sık elleri yıkamak tehlikeli mikropların vücudumuza ulaşmasına engel olacaktır.

Bu konuda, çocuklarımıza örnek olmalı, küçük yaşta iyi alışkanlıklar kazandırmalıyız. Özellikle çocuklarda önemli menenjit etkenleri olan H.influenza ve Pnömokok adlı bakterilerden aşıyla korunmak mümkündür. Anne sütü almanın, pek çok başka faydaları yanında, bebekleri menenjitten de koruduğu gösterilmiştir.

Menenjitin Kalıcı Hasarlara Neden Olur mu?

Çoğu kişi bu hastalığı tamamen atlatarak birkaç ay içinde günlük yaşamlarına devam edebilecek duruma gelirler. Fakat bazı kişilerde uzun süreli sakatlıklar kalabilir. Menenjitin neden olduğu sakatlıklar: sağırlık, davranış bozukluğu, konsantrasyon bozukluğu, koordinasyon bozukluğu, yorgunluk, hareket kısıtlılığı. Bazı şikayetler zamanla düzelse de, bazıları kalıcıdır. Sağırlık ömür boyu sürebilir.

Menenjit kişinin yaşamını tamamıyla değiştirebilir. Mesela çocuklarda menenjitten sonra aşırı hareketlilik, öğrenme problemleri görülebilir. Erişkinler sosyal yaşamlarını ve iş yaşantılarını etkileyen problemlerle karşılaşabilirler. Bazı kişiler ise hastalıktan önceki işlerini eski düzeylerinde yürütemezler. Kalıcı şikayetler oluşması halinde uzmanların yardımına mümkün olduğu kadar çabuk başvurmanın önemi büyüktür.

Menenjit Tedavisi

Bakteri­lerle oluşan menenjitlerde hastalığın olası gidişi tanının zamanlamasına ve tanı ile tedavi arasında geçen süreye bağlıdır. Geçen saatlerin bile büyük önem taşıdığı bu süreçte yüksek ateş, baş ağrısı, zihinsel bozukluklar gibi be­lirtiler karşısında kalan hekim, birkaç saat içinde hastalık tanısını koyup teda­viye başlamalıdır. Uygun antibiyotik se­çimi için gerekli olan laboratuvar testle­rinin hemen sonuç vermemesi nedeniy­le, menenjitlerin büyük çoğunlukla me-ningokok ve pnömokok kaynaklı oldu­ğu kabul edilip tedavi buna göre düzen­lenir. İlaç ve antibiyotik seçiminde iki temel nokta göz önünde tutulmalıdır:

Hastalık etkeninin ilaca duyarlılığı ve ilacın hem kana, hem de beyin-omurilik sıvışma geçme düzeyi. Menenjitli hastalar, içinde bulun­dukları tehlikeli durumdan ötürü yoğun bakım birimlerinde tedavi altına alın­malıdırlar. Burada dolaşım ve solunum sistemleri sürekli denetim altında tutu­larak yabancı cisim yutma, şok, beyin ödemi gibi tehlikelere karşı önlem alınabilir. Meningokoklara bağlı menen­jitte hastanın yanı sıra aile bireyleri ve önlem almadan hastaya yaklaşan kişi­ler de incelenmelidirler.

Bu kişilere ko­ruyucu önlem olarak iki gün boyunca her 14 saatte bir ağızdan 600 miligram rifampisin verilir. Bir yaşın altındaki çocuklarda vücut ağırlığının her kilo­gramı için 5 mg, 1-12 yaş arasın­da ise 10 mg rifampisin, iki gün süreyle 12 saatte bir verilir. Antibiyotik tedavisine başladıktan 24 saat sonra meningokok menenjiti bulaşıcı özelli­ğini yitirir.

