Hipertansiyon (yüksek tansiyon) nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Kategori: Hipertansiyon, Kalp Hastalıkları Print

Hipertansiyon (yüksek tansiyon), kan dolaşımı için damarlarımızda gerekli olan kan basıncının normal değerlerin üzerinde olması durumudur. Yüksek tansiyon ülkemizde her üç kişiden birinde görülen yaygın ve önemli bir sağlık sorunudur. En yaygın belirtileri; baş dönmesi, baş ağrısı, kalp ağrısı, kulak çınlaması, nefes darlığı, çift veya bulanık görme, burun kanamaları ve düzensiz kalp atışlarıdır. Hipertansiyon ilaç, egzersiz ve doğru beslenme ile kolayca kontrol altına alınabilir. Ancak tedavi edilmediğinde; kalp yetmezliği, kalp büyümesi, damarlarda daralma, felç, böbrek yetmezliği ve körlük gibi ciddi sorunlara neden olur.

Hipertansiyon nedir?

Hipertansiyon kan damarlarındaki basıncın normal değerlerin üzerinde yükselmesi durumudur. Kanın damarlarda dolaşması için gerekli olan basınca normal kan basıncı denir, bu değer bireyden bireye değişmekle beraber, sistolik için 120 mmHg ve diastolik için 80 mmHg olarak kabul edilmektedir. Hipertansiyon kavramı için saptanan değerler zaman içinde değişmiş ve en son büyük tansiyon için 130 mm Hg ve küçük tansiyon için ise 85 mm Hg değerlerinin üzeri hipertansiyon olarak kabul edilmiştir. Yüksek tansiyon tanısı için bu değerlerden birinin yüksek olması yeterlidir.

Arteriyel Sistolik, kalp kasıldığında kalbten damarlara doğru atılan kanın damar duvarında yaptığı basıntır; Diastolik değer ise kalp gevşediğinde hala damar duvarında mevcut olan basınçtır. Öncelikle tansiyonunuzun bir kez yüksek çıkması sizde yüksek tansiyon olduğu anlamına gelmez. Tansiyonunuz gün içinde inip çıkar, ölçümü sırasında endişeli veya gergin hissediyorsanız bu da tansiyonunuzda yükselmeye neden olur. Bu nedenle, emin olmak için tansiyonunuzu ayda bir ölçmeniz gerekir.

Normal kan basıncı ne olmalı?

Normal kan basıncı değerleri bireyden bireye değişkenlik göstermekle beraber; 18 yaşını geçmiş erişkin bir bireyde, istirahat halinde,
– Normal Sistolik (Büyük tansiyon) en çok 120 mm Hg
– Normal Diastolik (Küçük tansiyon) için ise en çok 80 mm Hg olmalıdır.

Sınırda normal değerleri nedir?

  • Sınırda Sistolik kan basıncı için 130-139 mm Hg,
  • Sınırda Diastolik kan basıncı içi ise 85-89 mm Hg dır.

Hipertansiyon sınırı (yüksek tansiyon) ise

Sistolik kan basıncı için 140 mm Hg
Diastolik kan basıncı için ise 90 mm Hg dır.

hipertansiyon evreleri

Hipertansiyon değerleri tablosu

Günlük yaşamda vücudun gereksinimlerine uyumlu olarak düşen ve yükselen kan basıncı değişikliklerinin yeterli süre izlenmemesi sebebiyle yanlış teşhise bağlı olarak tedavi alan hastalar yalancı hipertansif hastalar olarak adlandırılıyor.

Hipertansiyonun nedenleri

Tansiyonun yükselmesinde iki önemli etken vardır. Bunlardan bir tanesi, “genetik faktörler”. Bir diğeri de “çevresel” dediğimiz faktörlerdir. Eğer birinci derece akrabanızda, hipertansiyon varsa, sizde de olma ihtimali çok yüksektir. Çevresel faktörler; Stresli hayat, Sigara, beslenme tarzımız, kilolarımız ve kötü yaşam alışkanlıkları hipertansiyona neden olabilir. Çevresel faktörlerde en önemli etken ise tükettiğimiz besinlerdir. Hastaların % 90-95’inde yüksek tansiyona neden olabilecek altta yatan başka bir hastalık yoktur.

Birincil (temel) hipertansiyon nedenleri

Birincil hipertansiyonun çoğu yetişkin için tanımlanabilir bir nedeni yoktur. Primer hipertansiyon olarak adlandırılan bu yüksek tansiyon tipi, yıllar boyunca kademeli olarak gelişir.

İkincil hipertansiyon nedenleri

İkincil (sekonder) hipertansiyon olarak adlandırılan bu yüksek tansiyon tipi, altta yatan bir nedene bağlı olarak gelişir. Aniden ortaya çıkma eğilimindedir ve primer hipertansiyondan daha yüksek tansiyona neden olur. İkincil hipertansiyona neden olan durumlar ya da ilaçlar:

  • Çok tuzlu gıdaların tüketilmesi (özellikle tuza hassas kişilerde)
  • Aortun kalpten çıktığı bölgedeki darlık
  • Kafa içi basıncının yüksek olması
  • Böbrek hastalıkları
  • Böbreküstü bezinin kabuk bölümündeki hastalık nedeniyle kortizon ya da aldesteron hormonlarının fazla salgılanması sonucu görülen Cushing ve Crohn hastalığı,
  • Böbreküstü bezinin iç kısmının (medul-la) tümörü (feokromositom)
  • Böbrek damarlarının daralması
  • Doğuştan büyük atar damarın (aortun) bir bölümünün dar olması (aort koarktasyonu)
  • Böbrek dokusu ve böb¬rek atardamarlarında yerleşen hastalık¬lar (akut ve kronik böbrek iltihabı, poli-kistik böbrek),
  • Tiroid bezi hastalıkları (Hipertiroidi, hipotiroidi)
  • Doğum kontrol hapları, soğuk algınlığı ilaçları, dekonjestanlar, reçetesiz ağrı kesiciler ve bazı reçeteli ilaçlar
  • Kokain ve amfetamin gibi yasadışı ilaçlar
  • Romatizma ve depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar

Hipertansiyon risk faktörleri

  • Ailenizde yüksek tansiyon öyküsü
  • 40 yaşın üzerinde olmak
  • Şişman olmak
  • Sigara kullanmak,
  • Şeker hastalığı veya ailede şeker hastası olması
  • Gebelik

Bu faktörlerden en az biri size uyuyorsa tansiyonunuzu ayda bir ölçerek çıkan değerleri düzenli olarak kaydetmenizi öneriyoruz.

Hipertansiyon belirtileri

  • Baş dönmesi ve baş ağrısı
  • Kalp ağrısı ve düzensiz kalp atışları
  • Burun kanamaları
  • Kulak çınlaması,
  • Halsizlik, yorgunluk,
  • Nefes darlığı,
  • Bacaklarda şişlik
  • Çift veya bulanık görme,
  • Sık idrara çıkma, gece uyanıp idrar yapma

Yüksek tansiyon, 180/110 mmHg gibi çok yüksek düzeye erişmediği sürece normalde herhangi bir belirti vermez. Yüksek tansiyon genelde belirti vermediği için düzenli olarak kontrol ettirmeniz önemlidir. Bunun nedeni yüksek tansiyonun vücudunuza siz farkına varmadan zarar verebilmesidir.

Yüksek tansiyonunun zararları

Yüksek tansiyonun en çok etkilediği organlar; kalp, beyin, böbrekler, büyük atardamarlar ve gözlerdir. Hipertansiyon bu organları etkileyerek uzun süre içerisinde kalıcı sakatlıklara ve ölümlere yol açabilir. Tansiyon yüksekliği kalbin iş yükünü artırır ve atar damarlarda geri dönüşü mümkün olmayan zararlara yol açar. Zaman içerisinde özellikle atar damarlarda harabiyet oluşur.

Hipertansiyon hastaları, nasıl beslenmeli, nelere dikkat etmeli?

Kalp, böbrek, göz ve beyin damarları bu yüksek basınca uzun yıllar boyunca sessizce direnebilir. Bu nedenle kan basıncındaki yükselmenin yarattığı harabiyeti fark etmek zordur. Ancak bu hastalara zarar vermediği anlamına gelmez. Hipertansiyonun vücuda verdiği başlıca zararları şunlardır:

  • Kalp yetmezliği, kalp büyümesi, kalbi besleyen damarlarda daralma (koroner arter darlığı), kalbi besleyen damarlarda tıkanma (kalp krizi)
  • Beyin kanaması, felç, beyin damarlarında daralma ve tıkanma
  • Böbrek yetmezliği, böbrek fonksiyonlarında bozulma
  • Görme azalması ve körlük
  • Büyük atardamarlarda genişleme, bu genişlemelerin yırtılması, bu damarlarda tıkanma. Bunların sonucu, kangren veya ani kanamalara bağlı ölüm
  • Felç yani inme
  • Boyun ve bacak damarlarında tıkanma

Çocuklarda hipertansiyonun nedenleri ve tedavi yöntemleri

Yüksek tansiyona eşlik eden hastalıklar

Bu hastalıkların başlıcaları şeker hastalığı, dislipidemi, kolesterol ve trigliserid düzeylerinden bir ya da bir kaçının artması ve şişmanlıktır. Bu hastalıkların bir ya da birkaçı yüksek tansiyonla bir araya geldiğinde kan damarlarında ateroskleroz (sertleşme) ve kalp hastalıkları oluşumu kolaylaşır. Buna bir de sigara ve alkol kullanımı, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı eklenirse kalp hastalığı riski çok artmaktadır.

Kekiğin faydaları nelerdir? Kekik yağı neye iyi gelir?

Tansiyon yükselten gıdalar

  • Tuz ve tuzlu besinler: Hipertansiyonlu kişilerin yemeklerine tuz ilave etmemeleri ve tuzlu yiyeceklerden kaçınmaları gerekir.
  • Şeker ve şekerli besinler: Tüketim miktarına bağlı olarak tansiyonu yükseltip kalp hastalıklarını da tetikleyebilir.
  • Çay ve kahve: Çay ve kahvenin yoğun tüketimi tansiyonun yükselmesine neden olur.
  • Kolalı içecekler: İçeriğinde bulunan hem yüksek oranda şeker hem de meyankökünden dolayı vücutta sodyumun tutulmasına neden olabilmekte ve bu nedenle tansiyonu yükseltmektedir.
  • Margarin ve tereyağı: Margarin ve tereyağının direk tansiyonu yükseltici bir etkisi yoktur ama araştırmalar doymuş yağ oranı yüksek olan bu yağlar yerine zeytin yağı tüketenlerde hipertansiyonun daha düşük seviyede olduğu gözlenmiştir.
  • Alkol ve Sigara: Hipertansiyonunuz var ve düzenli alkol veya sigara tüketiyorsanız bu alışkanlığınızdan da yavaş yavaş uzaklaşmanızda fayda var.

Hipertansiyon tedavisi

Son yıllarda artan hareketsiz yaşam tarzı, düşük fiziksel aktivite düzeyi ve sağlıklı olmayan beslenme alışkanlıkları hipertansiyon dahil birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olmuştur. İlaç tedavisi gören ve görmeyen tüm hastalar yaşam tarzıyla ilgili önlemler almalıdır. Bunun amacı; kan basıncını düşürmek, diğer risk faktörlerini ve klinik durumları kontrol altına alarak kullanılması gereken ilaç sayısını ve dozunu azaltmaktır.

yaşam tarzı değişikliği ve kan basıncı

Hipertansiyon tedavisinde ilaç dışı yöntemler

Hipertansiyon ilaçsız tedavi

Öncelikle tansiyon yüksekliği olan bütün hastalara yaşam tarzı değişiklikleri önerilir.

  • Kişi sağlıklı olduğu kiloyu bilmeli ve o kiloda kalmalıdır. Vücut kütle indeksiniz 25 kg/m2’nin üzerinde ise kilo vermeniz gerekir
  • Tuz tüketimi kısıtlanmalıdır
  • Alkol tüketiminden kaçınılmalıdır
  • Meyve ve sebze tüketimi artırılmalı, doymuş ve total yağ tüketimi azaltılmalıdır
  • Tansiyon ilaçları düzenli alınmalıdır
  • Kesinlikle sigara içilmemelidir
  • Düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz yapılmalıdır

Sadece yaşam tarzı önlemleriyle takip edilen hipertansif hastalarda uzun dönemde uyum düşük olduğundan, bu hastalar da zamanla ilaç tedavisine başlamak gerekebilir.

Tansiyonu ne düşürür?

  • Önce soğuk su uygulaması yapılmalıdır. Ancak çok soğuk su kullanmayın. Ellerinizi, kollarınızı ve ayaklarınızı normal musluk suyu ile yıkayın.
  • Tansiyon yükseldiğinde hızlıca bir limon sıkın ve biraz sulandırarak yavaşça için.
  • Tuzsuz ayran ve yoğurt da yüksek tansiyon için kullanılabilir. Fakat dikkat etmeniz gereken nokta tuzsuz olmasıdır.
  • Eğer bulabiliyorsanız nar suyu için.
  • Greyfurt’da tansiyonun düşürülmesine yardımcı meyvelerden birisidir.
  • Sarımsak halk arasında en çok bilinen tansiyon düşürücüdür. Bu özelliği birçok uzman tarafından doğrulanmıştır.
  • Kekik de özellikle geçici olarak yükselmiş olan tansiyonun düşürülmesinde yardımcı olur.

Hipertansiyon ilaçları

Hipertansiyon tedavi kılavuzları, sistolik kan basıncı 140 mm Hg’nın ve/veya diyastolik kan basıncı 90 mm Hg’nın üzerinde değerlerde tedavi önermektedir. Kılavuzlarda Antihipertansif ilaç tedavisinin faydasının kullanılan ilacın cinsinden bağımsız olup, büyük ölçüde düşen kan basıncının kendisine ait olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle tekli veya kombinasyon tedavisi olarak

  • Tiyazid tipi di-üretikler,
  • Kalsiyum kanal blokerleri,
  • Anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri,
  • Anjiyotensin reseptör blokerleri (ARB)
  • Beta-blokerlerin

hepsi tedaviye başlarken, uygulama sırası fark etmeden kullanılabilmektedir. Kılavuzlara göre bu beş grup ilaç da ilk tedavi olarak kullanıldıklarında kan basıncında yeterli düşüş sağlayıp kardiyovasküler riski azaltabilmektedir. Bu ilaçların hepsi farklı mekanizmalar kullanarak kan basıncını kontrol ederler. Bunlardan en uygun olan bir ya da birkaç tanesi hekim tarafından hastanın yaşı, cinsiyeti, yüksek tansiyonunun nedeni, tansiyon değerleri ve diğer hastalıkları göz önüne alınarak hastaya reçete edilir.

Hangi saatlerde alınması gerektiği, başka ilaçlar kullanıyorsa bunlarla birlikte tansiyon ilacını nasıl kullanacağı hastaya anlatılır. Hipertansiyon kronik yani süregen bir hastalık olduğu için hayat boyu belirli aralıklarla hekim gözetimi ve ömür boyu tedavi gerektirir. Bu nedenle hekimin yönlendirmesi ve hastanın uyumu daha başarılı bir tedavi için şarttır.

Kan basıncını düşüren ilaçların da diğer ilaçlar gibi yan etkileri vardır. Ancak bu yan etkiler ilacı kullananların tümünde görülmez. Bir ilaç grubunda yan etki görüldüğünde bir diğer grup ilaçla değiştirilebilir, yan etki doza bağımlı ise ilacın dozu azaltılarak başka bir ilaçla birlikte kullanmanız doktorunuz tarafından önerilir. Herhangi bir yan etki görüldüğünde bir sonraki dozu almadan veya ilacı tamamen bırakmaya karar vermeden mutlaka hekiminize sormalısınız.

İlaç tedavisine bir kez başlandığında, ömür boyu devam etmek her hastada gerekli olan bir durum değildir. Çoğunlukla böyle bir durum söz konusu ise de hafif hipertansiyonu olan hastalarda bir takım genel önlemlere dikkat etmek koşuluyla (beslenme, zayıflama, düzenli egzersiz, yaşam tarzı değişikliği gibi) hekiminizin kararı doğrultusunda ilaç tedavisine bir süre ara vererek kan basıncı değerlerini izlemek ve normal değerler saptanırsa ilaç kullanmamak söz konusu olabilir.

Hipertansiyon diyeti

Şişman kişilerde yüksek tansiyon ortaya çıkma olasılığı normal kilolu insanlara göre 2 mislidir ve şişmanların %70’inde yüksek tansiyon görülür. Beslenme tarzının hipertansiyon oluşumuna ve tedavisine etkileri açıktır. Özellikle beslenmede alınan sodyum, kalsiyum, potasyum, magnezyum, yağ ve alkol kan basıncı üzerinde etkilidir. Öyleyse bu besinlerin tüketimine dikkat etmek yüksek tansiyon hastaları için çok önemli olacaktır. İşte bazı öneriler:

  • Günlük tuz tüketimi olabildiğince azaltılmalıdır, yemeklere ayrıca tuz koymayın
  • Kalsiyumdan zengin beslenmeye dikkat edilmelidir. Başlıca kaynak olan süt ve süt ürünleri tüketilirken yarım yağlı veya light olanların tercih edin
  • Potasyum alımının artmasıyla hipertansiyon riski düşmektedir. Bu alımı arttırmak için bol miktarda sebze ve meyve tüketimi gerçekleştirilmelidir.
  • Kandaki magnezyum seviyesinin düşük oluşu da yüksek tansiyon riskini belirleyen faktörler arasındadır. Magnezyum içeren gıdalar tüketin.

Magnezyum nedir? Neye iyi gelir? Mg eksikliğinin belirtileri ve çözümü

  • Doymuş yağlardan yüksek bir beslenme tarzı da tetikleyici faktörler arasındadır. Doymamış yağdan (zeytinyağı) zengin beslenme tansiyonu düşürür.
  • Alkol kullanımı da özellikle kadınlarda hipertansiyona yol açmaktadır.
  • Ekmeklerin tuzsuz olanlardan seçilmesi de tuz tüketimini büyük ölçüde azaltacaktır
  • Sarımsak tüketiminin de tansiyona olumlu etkileri vardır.
  • Balık yağı kullanımı da kan basıncının kontrolünde faydalıdır.
  • Sakatatlar, kuru meyveler, bezelye, enginar gibi sebzeler, konserve besinler, turşu, zeytin gibi yiyeceklerin tuz oranı yüksek olduğundan az tüketmek gerekir.

Hamilelikte yüksek tansiyon

Bazı kadınlar zaten gebelikten önce yüksek tansiyona sahiptirler, bazılarında ise bu durum gebelikle beraber başlayabilir. Bu yüzden gebelik boyunca tansiyonun düzenli olarak takibi çok önemlidir. Eğer yüksek kan basıncı gebeliğin ikinci yarısında olursa gestasyonel hipertansiyon olarak tanımlanır. Bu tip kan basıncı bebek doğduktan sonra kaybolur. Gebelikte tansiyon yüksekliği anne rahmine yeterli kan gitmemesi ile bebeğin beslenmesi bozulabilir. Bazı durumlarda bebeği erken doğurtulabilir.

Hamilelikte Yüksek Tansiyon Tedavisi

Eğer kan basıncı hafif yükseliyorsa ve gebelik süreci sonuna yakın değilse yatak istirahati kan basıncını düşürebilir. Eğer kan basıncı tehlikeli değerlere kadar yükselmiyorsa (hafif preeklampsi) doğum başlayana dek gebeliğin devamına izin verilebilir. Bazen tansiyon düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Eğer şiddetli preeklampsi veya eklampsi gelişirse tek tedavi doğumdur. Doğum kararı anneye ait riskler ve bebeğin anne karnında taşıdığı riskler ile doğum sonrası karşılaşacağı riskler dikkate alınarak verilir. Bazen sezaryen gerekebilir.

Yüksek tansiyon ve egzersiz

Kan basıncı ilaçlar ile kontrol altına alındıktan sonra, egzersiz programına başlanabilir.

Düzenli egzersizin faydası nedir?

Düzenli egzersiz kan basıncını azaltır. Araştırmalar düzenli egzersizin hafif ve orta derecede hipertansiyonda kan basıncını ortalama 10 mmHg düşürdüğünü göstermektedir. Bu miktar kan basıncı ilaçları ile elde edilen etki ile aynıdır. Ayrıca:

  • Kullanılan ilacın dozunu azaltabilir veya ilaca gereksinimi ortadan kaldırabilir.
  • Kalp hastalığı ve diğer kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltır.
  • Kişiyi enerjik kılar; stresi azaltır.
  • Kilo vermeye yardımcı olur.
  • Kasları ve kemikleri güçlendirir.
  • Yaşam kalitesini artırır.

Yüksek tansiyonda nasıl bir egzersiz programı uygulanır?

Orta ve ağır derecede egzersiz programlarına başlamadan önce risk analizi yapılması ve ön bir egzersiz testinden geçilmesi gerekir. Aerobik aktiviteler, yüksek kan basıncınızı kontrol etmenizi sağlar. Esneklik (germe) ve kuvvetlendirme egzersizleri ise egzersiz programının önemli bir parçasıdır.

Egzersiz sırasında dikkat edilmesi gereken konular

  • Önce ısınma egzersizleri (10-15 dakika) yapılmalıdır.
  • Isınma ve soğuma sırasında esneklik egzersizleri yapılmalıdır.
  • Egzersiz yapılırken kalp atım hızı izlenmelidir. (Kalp atım hızı sayılarak veya kalp atım hızını gösteren aletler kullanılarak izlenebilir)
  • Yapmaktan zevk alınan aktiviteler, grup halinde uygulanmalıdır.
  • Egzersizlerin sonunda aktivite düzeyi yavaş yavaş azaltılmalıdır (5-10 dakika soğuma).
  • Egzersiz sırasında nefes tutulmamalıdır. Egzersiz sırasında nefesi tutmak, kanın kalbe geri dönüşünü azaltır.

Yüksek tansiyonda aerobik egzersizler

Kalp hızını veya nefes alış verişini hızlandıran uzun süreli hareketler, aerobik (oksijen alarak yapılan) egzersizler olarak düşünülür. Merdiven çıkma, yürüyüş, hafif koşu, bisiklete binme ve yüzme aerobik aktivitelere örnek olarak verilebilir.

Yürüyüş

Organizmanın temel fiziksel aktivitesidir. Herkes tarafından, her zaman ve her yerde yapılabilir. Yürüyüş, bacaklarda kan dolaşımını artırır ve kalp kasını kuvvetlendirir. Kemik ve kaslar için çok az yaralanma riski oluşturur. Hızlı ve tempolu yürüyüş aerobik egzersizdir. Hızlı adımlarla yürüyüş, aynı mesafede, en az koşu kadar kalori yakar.

Koşu

Kasların ve kalp-solunum sisteminin kapasitesini dereceli olarak güçlendiren bir fiziksel aktivitedir. Yaralanmalardan korunmak için bilinçli bir programın uygulanması gerekir. 40 yaş üzeri iseniz, spor geçmişiniz olsa bile bir hekim kontrolünden geçerek ve düzenli bir antrenman programı uygulamalısınız.

Yüzme

Koşu gibi, yüzmeye de dereceli olarak başlamak gerekir. Başlangıçta en fazla 500 m yüzülür ve dinlenilir. Mesafe azar azar artırılır. Havuz kurallarına ve güvenlik tedbirlerine dikkat edilmesi gerekir.

Bisiklet

Bisiklet, bacakları ve ayakları, vücudun ağırlığından kurtaran bir koşulda uygulanır. Bacaklar, koşudakinden çok daha az yaralanma ve burkulma riski ile karşı karşıyadır. Bisiklet çevirme kalp-solunum kapasitesinin geliştirilmesi için önerilir. Evde sabit bisiklet kullanımı, bacak, uyluk ve kalça kaslarınızı çalıştırır.

  • Aerobik tipteki egzersizler, haftanın çoğu gününde, her seferinde en az 30 dakika olarak uygulanmalıdır.
  • Eğer bir seferde bu kadar zaman ayrılamıyorsa, aktivite süresi gün içinde daha kısa sürelere bölünebilir.
  • Egzersizi düşük-orta düzeyde ve tahmini en yüksek kalp hızında (220-yaş) [%60-80’inde] yapınız. Bu seviyenin düzenlenmesinde fizyoterapistten yardım alınmalıdır.

Günlük yaşamla ilgili ipuçları

  • Asansör kullanmak yerine merdivenlerden inip çıkınız.
  • İşyerinize giderken araba ile gitmek yerine yürüyün veya otobüsten bir veya iki durak önce ininiz.
  • İşyerine geldiğinizde arabanızı park yerinin en uzak bölgesine park ediniz.
  • Sizinle birlikte egzersiz yapacak birini bulunuz. Bu sayede daha istekli egzersiz yapabilirsiniz.

Egzersiz sırasında aşağıdaki uyarıcı belirtilerden birini hissettiğinizde, hemen egzersizi bırakınız ve doktorunuza başvurunuz:

  • Göğüs ağrısı veya rahatsızlık hissi,
  • Baş dönmesi veya bayılma,
  • Kol veya çenenizde ağrı,
  • Ciddi nefes alamama hissi,
  • Düzensiz kalp atımı,
  • Aşırı yorgunluk

Kaynaklar ve referanslar: 1- High Blood Pressure, 2- What is high blood pressure?, 3- Everything you need to know about hypertension

YAZIYI PAYLAŞ


Araç çubuğuna atla