Menenjite Karşı Aşılama

İnfluenza, pnömokok ve meningokoklara karşı aşı vardır, % 95 koruyucudur. Orak hücreli anemi, fonksiyonel veya anatomik asplenisi (splenektomi) olanlar, nefrotik sendrom veya kronik renal yetmezlik, immunyetmezlik veya immunsupresif tedavi, HIV infeksiyonu ve BOS kaçağı var ise pnömokok aşısı endikasyonu vardır. Meningokokların A, C, Y ve W-135 serogruplarını içeren aşılar mevcuttur. Fonksiyonel veya anatomik asplenisi olan olgular, termina kompleman veya properdin eksikliği olanlar ve hastalığın endemik olduğu bölgelere seyahat edecek olanlara önerilir.

Menenjit Aşısı

Menenjit aşısı, çocukların aşı takviminde tek başına yer almayan, genellikle karma aşılar içinde uygulanan bir aşı türüdür. Günümüzde ise, menenjit aşısı adı altında yeni bir aşının ülkemizde ruhsatı verilmiş olup karma aşılardan ayrı biçimde uygulanmaya başlamıştır. Bu tekli aşı, karma aşılar içerisinde uygulanan menenjit aşısından farklıdır.

Karma aşıları yapılmış, aşı takvimine harfiyen uyulmuş çocuklar, mikrobik nedenli menenjite karşı korunmaktadır. Ancak karma aşılar, menenjitin başka bir türü olan ‘Meningokok Menenjiti’ mikroplarına karşı koruma sağlayamamaktadır. Meningokok, son derece ağır seyreden, oldukça tehlikeli bir hastalıktır.

Vakaların %20’sinde ölüm görülebilmektedir. Meningokok, 5 yaşın altı ile 15 ile 20 yaşlar arasındakilerde daha sık görülmektedir. İnsanların toplu olarak yaşadığı yaşadığı yerlerde; Kışlalarda, kamplarda, yurtlarda ve ya Hac kafilelerinde bulaşma riski artmaktadır. Özellikle bağışıklık sistemi sorunu olan (HIV vs.) insanların bu mikroba karşı hemen aşılanması gerekmektedir. Enfeksiyonun sık görüldüğü ülkelere (Afrika, Hindistan vs.) seyahat etmesi gereken insanların da aşılanmaları büyük önem arz eder.

Menenjit Aşısı Yeni Bir Ürün mü?

Kullanılacak aşının adı “Menactra” olup, bugüne kadar 60 milyona yakın doz kullanılmıştır.

Menenjit Aşısı Kimlere Uygulanabilir?

Bağışıklık sistemi henüz gelişmemiş ve bu ağır hastalığa en açık konumda olanlar ise bebeklerdir. Aşının, bebeklere de uygulanması mümkündür. 9-  23 aylık bebeklerde, 3 ay ara ile 2 kez uygulanmakta; 2-11 yaş arasında ise bir kez uygulanmaktadır. Genç ve erişkinler için tekrar dozu üzerine çalışmalar devam etmektedir. Aşının koruyuculuğu %90-100 arasında seyretmekte, yani son derece iyi bir koruma sağlamaktadır.

Menenjit Aşısının Yan Etkileri Nelerdir?

Menenjit Aşısının olası yan etkileri ise, aşı uygulanan noktada hassasiyet ve kızarıklık, iştah kaybı, halsizlik gibi etkileri olabilir. Aşının yan etkilerinin şiddetlenmemesi için, karma aşılar ile beraber yaptırılmaması önerilmektedir.

Menenjit Aşısı, Hangi Durumlarda Tehlikelidir?

Aşının uygulanmaması gereken durumlar ise aşağıdaki gibidir.

  • Aşı yapılacak kişinin, aşı içeriğindeki herhangi bir maddeye karşı alerjisi varsa,
  • Enjektörde bulunan latekse karşı alerjisi varsa,
  • Kişi, bağışıklık sistemini oldukça zayıflatabilecek ve ya yüksek ateşli bir hastalık geçiriyorsa,
  • Kişinin hastalık geçmişinde Guillain-Barre Sendromu (GBS) adında sinirsel bir hastalığı mevcutsa, aşı uygulanamamaktadır.

Meningokok Menenjiti, nadir görülse de, oldukça tehlikeli bir hastalıktır. Aşı yaptırıp yaptırmama kararını doktorunuzla görüşün. Kayanak: >>>

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla